ABD Ara Seçimlerinde Demokratlar Kongre’yi Aldı: İsrail Basınında Trump Endişesi
4 Kasım 2026, Çarşamba – 19.46 | Okuma süresi: 4 dakika

ABD’de yapılan ara seçimlerde Demokratların Senato ve Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu kazanması, Washington’daki siyasi dengeleri değiştirdi. Donald Trump’ın yaşadığı seçim yenilgisi İsrail basınında geniş yankı bulurken, ABD’nin İsrail’e yönelik askerî yardımları, silah anlaşmaları ve bölgesel politikalarının geleceği tartışılmaya başlandı.
ABD’de 3 Kasım 2026 tarihinde gerçekleştirilen Kongre ara seçimleri, Başkan Donald Trump ve Cumhuriyetçi Parti açısından önemli bir siyasi yenilgiyle sonuçlandı. Demokratlar, Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Senato ve Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu elde ederek Kongre’deki güç dengesini değiştirdi. Seçim sonuçları yalnızca Amerikan iç siyasetinde değil, ABD’nin yakın müttefiki İsrail’de de geniş yankı uyandırdı.
Reuters ve Associated Press’in aktardığı sonuçlara göre Demokratlar, geleneksel olarak Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu bazı eyaletlerde de beklenmedik başarılar kazandı. Hayat pahalılığı, İran’daki savaş ve Trump yönetiminin politikalarına yönelik toplumsal memnuniyetsizlik, seçim sonuçlarını etkileyen başlıca unsurlar arasında gösterildi.
Trump ise seçimlerin ardından Demokratların başarısını kabul ederek karşı partiyle çalışmaya açık olduğunu belirtti. Kendi adının oy pusulasında bulunmamasının Cumhuriyetçilerin yenilgisinde etkili olduğunu savunan ABD Başkanı, Demokratların gündeme getireceği bazı düzenlemelere karşı veto yetkisini kullanabileceğinin de işaretini verdi.
İsrail basınında Washington kaygısı
Demokratların Kongre’nin iki kanadında da çoğunluğu kazanması, İsrail medyasında özellikle iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceği bakımından değerlendirildi.
İsrail’in Maariv gazetesi, seçim sonuçlarının yalnızca Donald Trump için değil, İsrail açısından da ciddi siyasi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.
Gazete, ABD’nin İsrail’e sağladığı askerî yardımlara karşı çıkan ve Gazze’deki İsrail politikalarını eleştiren Demokrat adayların Kongre’ye girmesini önemli bir gelişme olarak ele aldı. Bu isimlerin güç kazanmasının, Demokrat Parti içinde Washington’ın İsrail politikasının değiştirilmesini isteyen kanadın etkisini artırabileceği belirtildi.
Maariv’in dikkat çektiği örneklerden biri Maine eyaletindeki Senato yarışı oldu. Demokrat Troy Jackson, uzun yıllardır Senato’da görev yapan ve İsrail’in güçlü destekçileri arasında gösterilen Cumhuriyetçi Susan Collins’i mağlup etti.
Jackson’ın seçim kampanyası sırasında ABD’nin İsrail’e yönelik askerî yardımının sona erdirilmesini savunması, İsrail basınında özellikle öne çıkarıldı. Maariv, bu tür seçim başarılarının 2028 ABD başkanlık seçimleri öncesinde Demokrat Parti yönetimi üzerindeki baskıyı artırabileceğini değerlendirdi.
Trump’ın Kongre’deki hareket alanı daralıyor
İsrail’in önde gelen gazetelerinden Yedioth Ahronoth da Demokratların zaferini Trump açısından ağır bir siyasi yenilgi olarak yorumladı.
Gazete, Demokratların Temsilciler Meclisi’nde beklenen başarıyı elde etmekle kalmayıp Senato’da da çoğunluğu kazanmasının, Beyaz Saray’ın önündeki iki yıllık dönemi önemli ölçüde değiştireceğini vurguladı.
ABD’de yeni Kongre’nin 3 Ocak 2027 tarihinde göreve başlamasıyla Demokratlar, yasama gündemi ve Kongre komiteleri üzerinde daha güçlü bir konuma gelecek. Senato çoğunluğu ayrıca yargı, diplomasi ve federal yönetimdeki üst düzey atamaların onaylanmasında Demokratlara belirleyici yetkiler sağlayacak.
Bununla birlikte Kongre’nin muhalefetin kontrolüne geçmesi, Trump’ın başkanlık yetkilerinin sona erdiği anlamına gelmiyor. ABD Başkanı yürütme yetkilerini kullanmaya devam edecek ve Kongre’den geçen yasalara veto uygulayabilecek. Başkanlık vetosunun aşılması ise her iki kanatta da üçte iki çoğunluk gerektiriyor.
İsrail’in askerî ilişkileri daha sıkı denetlenebilir
Israel Hayom gazetesi, seçim sonuçlarının İsrail bakımından özellikle savunma, dış politika ve bütçe alanlarında yeni güçlükler doğurabileceğini yazdı.
Gazetenin değerlendirmesine göre Demokratların Kongre komitelerinde kontrolü ele geçirmesi, ABD yönetiminin İsrail’e yönelik askerî desteğinin daha ayrıntılı incelenmesine yol açabilir.
Silah satışları, askerî sevkiyatlar, İran politikası ve bölgesel anlaşmalar, Beyaz Saray ile Kongre arasında görüş ayrılıklarının yaşanabileceği başlıklar arasında gösterildi.
Israel Hayom ayrıca Gazze Şeridi ve işgal altındaki Batı Şeria’ya ilişkin ABD politikalarının Kongre’deki oturumlarda daha fazla sorgulanabileceğini belirtti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya yakınlığıyla bilinen sağcı Kanal 14 televizyonu da Demokratların seçim zaferini hem Trump hem de İsrail açısından ağır bir darbe olarak nitelendirdi.
Kanalın değerlendirmesinde, Kongre’deki yeni çoğunluğun Trump yönetiminin ekonomik ve siyasi girişimlerini zorlaştırabileceği, İsrail’e yönelik silah anlaşmalarında denetimin artabileceği ve İran politikasına ilişkin baskıların güçlenebileceği ifade edildi.
Trump’ın İsrail’e askerî yardımı durdurma açıklaması
ABD’deki seçim sonuçlarının İsrail’de tartışıldığı dönemde, Trump’ın askerî yardımlara ilişkin açıklaması da gündemin önemli başlıklarından biri oldu.
Trump, 3 Kasım’da Fox News’e yaptığı açıklamada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ABD’nin İsrail’e sağladığı yaklaşık 4 milyar dolarlık yıllık yardımın 2026 sonunda durdurulması konusunda daha önce anlaşmaya vardıklarını söyledi.
İsrail’in artık bu yardıma ihtiyaç duymadığını savunan Trump, bunun ABD’nin İsrail’e silah satışlarını tamamen durduracağı anlamına gelmediğini de belirtti.
Ancak söz konusu açıklamanın nasıl uygulanacağı henüz netleşmiş değil.
Reuters’ın aktardığına göre ABD ile İsrail arasındaki mevcut mutabakat, yıllık yaklaşık 3,8 milyar dolarlık askerî yardım düzenlemesini Eylül 2028’e kadar kapsıyor. Bu nedenle Trump’ın açıkladığı takvimin yürürlükteki anlaşmayla nasıl bağdaştırılacağı ve Kongre’nin süreçte nasıl bir rol üstleneceği belirsizliğini koruyor.
Dolayısıyla Trump’ın açıklaması, askerî yardımların hukuken ve fiilen sona erdiğinin kesinleştiği şeklinde değerlendirilmiyor.
Demokratların zaferi ABD-İsrail ilişkilerini nasıl etkileyebilir?
İsrail basınındaki değerlendirmelerde ortaklaşan temel nokta, Washington’da İsrail politikalarına yönelik siyasi denetimin güçlenebileceği ihtimali oldu.
Bununla birlikte Demokrat Parti içindeki bütün siyasetçilerin İsrail konusunda aynı yaklaşımı benimsediği söylenemez. Parti içerisinde İsrail’e yönelik mevcut askerî iş birliğinin sürdürülmesini destekleyen isimlerin yanı sıra yardımların sınırlandırılmasını veya koşullara bağlanmasını savunan kesimler de bulunuyor.
Bu nedenle Kongre’deki çoğunluk değişimi, ABD’nin İsrail’e verdiği desteğin otomatik olarak sona ereceği anlamına gelmiyor. Ancak bütçe kararları, silah anlaşmalarının denetimi ve bölgesel güvenlik politikalarında Beyaz Saray’ın daha fazla siyasi müzakere yürütmesini gerektirebilir.
Israel Hayom da seçim sonrasında İsrail’in yalnızca Trump yönetimiyle yakın ilişkilere dayanmak yerine, Amerikan siyasetindeki hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat çevrelerle bağlarını güçlendirmesinin önem kazandığı değerlendirmesine yer verdi.












