Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Ece Gürel’e Cadılık Eğitimi Verdiği İddia Edilen Hale Nur Özen Gözaltına Alındı

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

Açıklaması:
İstanbul’da Belgrad Ormanı’nda kaybolan peyzaj mimarı Ece Gürel’in ölümünün ardından, Ece’ye cadılık eğitimi verdiği iddia edilen Hale Nur Özen hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “halka yanıltıcı bilgiyi alenen yayma”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” suçlamalarıyla gözaltı kararı verildi. Olayın detayları, Ece Gürel’in kayboluşu, ölüm süreci ve iddiaların arka planı makalemizde.


Olayın Genel Özeti

2 Mart 2025 tarihinde İstanbul’un Kağıthane bölgesinden çıkan 36 yaşındaki peyzaj mimarı Ece Gürel, Belgrad Ormanı’nda spiritüel bir ritüel ya da meditasyon amacıyla bulunduğu iddia edilen bir etkinlik için ormana gitmişti. Ancak, ormanda kaybolduğu bildirildi. Yakınlarının ihbarı ve geniş çaplı arama kurtarma çalışmaları sonucunda, Gürel 4 gün sonra sarp bir alanda baygın halde bulunarak Maslak’taki özel bir hastaneye kaldırıldı. Ne yazık ki, yoğun bakımda tedavi altına alınan Ece Gürel, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.


Ece Gürel Kimdir?

  • Peyzaj Mimarı Olarak:
    Ece Gürel, İstanbul’da yaşayan ve peyzaj mimarlığı alanında çalışan, yaratıcı tasarımlara imza atan bir isim olarak tanınıyordu. Mesleği gereği doğa ile iç içe çalışması, onu farklı projelerde ve etkinliklerde ön plana çıkarmıştı.

  • Spiritüel İlgi ve Sosyal Medya:
    Gürel’in sosyal medya hesaplarında astroloji, meditasyon ve tarot gibi konulara da ilgi duyduğu, bu doğrultuda paylaşımlar yaptığı biliniyordu. Bazı kaynaklar, Eylül ayında “cadılık eğitimi” aldığı iddiasına yer verirken, bu durum olayın farklı boyutlarını da gündeme getirmiştir.


Belgrad Ormanı ve Kayboluş Süreci

Ormanda Yaşananlar

  • Arama Kurtarma Operasyonu:
    Ece Gürel’in evinden çıkıp Belgrad Ormanı’na gitmesi üzerine, yakınlarının ihbarıyla geniş çaplı arama kurtarma çalışmaları başlatıldı. Ormanda 4 gün süren aramalar sonucunda, Gürel’in cep telefonu ve bazı kişisel eşyalarına ulaşılmış; sonrasında sarp ormanlık alanda baygın halde bulunduğu bildirildi.

  • Hastaneye Kaldırılması ve Tedavi:
    Bulunan Ece Gürel, Maslak’taki özel bir hastaneye sevk edildi. İlk müdahalelere rağmen, yoğun bakımda geçirilen süre sonunda, aşırı hipotermi nedeniyle hayatını kaybetti. Otopsi ve adli tıp incelemeleri, ölüm nedeninin netleşmesi açısından büyük önem taşımaktadır.


Cadılık Eğitimi İddiası ve Hale Nur Özen

İddianın Ortaya Çıkışı

  • Sosyal Medya ve Açıklamalar:
    Ece Gürel’in ormanda kaybolmadan önce, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımların ardından “cadılık eğitimi” aldığı yönündeki iddialar gündeme geldi. İddialara göre, Gürel uzun süredir spiritüel ritüeller ve alternatif eğitimlere ilgi duyuyor, bu kapsamda “Witchcraft” yani cadılık eğitimi aldığı ileri sürüldü.

  • Eğitimi Veren Kişi: Hale Nur Özen:
    Birçok kaynak, Ece Gürel’in eğitim aldığı kişi olarak Hale Nur Özen’i işaret ediyor. Özen, YouTube ve diğer sosyal medya platformlarında yaptığı açıklamalarda, Ece Gürel’in kendisine 1,5–2 yıldır öğrenci olduğunu belirtmiş; tarot, kurşun dökme, simya, enerji kullanımı, ritüeller ve beden dili gibi konuları kapsayan “cadılık zanaati” eğitimi verdiğini söylemiştir.

Gözaltı Kararı ve Suçlamalar

  • Hukuki Süreç:
    Ece Gürel’in ölümünün ardından, bu iddiaların kamuoyunu yanıltıcı nitelik taşıdığı gerekçesiyle, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçti. Hale Nur Özen hakkında;

    • Halka yanıltıcı bilgiyi alenen yayma,
    • Nitelikli dolandırıcılık,
    • Vergi Usul Kanunu’na muhalefet

    suçlamalarıyla gözaltı kararı verildi.

  • Gözaltı İşlemleri:
    Polis ekipleri, ilgili soruşturma kapsamında Hale Nur Özen’i gözaltına alarak, ifadesi alınmak üzere işlemleri başlattı. Özen’in, eğitim faaliyetleriyle ilgili yaptığı açıklamaların kayıt altında olduğu ve bu kayıtların soruşturma kapsamında incelendiği bildirilmektedir.


Soruşturma Süreci ve Olası Gelişmeler

Adli Tıp İncelemeleri

  • Otopsi Raporu:
    Ece Gürel’in ölüm nedeninin netleşmesi için Adli Tıp Kurumu tarafından kapsamlı bir otopsi ve toksikolojik inceleme yapılmaktadır. Raporda; kullanılan ilaçlar, antidepresanlar veya uyuşturucu maddelerin varlığı, ayrıca başka etkenlerin rolü araştırılacaktır.

Hukuki Sürecin İlerlemesi

  • Hukuki İddialar:
    Başsavcılık tarafından Hale Nur Özen’e yöneltilen suçlamaların detayları ve elde edilecek kanıtlar, ilerleyen süreçte kamuoyuyla paylaşılacaktır. Soruşturmanın kapsamı, yalnızca yanlış bilgi yayma ve dolandırıcılık ile sınırlı kalmayıp, belki de diğer olağanüstü iddiaların aydınlatılmasını da içerebilir.

  • Kamuoyu ve Sosyal Medya Tepkileri:
    Olay, sosyal medyada geniş yankı bulmuş, kullanıcılar arasında farklı görüşler ortaya çıkarmıştır. Bazı kesimler, spiritüel eğitimlerin güvenilirliğini sorgularken, bazıları da Ece Gürel’in kişisel çalkantıları ve iş hayatındaki sorunlarının bu iddialara zemin hazırlamış olabileceğini öne sürüyor.


Sonuç ve Değerlendirme

Ece Gürel’in Belgrad Ormanı’nda yaşadığı trajik olay ve ölüm, yalnızca kişisel bir kayıp olarak değil, aynı zamanda alternatif eğitim ve spiritüel uygulamalarla ilgili tartışmaları da yeniden alevlendirdi. Ece’ye “cadılık eğitimi” verdiği iddia edilen Hale Nur Özen’in gözaltına alınması, bu iddiaların ciddiyetini ve kamu düzenine etkilerini gözler önüne sermektedir.

Soruşturmanın ilerleyen günlerde netleşecek olan otopsi ve adli inceleme sonuçları, olayın tüm yönlerini aydınlatacak ve ilgili hukuki süreç tamamlandığında, kamuoyuna detaylı bilgi sunulacaktır. Ece Gürel’in kaybı, hem meslektaşları hem de yakın çevresi tarafından derin üzüntüyle karşılanırken, yaşanan bu gelişmeler alternatif eğitim alanındaki uygulamaların ve bu alanda faaliyet gösteren kişilerin denetime alınmasının gerekliliğine dair tartışmaları da beraberinde getirmiştir.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

TBMM’den Öğrenci Affına Onay: Üniversiteyle İlişiği Kesilenlere Geri Dönüş Yolu Açıldı

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

TBMM’den Öğrenci Affına Onay: Üniversiteyle İlişiği Kesilenlere Geri Dönüş Yolu Açıldı

Tarih: 30 Temmuz 2026
Saat: 23:20
 Okuma Süresi: 3 dakika

ANKA

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda, üniversitelerden ilişiği kesilen öğrencilere yeniden eğitim hakkı tanıyan “öğrenci affı” düzenlemesi kabul edildi. Yükseköğretim Kanunu’nda değişiklik öngören teklifin 15’inci maddesi, yoğun tartışmaların ardından Meclis’ten geçti. Peki bu düzenleme kimleri kapsıyor, hangi eleştiriler gündeme geldi? İşte detaylar…

Düzenleme Kimleri Kapsıyor?

Kabul edilen maddeyle birlikte, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na geçici bir madde ekleniyor. Buna göre:

· Yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekteyken ilişiği kesilenler,
· Kayıt hakkı kazandığı halde çeşitli nedenlerle kayıt yaptıramayan öğrenciler,

yükseköğrenimlerine devam etme hakkına kavuşacak.

Ayrıca, daha önce farklı bir öğrenim düzeyinde (ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora) bu kapsamda haklardan yararlanmış olmak, başka bir düzeyde aynı maddeden faydalanmaya engel teşkil etmeyecek.

Komisyon Sürecine Eleştiriler: “Sadece YÖK Vardı”

Teklifin görüşmeleri sırasında muhalefetten düzenlemeye yönelik sert eleştiriler geldi. Yeni Yol Grubu adına söz alan Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, öğrenci affının aylardır beklendiğini ancak sürecin aceleye getirildiğini belirtti.

Çalışkan, komisyon görüşmelerinin kesintisiz şekilde bir gecede tamamlandığını hatırlatarak şu eleştirileri sıraladı:

“Komisyon kesintisiz, bir gece sabaha kadar görüştü, on beş saatlik müzakere sonucunda bir yasa çıktı. Kanunun hazırlanma sürecinde sendikalar, sivil toplum örgütleri, alanında uzmanlar yok. Kim var? Sadece YÖK var; o da zaten taraf.”

Çalışkan, yasanın yürürlüğe girmesinin ardından çok az sayıda öğrenci dışında kimsenin memnun olmayacağını savundu.

“Üniversiteler İşsiz Üreten Fabrika Haline Geldi”

Eğitim politikalarına yönelik eleştirilerini sürdüren Çalışkan, 12 yıllık zorunlu eğitimin mesleki eğitime zarar verdiğini öne sürdü. 28 Şubat sürecinde eğitimin 8 yıla çıkarıldığını hatırlatan Çalışkan, mevcut uygulamayı “28 Şubat’a level atlattınız” sözleriyle eleştirdi.

İstihdam sorununa da dikkat çeken Çalışkan, bazı fakültelerin mezunlarına iş olanağı sağlayamadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Üniversiteler artık işsiz üreten fabrika haline geldi. Yapacağınız iş, eğer bir fakültenin mezunu bir yere atanamayacaksa kapatın, boşuna almayın, insanların duygusunu sömürüyorsunuz.”

“İltisak ve İrtibat” Tartışması

DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu ise madde metninde yer alan “terör örgütlerine iltisakı yahut bunlarla irtibatı” ifadesinin hukuki belirsizlik yarattığını savundu.

Konukçu, bu kavramların geçmişte çok sayıda öğrenci açısından hak kayıplarına yol açtığını belirterek şunları söyledi:

“İltisak ve irtibat kavramları üzerinden pek çok sosyalist, devrimci ve muhalif öğrencinin eğitim hakkı göz göre göre gasbedilmiştir.”

Ayrıca, yakın geçmişte özellikle olağanüstü hal döneminde çok sayıda öğrenci hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmaksızın idari işlemler tesis edildiğini hatırlatan Konukçu, bu durumun eğitim hakkı üzerinde kalıcı sonuçlar doğurduğunu ifade etti.

Madde Oylanarak Kabul Edildi

Verilen önergelerin reddedilmesinin ardından 15’inci madde oylanarak kabul edildi. Böylece üniversiteyle ilişiği kesilen veya kayıt yaptıramayan öğrencilere yükseköğrenimlerine devam etme hakkı tanıyan düzenleme resmiyet kazandı.

Okumaya Devam Et

Gündem

İçerik Başlığı: AHBAP Soruşturmasında 7 Kişi Tutuklandı! İşte Hüseyin Başaran’ın O İfadesi

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

İçerik Başlığı: AHBAP Soruşturmasında 7 Kişi Tutuklandı! İşte Hüseyin Başaran’ın O İfadesi

Tarih: 30 Temmuz 2026
Saat: 14:30
Okuma Süresi: 4 dakika

FatihDoğanMedya 


AHBAP Derneği’ne yönelik yürütülen ‘Ahbaplar Suç Örgütü’ soruşturmasında flaş bir gelişme yaşandı. 4’üncü dalga operasyon kapsamında gözaltına alınan 13 şüpheliden aralarında ünlü iş insanı Hüseyin Başaran’ın da bulunduğu 7 kişi tutuklandı. Başaran’ın savcılıkta verdiği ifade ise soruşturmanın boyutlarını gözler önüne serdi.

Soruşturmanın 4’üncü Dalgası: 13 Gözaltı, 7 Tutuklama

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 27 Temmuz Pazartesi sabahı 4’üncü dalga operasyonu gerçekleştirdi. Operasyonda 13 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 12 şüpheliden 7’si tutuklanırken, 6 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı.

Tutuklanan isimler şöyle: Hüseyin Başaran, Ayhan Çevik, Murat Yaren, Nejdet Kuy, Emin Arat, Muhammed Ali Yılmaz ve Deniz Şimşek.

Soruşturmanın 4 Ana Ayağı

Savcılık tarafından yürütülen soruşturmada 4 ana başlık altında inceleme yapıldığı ortaya çıktı:

· Konut ve Konteyner Alımları: Derneğin 2023 yılında konut yapımı için anlaşma sağladığı ve bağışlardan önemli miktarda para aktardığı halde taahhüt edilen konutların tamamlanmadığı iddia edilen şirket yetkilileri hakkında işlem başlatıldı.
· Şüpheli Taşınmaz Devirleri: Bazı kişi ve şirketler tarafından Yeliz Kaya’ya çok sayıda taşınmaz devredildiği tespit edildi.
· Dernek Çekleri: Dernek tarafından düzenlenen bazı çeklerin dolaşımı ve tahsil süreçleri inceleniyor.
· Haluk Levent ile Mali İlişkiler: Haluk Levent ile arasındaki mali ve ticari ilişkinin şüpheli nitelikte olduğu değerlendirilen Ali D. hakkında işlem başlatıldı.

Hüseyin Başaran’ın Savcılık İfadesi Ortaya Çıktı

Soruşturmanın en dikkat çeken ismi olan Başaran Holding’in sahibi Hüseyin Başaran’ın savcılık ifadesi, yaşananları tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.

Haluk Levent ile Tanışma

Başaran ifadesinde Haluk Levent ile 4 sene önce Trabzon’da bir otelin lobisinde tanıştığını, ardından 4 sene boyunca kendisini görmediğini belirtti. 4 sene sonra bir mekanda karşılaştıklarında Levent’in kendisine daire satın almak istediğini söylediğini aktardı.

‘Uluslararası Fonlar’ İddiası

Levent’in kendisine toplu daire alımları yaptığını ve bu daireleri uluslararası yardım fonlarından gelen paralarla satın aldığını söylediğini iddia eden Başaran, Levent’in kendisine Yeliz Kaya’yı yurt dışındaki fonların temsilcisi olarak tanıttığını ve dairelerin onun üzerine tescil edilmesi gerektiğini söylediğini kaydetti.

‘Kızımın Adını Kullanarak Duygusal İstismar’

Başaran ifadesinin en çarpıcı bölümünde şu ifadeleri kullandı: *“Kızımın adını kullanarak sürekli duygusal bir istismar süreci yürüttü. Neredeyse her gün evime geliyordu. Bu şekilde peyderpey 21 daire ve 1 fabrika devrettik. Bunlara dair sözleşmeleri sunduk. Bunlar karşılığında hep şahsi senetlerini verdi. Bize verdiği senetlerden Ahbap Derneği’nin kefil olduğu senet yoktur.”

‘Taşınmazların Esin Önder Çağlayan’a Devredileceğini Bilmiyordum’

Başaran, 22 taşınmazın Esin Önder Çağlayan’a devredileceğinden haberinin olmadığını belirterek, taşınmazlar üzerinde şu anda ciddi ipotekler bulunduğunu ve Globus ile Kanat şirketlerinin bu taşınmazlar üzerine ipotek tesis ederek kredi çektiğini öne sürdü.

Başaran ayrıca devrettikleri taşınmazların parasını alamadıklarını, Levent’in kendisine Amerika’da bir iş insanından bahsederek tekne satabileceğini söylediğini ancak bu işin de sonuçsuz kaldığını ifade etti.

Soruşturma Derinleşiyor

AHBAP Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında daha önce Haluk Levent ve 13 kişi daha tutuklanmıştı. Yeni dalga operasyonla birlikte soruşturmanın kapsamı giderek genişliyor. Derneğin mali yapısı, bağışların kullanımı ve şüpheli taşınmaz devirleri mercek altına alınırken, önümüzdeki günlerde yeni gözaltı ve tutuklamaların yaşanması bekleniyor.

Ahbap Soruşturması’nda Yeni Dalga: Hüseyin Başaran Dahil 7 Kişi Tutuklama Talebiyle Hakimlikte

 

Okumaya Devam Et

Gündem

PKK’dan çerçeve yasa açıklaması: “Esas yaklaşımı yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız”

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

PKK’dan çerçeve yasa açıklaması: “Esas yaklaşımı yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız”

Tarih: 30 Temmuz 2026 | Saat: 22:15 | Okuma Süresi: 3 dakika

Kaynak: Anka Haber Ajansı / Ahmet Ün (Diyarbakır)

PKK’dan çerçeve yasaya ilişkin ilk açıklama: “Barış dilde başlar”

Terör örgütü PKK, İmralı’da bulunan Abdullah Öcalan’ın talimatıyla fesih kararını açıklamasının ardından, önümüzdeki hafta Meclis’ten geçmesi beklenen çerçeve yasaya dair dikkat çeken bir açıklama yaptı. Örgüt, yasanın içeriğini görmeden nihai tutumlarını belirlemeyeceklerini duyurdu.

Açıklamada, “Türkiye halklarının geleceğini ilgilendiren kök yasayla ilgili tartışmalar çeşitli biçimde sürmekte ve kamuoyuna yansımaktadır. Yapılan tartışmalar ve açık kaynaklardan yansıyanlara baktığımızda bu yasaya ne kadar ciddi yaklaşılıyor konusunda kuşkular oluşmaktadır” ifadeleri yer aldı.

Öcalan’ın 20 Temmuz tarihli görüşmesine atıf

PKK, açıklamasında Abdullah Öcalan’ın 20 Temmuz tarihli görüşmede çıkacak yasaya ilişkin görüşlerine de yer verdi. Örgüt, Öcalan’ın yasanın “basit, dar ve geleceğe hizmet etmeyen biçimde olmaması” gerektiğini vurguladığını aktardı.

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Bu yasanın Kürt halkıyla Türk devleti arasındaki yüz yıllık kopukluğu gidermede önemli bir adım olması beklenmektedir. Dolayısıyla barışı hedefleyen bir yasa özelliği taşıması önemli olmaktadır. Dünyanın her yerinde olduğu gibi barış en başta da dilde başlar.”

“Terör örgütü” tanımlamasına itiraz

Örgüt açıklamasının en dikkat çeken bölümlerinden birinde, kendileri için hâlâ “terör” ve “terör örgütü” kavramlarının kullanılmasına itiraz etti. PKK, fesih kararı sonrası bu tanımlamaların süreci sorunlu hale getireceğini savundu.

“Daha baştan hassasiyetlere dikkat etmemektir. Özcesi dil, tanımlama ve içeriğin amaca uygun olması sürecin ilerlemesi için çok önemlidir” denildi.

Öcalan’ın rolü vurgusu: “Devreye girmeden mümkün değil”

PKK açıklamasında, Abdullah Öcalan’ın süreçteki rolünün netleştirilmesi gerektiğini ısrarla vurguladı. “Abdullah Öcalan devreye girmeden ve bizzat bu süreci yönetmeden alınan kararların ve çıkan yasanın gereklerini yerine getirmek mümkün değildir” ifadeleri kullanıldı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin daha önce dile getirdiği “Öcalan’ın barış ve siyasallaşma koordinatörü olması” görüşüne de atıfta bulunulan açıklamada, İmralı’da yapılan tartışmalarda bu konunun kabul edildiği iddia edildi.

“Muhatap ve baş müzakereci olan Abdullah Öcalan’ın konumunun netleştirilmesi önemli olmaktadır” denilerek, Öcalan’ın statüsünün yasada dikkate alınmaması durumunda yasanın pratikte uygulanmasının zorlaşacağı öne sürüldü.

“Esas tutumumuzu yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız”

PKK, çerçeve yasaya ilişkin nihai değerlendirmesini henüz yapmadığını belirterek, “Daha önce de defalarca belirttiğimiz gibi esas yaklaşım ve tutumumuzu yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız. Kuşkusuz yasa olumlu olduğunda teşvik edici olacağız ve üzerimize düşeni yapacağız” ifadelerini kullandı.

Örgüt ayrıca, barış sürecinin sadece silahsızlanmaya indirgenmemesi gerektiğini savunarak, “Kök ya da çerçeve yasadan söz etmek bu yasadan sonra başka yasaların çıkacağı ve adımların atılacağını kabul etmektir” görüşünü dile getirdi.

Gözler Meclis’te

PKK’nın bu açıklaması, önümüzdeki hafta Meclis gündemine gelmesi beklenen çerçeve yasa tartışmaları öncesinde önemli bir mesaj olarak değerlendiriliyor. Örgütün yasayı gördükten sonraki tutumunun nasıl şekilleneceği ve sürecin nasıl ilerleyeceği ise merak konusu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar