Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Sahte e-imza çetesi itirafları iddianamede! Sahte diploma, ehliyet derken şimdi de Joker Yakup ortaya çıktı

Yayımlandı

üzerinde

Sahte e-imza çetesine ilişkin soruşturmada yeni ayrıntılar ortaya çıkmaya devam ediyor.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ihbar üzerine başlatılan soruşturmada, Gazi Üniversitesi ve Milli Eğitim Bakanlığı görevlileri adına sahte üretilmiş e-imzalarla çeşitli kamu kurumlarına izinsiz erişim sağlanarak, usulsüz işlem yapıldığı belirlendi.

Reklam

İKİ SİSTEME SIZIP E-İMZA ÜRETTİLER

Sahte belgelerle e-imza üretilmesi ve kamu sistemlerine yasa dışı erişim sağlanmasına ilişkin soruşturmada elektronik sertifika hizmet sağlayıcı kuruluşlarının Adana, Mersin, Hatay, Ankara ve İstanbul ofisleri üzerinden sahte sürücü belgesi ve kimlik kartları kullanarak, kamu kurum ve kuruluşlarında görevli kişiler adına elektronik imza başvuru ve üretiminde bulunulduğu belirlendi.

SAHTE DİPLOMALAR, EHLİYETLER VE MEZUNİYET BELGELERİ

Suç örgütünün 57 sahte diploma, 108 sahte sürücü belgesi ve 4 sahte lise mezuniyet belgesi düzenlediği tespit edildi.

Reklam

Ankara 23’üncü Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen ilk iddianamede şüphelilere, ÖSYM Kanunu’na muhalefet, resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemine girme, verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçlamaları yöneltildi.

Şüpheliler hakkında altı yıldan 45 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezaları talep edildi.

BAKAN TUNÇ: GEREKLİ TÜM ADIMLAR ATILMAKTADIR

Soruşturmaya ilişkin son bilgileri Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından paylaştı.

Reklam

220 kişi hakkında adli işlem yapıldığını ifade eden Tunç, 199 kişi hakkında kamu davası açıldığını, 37 kişinin tutuklandığını aktardı.

Bakan Tunç’un açıklamaları şöyle: 

“Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 13 Ağustos 2024 tarihinde başlatılan soruşturmalar kapsamında bazı kamu kurumlarının bilişim sistemlerine girerek sahte elektronik imzalarla işlem yaptıkları tespit edilen şüpheliler hakkında 21 Mayıs 2025 tarihinde kamu davası açılmıştır.

Suç ihbarının ardından ivedilikle başlatılan adli soruşturma, yaklaşık 1 yıldır tüm yönleriyle ve büyük bir titizlikle sürdürülmüş; şüphelilerin tespitine yönelik olarak elektronik materyal inceleme raporları, HTS kayıtları, baz sinyal verileri, LOG kayıtlarına ilişkin teknik analizler, IP ve port bilgileri, kolluk araştırma tutanakları ve diğer deliller detaylı biçimde değerlendirilmiştir.

Reklam

Bu kapsamda; bazı kamu görevlilerine ait elektronik imzaların sahte olarak üretildiği ve bunlarla kamu sistemlerine yetkisiz erişim sağlanarak sahte kayıtların oluşturulduğuna yönelik usulsüz işlemler ortaya çıkarılmıştır.

Bu süreçte suç işlenmesinin önlenmesi ve olası zararların önüne geçilmesi amacıyla ilgili kamu kurumlarıyla etkin bir bilgi paylaşımı gerçekleştirilmiştir.

Gizli olarak yürütülen soruşturma sürecinde elde edilen deliller doğrultusunda farklı zamanlarda yakalama ve gözaltı işlemleri gerçekleştirilmiş,

– 220 kişi hakkında adli işlem yapılmış,
– 199 şüpheli hakkında kamu davası açılmıştır.
– Bunlardan 37’si hakkında tutuklama kararı verilmiş,
– 150 kişi hakkında adli kontrol hükümleri uygulanmıştır.

Reklam

Kamu hizmetlerinin güvenilirliğiyle, milletimizin kamu kurumlarına duyduğu itimat bizim için hayati önemdedir. Bu güveni korumak, her türlü suistimale ve hukuksuzluğa karşı etkili şekilde mücadele yürütmek en temel sorumluluğumuzdur.

Bu soruşturma kapsamında ortaya çıkan bilgiler, gelişmeler, atılan hukuki adımlar, başta yargı olmak üzere devletimizin tüm ilgili kurum ve kuruluşlarıyla kararlılıkla yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların bir sonucudur.

Hiç kimsenin şüphesi olmasın! Suç teşkil eden, kamu düzenini bozan, devlet kurumlarının saygınlığını zedelemeye yönelik her türlü eylem karşısında, hukukun üstünlüğü ilkesi doğrultusunda gerekli tüm adımlar gecikmeksizin atılmaktadır.

Bu süreçte devam eden soruşturma ve kovuşturmalara ilişkin kamuoyunu yanıltmaya yönelik dezenformasyon amaçlı açıklamalara itibar edilmemelidir” 

Reklam
Sahte e-imza çetesi itirafları iddianamede! Sahte diploma, ehliyet derken şimdi de Joker Yakup ortaya çıktı - 1 İddianamede çete lideri olarak gösterilen Ziya Kadiroğlu

SINAV SONUCU BİLE DEĞİŞTİRDİLER!

Şüphelilerin, elektronik sertifika sağlayıcıları aracılığıyla Gazi Üniversitesi ile Milli Eğitim Bakanlığı sistemlerine giriş yaptıkları, Gazi Üniversitesi’nde mezuniyet kaydı oluşturularak diploma düzenledikleri, başarısız adayların sınav sonuçlarını değiştirdikleri, sahte belgeler karşılığında 400 bin liraya kadar para talep ettikleri, bazı kişilerin kimlik bilgilerini çalarak farklı kişiler adına e-imza ürettikleri belirtildi.

Gazi Üniversitesi ve Milli Eğitim Bakanlığı iddianamede müşteki olarak yer aldı.

14 ÜNİVERSİTEDEN E-İMZALAR KOPYALANDI

Aynı mahkeme tarafından kabul edilen ikinci iddianamede Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı, Başkan Yardımcısı, Yükseköğretim Kurulu Eğitim Öğretim Daire Başkanı ile 14 üniversitenin öğrenci işleri daire başkanları ve personeline ait e-imzaların kopyalandığı belirtildi.

Reklam

Şüpheliler hakkında beş yıldan 50 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezası talep edildi.

“270 e-İMZA ÜRETİLDİ”

İddianamede sanıkların savunmalarına yer verildi.

Sanıklardan Ayhan Ateş ifadesinde, sahte e-imza üretiminin başındaki ismin Ziya Kadiroğlu olduğunu belirterek, bu kişinin çevresindekilere talimat verdiğini ve birlikte hareket ettiklerini söyledi.

Reklam

Ateş, Kadiroğlu’nun kamu kurumlarının sistemlerine yetkisiz erişim sağlandığı süreçte teknik destek aldığını, bu yolla toplam 270 e-imza üretildiğini belirtti.

Ateş, Ziya’nın öğrencisi olan Kadriye K.’nin genelindeki BESYO sınavlarına başkalarının yerine girdiğini, Mıhyedin Yakışır’ın ise Ziya Kadiroğlu aracılığıyla tanındığını ve Kadiroğlu’nun talimatları doğrultusunda ayak işlerini yaparak e-imza çıkarttığını belirtti.

“JOKER YAKUP’U YABANCI DİL SINAVLARINA SOKTULAR”

Ayrıca, joker eleman olarak adlandırılan ve iyi derecede yabancı dil bilen Yakup isimli şüpheliyi, 2006-2010 yılları arasında yapılan yabancı dil sınavlarına girip başarılı puanlar aldırılarak Türkiye genelinde 400’ü aşkın kişinin akademisyen veya öğretim görevlisi olarak yerleştirildiğini, bunların arasında çok sayıda doçent ve profesör bulunduğunu ileri sürdü.

Reklam
Sahte e-imza çetesi itirafları iddianamede! Sahte diploma, ehliyet derken şimdi de Joker Yakup ortaya çıktı - 2 Çetenin sahte e-imzalarla çok sayıda sahte diploma hazırladığı öne sürülüyor

SAHTE İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ MEZUNİYETİ

Ateş, Atatürk Üniversitesi Öğrenci İşleri Daire Başkanı adına, bilgisi ve rızası dışında sahte kimlik kullanılarak e-imza çıkarıldığını, bu imza üzerinden yetkisiz erişim sağlanarak İnşaat Mühendisliği Lisans Programı’na sahte mezuniyet kaydı oluşturulduğunu, ilgili kişinin bu işlemle ilgili hiçbir iletişimde bulunmadığını, talepte bulunmadığını ve ödeme yapmadığını belirtti.

KADİROĞLU “KOMPLO” DEDİ

Ziya Kadiroğlu ile aralarının bozuk olduğu bir dönemde, bu işlemin intikam amaçlı olarak Kadiroğlu tarafından yapılmış olabileceğini söyledi.

Ayrıca kendisine ait telefon hattını 2025 Ocak ayına kadar aktif kullandığını, sahte diploma kaydının oluşturulduğu 18 Mart 2024 tarihinde e-Devlet uygulamasına bu hat ve bağlı mobil internet üzerinden giriş yapılarak mezun belgesi sorgulandığını, bu işlemin de Ziya Kadiroğlu tarafından yapılmış olabileceğini ifade etti.

Reklam

DAHA ÖNCE DE YARGILANMIŞ

Edinilen bilgilere göre, Ziya Kadiroğlu benzer bir yapılanmanın lideri olarak daha önce de yargılandı.

2016 yılında 16 kişilik sahte diploma şebekesinin başında yer aldığı gerekçesiyle tutuklanan Kadiroğlu hakkında suç örgütü kurmak, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından toplam 354 yıl hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Ancak bu davadan beraat eden Kadiroğlu’nun, geçmişte de birçok kez benzer suçlamalarda adı geçtiği öğrenildi.

Reklam

1999’dan bu yana farklı tarihlerde toplam 13 kez yargılandığı öğrenilen Kadiroğlu, 2010, 2012 ve 2016 yıllarında da örgüt lideri suçlamasıyla soruşturma geçirdi.

Sadece 2002 ve 2005 yıllarına ait davalardan hüküm giyen Kadiroğlu’nun yaklaşık beş yıl cezaevinde kaldığı, diğer 10 davadan ise beraat ettiği öğrenildi.

NTV uygulamasını indirin, gelişmelerden haberdar olun

Reklam
Okumaya Devam Et
Reklam
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

34 yıllık hasretin ardından gelen mutluluğa devlet eli: Doğan ailesi için aile danışmanlığı süreci başladı

Yayımlandı

üzerinde

34 yıllık hasretin ardından gelen mutluluğa devlet eli: Doğan ailesi için aile danışmanlığı süreci başladı

Yayın Tarihi: 08.08.2026,  12: 30
Okuma Süresi: Yaklaşık 2 dakika

DHA 

Adıyaman’da 34 yıl boyunca çocuk hasreti çeken, evini satarak tüp bebek tedavisi gören ve ikiz kızlarına kavuşan Abuzer ile Zeynep Doğan çiftinin hikâyesi, bu kez Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın devreye girmesiyle yeni bir boyut kazandı. Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, ailenin yeni yaşamında yalnız olmadığını duyurdu.

34 yıl süren çocuk özlemi

Adıyaman’da yaşayan Abuzer (71) ve Zeynep Doğan (59), 40 yıl önce dünya evine girdi. Evliliklerinin ilk yıllarında iki kez hamile kalan Zeynep Doğan, maalesef çocuklarını anne karnında kaybetti. Anne baba olma hayaliyle Adıyaman, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta defalarca tedavi gören çift, 34 yıl boyunca pes etmedi.

Reklam

Tüp bebek tedavisi kararı alan Doğan çifti, bu uğurda oturdukları evi satarak tüm imkânlarını seferber etti. 6 yıl önce dünyaya gelen ikiz kızlarına Tekbir Gül ve Havva Gül adını verdiler. 71 yaşında baba olmanın mutluluğunu yaşayan Abuzer Doğan, hayatının değişimini şu sözlerle anlatmıştı:

“Eskiden işten eve geldiğimde kahveye gider, gece geç saatlere kadar vakit geçirirdim. Şimdi ise işten çıkar çıkmaz eve geliyor, çocuklarımla ilgileniyorum.

Miniklerin Anıtkabir hayali gerçek oldu

Doktor ve polis olmak isteyen ikiz kızlar, öğretmenlerine Anıtkabir’i ziyaret etmek istediklerini söyledi. Ailenin maddi imkânlarının yetersiz olduğunu gören öğretmenleri, “Sevgi Varsa Engel Yok Derneği” Başkanı Zeynep Bulut ile iletişime geçti. Derneğin desteğiyle Ankara’ya giden Doğan ailesi, Anıtkabir’de Ata’nın huzuruna çıktı.

Bu anların sosyal medyada paylaşılmasıyla birlikte ailenin hikâyesi kısa sürede Türkiye gündemine oturdu. Yüzlerindeki tebessüm ve yaşadıkları sevinç, binlerce kişiye umut oldu.

Reklam

Bakanlık devreye girdi: Aile danışmanlığı başlatıldı

Sosyal medyada büyük ilgi gören Doğan ailesi için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı harekete geçti. Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ailenin yeni hayatında yanlarında olacaklarını duyurdu.

Bakan Göktaş, Adıyaman İl Müdürlüğü koordinasyonunda aile danışmanlığı sürecinin başlatıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Yeni taşınacağı yuvalarında çocuklarımızın tüm temel ihtiyaçlarının karşılanması için gerekli planlamaları yaptık. Eğitimlerinden sosyal ihtiyaçlarına kadar her aşamayı ekiplerimizle yakından takip edeceğiz. Çünkü bizim için mesele yalnızca bir ihtiyacı karşılamak değil, bir ailenin güçlenmesine, çocuklarımızın güvenle büyümesine ve geleceğe umutla bakmasına eşlik etmek.”

Bakan ayrıca, ailenin ve “güzel evlatlarının” yüzündeki tebessümün herkese umut olduğunu vurguladı.

Reklam

Devletin şefkat eli uzandı

Bakanlık yetkilileri, Doğan ailesi için yalnızca maddi destek değil, psikososyal bir yaklaşımla hareket edileceğinin altını çizdi. Aile danışmanlığı süreci kapsamında çiftin yeni rollerine uyum sağlaması, çocukların eğitim ve sosyal gelişim süreçleri başta olmak üzere her aşama uzman ekiplerce takip edilecek.

Bakan Göktaş’ın mesajındaki şu cümle, devletin konuya yaklaşımını özetliyor nitelikte:

“Devletimizin şefkat eli ailemizin üzerinde. Biz de güzel kızlarımızın yanında olmaya, yüzlerindeki gülümsemeyi çoğaltmaya devam edeceğiz.”

Sosyal medyada büyük yankı

Doğan ailesinin hikâyesi, tüp bebek tedavisi gören ailelere umut olurken, devletin aileye sahip çıkması sosyal medyada geniş yankı buldu. Binlerce kullanıcı, Bakan Göktaş’ın paylaşımını beğeni ve yorum yağmuruna tuttu. Özellikle “34 yıl sonra gelen mutluluk” etiketiyle paylaşılan videolar milyonlarca kez izlendi.

Reklam

Özetle

· Kim: Abuzer (71) ve Zeynep Doğan (59) çifti ile ikiz kızları Tekbir Gül ve Havva Gül.
· Ne oldu? 34 yıllık çocuk hasretinin ardından tüp bebek yöntemiyle ikiz çocuk sahibi olan aile, Anıtkabir ziyaretiyle gündeme geldi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, aile için aile danışmanlığı süreci başlattı.
· Nerede? Adıyaman.
· Ne zaman? Açıklama 08.08.2026 tarihinde yapıldı.
· Nasıl? Bakanlık, yeni yuvalarında çocukların temel ihtiyaçlarından eğitimlerine kadar her alanda destek sağlayacak.

Okumaya Devam Et

Gündem

Cinayete kurban gittiği değerlendirilen Evindar’ın cesedi aranıyor

Yayımlandı

üzerinde

Cinayete kurban gittiği değerlendirilen Evindar’ın cesedi aranıyor

Tarih: 08.08.2026
Saat: 11:57
Okuma Süresi: 3 Dakika

DHA 

Bir Yıllık Belirsizlik: Evindar Tiğrak’ın Kaybı

Batman’da 7 Haziran 2025 tarihinden bu yana haber alınamayan 31 yaşındaki Evindar Tiğrak için başlatılan soruşturmada çarpıcı gelişmeler yaşandı. Uzun süredir titizlikle yürütülen çalışmalar, kayıp kadının bir cinayete kurban gitmiş olabileceği ihtimalini güçlendirirken, soruşturma kapsamında gözaltına alınan iki şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayın aydınlatılması için güvenlik güçleri, Tiğrak’ın cesedine ulaşmak amacıyla belirlenen bölgelerde arama çalışmalarını sürdürüyor.

Kayıp Başvurusu ve Soruşturmanın Seyri

Evindar Tiğrak’tan haber alamayan yakınları, 12 Kasım 2025 tarihinde Batman Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak kayıp ihbarında bulundu. Başsavcılık tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, olayın aydınlatılması için geniş çaplı bir inceleme başlatıldı. Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın devreye girmesiyle dosya yeniden ele alındı ve derinlemesine bir analiz süreci başlatıldı.

Reklam

Deliller Zinciri: HTS, PTS ve Biyolojik Bulgular

Soruşturma kapsamında elde edilen deliller, dosyanın seyrini değiştiren en önemli unsur oldu. Ekipler, şüphelilerin HTS (Hücresel Haberleşme Sistemi) ve PTS (Plaka Tanıma Sistemi) kayıtlarını, kriminal inceleme bulgularını ve tanık beyanlarını bir araya getirerek olayın perdesini aralamaya çalıştı.

Yapılan incelemelerde, Evindar Tiğrak’ın kaybolmadan hemen önce şüphelilerden biriyle yoğun telefon trafiği ve mesajlaşma yaşadığı tespit edildi. Dikkat çeken bir diğer detay ise, şüphelinin kullandığı 21 AC 935 plakalı aracın, olay günü bagaj kapağı açık bir şekilde ve tek başına seyir halinde olduğunun kayıtlara geçmesi oldu. Araç üzerinde yapılan kriminal incelemede ise bagaj ve ön yolcu koltuğunda biyolojik bulgulara rastlandı. Bu bulgular arasında üç farklı erkeğe ait kan örneği ve bir kadına ait kan örneğinin bulunması, işin vahametini gözler önüne serdi.

Tanık İfadeleri ve Şüpheli Hareketler

Soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan tanıklar, olayın ardından aracın detaylı bir şekilde temizlendiğini, koltuk döşemelerinin söküldüğünü ve içindeki eşyaların yerlerinin değiştirildiğini anlattı. Bir oto yıkama işletmecisinin ifadesinde ise araç içerisinde yoğun bir kötü koku olduğu ve arka koltuklarda kan izleri görüldüğü belirtildi. Tüm bu deliller doğrultusunda kimlikleri tespit edilen N.Y. (41) ve Y.D. (26), düzenlenen operasyonla gözaltına alındı.

“Tasarlayarak Kasten Öldürme” Tutuklaması

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen N.Y. ve Y.D., çıkarıldıkları mahkeme tarafından ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında ortaya çıkan bir başka çarpıcı bilgi ise, Evindar Tiğrak’ın daha önce N.Y. hakkında şikayetçi olduğu oldu.

Reklam

Aile Umutla Bekliyor, Arama Çalışmaları Sürüyor

Tutuklamaların ardından gözler, Evindar Tiğrak’ın cesedine ulaşılması için yürütülen çalışmalara çevrildi. Güvenlik güçleri, belirlenen bölgelerde arama faaliyetlerini aralıksız sürdürüyor. Yaklaşık bir yıldır kızlarından haber alamayan aile ise, yetkililerden gelecek olumlu haberi umutla bekliyor. Olayla ilgili soruşturma, Batman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çok yönlü olarak devam ettiriliyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Saros Körfezi’nin Derinliklerinde Bir Savaşçı: Tank Batığı Dalış Tutkunlarını Kendine Çekiyor

Yayımlandı

üzerinde

Saros Körfezi’nin Derinliklerinde Bir Savaşçı: Tank Batığı Dalış Tutkunlarını Kendine Çekiyor

Tarih: 8 Ağustos 2026
Saat: 10:30
Okuma Süresi: 3 dakika

DHA 

Edirne’nin Saros Körfezi’ne kıyısı bulunan Keşan ilçesine bağlı Gökçetepe köyü açıklarında, geçen yıl haziran ayında suya batırılan M62 T model muharebe tankı, kısa sürede dalış tutkunlarının vazgeçilmez rotalarından biri haline geldi. Sadece 10 metre derinlikteki bu eşsiz batık, Türkiye’nin en sığ noktaya batırılan tankı olma özelliğiyle dikkat çekiyor.

Dalış Turizmine Yapay Resif Desteği

Edirne Valiliği, Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu ve Edirne Saros Turizm Altyapı Hizmet Birliği (ESTAB) işbirliğinde hayata geçirilen Yapay Resif Projesi kapsamında batırılan tank, bölgede su altı sporlarına ilgi duyan turistleri çekmeyi ve yapay resif oluşumunu desteklemeyi amaçlıyor. Projenin meyveleri kısa sürede alınmaya başlandı; yerli ve yabancı dalgıçların akınına uğrayan batık, Saros Körfezi’ni dalış turizminin yeni gözdesi haline getirdi.

Reklam

“Deneme Dalışı İçin Nadir Noktalardan Biri”

Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu (TSSF) yetkilisi ve 3 yıldız dalış eğitmen eğiticisi Ahmet Yumurtacı, tank batığına olan ilginin her geçen gün arttığını belirtti. Yumurtacı, özellikle İstanbul’dan günübirlik gelen dalgıçların tanka deneme dalışı yapabildiğini vurgulayarak, “Dünyada bunun çok fazla örneği yok. Dolayısıyla tank batığı, suyun altında sadece deneme dalışı için dalabileceğiniz nadir noktalardan bir tanesi haline geldi” dedi.

Tankın sığ bir bölgede bulunmasının ilgiyi artırdığını ifade eden Yumurtacı, “Suyun altında tank görmek, yüzeyde görmekten çok daha farklı. Geçen yıldan bu yana binlerce defa tank batığına dalış yapıldı. Sadece tankı görmek için gelen misafirlerimiz oluyor” diye konuştu.

Saros’un Eşsiz Doğası Dalgıçları Büyülüyor

İstanbul’dan ilk kez Saros Körfezi’ne dalış yapmaya gelen dalış öğrencisi İrem Yıldız, deneyimini şu sözlerle paylaştı: “Dalış yapmak kişisel tercihinize ve merakınıza dayalı. Ben suyu çok sevdiğim ve suyun altını çok merak ettiğim için geldim. Dalış yapmanın zevki bambaşka. Aşağının dünyası sizi etkiliyor.”

Yıldız, Saros Körfezi’nin kendini temizleyen nadir körfezlerden biri olmasının da bölgeyi özel kıldığını belirterek, “Aşağıda göreceğiniz canlı çeşitliliği çok fazla. Eğer meraklıysanız mutlaka gelin, görün, deneyin. Asla pişman kalmayacaksınız” çağrısında bulundu.

Reklam

Bölge Ekonomisine Can Suyu

Saros Körfezi’nde dalış turizmine yapılan yatırımlar, özellikle İstanbul’dan büyük talep görüyor. Tank batığının popülerleşmesiyle birlikte bölgeye gelen ziyaretçi sayısındaki artış, Gökçetepe köyü ve çevresindeki işletmelere de canlılık kazandırıyor. Dalış sezonunun yoğun geçtiğini ifade eden yetkililer, önümüzdeki dönemde tank batığına olan ilginin daha da artmasını bekliyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar