Gündem
Yalnız Yaşlanmaya ‘Dur’ Dediler! Londra’da 50 Yaş Üstü 26 Kadının Kurduğu Kooperatifte 10 Yıldır Mutlular
FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber
Yalnız Yaşlanmaya ‘Dur’ Dediler! Londra’da 50 Yaş Üstü 26 Kadının Kurduğu Kooperatifte 10 Yıldır Mutlular
Tarih: 15 Haziran 2026
Saat: 20:11

İngiltere’nin başkenti Londra’da 50 yaşını geçmiş 26 kadın, yalnız yaşlanma korkusunu yenmek ve dayanışma içinde bir hayat sürmek için yıllar süren bir arayışın ardından ‘New Ground’ adını verdikleri yaşam kooperatifini kurdu. 10 yıldır birlikte yaşayan kadınlar, hem özgürlüklerinden hem de arkadaşlıklarından ödün vermeden örnek bir ortak yaşam modeline imza attı.
Modern dünyanın hızla yaygınlaştırdığı yalnızlaşma ve bireyselleşme, özellikle yaşlı bireyleri derinden etkiliyor. Oysa Londra’da 50 yaş üstü 26 kadın, bu tabloya boyun eğmeyerek kendi elleriyle bambaşka bir gerçekliğin kapılarını araladı. “New Ground” (Yeni Zemin) adını verdikleri kooperatifte bir araya gelen kadınlar, yaşlılığı yalnız geçirmek zorunda olmadıklarını tüm dünyaya gösteriyor.
Özellik Açıklama
Proje Adı New Ground Cohousing
Konum High Barnet, Kuzey Londra / İngiltere
Sakin Sayısı 26 kadın (yaş aralığı 50 – 97)
Kuruluş Yılı 2016 (10 yıldır yaşanıyor)
Konut Tipi 25 bağımsız daire (1 evli çift) + ortak kullanım alanları
Yönetici Kadınların kendileri (tamamen öz yönetim)
Ziyaretçi Erkekler kalıcı olarak kalamaz, ancak ziyaret edebilir
Feminist Bir Ütopya: New Ground’un Hikayesi
Londra’nın kuzeyindeki Chipping Barnet bölgesinde, göz alıcı bir pasajın üst katında yer alan New Ground, dışarıdan bakıldığında sıradan bir ortak çalışma alanını andırıyor. Oysa burası, İngiltere’de 50 yaş üstü kadınlar için kurulmuş ilk ve tek ortak yaşam topluluğu olma özelliğini taşıyor.
Birbirini tanıyan ve yıllarca “Beraber yaşasak ne güzel olurdu” hayali kuran bu kadınlar, uygun bir yer bulabilmek için tam 18 yıl mücadele etti. 2016 yılında Londra’nın kuzeyindeki High Barnet’te hareketli bir ana caddenin arka sokağına gizlenmiş büyük bir arazi üzerindeki üç katlı eski tuğla binayı satın alarak yeniledi ve yeniden tasarladı.
Bugün 25 bağımsız dairede 26 kadın yaşıyor (içlerinden biri evli olduğu eşiyle birlikte kalıyor). Yaşları 50 ile 97 arasında değişen kadınlar, her biri kendi özel alanına sahip olsa da, ortak bir mutfak, geniş bir bahçe ve ortak etkinlikler için tasarlanmış bir yaşam alanını paylaşıyor.
En büyükleri 97 yaşında olan bu cesur kadınlar, yalnız yaşlanmayı değil; kahkahaları, yemekleri ve hayatı birlikte paylaşmayı seçti.

Dayanışma ve Özgürlük El Ele
New Ground’da yaşam, hiçbir şekilde bir huzurevini andırmıyor. Kadınlar kendi dairelerinde tamamen özgür ve bağımsız; ancak ihtiyaç duyduklarında birbirlerine her an destek olabilecekleri sıcacık bir komşuluk ağına sahipler.
Ortak alanda haftada bir düzenlenen akşam yemekleri, film geceleri (Bill Nighy filmleri favori), “sandalyede değil, gerçek yoga” dersleri ve bahçede yapılan hasat partileri, kadınların birbirleriyle bağlarını güçlendiriyor.
96 yaşındaki Hedi Argent, bu dayanışmanın en güzel örneklerinden birini şöyle anlatıyor:
“92 yaşındaki arkadaşım Angela yeni aldığı kıyafetin etiketini kesmeyi unutmuştu. Onu fark edince hep birlikte kahkahalara boğulduk. Hemen bir arkadaşımız koşa koşa makas getirdi. İşte bu, yalnız olmadığını bilmek ve her an birinin seni fark etmesi demek.”
Kadınlar dayanışmanın yanı sıra, hayatlarının kontrolünün kendi ellerinde olmasına da büyük önem veriyor. Bu yüzden erkeklerin New Ground’da kalıcı olarak yaşamasına izin verilmiyor. Ancak erkek ziyaretçiler (baba, oğul, kardeş, sevgili) elbette buyur ediliyor. Hatta kadınlardan biri bu kuralı esprili bir dille şöyle yorumluyor:
“Çok sevgili bir partnerim olsa bile, ona ‘Üzgünüm canım, seninle yaşayamam ama hafta sonları harika vakit geçirebiliriz’ demek için harika bir bahanem olur!”
Bu yaklaşım, kadınların dayanışmadan ödün vermeden, romantik ilişkilerini de özgürce yaşayabileceklerini gösteriyor.
Geleceğe Bir Model: “Keşke Biz de Yapabilsek”
New Ground’un başarısı, sadece bu 26 kadının hayatını değiştirmekle kalmadı; aynı zamanda İngiltere’de ve dünyada alternatif yaşlanma modellerine ilham kaynağı oldu. İngiltere’de 65 yaş üstü 3,64 milyon kişi yalnız yaşıyor ve bunların yüzde 70’i kadınlardan oluşuyor. Bu tablo, New Ground gibi projelerin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Kadınlar, yaşadıkları deneyimi başkalarıyla paylaşmak ve bu modelin yaygınlaşmasına öncülük etmek için gönüllü olarak kapılarını açıyor. New Ground’un resmi internet sitesinde, benzer bir kooperatif kurmak isteyenlere rehberlik edecek kaynaklar ve tarihçe paylaşılıyor.
Projenin mimarlarından Jude Tisdall (71), yalnız yaşlanma korkusunun üstesinden gelmenin mutluluğunu şu sözlerle ifade ediyor:
“Birileri buraya gelip ‘Evet, hepimiz aynı yaşlardayız’ diye düşünebilir. Ama bizi ‘yaşlı’ diye tanımlayamazsınız. Çoğumuz hâlâ çalışıyor, gönüllü faaliyetlerde bulunuyor ve topluluğumuzda aktifiz. Önemli olan yaş değil, nasıl yaşadığın.”
Haberin Özeti
Madde Açıklama
1️⃣ Yalnızlığa meydan okuma: 26 kadın, yalnız yaşlanmak istemedi.
2️⃣ 18 yıllık mücadele: Uygun bir yer bulmak için yıllarca aradılar.
3️⃣ Tamamen kadınlara özel: Erkekler kalıcı olarak kalamaz, sadece ziyaret edebilir.
4️⃣ Özgür ve bağımsız yaşam: Kendi dairelerinde özel alanları var, ancak güçlü bir komşuluk ağı mevcut.
5️⃣ Dayanışma kültürü: Ortak yemekler, film geceleri, yoga dersleri ve bahçe işleri.
6️⃣ İlham kaynağı: Bu model, dünyadaki diğer yaşlı bireylere ve topluluklara örnek oluyor.
7️⃣ Gelecek vizyonu: Kadınlar, bu modelin yaygınlaşması için rehberlik ediyor.
Sonuç: Yaşlanmak Paylaşılınca Güzel
New Ground, yaşlılığı sadece fiziksel bir süreç olmaktan çıkarıp, anlamlı ilişkilerle, kahkahalarla ve dayanışmayla dolu bir döneme dönüştürüyor. Bu 26 kadının hikayesi, yalnız yaşlanmak zorunda olmadığımızın; sevgiyi, arkadaşlığı ve desteği her yaşta yeniden inşa edebileceğimizin kanıtı.
Belki de ilerleme dediğimiz şey, her şeyi tek başımıza yapabilmek değil; ihtiyaç duyduğumuzda birbirimize yaslanabilecek bağlar kurabilmektir. Yaşlılıkta en büyük zenginlik, sağlıklı bir beden kadar, arkadaşlarla paylaşılan bir kahkaha ve omuz omuza verilen bir destektir.
Gündem
TBMM’den Öğrenci Affına Onay: Üniversiteyle İlişiği Kesilenlere Geri Dönüş Yolu Açıldı
FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber
TBMM’den Öğrenci Affına Onay: Üniversiteyle İlişiği Kesilenlere Geri Dönüş Yolu Açıldı
Tarih: 30 Temmuz 2026
Saat: 23:20
Okuma Süresi: 3 dakika
ANKA

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda, üniversitelerden ilişiği kesilen öğrencilere yeniden eğitim hakkı tanıyan “öğrenci affı” düzenlemesi kabul edildi. Yükseköğretim Kanunu’nda değişiklik öngören teklifin 15’inci maddesi, yoğun tartışmaların ardından Meclis’ten geçti. Peki bu düzenleme kimleri kapsıyor, hangi eleştiriler gündeme geldi? İşte detaylar…
Düzenleme Kimleri Kapsıyor?
Kabul edilen maddeyle birlikte, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na geçici bir madde ekleniyor. Buna göre:
· Yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekteyken ilişiği kesilenler,
· Kayıt hakkı kazandığı halde çeşitli nedenlerle kayıt yaptıramayan öğrenciler,
yükseköğrenimlerine devam etme hakkına kavuşacak.
Ayrıca, daha önce farklı bir öğrenim düzeyinde (ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora) bu kapsamda haklardan yararlanmış olmak, başka bir düzeyde aynı maddeden faydalanmaya engel teşkil etmeyecek.
Komisyon Sürecine Eleştiriler: “Sadece YÖK Vardı”
Teklifin görüşmeleri sırasında muhalefetten düzenlemeye yönelik sert eleştiriler geldi. Yeni Yol Grubu adına söz alan Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, öğrenci affının aylardır beklendiğini ancak sürecin aceleye getirildiğini belirtti.
Çalışkan, komisyon görüşmelerinin kesintisiz şekilde bir gecede tamamlandığını hatırlatarak şu eleştirileri sıraladı:
“Komisyon kesintisiz, bir gece sabaha kadar görüştü, on beş saatlik müzakere sonucunda bir yasa çıktı. Kanunun hazırlanma sürecinde sendikalar, sivil toplum örgütleri, alanında uzmanlar yok. Kim var? Sadece YÖK var; o da zaten taraf.”
Çalışkan, yasanın yürürlüğe girmesinin ardından çok az sayıda öğrenci dışında kimsenin memnun olmayacağını savundu.
“Üniversiteler İşsiz Üreten Fabrika Haline Geldi”
Eğitim politikalarına yönelik eleştirilerini sürdüren Çalışkan, 12 yıllık zorunlu eğitimin mesleki eğitime zarar verdiğini öne sürdü. 28 Şubat sürecinde eğitimin 8 yıla çıkarıldığını hatırlatan Çalışkan, mevcut uygulamayı “28 Şubat’a level atlattınız” sözleriyle eleştirdi.
İstihdam sorununa da dikkat çeken Çalışkan, bazı fakültelerin mezunlarına iş olanağı sağlayamadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Üniversiteler artık işsiz üreten fabrika haline geldi. Yapacağınız iş, eğer bir fakültenin mezunu bir yere atanamayacaksa kapatın, boşuna almayın, insanların duygusunu sömürüyorsunuz.”
“İltisak ve İrtibat” Tartışması
DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu ise madde metninde yer alan “terör örgütlerine iltisakı yahut bunlarla irtibatı” ifadesinin hukuki belirsizlik yarattığını savundu.
Konukçu, bu kavramların geçmişte çok sayıda öğrenci açısından hak kayıplarına yol açtığını belirterek şunları söyledi:
“İltisak ve irtibat kavramları üzerinden pek çok sosyalist, devrimci ve muhalif öğrencinin eğitim hakkı göz göre göre gasbedilmiştir.”
Ayrıca, yakın geçmişte özellikle olağanüstü hal döneminde çok sayıda öğrenci hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmaksızın idari işlemler tesis edildiğini hatırlatan Konukçu, bu durumun eğitim hakkı üzerinde kalıcı sonuçlar doğurduğunu ifade etti.
Madde Oylanarak Kabul Edildi
Verilen önergelerin reddedilmesinin ardından 15’inci madde oylanarak kabul edildi. Böylece üniversiteyle ilişiği kesilen veya kayıt yaptıramayan öğrencilere yükseköğrenimlerine devam etme hakkı tanıyan düzenleme resmiyet kazandı.
Gündem
İçerik Başlığı: AHBAP Soruşturmasında 7 Kişi Tutuklandı! İşte Hüseyin Başaran’ın O İfadesi
FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber
İçerik Başlığı: AHBAP Soruşturmasında 7 Kişi Tutuklandı! İşte Hüseyin Başaran’ın O İfadesi
Tarih: 30 Temmuz 2026
Saat: 14:30
Okuma Süresi: 4 dakika
FatihDoğanMedya

AHBAP Derneği’ne yönelik yürütülen ‘Ahbaplar Suç Örgütü’ soruşturmasında flaş bir gelişme yaşandı. 4’üncü dalga operasyon kapsamında gözaltına alınan 13 şüpheliden aralarında ünlü iş insanı Hüseyin Başaran’ın da bulunduğu 7 kişi tutuklandı. Başaran’ın savcılıkta verdiği ifade ise soruşturmanın boyutlarını gözler önüne serdi.
Soruşturmanın 4’üncü Dalgası: 13 Gözaltı, 7 Tutuklama
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 27 Temmuz Pazartesi sabahı 4’üncü dalga operasyonu gerçekleştirdi. Operasyonda 13 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 12 şüpheliden 7’si tutuklanırken, 6 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı.
Tutuklanan isimler şöyle: Hüseyin Başaran, Ayhan Çevik, Murat Yaren, Nejdet Kuy, Emin Arat, Muhammed Ali Yılmaz ve Deniz Şimşek.
Soruşturmanın 4 Ana Ayağı
Savcılık tarafından yürütülen soruşturmada 4 ana başlık altında inceleme yapıldığı ortaya çıktı:
· Konut ve Konteyner Alımları: Derneğin 2023 yılında konut yapımı için anlaşma sağladığı ve bağışlardan önemli miktarda para aktardığı halde taahhüt edilen konutların tamamlanmadığı iddia edilen şirket yetkilileri hakkında işlem başlatıldı.
· Şüpheli Taşınmaz Devirleri: Bazı kişi ve şirketler tarafından Yeliz Kaya’ya çok sayıda taşınmaz devredildiği tespit edildi.
· Dernek Çekleri: Dernek tarafından düzenlenen bazı çeklerin dolaşımı ve tahsil süreçleri inceleniyor.
· Haluk Levent ile Mali İlişkiler: Haluk Levent ile arasındaki mali ve ticari ilişkinin şüpheli nitelikte olduğu değerlendirilen Ali D. hakkında işlem başlatıldı.
Hüseyin Başaran’ın Savcılık İfadesi Ortaya Çıktı
Soruşturmanın en dikkat çeken ismi olan Başaran Holding’in sahibi Hüseyin Başaran’ın savcılık ifadesi, yaşananları tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.

Haluk Levent ile Tanışma
Başaran ifadesinde Haluk Levent ile 4 sene önce Trabzon’da bir otelin lobisinde tanıştığını, ardından 4 sene boyunca kendisini görmediğini belirtti. 4 sene sonra bir mekanda karşılaştıklarında Levent’in kendisine daire satın almak istediğini söylediğini aktardı.
‘Uluslararası Fonlar’ İddiası
Levent’in kendisine toplu daire alımları yaptığını ve bu daireleri uluslararası yardım fonlarından gelen paralarla satın aldığını söylediğini iddia eden Başaran, Levent’in kendisine Yeliz Kaya’yı yurt dışındaki fonların temsilcisi olarak tanıttığını ve dairelerin onun üzerine tescil edilmesi gerektiğini söylediğini kaydetti.
‘Kızımın Adını Kullanarak Duygusal İstismar’
Başaran ifadesinin en çarpıcı bölümünde şu ifadeleri kullandı: *“Kızımın adını kullanarak sürekli duygusal bir istismar süreci yürüttü. Neredeyse her gün evime geliyordu. Bu şekilde peyderpey 21 daire ve 1 fabrika devrettik. Bunlara dair sözleşmeleri sunduk. Bunlar karşılığında hep şahsi senetlerini verdi. Bize verdiği senetlerden Ahbap Derneği’nin kefil olduğu senet yoktur.”
‘Taşınmazların Esin Önder Çağlayan’a Devredileceğini Bilmiyordum’
Başaran, 22 taşınmazın Esin Önder Çağlayan’a devredileceğinden haberinin olmadığını belirterek, taşınmazlar üzerinde şu anda ciddi ipotekler bulunduğunu ve Globus ile Kanat şirketlerinin bu taşınmazlar üzerine ipotek tesis ederek kredi çektiğini öne sürdü.
Başaran ayrıca devrettikleri taşınmazların parasını alamadıklarını, Levent’in kendisine Amerika’da bir iş insanından bahsederek tekne satabileceğini söylediğini ancak bu işin de sonuçsuz kaldığını ifade etti.
Soruşturma Derinleşiyor
AHBAP Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında daha önce Haluk Levent ve 13 kişi daha tutuklanmıştı. Yeni dalga operasyonla birlikte soruşturmanın kapsamı giderek genişliyor. Derneğin mali yapısı, bağışların kullanımı ve şüpheli taşınmaz devirleri mercek altına alınırken, önümüzdeki günlerde yeni gözaltı ve tutuklamaların yaşanması bekleniyor.
Ahbap Soruşturması’nda Yeni Dalga: Hüseyin Başaran Dahil 7 Kişi Tutuklama Talebiyle Hakimlikte
Gündem
PKK’dan çerçeve yasa açıklaması: “Esas yaklaşımı yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız”
FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber
PKK’dan çerçeve yasa açıklaması: “Esas yaklaşımı yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız”
Tarih: 30 Temmuz 2026 | Saat: 22:15 | Okuma Süresi: 3 dakika
Kaynak: Anka Haber Ajansı / Ahmet Ün (Diyarbakır)

PKK’dan çerçeve yasaya ilişkin ilk açıklama: “Barış dilde başlar”
Terör örgütü PKK, İmralı’da bulunan Abdullah Öcalan’ın talimatıyla fesih kararını açıklamasının ardından, önümüzdeki hafta Meclis’ten geçmesi beklenen çerçeve yasaya dair dikkat çeken bir açıklama yaptı. Örgüt, yasanın içeriğini görmeden nihai tutumlarını belirlemeyeceklerini duyurdu.
Açıklamada, “Türkiye halklarının geleceğini ilgilendiren kök yasayla ilgili tartışmalar çeşitli biçimde sürmekte ve kamuoyuna yansımaktadır. Yapılan tartışmalar ve açık kaynaklardan yansıyanlara baktığımızda bu yasaya ne kadar ciddi yaklaşılıyor konusunda kuşkular oluşmaktadır” ifadeleri yer aldı.
Öcalan’ın 20 Temmuz tarihli görüşmesine atıf
PKK, açıklamasında Abdullah Öcalan’ın 20 Temmuz tarihli görüşmede çıkacak yasaya ilişkin görüşlerine de yer verdi. Örgüt, Öcalan’ın yasanın “basit, dar ve geleceğe hizmet etmeyen biçimde olmaması” gerektiğini vurguladığını aktardı.
Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Bu yasanın Kürt halkıyla Türk devleti arasındaki yüz yıllık kopukluğu gidermede önemli bir adım olması beklenmektedir. Dolayısıyla barışı hedefleyen bir yasa özelliği taşıması önemli olmaktadır. Dünyanın her yerinde olduğu gibi barış en başta da dilde başlar.”
“Terör örgütü” tanımlamasına itiraz
Örgüt açıklamasının en dikkat çeken bölümlerinden birinde, kendileri için hâlâ “terör” ve “terör örgütü” kavramlarının kullanılmasına itiraz etti. PKK, fesih kararı sonrası bu tanımlamaların süreci sorunlu hale getireceğini savundu.
“Daha baştan hassasiyetlere dikkat etmemektir. Özcesi dil, tanımlama ve içeriğin amaca uygun olması sürecin ilerlemesi için çok önemlidir” denildi.
Öcalan’ın rolü vurgusu: “Devreye girmeden mümkün değil”
PKK açıklamasında, Abdullah Öcalan’ın süreçteki rolünün netleştirilmesi gerektiğini ısrarla vurguladı. “Abdullah Öcalan devreye girmeden ve bizzat bu süreci yönetmeden alınan kararların ve çıkan yasanın gereklerini yerine getirmek mümkün değildir” ifadeleri kullanıldı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin daha önce dile getirdiği “Öcalan’ın barış ve siyasallaşma koordinatörü olması” görüşüne de atıfta bulunulan açıklamada, İmralı’da yapılan tartışmalarda bu konunun kabul edildiği iddia edildi.
“Muhatap ve baş müzakereci olan Abdullah Öcalan’ın konumunun netleştirilmesi önemli olmaktadır” denilerek, Öcalan’ın statüsünün yasada dikkate alınmaması durumunda yasanın pratikte uygulanmasının zorlaşacağı öne sürüldü.
“Esas tutumumuzu yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız”
PKK, çerçeve yasaya ilişkin nihai değerlendirmesini henüz yapmadığını belirterek, “Daha önce de defalarca belirttiğimiz gibi esas yaklaşım ve tutumumuzu yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız. Kuşkusuz yasa olumlu olduğunda teşvik edici olacağız ve üzerimize düşeni yapacağız” ifadelerini kullandı.
Örgüt ayrıca, barış sürecinin sadece silahsızlanmaya indirgenmemesi gerektiğini savunarak, “Kök ya da çerçeve yasadan söz etmek bu yasadan sonra başka yasaların çıkacağı ve adımların atılacağını kabul etmektir” görüşünü dile getirdi.
Gözler Meclis’te
PKK’nın bu açıklaması, önümüzdeki hafta Meclis gündemine gelmesi beklenen çerçeve yasa tartışmaları öncesinde önemli bir mesaj olarak değerlendiriliyor. Örgütün yasayı gördükten sonraki tutumunun nasıl şekilleneceği ve sürecin nasıl ilerleyeceği ise merak konusu.
-
Gündem1 hafta önceAkyaka’da dehşet anları! Sokak ortasında birbirlerini bıçakladılar, o anlar kamerada
-
Ekonomi1 hafta önceSGK duyurdu: Emekli aylığı farkları yarın hesaplarda! İşte ödeme tarihi ve tutarlar
-
Ekonomi7 gün öncePETROL FİYATLARI MAYISTAN BU YANA İLK KEZ 100 DOLARI AŞTI
-
Magazin7 gün önceJon Bon Jovi’den Sahne Şoku! Konserini Aniden Kesti ve Hayranlarına Söz Verdi
-
Spor4 gün önceFilenin Sultanları’ndan Dev Geri Dönüş! Türkiye-Brezilya VNL Finalinde Nefes Kesti
-
Gündem1 hafta önceYozgat’ta Kayıp Vatandaş Mezarlıktaki Tabutun İçinde Sağ Bulundu
-
Spor4 gün önceSantarelli’den Eleştirilere Sert Cevap: “Türkiye’yi Çok Seviyorum Ama Denge Şart”
-
Gündem5 gün önceAntalya’da Korkunç Cinayet: Eski Sevgilisini Vurdu, Ardından Kendini Öldürdü
