Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

‘SİLAHIM YOK’ DEMİŞTİ! Mustafa Türkay Sonel’in Kamuflajlı Tabancalı Fotoğrafı Ortaya Çıktı

Yayımlandı

üzerinde

‘SİLAHIM YOK’ DEMİŞTİ! Mustafa Türkay Sonel’in Kamuflajlı Tabancalı Fotoğrafı Ortaya Çıktı

Haber Tarihi 24 Nisan 2026,
Saat 12:30


Gülistan Doku soruşturması kapsamında ‘kasten öldürme’ suçundan tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in ifadesinde “Ben bu zamana kadar herhangi bir silah ya da tabancaya sahip olmadım” demesine rağmen, üzerinde tabanca bulunan kamuflajlı bir fotoğrafı ortaya çıktı.

FatihDoğanMedya / Tunceli (Özel Haber) – Kamuoyunda büyük yankı uyandıran Gülistan Doku soruşturmasında yeni bir skandal daha gün yüzüne çıktı. Soruşturma kapsamında ‘kasten öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderilen Mustafa Türkay Sonel’in, savcılık ifadesindeki “Silahım yok” sözlerini yalanlayan bir fotoğrafı basına sızdı. Fotoğrafta Sonel’in üzerinde kamuflaj kıyafet ve belinde tabanca ile çekilmiş görüntüsü dikkat çekiyor.

Kritik Detay: Kurum Ziyaretinde Çekilmiş

Edinilen bilgilere göre fotoğraf, tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in kentte gerçekleştirdiği bir kurum ziyareti sırasında çekildi. Görüntüde Mustafa Türkay Sonel’in, adeta bir koruma giysisi giydiği ve profesyonel bir ekipmanla poz verdiği görülüyor. Bu detay, Sonel’in ifadesinde belirttiği “Airsoft sporuna merak” savunmasının çok ötesinde, resmi bir görev görüntüsü verdiği yorumlarını beraberinde getirdi.

 İfadesinde “Airsoft” Savunması Yapmıştı

Mustafa Türkay Sonel’in basına yansıyan savcılık ifadesinde şu çarpıcı sözlere yer verdiği öğrenilmişti:

“Benim ateşli silahım yoktur. Bana Airsoft sporunu lise arkadaşım olan o dönem MİT müdürünün oğlu öğretmişti. Bu spor hobilerim arasında olduğu için bu sporda kullanılan boncuk atan (Fosforlu, Kırmızı, Yeşil, Beyaz renk) silahları kullanırdım. Kesinlikle gerçek bir silah ile hiçbir işim ve hiçbir merakım olmadı. Airsoft merakım vardır ve bu sporda kullanılan silahları kullanırdım.”

Ancak ortaya çıkan son kare, belindeki tabancanın airsoft sporu dışında bir kullanım amacına işaret ettiği şeklinde yorumlanıyor.

 Gülistan Doku Soruşturmasının Kronolojisi

Kamuoyunun yakından takip ettiği dava sürecinde önemli gelişmeler yaşanmıştı:

· 5 Ocak 2020: Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü ikinci sınıf öğrencisi Gülistan Doku, Tunceli’de kayboldu ve kendisinden bir daha haber alınamadı.
· HSK Kararnamesi (Haziran 2024): Türkiye’nin 3 kadın başsavcısından biri olan Ebru Cansu’nun Tunceli’ye atanmasıyla dosya yeniden açıldı. Özel bir ekip kurularak kentteki tüm KGYS ve güvenlik kamerası görüntüleri toplandı.
· Operasyon Dalgası (Nisan 2026): Cinayet şüphesiyle 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Aralarında dönemin Valisi Tuncay Sonel, oğlu Mustafa Türkay Sonel ve eski erkek arkadaş Zeinal Abakarov’un da bulunduğu 15 şüpheli gözaltına alındı; 1 şüpheli ise firari.
· Tutuklama Kararları: Tuncay Sonel ve oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de aralarında olduğu 12 şüpheli, ‘kasten öldürme’ başta olmak üzere çeşitli suçlardan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

 Yeni Dalga Beklentisi

Dosyadaki ifadelerin ardından soruşturmanın derinleştiği belirtiliyor. Sözcü TV’de konuşan gazeteci Barış Terkoğlu, tutuklanan 12 kişinin verdiği ifadelerde dönemin Tunceli Emniyeti’nden bazı isimlere ve Vali Sonel’in diğer korumalarına işaret ettiğini, bu nedenle ikinci dalga bir operasyon beklendiğini aktardı.

Gündem

Kocaeli’de Acı Olay: Baba Evinde Asılı Halde Ölü Bulundu, SMA’lı Oğlunun Cihazının Fişi Çekildi

Yayımlandı

üzerinde

Kocaeli’de Acı Olay: Baba Evinde Asılı Halde Ölü Bulundu, SMA’lı Oğlunun Cihazının Fişi Çekildi

Tarih: 12 Haziran 2026
Saat: 16:13

Kocaeli’nin Derince ilçesinde 44 yaşındaki Soner Ata, evinde asılı halde ölü bulundu. SMA hastası 12 yaşındaki oğlunun bağlı olduğu cihazın fişinin çekildiği belirlenirken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Kocaeli’nin Derince ilçesinde yürek burkan bir olay yaşandı. Fatih Sultan Mahallesi Furkan Sokak’ta oturan Soner Ata (44), evinde asılı halde ölü bulundu. Eve gelen yakınları, acı manzarayla karşılaşırken aynı zamanda SMA hastası olan 12 yaşındaki oğlu N.E.A.’nın bağlı olduğu tıbbi cihazın fişinin çekildiğini fark etti. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Soner Ata’nın yaşamını yitirdiği kesinleşti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

SMA Hastası Oğul Hastaneye Kaldırıldı

Olay yerinde ilk müdahalesi yapılan SMA hastası N.E.A., önce Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne, ardından Kocaeli Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Küçük çocuğun yoğun bakım ünitesindeki tedavisinin sürdüğü öğrenildi.

Baba Toprağa Verildi

Otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından Soner Ata’nın cenazesi ailesine teslim edildi. Derince’deki Ulu Cami’de kılınan cenaze namazının ardından Soner Ata, Çınarlık Şehitliği’nde gözyaşları arasında son yolculuğuna uğurlandı

Olayın Aydınlatılması İçin Soruşturma Sürüyor

Olayla ilgili incelemeler devam ediyor. Başlatılan soruşturma kapsamında, babanın oğlunun cihazının fişini çektikten sonra yaşamına son vermiş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Mahalle sakinleri ve yakınlarının ifadelerine başvurulurken, polis olayın tüm yönlerini araştırıyor.

SMA (Spinal Müsküler Atrofi) Nedir?

Spinal Müsküler Atrofi (SMA), genellikle bebeklik veya çocukluk döneminde ortaya çıkan, kas güçsüzlüğü ve hareket kaybına yol açan kalıtsal bir hastalıktır. İleri evrelerde solunum kaslarını da etkileyen SMA, hastaların yaşamsal cihazlara (solunum cihazı, oksijen desteği vb.) bağlı kalmasını zorunlu kılabilir.

Okumaya Devam Et

Gündem

Kartal’da hakimi odasında silahla vuran savcıya 15 yıl hapis cezası verildi

Yayımlandı

üzerinde

Kartal’da hakimi odasında silahla vuran savcıya 15 yıl hapis cezası verildi

· Yayın Tarihi: 12 Haziran 2026
· Yayın Saati: 16:30

İstanbul’da yargı dünyasını sarsan ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran olayda karar çıktı. Kartal’da görev yaptığı dönemde bir kadın hakimi silahla vurarak yaralayan eski Cumhuriyet savcısı Muhammed Çağatay Kılıçaslan, mahkeme tarafından 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Mahkemeden ’15 Yıl’ Kararı

İstanbul Adliyesi 35. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasında, savcı Kılıçaslan “kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Sanığın sabıkasız olması nedeniyle diğer 3 suçtan verilen 3 yıl 4 aylık hapis cezasında ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi. Karar, yargı çevrelerinde ve kamuoyunda geniş yankı buldu.

 Olayın Geçmişi ve ‘Kahraman’ Müdahale

Olay, 13 Ocak 2026’da İstanbul Kartal Bölge Adliye Mahkemesi’nde meydana gelmişti. Anadolu Adliyesi’nde görevli savcı Muhammed Çağatay Kılıçaslan, 23. Ceza Dairesi Hakimi Aslı Kahraman’ı odasında ziyaret ettiği sırada çıkan tartışmanın ardından, belindeki ruhsatlı tabancayla hakimin kasık bölgesine ateş etmişti. Saldırganın ikinci kez tetiğe basmak üzere olduğu sırada, Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olup adliyede çaycı olarak görevlendirilen Yakup Karadağ hızla müdahale ederek daha büyük bir facianın önüne geçti.

 Dava Süreci ve Savunma

Kılıçaslan hakkında hazırlanan iddianamede “kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs”, “cebir ve tehdit kullanmak suretiyle iş yeri dokunulmazlığını ihlal”, “silahla ve zincirleme şekilde tehdit”, “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek” ve “ısrarlı takip” suçlarından 20 yıl 2 aydan 42 yıl 3 aya kadar hapis cezası talep edilmişti. Duruşmalarda, sanık savcının “Aşk çıkrığı olmayan bir kuyuya benzer. Ben de çıkamadım” şeklindeki savunması dikkat çekmişti.

Bu vahim olay, yargı camiasında derin yaralar açarken, çıkan kararın ardından sürecin nasıl şekilleneceği merak konusu.

Okumaya Devam Et

Gündem

17 yıl sonra yeni karar: Muhsin Yazıcıoğlu helikopter kazası soruşturması Ankara’da

Yayımlandı

üzerinde

17 yıl sonra yeni karar: Muhsin Yazıcıoğlu helikopter kazası soruşturması Ankara’da

Tarih: 12 Haziran 2026
Saat: 11:30

Soruşturma dosyası “yetkisizlik” kararıyla başkente gönderildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın önümüzdeki süreçte dosyayı yeniden değerlendirmesi bekleniyor.

SON DAKİKA | 17 YIL SONRA YENİ GELİŞME

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin soruşturmada yeni ve kritik bir gelişme yaşandı. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma dosyası, yetkisizlik kararı verilerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi. Dosyanın başkente devredilmesiyle birlikte, 17 yıldır devam eden sürecin yeni bir aşamaya girdiği belirtiliyor.

 SORUŞTURMA NEDEN ANKARA’YA GÖNDERİLDİ?

Edinilen bilgilere göre, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, helikopter kazasıyla ilgili yürütülen kapsamlı soruşturma dosyası üzerinde yaptığı inceleme neticesinde “yetkisizlik” kararı aldı. Karar doğrultusunda, dosyadaki tüm belgeler, ifade tutanakları, bilirkişi raporları ve deliller Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, önümüzdeki günlerde dosyayı detaylı bir şekilde inceleyerek izlenecek yol haritasını belirleyecek. Hukuk kaynakları, başkentte yürütülecek yeni süreçte daha önce takipsizlikle sonuçlanan bazı iddiaların yeniden ele alınabileceğini belirtiyor.

 

 25 MART 2009: KEŞ DAĞI’NDAKİ BÜYÜK TRAJEDİ

Muhsin Yazıcıoğlu, 2009 yılındaki yerel seçimler için ilk kez helikopter kiralayarak Kahramanmaraş’taki mitinge katıldı. Çağlayancerit ilçesindeki mitingin ardından Yozgat’ın Yerköy ilçesine gitmek üzere havalanan helikopter, 25 Mart 2009 günü Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesinde bulunan Keş Dağı mevkisinde düştü.

Kazada, Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte şu isimler hayatını kaybetti:

· Erhan Üstündağ (BBP Sivas İl Başkanı)
· Yavuz Hızlan (BBP İl Başkan Yardımcısı)
· Murat Çetinkaya (Belediye Meclis Üyesi)
· İsmail Güneş (Gazeteci)
· Kaya İstektepe (Pilot)

Toplam 6 kişinin yaşamını yitirdiği kaza, Türkiye gündemini uzun süre meşgul etti.

 DAVANIN GEÇMİŞİ: TAKİPSİZLİK, İTİRAZ VE YENİDEN SORUŞTURMA

Kazanın ardından başlatılan soruşturma kapsamında 132 kişi hakkında işlem yapıldı. 20 Haziran 2016’da ise “kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına” dair takipsizlik kararı verildi. Ancak Yazıcıoğlu’nun ailesi ve Büyük Birlik Partisi’nin itirazı üzerine, Kahramanmaraş 2’nci Sulh Ceza Mahkemesi Nisan 2018’de 20 şüpheli hakkında verilen takipsizlik kararını kaldırdı. Mahkeme, 112 kişi yönünden ise itirazı reddetti.

Kararın ardından 20 şüpheli hakkında soruşturma yeniden başlatıldı. Süreçte 2 ayrı bilirkişi kurulu oluşturuldu ve son kurul 6 ayrı noktada keşif çalışması yürüttü. 8 yıldır devam eden soruşturma, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yetkisizlik kararıyla yeni bir evreye taşındı.

SİYASİ KULİSLERDEKİ YANKILAR

Dosyanın Ankara’ya gönderilmesi, siyasi kulislerde de geniş yankı buldu. BBP cephesinden yapılan açıklamalarda, “Gerçeğin ortaya çıkması için Ankara’da kapsamlı bir soruşturma bekliyoruz” mesajı verildi.

Muhsin Yazıcıoğlu’nun yakınları ise yıllardır süren belirsizliğe bir an önce nokta konulmasını talep ediyor. Kazanın sabotaj olduğuna dair iddialar da bu süreçte yeniden gündeme gelirken, yetkililer somut bir delil bulunmadığını belirtiyor.

SIRADA NE VAR?

Dosyanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na ulaşmasının ardından, başsavcılığın öncelikle mevcut evrakları inceleyerek kararını açıklaması bekleniyor. Hukukçular, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın:

1. Dosyayı doğrudan karara bağlayabileceğini,
2. Ek soruşturma yapılmasına hükmedebileceğini,
3. Ya da dosyayı yeni bir yetkisizlik kararıyla başka bir savcılığa gönderebileceğini

belirtiyor. Kesin olan bir şey var: 17 yıllık süreçte ilk kez dosya, olayın meydana geldiği il dışında bir adliyeye intikal etti. Bu durum, soruşturmanın seyri açısından önemli bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar