Çadır kentlerde salgın felaketi: Gazze’de iki haftada 9 bin 300 suçiçeği vakası
Tarih: 26 Temmuz 2026
Saat: 14:30
Okuma Süresi: 3 dakika
FatihDoğanMedya

İsrail ablukası altındaki Gazze Şeridi’nde temiz su eksikliği ve yetersiz hijyen şartları nedeniyle suçiçeği vakaları hızla yayılırken, iki haftada 9 bin 300 vaka kaydedildi.
Aşırı kalabalık, temiz su yokluğu ve çöken sağlık sistemi, Gazze’yi tarihinin en büyük suçiçeği salgınlarından biriyle karşı karşıya bıraktı. BM verilerine göre sadece iki haftada 9 bini aşan vaka sayısı, uzmanlara göre buzdağının görünen yüzü. Çadırlarda hastaları izole etmek neredeyse imkânsız.
Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) raporuna göre, Gazze Şeridi genelinde 130’dan fazla sağlık tesisinde son iki haftada yaklaşık 9 bin 300 suçiçeği vakası kaydedildi. Gazze Sağlık Bakanlığı ise yıl başından bu yana görülen toplam vaka sayısının 53 bini aştığını ve bu artışı “rekor düzeyde ve endişe verici” olarak nitelendirdi. Vakaların yarısından fazlası, nüfusun en yoğun olduğu Han Yunus bölgesinde yoğunlaşıyor.
“Her gün onlarca yeni vaka”
Han Yunus’taki Nasır Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Amir el-Masri, AA muhabirine yaptığı açıklamada durumun vahametini gözler önüne serdi: “Bazı sağlık kuruluşlarında her gün en az 10 ila 15 vaka görülüyor, bazı merkezlerde ise bu sayı 30 ila 40’a ulaşıyor.” El-Masri, aşırı kalabalık kamplar, temiz su yetersizliği ve kötü hijyen koşullarının hastalığın kısa sürede binlerce kişiye yayılmasına zemin hazırladığını vurguladı.

İsrail ablukası altındaki Gazze Şeridi’nde temiz su eksikliği ve yetersiz hijyen şartları nedeniyle suçiçeği vakaları hızla yayılırken, iki haftada 9 bin 300 vaka kaydedildi.
“Çadırda izolasyon mümkün değil”
Salgının en büyük tetikleyicilerinden biri, yerinden edilmiş ailelerin yaşadığı aşırı kalabalık çadır kampları. BM verilerine göre yaklaşık 1,7 milyon insan, 1.600’ün üzerinde geçici yerleşimde yaşam mücadelesi veriyor. Nuseirat’taki bir çadır kampında yaşayan Hamada Ebu Gali, Euronews’e yaptığı açıklamada “Hasta çocuğun kendi yatağında, kendi kıyafetleriyle ayrı durması gerekiyor ama nerede? Bir çadırda yaşıyoruz, resmen yer yok” diyerek çaresizliğini dile getirdi.
Deir el-Belah’ta yerinden edilen Ahmed Ebu Hüseyin ise bazen tek bir çadırı birden fazla ailenin paylaştığını belirterek, “Teoride hasta izole edilmeli çünkü bu bulaşıcı bir hastalık ama ne yer var ne de imkân. Tüm çocuklar bir arada, enfeksiyon kaçınılmaz olarak tüm aileye yayılıyor” dedi.
Aşı krizi ve ilaç kıtlığı
Savaş sırasında doğan binlerce çocuk, suçiçeği aşısını tamamlayamadı. Bu durum, en savunmasız grubu korumasız bırakırken salgının hızla yayılmasına neden oluyor. Al-Rantisi Çocuk Hastanesi’nde pediatri danışmanı Dr. Sharif Mattar, açıklanan rakamların gerçek durumun önemli ölçüde altında olduğunu söyledi. Çoğu çocuğun hastaneye değil, çadırlardaki birinci basamak sağlık merkezlerine başvurduğunu ve bu vakaların kayıtlara geçmediğini belirtti.
Sağlık çalışanları, tedavinin büyük ölçüde kaşıntıyı hafifletmek ve ikincil bakteriyel enfeksiyon riskini azaltmaktan ibaret olduğunu, temel malzemelerin bile tükenmek üzere olduğunu aktarıyor.
BM’den uyarı: “Salgın kontrolsüz yayılıyor”
BM Sağlık Kümesi, salgının temel nedenleri arasında yerinden edilme bölgelerindeki aşırı kalabalık, yüksek yaz sıcaklıkları ve temiz suya erişimin azalmasını gösteriyor. Aynı hafta içinde sağlık ekipleri, Gazze genelinde 18 binden fazla yeni bulaşıcı deri hastalığı vakası kaydetti; bunlar arasında uyuz, baş biti ve impetigo (bakteriyel deri enfeksiyonu) bulunuyor.
Gazze Sağlık Bakanlığı Bilgi Birimi Direktörü Zaher el-Vahidi, “Mevcut koşullar devam ederse sağlık durumunun ciddi sonuçları olacağı” uyarısında bulundu.











