Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Tunceli’de İnşaat Faciası: Üzerine Beton Blok Düşen İşçi Zülfü Uygur Hayatını Kaybetti

Yayımlandı

üzerinde

Tunceli’de İnşaat Faciası: Üzerine Beton Blok Düşen İşçi Zülfü Uygur Hayatını Kaybetti

Tarih: 4 Haziran 2026
Saat: 10:34

Tunceli merkez Esentepe Mahallesi’nde yapımı devam eden bir inşaatta çalışan 56 yaşındaki işçi Zülfü Uygur’un üzerine beton blok düştü. Ağır yaralanan Uygur, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Tunceli’de yürekleri dağlayan bir iş kazası yaşandı. Esentepe Mahallesi’nde devam eden bir inşaat projesinde, 56 yaşındaki inşaat işçisi Zülfü Uygur’un üzerine henüz belirlenemeyen bir nedenle büyük bir beton blok düştü. Olay anında ağır yaralanan talihsiz işçi, mesai arkadaşlarının yardımıyla bloğun altından çıkarıldı ve olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerine teslim edildi.

Ağır yaralı olarak Tunceli Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Uygur, ilk müdahalesinin ardından Elazığ Fırat Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildi. Yoğun bakımda doktorların tüm çabasına rağmen Zülfü Uygur kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Olayın ardından inşaat alanında geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı. Yetkililer, kazanın meydana geliş nedenini ve iş güvenliği önlemlerinin yeterliliğini mercek altına alırken, işçi arkadaşları büyük bir yasa boğuldu. Görgü tanıkları, olayın bir anda geliştiğini ve kurtarma çabalarının yetersiz kaldığını ifade etti.

“İş Cinayeti” Tartışmaları Yeniden Alevlendi

Yaşanan acı olay, Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği konusundaki eksiklikleri bir kez daha gözler önüne serdi. İSİG Meclisi’nin verilerine göre, 2025 yılında en az 2 bin 105 işçi çalışırken yaşamını yitirdi. 2026 yılının sadece ilk üç ayında ise bu sayı 432’ye ulaştı. İnşaat sektörü, en fazla ölümlü kazanın yaşandığı sektör olarak dikkat çekiyor. Uzmanlar, “iş kazası” olarak nitelendirilen bu olayların aslında alınmayan önlemler nedeniyle birer “iş cinayeti” olduğunu vurguluyor.

Konuyla ilgili konuşan bir iş güvenliği uzmanı, “Beton blok düşmesi gibi bir olayın yaşanması, sahada gerekli bağlama, sabitleme ve uyarı sistemlerinin olmadığını gösteriyor. Her işçinin hayatı, alınacak basit önlemlerle korunabilir. Bu ihmaller zinciri bir kez daha bir canımıza mal oldu” dedi.

Yetkililerden Açıklama

Olayla ilgili soruşturma başlatan Cumhuriyet Başsavcılığı, inşaatın iş güvenliği uzmanı, işveren vekili ve şantiye şefi hakkında “taksirle ölüme neden olma” suçundan adli işlem başlatılmasını değerlendiriyor. Tunceli Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, “Kazanın tüm yönleriyle araştırılması ve sorumluların adalet önünde hesap vermesi için gerekli adımlar atılmıştır” ifadelerine yer verildi.

Sosyal Medya Yorumları

Zülfü Uygur’un acı haberini alan vatandaşlar, sosyal medyada büyük bir tepki gösterdi. Binlerce kullanıcı, “bir can daha gitti” etiketiyle paylaşımlar yaparak iş güvenliği denetimlerinin artırılmasını talep etti. Bir kullanıcı, “Her gün bir işçi cenazesi kaldırıyoruz. Bu ülkede işçi ölümleri durmuyor. Yetkililer artık sessiz kalmamalı” yorumunda bulundu.

Benzer Kazalar

Tunceli’deki bu acı olay, inşaat sektöründe yaşanan benzer faciaları da akıllara getirdi. Geçtiğimiz aylarda İstanbul Tuzla’da bir inşaatta 5. kattan beton zemine düşen bir işçi feci şekilde can vermişti. Şanlıurfa’da beton dökümü sırasında inşaatın çökmesi sonucu 2 işçi yaşamını yitirmiş, 3 işçi yaralanmıştı.

Sonuç

Tunceli’deki bu elim olay, işçi sağlığı ve güvenliği konusunda Türkiye’de ciddi bir denetim ve uygulama eksikliği olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Zülfü Uygur’un acı haberi, iş cinayetlerinin önlenmesi için daha fazla çaba gösterilmesi gerektiğini hatırlatıyor.

Gündem

Kaza sonrası çaya düştüğü değerlendirilen Esma Nur, ağaç diplerinde aranıyor

Yayımlandı

üzerinde

Kaza sonrası çaya düştüğü değerlendirilen Esma Nur, ağaç diplerinde aranıyor

· Tarih: 04 Haziran 2026
· Saat: 12:30

Sivas’ın Koyulhisar ilçesinde 16 Mayıs gece yarısı meydana gelen feci trafik kazasının ardından kaybolan 18 yaşındaki Esma Nur Hacıosmanoğlu için arama kurtarma çalışmaları 19’uncu gününde devam ediyor. Kazanın şokuyla Kelkit Çayı’na düştüğü değerlendirilen genç kızın izine ulaşılabilmesi için ekipler, çay içindeki ağaçların diplerini titizlikle kontrol ediyor.

Kaza, D-100 kara yolunun Aşağıkale Mahallesi Kalebaşı Tünel çıkışında meydana geldi. U.Y. (20) idaresindeki 28 DR 070 plakalı otomobil, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu takla attı. Kazada araçta bulunan Yağmur Hira Yazıcı (17) olay yerinde yaşamını yitirirken, sürücü U.Y. ise ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.

Kazadan yaralı olarak kurtulan Esma Nur Hacıosmanoğlu’ndan ise olay sonrasında haber alınamadı. Genç kızın kazanın şokuyla yol kenarındaki Kelkit Çayı’na düştüğü değerlendirilmesi üzerine bölgede geniş çaplı bir arama kurtarma operasyonu başlatıldı.

Sivas İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) koordinesindeki çalışmalara çok sayıda ekip destek veriyor. Malatya Jandarma Su Altı Arama Kurtarma Timi, Kayseri Emniyet Müdürlüğü Su Altı Arama Kurtarma ekipleri ve Suşehri Jandarma Komando Birliği’ne bağlı komandolar, çalışmalara katılan personel arasında yer alıyor.

 Ekiplerden Kritik Çalışma!

Arama çalışmaları kapsamında nehir yatağı, botlar, dalgıçlar ve dronlar ile taranıyor. Uzman ekipler, kazanın yaşandığı bölgeden başlayarak özellikle su altında tutunma ihtimaline karşı çay içindeki ağaçların diplerini tek tek kontrol ediyor. Bölgede son günlerde etkili olan yoğun yağışlar ve Kılıçkaya Barajı’nın kapaklarının açılması nedeniyle Kelkit Çayı’nın debisinin oldukça yüksek olması ise çalışmaları güçleştiriyor.

Uzun süredir devam eden aramalara rağmen ne yazık ki genç kıza ait herhangi bir bulguya henüz ulaşılamadı. Ekiplerin titiz çalışmaları ise aralıksız bir şekilde sürüyor.

Kazada hayatını kaybeden 17 yaşındaki Yağmur Hira Yazıcı’nın ise Koyulhisar ilçesinde düzenlenen cenaze töreninin ardından toprağa verildiği öğrenildi.

Okumaya Devam Et

Gündem

Serinlemek için girdiği çayda akıntıya kapıldı, 5 gündür kayıp

Yayımlandı

üzerinde

Serinlemek için girdiği çayda akıntıya kapıldı, 5 gündür kayıp

04 Haziran 2026 – 12:15

Adana’nın Karaisalı ilçesinde arkadaşlarıyla pikniğe giden 25 yaşındaki Ömer Alptekin, serinlemek için Eğlence Çayı’na girdikten kısa süre sonra akıntıya kapılarak gözden kayboldu. Bölgede jandarma, AFAD ve su altı kurtarma ekiplerinin katılımıyla başlatılan arama çalışmaları 5’inci gününde de sonuçsuz sürüyor.

FatihDoğanMedya ÖZEL – Adana’da yürekleri sızlatan kayıp

Adana’nın Karaisalı ilçesine bağlı Dokuzoluk Kanyonu’ndaki Eğlence Çayı, 31 Mayıs sabahı yaşanan acı olaya sahne oldu. Arkadaş grubuyla bölgeye piknik yapmaya giden 25 yaşındaki Ömer Alptekin, serinlemek amacıyla çaya girdi. Ancak bir süre sonra akıntıya kapılan genç, arkadaşlarının gözleri önünde sürüklenerek kayboldu.

Olay, saat 09.00 sıralarında meydana geldi. Ömer’in bir anda akıntıyla gözden kaybolması üzerine arkadaşları durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye jandarma, itfaiye, AFAD ve su altı arama-kurtarma ekipleri sevk edildi.

Ekipler havadan ve sudan arama yapıyor

Ekipler, çay boyunca ve çevresindeki su birikintilerinde yoğun bir tarama başlattı. Ancak ne yazık ki 5 gün geçmesine rağmen Ömer Alptekin’den herhangi bir iz bulunamadı. Havanın kararmasıyla ara verilen çalışmalar, her sabah günün ilk ışıklarıyla birlikte yeniden başlatılıyor.

Karaisalı ilçesinde yaşayan Ömer Alptekin’in ailesi ve sevenleri, bölgedeki çalışmaları endişeli gözlerle takip ediyor. Aile yetkilileri, “Oğlumuzdan bir haber bekliyoruz, dualarınızı eksik etmeyin” çağrısı yaptı.

Bölgede akıntı uyarısı

Yetkililer, özellikle yaz aylarında serinlemek amacıyla girilen dere ve çaylardaki ani akıntı tehlikesine karşı vatandaşları uyardı. Uzmanlar, bilinmeyen sularda kesinlikle yüzülmemesi gerektiğini ve özellikle yağışların ardından su seviyesi ile akıntı hızının aniden değişebileceğini hatırlattı.

FatihDoğanMedya Yorumu

Ömer’in kaybolduğu Eğlence Çayı, doğal güzelliğiyle bilinse de mevsimsel akıntıları ve kayalık yapısıyla tehlike saçıyor. Yetkililer, yaz aylarında bu tür doğal sularda artan boğulma ve kaybolma vakalarına karşı daha fazla önlem alınması gerektiğini belirtiyor.

Gözden kaybolalı tam 5 gün olan Ömer Alptekin için umutlar hâlâ taze. Arama çalışmaları, ekiplerin büyük bir gayretiyle sürüyor. Tüm Türkiye, Ömer’e ulaşılmasını bekliyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Anayasa Mahkemesi ‘Süresiz Nafaka’ Düzenlemesini İptal Etti: TBMM’ye 9 Ay Süre

Yayımlandı

üzerinde

Anayasa Mahkemesi ‘Süresiz Nafaka’ Düzenlemesini İptal Etti: TBMM’ye 9 Ay Süre

Tarih: 04.06.2026.  12:15

Türkiye’nin yakından takip ettiği süresiz nafaka (yoksulluk nafakası) tartışmasında kritik eşik aşıldı. Anayasa Mahkemesi (AYM), boşanma sonrası eşe ömür boyu nafaka bağlanmasına yol açan düzenlemeyi iptal etti. Yüksek Mahkeme, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini oy çokluğuyla Anayasa’ya aykırı bularak kaldırdı ve konunun yeniden düzenlenmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) 9 aylık süre tanıdı.

Kararın ardından Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Bu çerçevede Anayasa Mahkemesinin, Türk Medeni Kanunu’ndaki ‘süresiz nafaka’ düzenlemesine ilişkin verdiği iptal kararını adalet ve hakkaniyet ilkeleri adına son derece kıymetli buluyoruz” ifadelerini kullandı.

İptal Başvurusu Nereden Geldi?

Dava, Antalya 12. Aile Mahkemesi’nin, TMK’nın 175. maddesindeki “süresiz olarak” ifadesinin iptali talebi üzerine Anayasa Mahkemesi’ne taşındı. Yerel mahkeme, düzenlemenin hakkaniyete aykırı olduğu ve boşanan bireylerin yeniden hayat kurma özgürlüğünü kısıtladığı gerekçesiyle başvuruda bulundu.

Süresiz Nafika Nedir ve Neden Tartışılıyordu?

Halk arasında “süresiz nafaka” olarak bilinen yoksulluk nafakası, Medeni Kanun’un 175. maddesinde şöyle düzenleniyordu: “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.”

Uygulamada bu madde, birçok kişinin hayatı boyunca nafaka ödemesine yol açarken, özellikle ikinci evlilik yapmak isteyen bireyler için mali ve psikolojik bir yük haline gelmişti. Adalet Bakanı Akın Gürlek de daha önce yaptığı açıklamada, “Boşanma davaları 10 yıl sürüyor, bu süre zarfında nafaka ödeyen şahıs kendine yeni bir hayat kuramıyordu. Bunu çözeceğiz” diyerek sorunun boyutuna dikkat çekmişti.

Kararın Detayları ve Yasal Süreç

Anayasa Mahkemesi, itirazı görüşmek üzere bugün (4 Haziran 2026) toplandı. Yapılan müzakereler sonucunda, “süresiz olarak” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptal edilmesine karar verildi. Yüksek Mahkeme, bu iptal kararının hemen yürürlüğe girmeyeceğini, TBMM’ye yeni bir yasal düzenleme yapması için 9 ay süre tanıdığını duyurdu.

Kararın gerekçesinde, süresiz nafakanın hem nafaka yükümlüsünün temel haklarını (özellikle mülkiyet hakkı ve özel hayatın gizliliği) ihlal ettiği, hem de toplumsal cinsiyet eşitliği ve adalet ilkeleriyle bağdaşmadığı vurgulandı. AYM, düzenlemenin “ölümüne kadar” bir bağlayıcılık yaratmasının, çağdaş hukuk sistemleriyle uyumlu olmadığını belirtti.

Süreç Nasıl İlerleyecek?

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararıyla birlikte, yasama organı harekete geçmek zorunda. TBMM, önümüzdeki 9 ay içinde süresiz nafaka yerine getirilecek yeni modeli belirleyecek.

Hükümet cephesinden yapılan açıklamalarda, yeni düzenlemenin “dengeli ve adil bir model” olacağı ifade ediliyor. Adalet Bakanı Gürlek, konunun Yargı Paketi’nin en temel konu başlıklarından birini oluşturduğunu ve vatandaşlardan gelen yoğun talepler doğrultusunda hareket edileceğini söyledi.

Uzmanlar Ne Diyor?

Hukukçular, AYM’nin bu kararını “tarihi” olarak nitelendirirken, yeni düzenlemenin nasıl şekilleneceği konusunda farklı senaryolar üzerinde duruyor. Beklentiler, nafaka süresinin evlilik süresiyle sınırlandırılması, belirli bir süre sonra nafakanın kendiliğinden sona ermesi veya nafaka miktarının kademeli olarak azaltılması gibi seçenekler üzerinde yoğunlaşıyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar