Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Ekonomi

Bakan Şimşek: Ekonomik program yolunda gidiyor

Yayımlandı

üzerinde

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, G20, IMF ve Dünya Bankası Bahar toplantıları kapsamında geldiği ‘de, Atlantic Council tarafından düzenlenen etkinlikte, Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye ekonomisini istikrara kavuşturmak için uyguladıkları programa değinen Şimşek, “Program yolunda gidiyor.” dedi.

Şimşek, uygulanmakta olan makroekonomik istikrar ve reform programının temel amacının fiyat istikrarını sağlamak ve enflasyonu tek haneli rakamlara düşürmek olduğunu vurgulayarak, bunun devam eden bir süreç olduğunu kaydetti.

⁠”ENFLASYONUN MERKEZ BANKASININ HEDEF BANDI İÇİNDE KALMASI MUHTEMEL”

Son dönemde yaşanan küresel dalgalanmaların, enflasyonu hem aşağı hem de yukarı çekebilecek faktörler barındırdığını belirten Şimşek, petrol fiyatlarındaki düşüşün ve sıkılaşan finansal koşulların enflasyonu aşağı çekebileceğini anlattı.

Reklam

Bakan Şimşek, “Sonuç olarak, enflasyonun programın hedef bandı içinde kalması muhtemel.” diye konuştu.

⁠”HARCAMA DİSİPLİNİ SÜRDÜRÜLECEK”

Bakan Şimşek, küresel ticaretteki belirsizliklerin büyümeyi ve dolayısıyla ihracatı olumsuz etkileyebileceğini kaydederek, ancak içeride sıkı finansal koşulların talebi baskılayarak ithalatı azaltabileceğini, petrol fiyatlarındaki düşüşle birlikte cari açığın hedefin altında kalabileceğini ifade etti.

Şimşek, büyüme tarafında ise son gelişmelerin etkisiyle aşağı yönlü risklerin olduğunu aktardı.

Reklam

Bu yıl önemli bir mali disiplin sürecine girdiklerinden bahseden Şimşek, harcama disiplininin sürdürüleceğini bildirdi.

“HİÇBİR KRİZ BOŞA HARCANMAMALIDIR”

Yapısal dönüşümü hızlandırmak istediklerine değinen Şimşek, “Küresel ekonomi politikalarındaki belirsizliğe karşı yanıtımız; ihtiyatlı, sorumlu ve sürdürülebilir makroekonomik politikalarımıza sadık kalmaktır.” ifadelerini kullandı.

Şimşek, yapısal dönüşümün, dijital altyapı ve yapay zekaya hazırlığın yanı sıra petrol ve doğalgaz ithalatına bağımlılığı azaltacak yeşil dönüşüm yatırımlarını da içerdiğine işaret ederek, “Her zamanki gibi yapılacak çok iş var; hiçbir kriz boşa harcanmamalı.” dedi.

Reklam

“TÜRKİYE, BATI YATIRIMLARINI VEYA SİPARİŞLERİNİ ÇEKMEK İÇİN İYİ BİR KONUMDA OLACAKTIR”

Küresel ticaretteki gelişmelere ilişkin bir soru üzerine Şimşek, “Küresel ticaretin parçalanması biz dahil kimse için iyi olmaz.” yanıtını verdi.

Şimşek, küresel ticaretin parçalanmasının küresel büyüme üzerinde bir baskı yaratma riski olduğunu ancak Türkiye’yi dirençli kılan bazı faktörler bulunduğunu anlattı.

Bakan Şimşek, Türkiye’nin büyümesinin ağırlıklı olarak iç talep, yani yatırım ve tüketime dayandığını belirtti.

Reklam

Ülkenin ticaretinin büyük ölçüde kurallara bağlı yürüdüğünü vurgulayan Şimşek, Avrupa Birliği ve çevre ülkelerle imzalanan serbest ticaret anlaşmalarının, ihracatın yaklaşık üçte ikisini güvence altına aldığını söyledi.

Asya ülkelerinin ABD’nin tarifelerine nasıl karşılık vereceğinin belirsizlik yarattığını aktaran Şimşek, tarifelerdeki 90 günlük ertelemenin ardından aynı çizgide devam edilmesi halinde, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler açısından en büyük riskin dolaylı etkiler olacağını kaydetti.

Asya ülkeleri dahil, ülkelerin üretim kapasitesini yok etmesinin çok nadir görülen bir durum olduğunu belirten Şimşek, Asya’nın elinde devasa bir ölçek olduğunu ve bunu Türkiye pazarına aktarma olasılığının yüksek olduğunu dile getirdi.

Şimşek, bu durumun bazı avantajlarının da olabileceğine işaret ederek, şunları kaydetti:

Reklam

“Türkiye, güçlü üretim kültürü ve kapasitesiyle bu alanda öne çıkan sayılı ülkelerden biri. Özellikle Batı ile ilişkiler bağlamında, Türkiye’nin küresel değer zincirlerine entegrasyonunun giderek güçlendiğini gözlemliyoruz. Bu doğrultuda, doğrudan yabancı yatırımlarda artış görülebileceği gibi Asya’dan tedarik edilemeyen bazı siparişlerin Türkiye’ye kayması da mümkün. Bu da Türkiye’yi Batı’dan yatırım ve sipariş çekmek açısından stratejik bir konuma getiriyor. Aynı zamanda bazı Asyalı firmalar da bölgesel ihtiyaçları karşılamak amacıyla Türkiye’de üretim veya lojistik üssü kurma eğiliminde olabilir.”

“UZUN VADELİ PERSPEKTİFTE TÜRKİYE HALA CAZİP BİR ÜLKE”

Şimşek, Türkiye’nin büyük bir ekonomi olduğunu ve son 20-25 yılda birçok gelişmekte olan piyasa ülkesinden daha iyi bir performans sergilediğini vurguladı.

Altyapı yatırımlarına dikkat çeken Şimşek, Türkiye’nin yapay zekaya hazırlık açısından gelişmekte olan ülkelerin önünde yer aldığını, ayrıca güçlü bir beşeri sermayeye sahip olduğunu ifade etti.

Reklam

Şimşek, büyük resme bakılırsa Türkiye’nin nerede konumlandığının görüleceğine, ülkenin 54 serbest ticaret anlaşmasıyla güçlü bağlantılar kurduğuna işaret ederek, “Dolayısıyla endişelerin olması anlaşılabilir. Ancak yine de uzun vadeli bir perspektiften bakacak olursak zaman zaman ortaya çıkan bazı sorunlara rağmen Türkiye’nin hala cazip bir ülke olduğunu söyleyebilirim.” değerlendirmesinde bulundu.

Uyguladıkları makroekonomik istikrar reform programında kaydedilen ilerlemeden de bahseden Şimşek, bunun da yatırım ortamını iyileştirmeye yardımcı olacağını söyledi.

AB İLE SAVUNMA ALANINDA İŞBİRLİĞİ MESAJI

Şimşek, AB’nin gelecek 4 yıl içinde 800 milyar avroluk savunma harcaması planını anımsatarak, Türkiye’nin bu güçlü ihtiyacı karşılayabilecek endüstriyel kapasite ve kabiliyete sahip sayılı ülke arasında yer aldığına dikkati çekti.

Reklam

Dünya Bankası ile ilişkilere de değinen Şimşek, Dünya Bankasının Türkiye’ye olan taahhütlerini, 3 yıl içinde 17 milyar dolardan 35 milyar dolara çıkardığını anımsattı.

Türkiye’nin öncelikleriyle Dünya Bankası’nın odağının mükemmel bir şekilde uyuştuğunu kaydeden Şimşek, yeşil dönüşüm, verimlilik ve dijital altyapı gibi konulara işaret etti.

Şimşek, finansmanın da önemli olduğunu ancak Dünya Bankası ile ilişkilerde teknik bilgi paylaşımını önemsediklerini ifade ederek, “Dünya Bankası ile çok iyi ilişkilerimiz olduğunu söyleyebilirim.” dedi.

Reklam
Okumaya Devam Et
Reklam
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ekonomi

Benzine Bu Gece 1 TL 43 Kuruş Zam Geliyor

Yayımlandı

üzerinde

Benzine Bu Gece 1 TL 43 Kuruş Zam Geliyor: ÖTV Darbogazı Pompaya 1 TL 6 Kuruş Olarak Yansıyacak

Tarih 7 Ağustos 2026
Saat 12:07
Okuma Süresi 2 dakika

ANKA 

Akaryakıt fiyatlarına bir darbe de gece yarısından itibaren benzin pompalarına gelecek. Sektör kaynaklarından alınan bilgilere göre, benzine 1 TL 43 kuruşluk bir zam kapıda. Ancak uygulanan “eşel mobil” sistemi sayesinde zammın yalnızca yüzde 75’i, yani 1 TL 6 kuruşu doğrudan vatandaşın pompa fiyatına yansıyacak.

Zam Kapıda: Gece Yarısından İtibaren Geçerli

Benzine bu gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere 1 TL 43 kuruş zam bekleniyor. Bu artış, akaryakıt istasyonlarında gece yarısından itibaren tabelalara yansıyacak. Sektör temsilcileri, zammın pompa fiyatlarına tam olarak ne kadar yansıyacağını ise “eşel mobil” sisteminin belirleyeceğini ifade ediyor.

Reklam

ÖTV Darbogazı: Zammın Yüzde 25’i Devlet Tarafından Karşılanıyor

Peki bu zammın tamamı mı vatandaşa yansıyacak? Hayır. Mevcut eşel mobil sistemi gereğince, toplam zam tutarının yüzde 25’i Özel Tüketim Vergisi’nden (ÖTV) karşılanacak. Bu durumda 1.43 TL’lik zammın yalnızca yüzde 75’lik kısmı, yani yaklaşık 1.06 TL’si pompa fiyatlarına doğrudan yansıyacak. Kalan kısım ise ÖTV gelirlerinden mahsup edilerek fiyat artışının tüketici üzerindeki doğrudan etkisi bir miktar hafifletilmiş olacak.

Benzinde Son Durum: Fiyatlar Ne Alemde?

Ağustos ayı itibarıyla benzinin litre fiyatı ortalama 67 TL seviyelerinde bulunuyor. Yapılacak bu yeni zamla birlikte fiyatların 68 TL bandını aşması bekleniyor. Motorinde ise son dönemde indirimler yaşanırken, benzin cephesinde gelen bu zam haberleri araç sahiplerini yeniden zorlu bir sürece hazırlıyor.

Zam Neden Geliyor?

Akaryakıt fiyatlarındaki bu hareketlilik, genellikle uluslararası petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar ve döviz kurundaki oynaklıklar nedeniyle yaşanıyor. Sektör kaynakları, özellikle son haftalarda ham petrol fiyatlarındaki yükselişin ve döviz kurundaki artışın maliyetleri doğrudan etkilediğini belirtiyor.

Ne Zaman ve Ne Kadar Yansıyacak?

Zam, bugün (7 Ağustos 2026) gece yarısından itibaren geçerli olacak. Pompaya yansıyacak net tutar ise 1 TL 6 kuruş olarak hesaplanıyor.

Reklam

 

Okumaya Devam Et

Ekonomi

Rekabet Kurumu’ndan A101-Carrefour Devralmasına Koşullu Onay: 48 Mağaza Elden Çıkıyor

Yayımlandı

üzerinde

Rekabet Kurumu’ndan A101-Carrefour Devralmasına Koşullu Onay: 48 Mağaza Elden Çıkıyor

Tarih: 06 Ağustos 2026
Saat: 12:00
Okuma Süresi: 3 dakika

FatihDoğanMedya Haber Merkezi 

Türkiye perakende sektörünün en çok konuşulan birleşme operasyonlarından biri olan A101’in Carrefour’u devralma süreci, Rekabet Kurumu’nun kapsamlı taahhütler karşılığında verdiği koşullu izinle resmiyet kazandı. Kurum, devralma işleminin rekabeti zayıflatmaması adına 48 mağazanın elden çıkarılmasından üç yıl boyunca istihdamın korunmasına, KOBİ’lere yönelik destek programlarından Carrefour’un bağımsız yapısının muhafaza edilmesine kadar uzanan geniş bir yükümlülükler paketini şart koştu. Peki bu karar tüketiciler, çalışanlar ve piyasa için ne anlama geliyor?

48 Mağaza Elden Çıkarılacak

Rekabet Kurumu’nun açıklamasına göre, devralma işleminin ardından bazı bölgelerde rekabetin zayıflayabileceği endişesi, A101 tarafından sunulan taahhütlerle giderildi. Bu çerçevede, rekabetçi kaygıların tespit edildiği bölgelerde toplam 48 mağaza elden çıkarılacak. Söz konusu mağazaların 10’u A101’e, 38’i ise Carrefour’a ait olacak. Rekabet Kurumu, bu devirlerin ilgili bölgelerde rekabetin korunmasına doğrudan katkı sağlamasını hedefliyor.

Reklam

Carrefour Bağımsız Yapısını Koruyacak

Kararın bir diğer önemli ayağı ise Carrefour’un kurumsal kimliğiyle ilgili. Taahhütler uyarınca A101 ve Carrefour, faaliyetlerini ayrı organizasyon yapılarıyla sürdürecek. Bu sayede Carrefour’un bağımsız kurumsal yapısı korunmaya devam edecek. Bu durum, markaların mevcut tedarik zincirleri, ticari ilişkileri ve müşteri portföylerinde köklü değişiklikler yaşanmadan yoluna devam etmesini güvence altına alıyor.

Üç Yıl Boyunca İstihdam Korunacak

Devralma sürecinin en çok merak edilen konularının başında gelen istihdam güvencesi de karar kapsamında netliğe kavuştu. Buna göre, A101 ve Carrefour’un toplam çalışan sayısı üç yıl boyunca mevcut seviyesinde korunacak. Rekabet Kurumu’nun bu şartı, olası iş kayıplarının önüne geçmeyi ve çalışanların mağduriyet yaşamasını engellemeyi amaçlıyor.

KOBİ ve Yerel Üreticilere Destek Programı

A101’in taahhütleri yalnızca rekabet ve istihdamla sınırlı kalmıyor. Şirket, her yıl en az 75 KOBİ ve yerel üreticiye destek sağlayacak. Destek programı kapsamında mağaza içi görünürlük, ürün teşhiri, pazarlama faaliyetleri, katalog çalışmaları ile dijital satış ve pazarlama alanlarında destek verilecek. Bu adım, devralma sonrası oluşacak yeni ticari ekosistemde küçük ve orta ölçekli işletmelerin de söz sahibi olmasını hedefliyor.

Kadın Girişimcilere ve Yerli Üretime Özel Vurgu

Rekabet Kurumu’nun duyurduğu taahhütler arasında kadın girişimcilere yönelik özel bir destek kalemi de yer alıyor. Kadın girişimciler, KOBİ destek programına dahil edilecek. Ayrıca yöresel ürünler ile yerli tarım ürünlerinin mağaza raflarındaki görünürlüğü artırılacak. Bu sayede hem kadınların iş dünyasına katılımının güçlendirilmesi hem de yerel üreticilerin perakende devleri karşısında daha görünür hale gelmesi amaçlanıyor.

Reklam

Rekabet Kurumu’ndan Amaç Vurgusu

Rekabet Kurumu, söz konusu yükümlülüklerle birlikte hem tüketicilerin rekabetçi fiyatlardan yararlanmasının hem de yerel üretici ve KOBİ’lerin desteklenmesinin amaçlandığını bildirdi. Kurumun bu yaklaşımı, perakende sektöründeki büyük ölçekli birleşmelerde yalnızca piyasa dengelerinin değil, toplumsal faydanın da gözetildiğini ortaya koyuyor.

Okumaya Devam Et

Ekonomi

Ağustos Ayında Kiraya Zam Yapacaklara Kötü Haber: Tavan Oranı Belli Oldu!

Yayımlandı

üzerinde

Ağustos Ayında Kiraya Zam Yapacaklara Kötü Haber: Tavan Oranı Belli Oldu!

Tarih: 03.08.2026 | Saat: 12:20 | Okuma Süresi: 3 dakika

FatihDoğanMedya Haber Merkezi

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) temmuz ayı enflasyon verilerinin açıklanmasıyla birlikte, milyonlarca kiracı ve ev sahibini yakından ilgilendiren Ağustos ayı kira tavan zam oranı netleşti. 12 aylık enflasyon ortalaması esas alınarak hesaplanan yeni oran yüzde 31,90 olarak belirlendi. Bu rakam, Mart 2022’den bu yana ilk kez yüzde 32 seviyesinin altına inerek dikkat çekti.

Peki bu oran ne anlama geliyor? Ev sahipleri kiraya ne kadar zam yapabilecek? Kiracılar nasıl bir artışla karşı karşıya? İşte Ağustos 2026 kira zam oranına ilişkin tüm merak edilen detaylar…

Reklam

Kira Tavan Zam Oranı Nasıl Hesaplanıyor?

Kira artış oranı, kira sözleşmesinin yenileneceği aydan bir önceki aya ait 12 aylık TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) ortalaması dikkate alınarak belirleniyor. Bu hesaplama yöntemi, kira artışlarının enflasyondaki gerçek artışı yansıtmasını ve hem kiracı hem de ev sahibi açısından daha adil bir zemin oluşturmasını amaçlıyor.

Temmuz ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasının ardından TÜİK verilerine göre 12 aylık ortalama yüzde 31,90 olarak gerçekleşti. Bu oran, konut ve iş yerleri için uygulanabilecek azami zam oranını da belirlemiş oldu.

Yüzde 32’nin Altına İniş Ne Anlama Geliyor?

Yeni oranın yüzde 31,90 olması, özellikle uzun süredir yüksek enflasyon ortamında kira artışlarıyla boğuşan kiracılar açısından görece olumlu bir gelişme olarak yorumlanıyor. Tavan zam oranı, Mart 2022’den beri ilk kez yüzde 32’nin altına indi. Bu düşüş, enflasyondaki yavaşlamanın kira artışlarına da yansımaya başladığını gösteriyor.

Yüzde 25’lik Zam Sınırı Artık Yok

Hatırlanacağı üzere, 2024 yılının temmuz ayına kadar konut kiralarında yüzde 25 zam tavanı uygulanıyordu. Hükümetin o dönemde aldığı bu karar, özellikle büyükşehirlerde fahiş kira artışlarının önüne geçmeyi hedefliyordu. Ancak bu uygulamanın kaldırılmasıyla birlikte kira artışları yeniden TÜFE ortalamasına endekslendi. Artık kiracılar ve ev sahipleri, her ay TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerine göre belirlenen oran üzerinden zam yapabiliyor.

Reklam

Ağustos Ayında Kiraya Ne Kadar Zam Yapılabilir?

Ağustos 2026 itibarıyla kira sözleşmesi yenilenecek olan kiracılar, mevcut kira bedeline yüzde 31,90 oranında zam yapılmasıyla karşı karşıya. Örneğin:

· 10.000 TL kira ödeyen bir kiracının yeni kirası 13.190 TL olacak.
· 15.000 TL kira ödeyen bir kiracının yeni kirası ise 19.785 TL’ye yükselecek.

Bu hesaplama, kira sözleşmesinde aksi belirtilmediği sürece yasal olarak uygulanabilecek azami oranı ifade ediyor. Ev sahipleri bu oranın altında bir zam talep edebilir ancak üzerinde bir artış yapamıyor.

Kiracılar ve Ev Sahipleri Ne Yapmalı?

Uzmanlar, kira artış dönemi öncesinde hem kiracıların hem de ev sahiplerinin dikkatli olması gerektiğini vurguluyor. Kira sözleşmesinde yer alan zam şartlarının mutlaka kontrol edilmesi, TÜİK verilerinin resmi kaynaktan teyit edilmesi ve olası anlaşmazlıklarda arabuluculuk veya tüketici hakem heyetlerine başvurulması öneriliyor.

Reklam

Ayrıca, kira tespit davalarında mahkemelerin de bu resmi oranı dikkate aldığı unutulmamalı. Taraflar arasında yaşanacak uyuşmazlıklarda yasal hakların bilinmesi büyük önem taşıyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar