Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Politika

Bakan Kacır: İnsansız Hava Araçlarında Türkiye Bugün Dünya Lideri

Yayımlandı

üzerinde

Açıklama:
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın açıklamalarıyla Türkiye, İHA-SİHA teknolojilerinde nasıl dünya liderliğine ulaştı? Teknolojik gelişmeler, savunma sanayindeki dönüşüm ve gelecek vizyonu üzerine detaylı inceleme.


Giriş

Türkiye, son yıllarda savunma sanayisinde ve özellikle insansız hava araçları (İHA/SİHA) alanında kaydettiği ilerlemelerle küresel arenada adından sıkça söz ettiriyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, yaptığı açıklamalarda “İnsansız hava araçlarında, robot uçaklar diyebileceğimiz İHA-SİHA teknolojisinde Türkiye bugün açık ara dünya lideri” diyerek ülkenin bu alandaki başarısını vurguladı. Bu makalede, Türkiye’nin İHA teknolojilerindeki üstünlüğünü, ilgili stratejileri, araştırma geliştirme çalışmaları ve savunma sanayisindeki dönüşümü ayrıntılı olarak ele alacağız.


Türkiye’nin İnsansız Hava Araçlarındaki Başarısı

Dünya Liderliğinin Temel Göstergeleri

  • %68’lik Pazar Payı:
    Bakan Kacır’ın da belirttiği gibi, küresel İHA pazarının yüzde 68’i Türk markalarına ve Türk sistemlerine ait. Bu rakam, Türkiye’nin hem üretim kapasitesini hem de teknolojik alt yapısını gözler önüne seriyor.

  • Yerli ve Milli Üretim:
    İHA ve SİHA teknolojilerinde kullanılan sistemler, tamamen yerli ve milli imkanlarla geliştiriliyor. Bu durum, Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltarak savunma sanayisinde stratejik bir avantaj sağlıyor.

Teknoloji ve İnovasyonda Öncülük

  • AR-GE ve Teknoparklar:
    Son 22 yılda AR-GE insan kaynağı 29 binden 292 bine çıkarıldı. Teknoloji geliştirme bölgeleri ve teknoparklar, ülkenin inovasyon kapasitesini artırarak yüksek teknoloji ihracatında da önemli bir rol oynuyor.
    Örneğin, iktidara geldiğinde sadece 2 olan teknopark sayısı bugün 106’ya yükseltilmiştir.

  • Yüksek Teknoloji İhracatı:
    Türkiye, 22 yıl öncesinde 10 milyar dolar yüksek teknoloji ihracatı yaparken bugün bu rakam 100 milyar doların üzerinde. Savunma sanayiindeki bu başarı, diğer sektörlere de ilham kaynağı oluyor.


Bakan Kacır’ın Açıklamaları ve Stratejik Vizyon

Savunma Sanayinde Dönüşüm

  • Dışa Bağımlılığın Azaltılması:
    Avrupa Birliği ülkelerinde savunma sanayisinde dışa bağımlılık yüzde 80 iken, Türkiye bu oranı yüzde 20’ye düşürdü. Hava, kara ve deniz platformlarında ihtiyaçların yerli üretimle karşılanması, stratejik bağımsızlığın temel taşlarından biri olarak öne çıkıyor.

  • Genç ve Dinamik İnsan Kaynağı:
    Savunma sanayinde insan kaynağının yaş ortalaması 29-30 olarak belirtilirken, Amerika’daki savunma şirketlerinde bu ortalama 50’nin üzerinde. Yeni nesil teknolojilerin geliştirilmesinde genç mühendis ve teknisyenlerin rolü, Türkiye’nin rekabet gücünü artırıyor.

Geleceğe Yönelik Projeler

  • 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi:
    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde açıklanan 2030 strateji belgesi, yüksek teknoloji, dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm, küresel entegrasyon ve yapısal dönüşüm başlıklarında atılacak adımları içeriyor. Bu strateji, sadece savunma sanayisine değil, otomotiv, biyoteknoloji, yapay zeka ve kuantum teknolojileri gibi alanlara da yaygınlaştırılacak.

  • Uzay ve Haberleşme Teknolojileri:
    Türkiye, kendi haberleşme uydusunu üretme kapasitesine sahip 11 ülke arasında yer alıyor. 4 bin 250 kilogramlık bir uydunun 36 bin kilometre yörüngeye yerleştirilmesi, ülkenin uzay ve haberleşme teknolojilerindeki başarısını simgeliyor.

  • Salda Gölü’nde Bilim Merkezi:
    Dünya çapında ilgi odağı olan Salda Gölü’nün yanı başında, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi ile birlikte TÜBİTAK desteğiyle uzay bilimleri odaklı bir bilim merkezinin hayata geçirileceği duyuruldu. Bu proje, Türkiye’nin inovasyon ve bilim alanındaki potansiyelini daha da artıracak.


Savunma Sanayiinde Türkiye’nin Yükselişi

Türkiye’nin savunma sanayisindeki dönüşümü, sadece İHA teknolojilerinde değil; aynı zamanda otomotiv, enerji ve diğer yüksek teknoloji ürünlerinde de kendini gösteriyor.

  • Üretim Gücü:
    Ülkemiz, organize sanayi bölgeleri (OSB) ve endüstri bölgeleri sayesinde, sanayide çalışan sayısını 3,9 milyon kişiden 6,7 milyona çıkardı.

  • Küresel Üretim Üssü:
    Türkiye’nin yükselen OSB’leri ve endüstri bölgeleri, Avrupa’nın da önemli üretim üsleri arasında yer alıyor.

Bu kapsamlı dönüşüm, Türkiye’nin küresel rekabetteki yerini sağlamlaştırırken, gelecekte yeni teknolojilerle ve inovasyon projeleriyle adından daha da fazla söz ettireceğine işaret ediyor.


Sonuç

Türkiye, savunma sanayisi ve yüksek teknoloji alanında gerçekleştirdiği atılımlarla, İHA ve SİHA teknolojilerinde dünya liderliğini elinde bulunduruyor. Bakan Kacır’ın açıklamaları, sadece mevcut başarıların bir yansıması değil; aynı zamanda geleceğe yönelik stratejik vizyonun ve inovasyonun da göstergesidir. 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi kapsamında atılacak adımlar, Türkiye’nin teknolojik dönüşümünü hızlandırarak, ülkenin küresel arenada rekabet gücünü daha da artıracaktır.

Politika

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı’na Hasan Suver atandı

Yayımlandı

üzerinde

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı’na Hasan Suver atandı

Tarih: 31 Ocak 2026 — Saat: 00:38

Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan atama kararlarına göre Hasan Suver, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı görevine getirildi. Aynı karar kapsamında Suver, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nda Bakan Yardımcısı olarak da görevlendirildi. Bu atamalar Resmî Gazete’de yayımlanarak resmiyet kazandı.

Haber Detayları

  • Cumhurbaşkanlığı imzasıyla yayımlanan atama kararları arasında Hasan Suver’in başdanışmanlığa atanması yer aldı; Suver’e eş zamanlı olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nda bakan yardımcılığı görevi verildi.

  • Resmî Gazete’de yayımlanan atama metinleriyle birlikte, Diyanet İşleri Başkanlığı taşra teşkilatında çok sayıda müftü değişikliği; bazı il müdürlüklerinde görevden almalar ve dış temsilciliklere yeni atamalar da duyuruldu. Örneğin Malta ve Papua Yeni Gine büyükelçilikleri için yeni atamalar yapıldı

Hasan Suver’in hem Cumhurbaşkanlığı’na yakın bir danışman konumunda hem de bakanlık tabanında yürütülecek icrai süreçlerde bakan yardımcısi olarak görev alması, merkezi politika ve uygulama hatları arasında hızla koordinasyon kurulabileceğinin işareti olarak değerlendiriliyor. Bu tür eş zamanlı görevlendirmeler, merkezi yönetim ile bakanlık mekanizmalarının entegrasyonunu güçlendirebilir.

Kısa Özgeçmiş

(Detaylı biyografi kaynak bildirilmedi; basında yer alan özet bilgiler Suver’in siyaset ve kamu yönetimi geçmişine işaret ediyor.) Bazı haber kaynakları Suver’in yerel yönetim ve kamu görevleri geçmişine dair bilgiler paylaşıyor; ilgilenenler Resmî Gazete ve DHA duyurularını takip edebilir.

Okumaya Devam Et

Politika

Trump: “İran ile iş yapan ülkelere yüzde 25 gümrük vergisi” — ABD’den sert ekonomi hamlesi

Yayımlandı

üzerinde

Trump: “İran ile iş yapan ülkelere %25 gümrük vergisi” — ABD’den sert ekonomi hamlesi

01 Ocak 2026 – 01 20

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile ticaret yapan tüm ülkelere karşı uygulanmak üzere %25 oranında tarifeye (gümrük vergisine) gidileceğini sosyal medya üzerinden duyurdu. Beyaz Saray’dan ya da ilgili kurumdan henüz ayrıntılı yasal gerekçe/uygulama talimatı paylaşılmadı; küresel ticaret ve diplomasi cephesinde güçlü tepki ve belirsizlik oluştu.

ABD Başkanı Donald Trump, kişisel sosyal medya hesabı üzerinden yayımladığı açıklamada “İran ile iş yapan her ülke, Amerika ile yapılan ticaretlerinde %25 tarifeye tabi tutulacaktır” dedi ve kararın “derhal yürürlüğe gireceğini” belirtti. Açıklamada tarifelerin hangi yasal çerçeve (ör. Ticaret Bakanlığı, Başkanlık kararnamesi, IEEPA veya 1962 Ticaret Genişletme Yasası) üzerinden uygulanacağına dair net bilgi verilmedi.

Trump’ın mesajında hedef ülkeler arasında Çin, Brezilya, Türkiye ve Rusya gibi büyük ticaret ortaklarının da isim bazında anıldığına dair haberler yer alıyor; ancak bu ülkelerin tepkileri ve ABD’ye karşı karşılık adımları hâlihazırda belirsiz. Uzmanlar, pratikte böyle bir tarifeyi uygulamanın hem hukuki hem de ticari zincirler açısından karmaşık sonuçlar doğuracağını belirtiyor.

Beyaz Saray ve uluslararası tepki

  • Beyaz Saray veya ABD Ticaret Bakanlığı’dan detaylı uygulama talimatı henüz paylaşılmadı; resmi metin bekleniyor. Reuters ve AP, yönetimin açıklamayı sosyal medyadan yaptığını ve uygulama/usul hakkında bilgi eksikliği olduğunu bildiriyor.

  • Uluslararası piyasalarda ilk tepkiler: döviz ve enerji piyasalarında oynaklık, küresel tedarik zincirlerinde belirsizlik sinyalleri. Finans çevreleri, yaptırımların küresel ticareti nasıl etkileyeceğine ilişkin acil değerlendirmeler yapıyor.

Hukuki ve ticari boyut (kısa değerlendirme)

Uzmanlar, bir ülkenin üçüncü ülkeye ticaret yaptığı gerekçesiyle ABD ile ticaretine karşı böyle tek taraflı bir vergi uygulamasının hem Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kuralları hem de ABD iç hukuku açısından tartışmalı olacağını söylüyor. Ayrıca, uygulanacak ürün/ürün grubu, istisnalar ve muafiyetler gibi teknik ayrıntılar açıklanmadan pratik etki ölçülemiyor.

  1. Resmi talimat gelirse: ABD gümrük idareleri hangi malları kapsadığına dair bildiriler yayımlayacak; dünya ticaret akışında hızlı değişim olabilir.

  2. Uluslararası tepki: Hedef ülke hükümetleri misilleme tarifeleri veya hukuki itirazlar başlatabilir.

  3. Diplomasi kanalları çalışır: Ticaret/enerji bağımlılığı yüksek ülkeler Washington’la pazarlık masasına oturabilir.

Okumaya Devam Et

Politika

Ekrem İmamoğlu’nun “diploma iptali” davası: Mahkeme kararı en geç 15 gün içinde açıklayacak

Yayımlandı

üzerinde

Ekrem İmamoğlu’nun “diploma iptali” davası: Mahkeme kararı en geç 15 gün içinde açıklayacak

Tarih: 15 Ocak 2026 • Saat: 12:30

İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nde görülen duruşmada, Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Üniversitesi tarafından iptal edilen diplomasına karşı açtığı davada tarafların beyanları alındı. Mahkeme heyeti, kararını en geç 15 iş günü içinde vermeyi bildirdi. Bu gelişme Silivri’deki duruşma salonunda takip edilirken taraf avukatları ve siyasi çevrelerden sert tepkiler geldi.

Duruşmada neler yaşandı?

Duruşma, Silivri Cezaevi yerleşkesinde (Marmara Cezaevi) kurulan duruşma salonunda gerçekleşti. Davacı avukatları, İstanbul Üniversitesi yönetim kurulunun 18 Mart 2025 tarihli diploma iptal kararının usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu savundu; üniversiteden iptal gerekçesine dayanak teşkil eden belgelerin istenmesi yönünde taleplerde bulundu. Mahkeme, söz konusu belgelerin İstanbul Üniversitesi’nden istenmesine karar verdi ve eksik-hatalı evrak iddialarını incelemek üzere karar ertelemesi yerine 15 gün içinde nihai karar vereceğini bildirdi.

İstanbul Üniversitesi, Mart 2025’te yaptığı inceleme sonucu İmamoğlu da dahil olmak üzere bazı öğrencilerin 1990’daki yatay geçiş işlemlerinde usulsüzlük olduğu iddiasıyla diplomaları iptal etti. Bu kararın ardından İmamoğlu hakkında yürütülen adli süreçler ve iddialar geniş yankı bulmuş, karar hem siyaset hem de üniversite idaresi cephesinde tartışma konusu olmuştu. Uluslararası ajansların da gündemine giren bu gelişme, İmamoğlu’nun olası siyaset takvimi açısından da önem taşıyor.

Tarafların pozisyonları

  • Davacı (İmamoğlu tarafı): Diplomaya ilişkin işlemin yetki, usul ve delil yönünden eksik ve hatalı olduğunu; iptal kararının geri alınması gerektiğini savundu. Avukatlar, üniversitenin kararını destekleyecek belgelerin şeffaf biçimde incelenmesini talep etti.

  • Üniversite/İlgili makamlar (haberlere göre): İptal kararını yatay geçiş işlemlerindeki usulsüzlüğe dayandırıyor; konu hakkında disiplin ve usul incelemelerinin sürdüğü bildirildi.

Neden “15 gün” vurgusu önemli?

İdari yargı süreçlerinde mahkemelerin sıklıkla ara karar veya yürütmeyi durdurma taleplerini değerlendirmesi uzun sürebilir. Ancak mahkemenin kararını en geç 15 gün içinde açıklayacağını belirtmesi, hem hukuki belirsizliği kısaltacak hem de siyasi gündemi doğrudan etkileyecek bir zaman aralığı sunuyor. Kararın içeriği, hem İmamoğlu’nun hukuki pozisyonunu hem de ileride ortaya çıkabilecek seçilme yeterlikleriyle ilgili hukuki sonuçları etkileyebilir.

  1. Mahkeme iptali bozarsa: Üniversite kararı hukuka uygun bulunursa diploma iptali kalıcı hale gelebilir; bunun siyasi ve hukuki yansımaları geniş olur.

  2. Mahkeme iptali iptal ederse (yürütmeyi durdurma veya iptal): İmamoğlu’nun diplomaya dayalı hakları yeniden tesis edilebilir; adli süreçlerle idari sürecin ilişkisi tartışılmaya devam eder.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar