Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Ekonomi

Sivas’ın köyünde dev keşif: 424.000 ons (≈13,2 ton) altın tespit edildi — Resmi açıklama geldi

Yayımlandı

üzerinde

Sivas’ın köyünde dev keşif: 424.000 ons (≈13,2 ton) altın tespit edildi — Resmi açıklama geldi

05 Kasım 2025 • 11:30 · Okuma süresi: ≈ 3 dakika
Haber / FATİHDOGANMEDYA

Ereğli Demir ve Çelik (ERDEMİR) bağlı ortaklığı Erdemir Madencilik (ERMADEN) tarafından Sivas — Kangal, Alacahan Köyü mevkiinde yürütülen arama çalışmaları sonucunda UMREK ve JORC uyumlu “mümkün kaynak” düzeyinde 424.000 ons (yaklaşık 13,2 ton) altın içeriği tespit edildi. Şirket duyurusu KAP ve kurumsal basın bülteniyle paylaşıldı; analizler Bureau Veritas Ankara laboratuvarında gerçekleştirildi.


  • Keşif nerede yapıldı? — Sivas, Kangal, Alacahan Köyü.

  • Bulgu büyüklüğü — 424.000 ons altın (≈13,2 ton; modelleme: 14,9 milyon ton cevher, ort. tenör 0,89 g/t)

  • Raporlama ve doğrulama — UMREK & JORC uyumlu “Mümkün Kaynak”; analizler Bureau Veritas Ankara’da yapıldı

  • Sırada ne var? — Dolgu sondajları ve ek çalışmalarla “mümkün kaynağın” ölçümlenmiş rezerve (measured/indicated) dönüştürülmesi hedefleniyor; rezerv raporunun ve fizibilite çalışmalarının ilerleyen dönemde tamamlanması planlanıyor.


Detaylar — Ne bulundu, nasıl hesaplandı?

Ermad en’in Alacahan Altın Projesi kapsamında yapılan modelleme ve sondaj programı sonucunda, 0,5 g/t altın eşik tenörü kullanılarak 14,9 milyon ton cevher içinde ortalama 0,89 g/t tenörle yaklaşık 424.000 ons altın içeriği tespit edildi. Bu miktar metrik olarak yaklaşık 13,2 ton saf altına denk geliyor (1 troy ons = 31,1034768 gram → 424.000 × 31,1034768 ≈ 13.188 kg). Hesaplama ve veriler şirketin KAP bildirimi ve kurumsal açıklamasında yer aldı.

Analiz ve kalite kontrol (QA/QC) süreçleri uluslararası standartlara göre yürütüldü; laboratuvar analizlerinin Bureau Veritas Ankara Laboratuvarı’nda yapıldığı şirket duyurularında belirtildi. Şu ana kadar ruhsat sahasının 5.804,08 hektarlık kısmından 45 hektarlık alanda 360 karotlu sondaj (toplam ~96.649 metre) gerçekleştirildi; 96.533 adet ateş analizi sonucu elde edildi.


Şirketten ve yetkililerden kısa notlar

Şirket açıklamasında (KAP ve Erdemir’in kurumsal bülteni) bulunan ifadelere göre keşif, Erdemir’in madencilikte büyüme stratejisinin ilk somut sonuçlarından biri olarak değerlendiriliyor. Erdemir yönetimi; dolgu sondajları tamamlandıktan sonra “mümkün kaynağın” daha yüksek güvenilirlik düzeyine taşınması ve rezerv/fizibilite çalışmalarının takip edilmesini hedeflediklerini bildirdi.


Ekonomik ve yerel etkiler (ilk değerlendirme)

  • Bulgunun ekonomik büyüklüğü piyasa koşullarına göre değişecek; medya ve analist özetlerinde keşfin cari piyasa değeri yaklaşık 1,7–1,8 milyar ABD Doları aralığında telaffuz edildi. Ancak “mümkün kaynak” raporlaması henüz ekonomik işletilebilir bir rezerv (proven/ probable) anlamına gelmiyor; nihai ekonomik değerleme rezerv/fizibilite raporlarıyla netleşecek.

  • Bölge (Kangal, Sivas) için istihdam, altyapı ve tedarik zinciri açısından potansiyel etkiler bulunuyor; ancak çevresel etki değerlendirmeleri, ruhsat izin süreçleri ve yerel paydaş görüşmeleri sürecin kritik aşamaları olacak.


Ne zaman ‘rezerv’ olur?

Şirket notunda; dolgu sondajlarının tamamlanması, ilave karotlu sondajlar ve model güncellemeleri sonrası “mümkün kaynağın” ölçümlenmiş/ölçülebilir rezerv statüsüne yükseltilmesi hedefleniyor. Rezerv raporunun tamamlanmasının ve ekonomik işletilebilirliğin belirlenmesi için zaman ve ek saha çalışması gerekiyor; şirketin önceki yönlendirmelerine göre rezerv raporu sonraki yıl içinde (2026) bekleniyor.


Arka plan — Erdemir / Ermaden

Ereğli Demir ve Çelik (ERDEMİR) büyük oranda OYAK grubu bünyesinde faaliyet gösteren entegre çelik üreticisi olup madencilik faaliyetlerini bağlı ortaklığı Erdemir Madencilik (ERMADEN) aracılığıyla yürütüyor. Şirket, daha önce de saha keşifleri ve arama çalışmalarıyla ilgili KAP üzerinden yatırımcıları bilgilendirmişti; Alacahan bulgusu bu çalışmanın kapsamlı modelleme ve analiz sonucu ilk geniş ölçekli duyurusunu oluşturuyor.


Önemli notlar (gazetecilik ve teknik şeffaflık)

  • Şirketin duyurusu “mümkün kaynak” sınıflandırmasına işaret etmektedir; bu, henüz ekonomik olarak işletilebilir rezerv anlamına gelmez. Yatırımcılar ve kamuoyunun bu ayrımı gözetmesi önemlidi

  • Kullanılan teknik parametreler (eşik tenör, ort. tenör, ortalama yoğunluk, analiz laboratuvarı, sondaj metreleri) şirket bildirimi ve KAP eklerini temel almaktadır; ilerleyen dönemlerde yayımlanacak ayrıntılı rezerv raporu ve fizibilite çalışmaları nihai veriyi verecektir.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ekonomi

TÜİK’in Göç Raporu 2025: Türkiye’ye Gelenlerin Sayısı Fırladı, Gidenler Azaldı

Yayımlandı

üzerinde

TÜİK’in Göç Raporu 2025: Türkiye’ye Gelenlerin Sayısı Fırladı, Gidenler Azaldı

Tarih: 24 Haziran 2026

Saat: 14:30

TÜİK

Editör : Çilem Rüzgar

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Uluslararası Göç İstatistikleri’ni açıkladı. Verilere göre, Türkiye’ye göç edenlerin sayısı bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişiye yükseldi. Türkiye’den yurt dışına göç edenlerin sayısı ise yüzde 5 azalarak 403 bin 216 oldu.

Göç Tablosu Tersine Döndü

TÜİK’in 2025 yılı Uluslararası Göç İstatistikleri, Türkiye’nin göç profiline dair çarpıcı bir tablo ortaya koydu. Yurt dışından Türkiye’ye gelenlerin sayısı 2024’e göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Buna karşılık, Türkiye’den yurt dışına gidenlerin sayısı yüzde 5 azalışla 403 bin 216 olarak kaydedildi.

Böylece Türkiye, 2025 yılında net göç veren ülke konumunu korurken, gelen ve giden arasındaki makasın daraldığı dikkat çekti.

Kimler Geliyor, Kimler Gidiyor?

TÜİK verilerine göre, Türkiye’ye göç eden 393 bin 829 kişinin 91 bin 952’sini Türk vatandaşları, 301 bin 877’sini ise yabancı uyruklular oluşturdu. Yani her 4 göçmenden 3’ü yabancı uyruklu.

Türkiye’den yurt dışına göç eden 403 bin 216 kişinin ise 155 bin 119’u Türk vatandaşı, 248 bin 97’si yabancı uyruklu oldu.

Cinsiyet Dağılımı: Erkekler Önde

Göç hareketlerinde erkek nüfusun ağırlığı dikkat çekiyor:

· Türkiye’ye gelenlerin yüzde 56,6’sı erkek, yüzde 43,4’ü kadın.
· Türkiye’den gidenlerin yüzde 55,3’ü erkek, yüzde 44,7’si kadın.

Gençler Göçün Başrolünde

Yaş gruplarına göre yapılan analiz, göçün genç nüfus üzerinden şekillendiğini gösteriyor.

Türkiye’ye gelenlerde en büyük payı yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubu alırken, bunu yüzde 13,7 ile 25-29 yaş ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grupları izledi.

Türkiye’den gidenlerde ise ilk sırada yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubu yer aldı. Ardından yüzde 12,5 ile 20-24 yaş ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grupları geldi.

İstanbul’un Göç Üssü Konumu Değişmiyor

İller bazında bakıldığında, İstanbul’un göçün merkezi olma özelliği sürüyor. Türkiye’ye gelen göçmenlerin yüzde 42,2’si İstanbul’a yerleşti. İstanbul’u sırasıyla:

· Antalya yüzde 9,1
· Ankara yüzde 6,7
· İzmir yüzde 3,1
· Bursa yüzde 2,9

takip etti.

Ne Anlama Geliyor?

Uzmanlar, Türkiye’ye göçteki yüzde 25’lik artışın jeopolitik gelişmeler, ekonomik faktörler ve Türkiye’nin göç rotalarındaki konumuyla ilişkili olduğunu belirtiyor. Öte yandan Türkiye’den göçün azalması, son yıllarda yurt dışına çıkışlardaki düşüş trendinin devam ettiğini gösteriyor.

Okumaya Devam Et

Ekonomi

TÜİK verileri açıklandı! Hizmet sektöründe güven endeksi Haziran’da yüzde 1,4 arttı

Yayımlandı

üzerinde

TÜİK verileri açıklandı! Hizmet sektöründe güven endeksi Haziran’da yüzde 1,4 arttı

Tarih: 24 Haziran 2026
Saat: 10:11

TÜİK

Editör Fatih Doğan

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Haziran ayına ilişkin hizmet, perakende ticaret ve inşaat güven endekslerini açıkladı. Mevsim etkilerinden arındırılmış verilere göre güven endeksi hizmet sektöründe aylık bazda yüzde 1,4 artış kaydetti

TÜİK’in Haziran ayı verilerine göre, mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi hizmet sektöründe bir önceki aya göre yüzde 1,4 artarak 110,5 değerine ulaştı. Perakende ticaret sektöründe ise endeks yüzde 0,3 yükselerek 112,8 olurken, inşaat sektöründe yüzde 1,1 artışla 83 seviyesinde gerçekleşti.

Hizmet sektöründeki iyimserlik, alt kalemlere de yansıdı. Buna göre:

· Son üç aylık dönemde iş durumu yüzde 1,1 arttı
· Son üç aylık dönemde hizmetlere olan talep yüzde 2,7 yükseldi
· Gelecek üç aylık dönemde hizmetlere olan talep beklentisi yüzde 0,3 artış gösterdi

Perakende ve inşaatta karmaşık tablo

Perakende ticaret sektöründe son üç aylık dönemde iş hacmi-satışlar yüzde 0,4 artarken, mevcut mal stok seviyesi yüzde 2,7 yükseldi. Ancak gelecek üç aylık döneme ilişkin iş hacmi-satışlar beklentisi yüzde 1,6 geriledi.

İnşaat sektöründe ise alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi yüzde 0,2 azalırken, gelecek üç aylık dönemde toplam çalışan sayısı beklentisi yüzde 4 arttı. Bu durum, inşaat firmalarının önümüzdeki dönemde istihdamı artırmayı planladığına işaret ediyor.

Ekonomiye güven taze mi geliyor?

TÜİK verileri, hizmet sektörünün ekonomik aktivitedeki belirleyici rolünü bir kez daha ortaya koydu. Özellikle turizm, taşımacılık ve bilişim gibi alt sektörlerdeki canlanmanın, endeksteki yükselişte etkili olduğu değerlendiriliyor.

Uzmanlar, hizmet sektöründe talep artışının devam etmesi durumunda büyümeye olumlu katkı sağlayacağını belirtirken, perakende stoklarındaki yükseliş ve gelecek beklentilerindeki gerilemenin yakından takip edilmesi gerektiği uyarısında bulunuyor.

Okumaya Devam Et

Ekonomi

HATAY’DA ŞEFTALİDE UÇURUM: BAHÇEDE 15 TL, PAZARDA 60 TL!

Yayımlandı

üzerinde

HATAY’DA ŞEFTALİDE UÇURUM: BAHÇEDE 15 TL, PAZARDA 60 TL!

Tarih: 23 Haziran 2026
Saat: 15:43

DHA

Üretici isyan etti: “100 ton beklerken 20 ton aldık, girdiler iki kat arttı”

HATAY  – Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde şeftali üreticileri, bahçede 15 TL’ye sattıkları ürünün semt pazarlarında 60 TL’den alıcı bulmasına isyan ediyor. Aradaki fark tam 4 kat! Üreticiler, doğal afetler nedeniyle rekoltenin düştüğünü, girdi maliyetlerinin ise iki kat arttığını belirterek mağduriyet yaşadıklarını dile getirdi.

REKOLTE BEKLENTİSİ YERLE BİR OLDU

Reyhanlı’da hasadı devam eden şeftalide üreticiler, bu yıl beklenenin çok altında bir rekolte ile karşı karşıya. Üreticilerden Zeydan Şanverdi, yaşanan doğal afetleri şu sözlerle anlattı:

“Bu yıl bahçemizde 100 ton rekolte beklerken, don ve ayaz nedeniyle rekoltemiz 20 tona kadar geriledi. Geçen yıla göre girdi maliyetlerimiz 2 kat arttı ancak gelirimiz artmadığı için büyük mağduriyet yaşıyoruz.”

Şanverdi, bahçede 15 TL’ye alıcı bulan şeftalinin semt pazarlarında 60 TL’ye satılmasının kendilerini üzdüğünü, pazar ve marketlerin üreticiden daha fazla kazandığını söyledi.

TÜCCARDAN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA

Şeftali tüccarı Emre Şanverdi ise fiyat farkının nakliye ve işçilik masraflarından kaynaklandığını belirterek şunları kaydetti:

“Bahçede 15 TL’ye aldığımız ürün, nakliye ve işçilik masraflarıyla yerine ulaşana kadar maliyeti 30 TL’yi buluyor. Bu yıl çok dolu yağdığı için rekolte düştü, kaliteli meyve yetişmedi. Şu an bu meyvenin dalında kilosu 45-50 TL olması gerekirken 10-15 TL’ye düştü. Biz çiftçilerden daha yüksek fiyata almayı çok isterdik ama ucuza alıp pahalıya satma lüksümüz yok.”

İHRACAT ROTASI ORTA DOĞU

Kentte hasadı yapılan şeftalilerin iç piyasanın yanı sıra Irak ve Suriye başta olmak üzere Orta Doğu ülkelerine gönderildiği öğrenildi. Bölgedeki yoğun talep, fiyatların pazarda yüksek seyretmesinde etkili olurken, üreticiler ise emeğinin karşılığını alamadığından yakınıyor.

ÇİFTÇİNİN ÇILESİ BİTMEK BİLMİYOR

Artan maliyetler, düşen rekolte ve bahçe ile pazar arasındaki devasa fark, Hataylı şeftali üreticilerini zor durumda bırakıyor. Üreticiler, yetkililere seslenerek destek beklediklerini ifade etti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar