Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Teknoloji

Haluk Görgün: “KAAN takvime uygun ilerliyor, yerli motorla uçacak”

Yayımlandı

üzerinde

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün,  Projesi, uçağın geliştirme ve ilk blok üretiminde kullanılacak ithal motorların temin süreci ve yerli motor geliştirme çalışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Açık ya da örtülü ambargolara karşı yerli ve milli çözümlere ağırlık verdiklerini belirten Görgün “Açık ve kapalı tüm kısıtlamaları takip ediyor, savunma sanayiinde uluslararası alanda yaşanabilecek her türlü sınırlamayı dikkatle değerlendiriyor, ülkemizin çıkarlarını korumak için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz. Bu doğrultuda özellikle motor teknolojileri alanında attığımız adımlar, ülkemizin stratejik gücünü ve özgüvenini daha da pekiştirmektedir. Bugüne kadar “yapamazsınız” denilen tüm platformları bir bir envantere kazandırdık. Hava araçlarımız, kara araçlarımız, helikopterlerimiz, insansız sistemlerimiz ve füzelerimiz artık millî motorlarımızla yoluna devam ediyor” dedi.

ASKERİ PROJELERDE SON DURUM

Askeri motor teknolojileri konusunda güncel duruma ilişkin gelişmeleri paylaşan Görgün şunları kaydetti:  “Kara araçlarımızda Vuran ve Kirpi araçlarıyla TUNA motoru askerimizin kullanımına sunulmuş, tank taşıyıcı ve lojistik araçları için geliştirilen AZRA Gen-2 test faaliyetleri başarıyla devam etmektedir. Yeni nesil paletli araçlarda görev yapacak UTKU motoru ve ALTAY tankı için geliştirilen BATU motorunun geliştirme ve test faaliyetleri tamamlanmış, hem UTKU hem BATU’nun transmisyon test çalışmaları da başarıy sürdürülmektedir. İnsansız hava araçlarımızda TB3’e güç veren PD200 motoru envantere girmiş, ANKA ve AKSUNGUR’a entegre edilen PD170 motoru ile test faaliyetleri devam etmekte, Kargı İHA için PG50 motoru ile bağımsız kabiliyetler elde edilmiştir.

Helikopterlerimizde GÖKBEY helikopterinin kalbinde olan milli TS1400 turboşaft motorunun sertifikasyon testleri devam etmekte, seri üretim çalışmaları da başarıyla yürütülmektedir.

Füze ve mühimmatlarımızda ATMACA ve SOM için KTJ3200, ÇAKIR için KTJ1750, KARA ATMACA için KTJ3700 jet motorları geliştirilmiş ve başarıyla kullanılmaktadır. İlaveten, yeni nesil füze motorları geliştirme çalışmalarımız devam etmektedir.

Deniz platformlarımızda Marlin SİDA için LEVEND motoru, ULAQ SİDA için Marin X7 entegrasyonları yapılmış, MİLGEM gemilerimiz için MAVİ BATU bağımsız çözümünün hayata geçirilmesi için test faaliyetleri tamamlanmıştır. Jet motorları ve ileri aşama çalışmalarımızda ANKA-III için geliştirilen TF6000 turbofan motoru başarıyla çalıştırılmış,

KIZILELMA için TF10000 geliştirme çalışmaları devam etmektedir. KAAN savaş uçağının ana motoru TF35000 ve yardımcı güç ünitesi APU60 için geliştirme faaliyetleri başarıyla devam etmektedir. Türkiye, motor teknolojilerinde oluşturduğu bu geniş yelpazeyle kara, hava, deniz ve füze sistemlerinde ihtiyaç duyulan kritik kabiliyetleri artık yerli ve milli imkanlarla karşılamaya başlamıştır. Başkanlığımız tarafından tam bağımsızlığın sağlanması yönünde stratejiler ve eylem planları Gaz Türbinli Motor Yol Haritası, Kara Araçları için Güç Grubu Yol Haritası, Milli Dizel Deniz Motorları Yol Haritası ve Milli Deniz Tipi Elektrikli Tahrik Sistemleri Yol Haritası yoluyla hazırlanmış, bu doğrultuda da kararlılıkla ilerlenmektedir.”

“TEK BİR KAYNAĞA BAĞLI DEĞİLİZ”

Görgün, KAAN için geliştirilen yerli motor konusunda yürütülen çalışmalara ilişkin ise şunları kaydetti:

“Milli Muharip Uçağımız KAAN’ın motor çalışmalarında da aynı anlayışla ilerliyoruz. KAAN seri üretimi yabancı değil yerli motor üzerinden planlandı. KAAN savaş uçağının ana motoru TF35000 ve yardımcı güç ünitesi APU60 için geliştirme faaliyetleri başarıyla devam etmektedir. Savunma sanayiinde süreç daima bu şekilde işler. Önce mevcut motorlarla başlanır, ardından milli motor projeleri devreye alınır. Biz de KAAN’ı blok yaklaşımıyla üretiyoruz. Yani farklı aşamalarda, farklı kabiliyetlerle güçlenen versiyonlarını envantere kazandırarak, kademeli olarak geliştiriyoruz. Bu kapsamda KAAN savaş uçağımızın teslimat takviminde bir gecikme bulunmamaktadır. Seri üretimimizi riske atmamak için de yalnızca tek bir kaynağa bağlı kalmıyor, farklı tedarik kanallarıyla çalışıyor, alternatifleri eş zamanlı olarak değerlendiriyoruz. Böylece hem takvimi güvence altına alıyor hem de milli motor geliştirme yol haritamızı kesintisiz ilerletiyoruz. KAAN’ın geleceği hiçbir şekilde tek bir ülkenin motoruna bağlı değildir. Biz mühendislerimize güveniyoruz. TF35000’in seri imalat süreci planlandığı şekilde devam ediyor.”

“YERLİ MOTORDA FARKLI BİR ALTERNATİF ARAYIŞIMIZ YOK”

KAAN prototip uçaklar için gerekli tüm motorlar tedarik edilerek Türkiye’ye teslimatları tamamlandı” diyen Haluk Görgün “Prototip uçaklarımızın üretimi son hızla devam etmektedir” diye konuştu.

KAAN için ihtiyaç duyulan motorlarının ABD’den temini konusundaki talebe ilişkin güncel durumu paylaşan Görgün “Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza teslim edilecek ilk blok belli sayıda KAAN seri uçaklarımız için ihtiyaç duyulacak motor tedarikine ilişkin ABD’ye resmi başvuru süreci tamamlandı. KAAN uçağımızın 6’ncı nesil üst düzey yetenekler kazanması için ihtiyaç duyduğumuz yerli motorumuzun geliştirme faaliyetleri planlandığı takvimle devam etmektedir. Bu aşamada yabancı farklı bir alternatif arayışımız söz konusu değildir. İhtiyaç olması durumunda ilk blok için motor değişikliği yapılması imkan dahilindedir. Bu durumdan kaynaklanacak bazı mühendislik geliştirme ihtiyaçlarının ortaya çıkması mümkün olmakla birlikte, tasarım ve geliştirme faaliyetleri, tüm dünyada da olduğu üzere, sürekli bir iterasyon ve değişiklik yönetimi ihtiyacını bünyesinde barındırmaktadır. Böyle bir durumda önemli bir takvimsel dezavantaj yaşayacağımızı düşünmüyorum. Zira biz projelerimizi Çevik Sistem Mühendisliği yaklaşımıyla yönetiyoruz. Ancak belirttiğim üzere bizim nihai seri üretim uçaklarımız yerli motorla uçacak” ifadelerini kullandı. 

“GECİKME VARDI, 2 YILDA ÇOK ÖNEMLİ YOL KATEDİLDİ”

KAAN’a yönelik yerli motor geliştirme projesiyle ilgili karar süreçlerinde gecikme yaşandığı eleştirilerine ilişkin bir soru üzerine Görgün şunları söyledi: 

“Bir gecikme söz konusuydu ilk ele aldığım konu bu oldu, şimdi sorumluluklar ve takvim net. Sorumluluk alan tüm şirketlerimiz vazifelerini zamanında yerine getiriyor, SSB Motor Daire Başkanlığı da yakından takip ediyor. Geçtiğimiz 2 yılda çok önemli yol katedildi. ANKA-III için geliştirilen TF6000 turbofan motorunun başarıyla ilk çalıştırılmasının yapıldığı, KIZILELMA için TF10000 geliştirme çalışmalarının devam ettiği ve nihayetinde KAAN savaş uçağının ana motoru TF35000 ve yardımcı güç ünitesi APU60 için geliştirme faaliyetlerimizin planlandığı şekilde devam ettiği dikkate alındığında, motor alanında azımsanmayacak bir yol alındığı ve geleceğe güvenle bakabileceğimizi ifade etmek isterim.”

Görgün, Endonezya’ya ihraç edilmesi planlanan 48 adet beşinci nesil KAAN savaş uçağının, ABD menşeli motorlarla değil, milli motorlarla güçlendirileceğini de açıkladı.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Teknoloji

Turkcell ve Samsung’dan 5G ortaklığında 650 bin cihazlık yeni imza

Yayımlandı

üzerinde

Turkcell ve Samsung’dan 5G ortaklığında 650 bin cihazlık yeni imza

03.03.2026 — 16:27.

Türkiye 5G’ye geçiş sürecine hazırlanırken, operatör ile üretici arasında dikkat çeken bir iş birliği daha geldi. Turkcell ile Samsung arasında Barselona’da düzenlenen Mobil Dünya Kongresi’ndeki anlaşma çerçevesinde toplamda 650 bin 5G uyumlu cihazın Türkiye kanallarında satışa sunulması kararlaştırıldı. İlk etapta 100 bin adet operatöre özel, yerli üretim Galaxy A serisi cihaz ve 50 bin adet premium Galaxy S Serisi modelinin kullanıcılara ulaşacağı, ek olarak 150 bin ilave 5G uyumlu telefonun avantajlı koşullarla sunulacağı bildirildi.

Operatörün üst düzey yöneticisi, önümüzdeki aylarda 5G erişiminin yaygınlaşmasının hedeflendiğini vurguladı; altyapı yatırımlarının yanı sıra 5G uyumlu cihaz erişiminin de kritik olduğunu belirtti. Yapılan açıklamada, ülke genelinde 1 Nisan’dan itibaren 81 ilde operatör kalitesinde 5G deneyimi sunulacağı ve hali hazırda yüzde ~30 civarında olan 5G uyumlu cihaz oranının artırılmasının amaçlandığı ifade edildi.

Samsung yetkilileri ise anlaşmanın, hem premium segmentin hem de geniş kitlelerin 5G’ye erişimini hızlandıracağını; ayrıca yerli üretim destekleriyle Türkiye ekosistemine katkı sağlayacak bir adım olduğunu dile getirdi. Üretici tarafı, S Serisi’nin en gelişmiş modellerinden birinin daha fazla kullanıcıyla buluşacağını ve A Serisi ile her bütçeye uygun seçenekler sunacaklarını kaydetti.

Ne değişecek? 5G uyumlu telefon stoğundaki artış, operatör tarafında yeni tarifeler, cihaz kampanyaları ve tüketici için daha hızlı bağlantı deneyimi anlamına geliyor. Aynı zamanda yerli üretime yönelik 100 binlik parti, tedarik zinciri ve istihdam açısından da olumlu sinyaller veriyor.

Okumaya Devam Et

Teknoloji

Gökyüzünde tarihi an: Altı gezegen “gezegen geçidi”nde buluşuyor — İstanbul için saat kaçta izlenecek?

Yayımlandı

üzerinde

Gökyüzünde tarihi an: Altı gezegen “gezegen geçidi”nde buluşuyor — İstanbul için saat kaçta izlenecek?

Yayın tarihi: 23 Şubat 2026  21:06

FatihDoganMedya  haber • Hemen oku, fotoğrafını çek, paylaş!

Güneş Sistemi’nin altı gezegeni — Merkür, Venüs, Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün — 28 Şubat 2026 akşamı gökyüzünde aynı tarafta toplanıyor. Bu nadir “gezegen geçidi” (planetary parade) olayı yerel saatle gün batımını takip eden ilk saatlerde en iyi şekilde gözlemlenebilecek. NASA

Ne zaman, saat kaçta gerçekleşecek?

Olayın zirve günü 28 Şubat 2026 Cumartesi olarak hesaplanıyor; gözlemler gün batımından yaklaşık 30–60 dakika sonra başlamalı. Bu, dünyanın bulunduğunuz noktasına göre değişir — gözlem penceresi birkaç gün öncesi ve sonrası için de uygundur. (Genel kılavuz: gün batımından yarım saat sonra dışarı çıkın ve batı/güneybatı ufkuna bakın.)

İstanbul (Europe/Istanbul) için tahmini zaman aralığı: 28 Şubat 2026, yaklaşık 19:20 – 19:55 (yerel saat). (İstanbul’da gün batımı yaklaşık 18:53 civarı; en uygun izleme zamanı bunun 30–60 dakika sonrasıdır.)

Not: Bulunduğunuz şehirde kesin saatler için yerel gün batımı verisini kontrol edin; gezegenlerin horizon’a yakın konumları nedeniyle birkaç dakika fark bile bazı iç gezegenlerin (özellikle Merkür) gözden kaybolmasına yol açabilir.

Hangi gezegenler görünecek, çıplak gözle hangileri seçilir?

  • Çıplak gözle kolayca görülebilecekler: Venüs, Jüpiter, Satürn (hava koşulları ve ışık kirliliğine bağlı).

  • Zor görülen / optik gerektirenler: Uranüs ve Neptün (dürbün veya teleskop tavsiye edilir). Merkür ufka yakın olduğu için kısa süre görünür kalabilir; erken çıkmakta fayda var.

  • Nasıl izlemelisiniz? (İpucu ve ekipman)

  1. Zamanlama: Gün batımından 30–60 dakika sonra dışarı çıkın.

  2. Yön: Batı — güneybatı ufku. Açık bir görüş hattı (binalardan, ağaçlardan uzak) tercih edin.

  3. Ekipman: Çıplak gözle 4 gezegen görülebilir; dürbün (8×42) veya küçük bir teleskop Uranüs/Neptün’ü göstermede büyük fark yaratır.

  4. Hava durumu: Bulut, sis veya yüksek ışık kirliliği gözlem şansını düşürür — mümkünse şehir dışına çıkın.

  5. Ayırt etme: Gezegenler titremez, yıldızlar titrer — bu ipucu ile fark edebilirsiniz.

  6. Bilimsel not

Bu tür “gezegen geçidi” görünümleri, gezegenlerin Dünya’dan bakıldığında Güneş’e göre aynı tarafta toplanmasından kaynaklanır; ancak gezegenler fiziksel olarak birbirlerine yakın değildir — yalnızca bakış açımızdan bir arada görünürler. Olayın Dünya üzerindeki herhangi bir fiziksel etkisi yoktur; görsel bir şölen olarak değerlendirilir.

Örnek İstanbul saat bilgisi (kısa)

  • Gün batımı (İstanbul): ~18:53, 28 Şubat 2026.

  • Önerilen gözlem aralığı (İstanbul): ~19:20–19:55, 28 Şubat 2026.
    (Yerel koordinatlara göre dakika farklılıkları olabilir — kesin saat için yerel güneş batımı verinizi kontrol edin.)

Okumaya Devam Et

Teknoloji

Meta CEO’su jüri karşısında: Çocukları “bilinçli olarak” bağımlı yapmakla suçlanıyor

Yayımlandı

üzerinde

Meta CEO’su jüri karşısında: Çocukları “bilinçli olarak” bağımlı yapmakla suçlanıyor

Tarih: 19 Şubat 2026 — Saat: 06:00

ABD’nin Los Angeles kentindeki duruşma salonunda, Mark Zuckerberg jüri önünde ifade verdi. Davacı, sosyal medya platformlarının çocukları hedefleyip bağımlı hale getirdiğini, bunun sonucunda ruhsal hasar ve intihar eğilimleri de dahil olmak üzere ağır sonuçlar doğurduğunu iddia ediyor. Dava, teknoloji devlerinin genç kullanıcılarına yönelik tasarım ve pazarlama stratejilerini ilk kez kapsamlı biçimde yargıya taşıyan önemli bir dava olarak değerlendiriliyor.

  • Dava Los Angeles’ta görülüyor. Los Angeles.

  • Davacı, kendisi için mahkeme kayıtlarında “K.G.M.” veya “Kaley” olarak geçen 20 yaşındaki bir genç kadın; sosyal medyanın erken yaşta kullanımı nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunu iddia ediyor.

  • Suçlama temelinde, uygulama içi özelliklerin (sonsuz kaydırma, bildirimler, görünüm filtreleri vb.) gençleri çekmek ve tutmak için tasarlandığı; şirket içi belgelerde bunun bilindiği yer alıyor.

  • Duruşmadan öne çıkanlar

  1. Zuckerberg’in ifadesi: Şirket politikalarının gençleri korumaya yönelik olduğunu savundu; ancak çocukların yaş kuralını ihlal ederek platformlara girebildiğini kabul etti ve yaş tespiti konusunda “daha hızlı hareket etme” gerekliliğini itiraf etti.

  2. İç belgeler: Davacının avukatları, Meta’nın kendi iç araştırmalarında bazı genç kullanıcı gruplarının platforma erken yaşta kaydolduğunu ve “teens/tweens” hedefinin bulunduğunu gösteren belgeleri sundu. Bu belgeler mahkemede tartışma yarattı.

  3. Tanıklar ve uzmanlar: Eski çalışanlar ve bağımlılık/ergen ruh sağlığı uzmanları, sosyal medya kullanımının bazı gençlerde bağımlılık benzeri davranışlar ve uyku, benlik algısı gibi alanlarda olumsuz etkiler ürettiğine dair tanıklık yaptı.

  4. Neden önemli?

    Bu dava yalnızca bir bireysel tazminat davası değil; sonuçları sosyal platformların ürün tasarımı, yaş doğrulama yöntemleri ve gençlere yönelik regülasyon tartışmalarını doğrudan etkileyebilir. Benzer davalar ve kamuoyu baskısı teknoloji şirketlerinin politika uygulamalarını ve regülatörlerin yaklaşımını değiştirebilir.

    Hukuki tablo (kısa)

    Davacı: K.G.M. (Kaley) — genç yaşta sosyal medya kullanımı ve buna bağlı ruhsal zarar iddiası.

    Sanıklar: Meta (Meta platfromları, davada ayrıca bazı video paylaşım platformları da yer alıyor).

    İddia: Platformların tasarımının çocukları hedefleyip bağımlı hale getirdiği; şirket içi belgelerin bu riski gösterdiği.

    Meta savunması: Şirketin genç kullanıcı güvenliğine önem verdiği, yaş tespitinin zorlukları ve ifade özgürlüğü/sorumluluk sınırlarına dair hukuki argümanlar.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar