Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Son Dakika: Gülistan Doku Soruşturmasında Kan Donduran Detay! Firari Umut Altaş’ın Babasına Yazdığı Mesajlar Ortaya Çıktı: “Öteceğim Lan Her Şeyi!”

Yayımlandı

üzerinde

Son Dakika: Gülistan Doku Soruşturmasında Kan Donduran Detay! Firari Umut Altaş’ın Babasına Yazdığı Mesajlar Ortaya Çıktı: “Öteceğim Lan Her Şeyi!”

Tarih: 28 Nisan 2026,
Saat: 11:30

 

Tunceli’de 5 Ocak 2020’de kaybolan ve 6 yılı aşkın süredir kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen cinayet soruşturmasında, gizemli dosyanın kapılarını aralayacak çok kritik bir delil gün yüzüne çıktı. Hakkında kırmızı bültenle arama kararı bulunan firari şüpheli Umut Altaş ile tutuklu babası Celal Altaş arasındaki şok WhatsApp yazışmaları, cinayetin üzerindeki sis perdesini araladı.  baba-oğul arasındaki hararetli yazışmalarda “Savcıyı arar her şeyi anlatırım” ve “Öteceğim lan her şeyi, göreceksiniz dünya kaç bucak” gibi ifadeler yer aldı.

Ölüm Tehditleri ve Para Talebi

Hakkında kırmızı bülten çıkarılan ve Mayıs 2022’den beri önce Meksika’ya, ardından yasa dışı yollarla ABD’nin New Jersey eyaletine kaçtığı tespit edilen Umut Altaş’ın, Türkiye’de tutuklu bulunan babası Celal Altaş’a gönderdiği mesajlar, soruşturmaya bomba gibi düştü. Celal Altaş’ın teslim ettiği cep telefonunda yapılan dijital incelemede tespit edilen yazışmalara göre, Umut Altaş’ın hem büyük miktarda para talep ettiği hem de olayın aydınlanmasına yol açacak bilgilere sahip olduğunu ima ettiği görüldü.

“Beni susturuyordun”

Mesajlaşmalarda dikkat çeken detaylar şöyle sıralandı:

· Para Talebi ve Tehdit: Umut Altaş’ın, 9 Ocak 2026 tarihinde babasına “Bugün hesabıma 9 bin dolar bekliyorum” dediği, babasının “Size gönderdiğim 150 bin doları geri gönderin” yanıtı üzerine “Bugün para gelmezse savcı hanımı arar, her şeyi anlatırım. Beni Amerika’ya niye yolladığınızı söylerim” diyerek tehdit ettiği ortaya çıktı.
· Suçlama ve Tehdit: Babasının “Senin her şeyden haberin var şerefsiz” sözlerine Umut Altaş’ın verdiği yanıt ise tüyler ürpertti: “Bırak rol yapmayı. Sen susturuyordun ya. Ötecem lan her şeyi. Göreceksiniz dünya kaç bucak”.
· Tutuklu Mustafa Türkay Sonel’in İddiası: Tutuklu sanık Mustafa Türkay Sonel’in de ifadesinde, firari Umut Altaş’ın kendisini arayarak 10 bin dolar istediğini, “göndermezseniz yakarım hepinizi” dediğini iddia ettiği soruşturma dosyasına yansıdı.
· Anne ve Babanın Tutukluluğu: Soruşturma kapsamında şu ana kadar aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de bulunduğu 12 kişi tutuklanırken, bu yeni delillerle birlikte hem Celal Altaş’ın hem de eşinin tutukluluk halinin devamına karar verildi.

6 Saatlik Görüntü Kaydı Nerede? Saklayan Kim?

Dosyadaki tek çarpıcı gelişme WhatsApp mesajlarıyla sınırlı değil. Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla kritik bir delilin kaybolduğunu iddia etti.

· Çimen, baş şüpheli Mustafa Türkay Sonel’in olaydan bir gün önce (4 Ocak 2020) Gülistan’ın çalıştığı kafeye geldiğini belirterek, bu ana ait güvenlik kamerası kayıtlarının karartıldığını öne sürdü.
· Avukat Çimen, paylaştığı mesajda, “Baymak adlı iş yerinin 6 saatlik görüntü kaydını kim sakladı? Bu nasıl olabilir?” diyerek soruşturmadaki delil karartma çabalarına dikkat çekti.
· Bu gelişmenin hemen öncesinde, Tunceli Devlet Hastanesi’nde görevli iki bilgi işlem personeli, “hastane kayıtlarını ve dijital delilleri silme” şüphesiyle gözaltına alınmış, çıkarıldıkları mahkemece biri hakkında yurt dışı çıkış yasağı ve imza atma zorunluluğu, diğeri hakkında ise sadece yurt dışı çıkış yasağı konularak serbest bırakılmıştı.

Soruşturmanın Geçmişi: 6 Yıllık Sessizlik ve Adalet Arayışı

· 20 Ocak 2020: Gülistan Doku’nun kaybolması, ailesinin Diyarbakır’dan Tunceli’ye gelerek kayıp başvurusu yapmasıyla resmiyet kazandı.
· 2020-2024 Yazı: Uzun süre “kayıp” olarak sürdürülen dosya, kamuoyu baskısı ve yeni delillerin ortaya çıkmasıyla birlikte Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yeniden ele alındı.
· 13 Haziran 2024: Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na atanan ve dosyayı derinleştiren isim olan Başsavcı Ebru Cansu’nun talimatıyla özel bir soruşturma birimi kuruldu ve dosya “cinayet, delil karartma, kamu nüfuzunun kullanılması” kapsamında genişletildi. Başsavcı Cansu, yaptığı bir açıklamada dikkatini çeken ilk noktanın Gülistan Doku’nun SIM kartının Ankara’da baz vermesi olduğunu belirtmişti.
· 2025-2026: Soruşturma derinleştikçe, dönemin Tunceli Valisi T. S., oğlu M. T. S., dönemin İl Emniyet Müdürü Y. D. ve hastane görevlileri gibi çok sayıda kritik isim gözaltına alınmaya ve tutuklanmaya başladı. Umut Altaş’ın iddialarıyla birlikte dosya, karanlık bir senaryonun tüm detaylarını ifşa edecek bir noktaya ilerliyor.l

Editörün Kaleminden: Sır Perdesi Aralanıyor mu?

Gülistan Doku dosyası, Türkiye’nin kangren olmuş faili meçhul kadın cinayetlerinden yalnızca biri. 21 yaşında, hayatının baharında, üniversite okuma hayaliyle ailesinden kilometrelerce uzakta kaybolan genç bir kadının hikayesi. 6 yıl 4 ay süren sessizliğin ardından ortaya çıkan bu polisiye senaryo, Türk adalet sisteminin ısrarlı takibiyle yeniden canlandı. Şimdi tüm gözler, Umut Altaş’ın ABD’den iadesi ve bu tehdit dolu mesajların doğuracağı sonuçlara çevrilmiş durumda. Gerçeğin ortaya çıkması için verilen bu mücadelede en büyük destek, adalete olan inancımız ve bu tür haberlerin ses getirmesidir.

FatihDoğanMedya Editöründen Özel Notlar:

· Avukat Ali Çimen, X hesabından yaptığı son paylaşımda şu ifadelere yer verdi: “Savcı hanımı arar her şeyi anlatırım diyen bir şüphelinin hala iade edilmemesi düşündürücü.”
· ABD’de firari olan Umut Altaş’ın iadesi için Adalet Bakanlığı’nın resmi girişimleri devam ediyor. 9 Ocak’ta başlayan para isteme trafiğinin, Altaş’ın ABD’de ekonomik olarak köşeye sıkıştığını gösterdiği değerlendiriliyor.
· Gülistan’ın yakın arkadaşı Rojwelat Kızmaz’ın (2024’te hayatını kaybetti) ailesi, Batman Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Asırlık Tanıklık: Atatürk’ün Elini Öpen Hacer Nine’ye 101. Yaşında Sürpriz Doğum Günü

Yayımlandı

üzerinde

Asırlık Tanıklık: Atatürk’ün Elini Öpen Hacer Nine’ye 101. Yaşında Sürpriz Doğum Günü

Yayın Tarihi ve Saati: 12.06.2026 – 18:08

Amasya’da, Cumhuriyet ile neredeyse yaşıt olan 101 yaşındaki Hacer Akdoğan, çocukluk yıllarındaki unutulmaz anısını yaşadığı evde sürpriz bir kutlamayla taçlandırdı. Mustafa Kemal Atatürk’ü bizzat görüp elini öpme şerefine erişen son kuşaklardan biri olan asırlık çınar, AK Parti Amasya İl Başkanı Galip Uzun ve beraberindeki heyet tarafından evinde ziyaret edilerek 101’inci yaşı kutlandı.

Detaylar: Heyet, daha önce hastanede ziyaret ettiği Hacer Nine’ye “iyileşip evine döndüğünde ziyaret edeceğine” dair verdiği sözü tuttu. Ziyaret, 12-22 Haziran tarihleri arasında düzenlenen Uluslararası Atatürk Kültür ve Sanat Festivali kapsamında gerçekleştirildi ve adeta tarihe tanıklık eden bir sohbete dönüştü.

Hacer Nine duygularını şu sözlerle dile getirdi: “Atatürk Amasya’ya geldiğinde yanına yaklaşmıştık. Elini öpmüştüm”. Aynı ismi taşıyan gelini Hacer Akdoğan ise kayınvalidesinin bu anıyı her zaman gururla anlattığını belirtti.

İl Başkanı Galip Uzun, yaptığı açıklamada Hacer Nine’nin kimlik bilgilerine de dikkat çekti: “Teyzemizin kimliğinde hicri 1341 yazıyor. Bunu resmi kayıtlara çevirdiğimizde 1925 doğumlu olduğunu yani 101 yaşında olduğunu teyit ettik. Allah sağlık, afiyet versin” dedi.

Kesilen doğum günü pastasının ardından Hacer Nine’ye çiçek takdim edildi ve bu anlamlı gün, hep birlikte aile sıcaklığında kutlandı.

Okumaya Devam Et

Gündem

Kocaeli’de Acı Olay: Baba Evinde Asılı Halde Ölü Bulundu, SMA’lı Oğlunun Cihazının Fişi Çekildi

Yayımlandı

üzerinde

Kocaeli’de Acı Olay: Baba Evinde Asılı Halde Ölü Bulundu, SMA’lı Oğlunun Cihazının Fişi Çekildi

Tarih: 12 Haziran 2026
Saat: 16:13

Kocaeli’nin Derince ilçesinde 44 yaşındaki Soner Ata, evinde asılı halde ölü bulundu. SMA hastası 12 yaşındaki oğlunun bağlı olduğu cihazın fişinin çekildiği belirlenirken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Kocaeli’nin Derince ilçesinde yürek burkan bir olay yaşandı. Fatih Sultan Mahallesi Furkan Sokak’ta oturan Soner Ata (44), evinde asılı halde ölü bulundu. Eve gelen yakınları, acı manzarayla karşılaşırken aynı zamanda SMA hastası olan 12 yaşındaki oğlu N.E.A.’nın bağlı olduğu tıbbi cihazın fişinin çekildiğini fark etti. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Soner Ata’nın yaşamını yitirdiği kesinleşti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

SMA Hastası Oğul Hastaneye Kaldırıldı

Olay yerinde ilk müdahalesi yapılan SMA hastası N.E.A., önce Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne, ardından Kocaeli Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Küçük çocuğun yoğun bakım ünitesindeki tedavisinin sürdüğü öğrenildi.

Baba Toprağa Verildi

Otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından Soner Ata’nın cenazesi ailesine teslim edildi. Derince’deki Ulu Cami’de kılınan cenaze namazının ardından Soner Ata, Çınarlık Şehitliği’nde gözyaşları arasında son yolculuğuna uğurlandı

Olayın Aydınlatılması İçin Soruşturma Sürüyor

Olayla ilgili incelemeler devam ediyor. Başlatılan soruşturma kapsamında, babanın oğlunun cihazının fişini çektikten sonra yaşamına son vermiş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Mahalle sakinleri ve yakınlarının ifadelerine başvurulurken, polis olayın tüm yönlerini araştırıyor.

SMA (Spinal Müsküler Atrofi) Nedir?

Spinal Müsküler Atrofi (SMA), genellikle bebeklik veya çocukluk döneminde ortaya çıkan, kas güçsüzlüğü ve hareket kaybına yol açan kalıtsal bir hastalıktır. İleri evrelerde solunum kaslarını da etkileyen SMA, hastaların yaşamsal cihazlara (solunum cihazı, oksijen desteği vb.) bağlı kalmasını zorunlu kılabilir.

Okumaya Devam Et

Gündem

Kartal’da hakimi odasında silahla vuran savcıya 15 yıl hapis cezası verildi

Yayımlandı

üzerinde

Kartal’da hakimi odasında silahla vuran savcıya 15 yıl hapis cezası verildi

· Yayın Tarihi: 12 Haziran 2026
· Yayın Saati: 16:30

İstanbul’da yargı dünyasını sarsan ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran olayda karar çıktı. Kartal’da görev yaptığı dönemde bir kadın hakimi silahla vurarak yaralayan eski Cumhuriyet savcısı Muhammed Çağatay Kılıçaslan, mahkeme tarafından 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Mahkemeden ’15 Yıl’ Kararı

İstanbul Adliyesi 35. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasında, savcı Kılıçaslan “kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Sanığın sabıkasız olması nedeniyle diğer 3 suçtan verilen 3 yıl 4 aylık hapis cezasında ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi. Karar, yargı çevrelerinde ve kamuoyunda geniş yankı buldu.

 Olayın Geçmişi ve ‘Kahraman’ Müdahale

Olay, 13 Ocak 2026’da İstanbul Kartal Bölge Adliye Mahkemesi’nde meydana gelmişti. Anadolu Adliyesi’nde görevli savcı Muhammed Çağatay Kılıçaslan, 23. Ceza Dairesi Hakimi Aslı Kahraman’ı odasında ziyaret ettiği sırada çıkan tartışmanın ardından, belindeki ruhsatlı tabancayla hakimin kasık bölgesine ateş etmişti. Saldırganın ikinci kez tetiğe basmak üzere olduğu sırada, Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olup adliyede çaycı olarak görevlendirilen Yakup Karadağ hızla müdahale ederek daha büyük bir facianın önüne geçti.

 Dava Süreci ve Savunma

Kılıçaslan hakkında hazırlanan iddianamede “kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs”, “cebir ve tehdit kullanmak suretiyle iş yeri dokunulmazlığını ihlal”, “silahla ve zincirleme şekilde tehdit”, “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek” ve “ısrarlı takip” suçlarından 20 yıl 2 aydan 42 yıl 3 aya kadar hapis cezası talep edilmişti. Duruşmalarda, sanık savcının “Aşk çıkrığı olmayan bir kuyuya benzer. Ben de çıkamadım” şeklindeki savunması dikkat çekmişti.

Bu vahim olay, yargı camiasında derin yaralar açarken, çıkan kararın ardından sürecin nasıl şekilleneceği merak konusu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar