Politika
CHP Lideri Özgür Özel’den Milli Eğitim Bakanı’na Sert Söz: “Liselileri Karıştıran Ben Miyim Yoksa…?”
Açıklama:
CHP lideri Özgür Özel, TBMM’de yaptığı konuşmada Milli Eğitim Bakanı’nın öğretmen atama politikalarını eleştirerek “Liselileri karıştıran ben miyim yoksa…” diyerek gündeme oturdu. Makalemizde, proje okulları düzenlemeleri, öğrenci protestoları ve eğitim sistemindeki siyasi müdahaleleri detaylarıyla inceliyoruz.
Giriş
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM’de gerçekleştirilen grup toplantısında yaptığı açıklamalarda, Milli Eğitim Bakanı’nın (MEB) uyguladığı öğretmen atamaları ve proje okulları düzenlemelerine yönelik sert eleştirilerde bulundu. “Liselileri karıştıran ben miyim yoksa proje okullarına saldıran bu geri kafalı Milli Eğitim Bakanı mı?” sorusuyla gündeme oturan açıklama, eğitim sistemindeki reform ve atama politikaları ile siyasi tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Özgür Özel’in Açıklamalarının Arka Planı
Özgür Özel, uzun süredir eğitim politikaları, öğretmen atamaları ve devletin eğitim alanındaki müdahaleleri üzerine sert tutumunu koruyor. Son dönemde özellikle proje okulları ve liselere yönelik yapılan atamalar nedeniyle yaşanan karışıklığı ele alarak, bu atamaların sistemdeki siyasi ve idari müdahalelere dayandığını savunuyor.
Anahtar kelimeler: CHP lideri Özgür Özel, Milli Eğitim Bakanı, liseleri karıştırıyor.
Proje Okulları ve Öğretmen Atamaları Üzerine Tartışmalar
Milli Eğitim Bakanlığı’nın, proje okullarındaki öğretmen atama sürecinde uyguladığı “4+4 dönem” politikası, bazı okullardaki öğretmenlerin görev sürelerinin uzatılması ve diğerlerinin yer değiştirilmesi tartışmalarına neden oldu.
-
Atama Politikası: Proje okullarında görev yapan öğretmenlerin %80’inin görev sürelerinin uzatıldığı, ancak kalan kesimin farklı okullara atanarak eğitimde sürekliliğin zarar gördüğü ifade ediliyor.
-
Öğrenci ve Veli Tepkileri: Yapılan atamalar sonrasında liselerde öğrenciler ve veliler arasında protesto gösterileri başladı. Bazı bölgelerde öğrencilerin sokaklara dökülmesi, öğretmen ve mezun dernekleri tarafından “öğretmenime dokunma” sloganlarıyla dile getirildi.
Bu gelişmeler, eğitim sistemindeki adalet ve liyakat ilkesinin sorgulanmasına yol açarken, siyasetin de bu noktalara müdahalesi tartışma konusuna getirildi.
Özgür Özel’in Söylemi: “Liselileri Karıştıran Ben Miyim…?”
Özgür Özel, açıklamalarında direkt olarak MEB uygulamalarını eleştirirken iki temel soruya dikkat çekti:
-
Lise Düzenindeki Karışıklık: “Liselileri karıştıran ben miyim…” ifadesi, CHP’nin ve muhalefetin, eğitim sisteminde yaşanan aksaklıkları öncelikle kendi iddiaları üzerine kurduklarını dile getirirken;
-
Milli Eğitim Bakanı ve Uygulamalar: “…ya da proje okullarına saldıran bu geri kafalı Milli Eğitim Bakanı mı?” şeklindeki sert çıkış, Milli Eğitim Bakanı’nın uygulamalarını, öğretmenlerin ani yer değiştirmeleri ve okullardaki sürekliliğin bozulması açısından eleştirdiğini gösteriyor.
Bu söylem, hem eğitim alanındaki politikaların hem de hükümetin merkezi yönetim anlayışının sorgulanmasını beraberinde getiriyor.
Eğitim Politikaları ve Siyasi İktidarın Etkisi
Özgür Özel’in açıklamalarında bir diğer öne çıkan konu, eğitim sisteminin siyasi araç olarak kullanılmasıdır.
-
Siyasi Manipülasyon İddiaları: Atama süreçleri, seçim öncesinde ve sonrasında siyasi avantaj sağlamak amacıyla manipüle ediliyorsa, bu durum eğitimin temel işlevini sarsar.
-
Toplumsal Tepki ve Direniş: Öğrenciler, öğretmenler ve veliler tarafından gerçekleştirilen sokak protestoları, sadece eğitimdeki adaletsizliğe karşı değil; aynı zamanda demokratik hakların gasp edildiğine dair geniş çaplı tepkilere de işaret ediyor.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın Yanıtı ve Tartışmaların Gelişimi
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, proje okullarındaki uygulamalar konusunda yaptığı açıklamalarda, öğretmen atama sürecinin planlı ve “pozitif ayrımcılık” esasına dayandığını belirtirken;
-
Öğretmenlerin Süreleri: 38 bin öğretmenden yaklaşık %80’inin görev sürelerinin uzatıldığını, ancak geri kalan öğretmenlerin farklı okullara atanmasının da planlı bir sürecin parçası olduğunu savunuyor.
-
Siyasi Eleştirilere Yanıt: Bakan Tekin, uygulamaların yalnızca eğitimsel gerekçelerle değil, aynı zamanda mevcut idari düzenlemeler çerçevesinde yapıldığını vurguluyor. Ancak muhalefet, bu süreçleri “siyasi manipülasyon” ve “merkezi yönetim müdahalesi” olarak yorumlayarak eleştirisini sürdürüyor.
Sonuç ve Değerlendirme
Özgür Özel’in “Liselileri karıştıran…” ifadesi, eğitim sistemindeki reformların ve öğretmen atamalarının, sadece idari bir sorun değil aynı zamanda siyasi bir tartışma konusu olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
-
Eğitimde Süreklilik ve Liyakat: Öğrencilerin ve öğretmenlerin yaşamlarını doğrudan etkileyen bu düzenlemeler, devletin eğitime yaklaşımının sorgulanmasına neden oluyor.
-
Siyasi Arenada Etkiler: Yapılan atamaların, siyasi avantaj sağlamak amacıyla kullanıldığı iddiaları, hem hükümetin hem de muhalefetin tartışmalarını alevlendiriyor.
-
Gelecek Süreç: Eğitimde yapılacak reformların, sadece öğretim kalitesini artırmakla kalmayıp, aynı zamanda toplumsal bütünlüğü ve adalet duygusunu da pekiştirecek adımlar içerdiği umuluyor.
Bu kapsamlı değerlendirme, eğitim alanında yaşanan son gelişmelerin, politik arenadaki yankılarını ve gelecek için oluşturabileceği potansiyel etkileri açıkça ortaya koymaktadır. Eğitim sistemi, adaletli, liyakat temelli ve toplumsal beklentilere uygun bir yapıya kavuşturulması yönündeki talepler, önümüzdeki dönemin en önemli gündem maddelerinden biri olarak öne çıkıyor.
Politika
Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı’na Hasan Suver atandı
Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı’na Hasan Suver atandı
Tarih: 31 Ocak 2026 — Saat: 00:38

Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan atama kararlarına göre Hasan Suver, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı görevine getirildi. Aynı karar kapsamında Suver, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nda Bakan Yardımcısı olarak da görevlendirildi. Bu atamalar Resmî Gazete’de yayımlanarak resmiyet kazandı.
Haber Detayları
-
Cumhurbaşkanlığı imzasıyla yayımlanan atama kararları arasında Hasan Suver’in başdanışmanlığa atanması yer aldı; Suver’e eş zamanlı olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nda bakan yardımcılığı görevi verildi.
-
Resmî Gazete’de yayımlanan atama metinleriyle birlikte, Diyanet İşleri Başkanlığı taşra teşkilatında çok sayıda müftü değişikliği; bazı il müdürlüklerinde görevden almalar ve dış temsilciliklere yeni atamalar da duyuruldu. Örneğin Malta ve Papua Yeni Gine büyükelçilikleri için yeni atamalar yapıldı
Hasan Suver’in hem Cumhurbaşkanlığı’na yakın bir danışman konumunda hem de bakanlık tabanında yürütülecek icrai süreçlerde bakan yardımcısi olarak görev alması, merkezi politika ve uygulama hatları arasında hızla koordinasyon kurulabileceğinin işareti olarak değerlendiriliyor. Bu tür eş zamanlı görevlendirmeler, merkezi yönetim ile bakanlık mekanizmalarının entegrasyonunu güçlendirebilir.
Kısa Özgeçmiş
(Detaylı biyografi kaynak bildirilmedi; basında yer alan özet bilgiler Suver’in siyaset ve kamu yönetimi geçmişine işaret ediyor.) Bazı haber kaynakları Suver’in yerel yönetim ve kamu görevleri geçmişine dair bilgiler paylaşıyor; ilgilenenler Resmî Gazete ve DHA duyurularını takip edebilir.
Politika
Trump: “İran ile iş yapan ülkelere yüzde 25 gümrük vergisi” — ABD’den sert ekonomi hamlesi
Trump: “İran ile iş yapan ülkelere %25 gümrük vergisi” — ABD’den sert ekonomi hamlesi
01 Ocak 2026 – 01 20

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile ticaret yapan tüm ülkelere karşı uygulanmak üzere %25 oranında tarifeye (gümrük vergisine) gidileceğini sosyal medya üzerinden duyurdu. Beyaz Saray’dan ya da ilgili kurumdan henüz ayrıntılı yasal gerekçe/uygulama talimatı paylaşılmadı; küresel ticaret ve diplomasi cephesinde güçlü tepki ve belirsizlik oluştu.
ABD Başkanı Donald Trump, kişisel sosyal medya hesabı üzerinden yayımladığı açıklamada “İran ile iş yapan her ülke, Amerika ile yapılan ticaretlerinde %25 tarifeye tabi tutulacaktır” dedi ve kararın “derhal yürürlüğe gireceğini” belirtti. Açıklamada tarifelerin hangi yasal çerçeve (ör. Ticaret Bakanlığı, Başkanlık kararnamesi, IEEPA veya 1962 Ticaret Genişletme Yasası) üzerinden uygulanacağına dair net bilgi verilmedi.
Trump’ın mesajında hedef ülkeler arasında Çin, Brezilya, Türkiye ve Rusya gibi büyük ticaret ortaklarının da isim bazında anıldığına dair haberler yer alıyor; ancak bu ülkelerin tepkileri ve ABD’ye karşı karşılık adımları hâlihazırda belirsiz. Uzmanlar, pratikte böyle bir tarifeyi uygulamanın hem hukuki hem de ticari zincirler açısından karmaşık sonuçlar doğuracağını belirtiyor.
Beyaz Saray ve uluslararası tepki
-
Beyaz Saray veya ABD Ticaret Bakanlığı’dan detaylı uygulama talimatı henüz paylaşılmadı; resmi metin bekleniyor. Reuters ve AP, yönetimin açıklamayı sosyal medyadan yaptığını ve uygulama/usul hakkında bilgi eksikliği olduğunu bildiriyor.
-
Uluslararası piyasalarda ilk tepkiler: döviz ve enerji piyasalarında oynaklık, küresel tedarik zincirlerinde belirsizlik sinyalleri. Finans çevreleri, yaptırımların küresel ticareti nasıl etkileyeceğine ilişkin acil değerlendirmeler yapıyor.
Hukuki ve ticari boyut (kısa değerlendirme)
Uzmanlar, bir ülkenin üçüncü ülkeye ticaret yaptığı gerekçesiyle ABD ile ticaretine karşı böyle tek taraflı bir vergi uygulamasının hem Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kuralları hem de ABD iç hukuku açısından tartışmalı olacağını söylüyor. Ayrıca, uygulanacak ürün/ürün grubu, istisnalar ve muafiyetler gibi teknik ayrıntılar açıklanmadan pratik etki ölçülemiyor.
-
Resmi talimat gelirse: ABD gümrük idareleri hangi malları kapsadığına dair bildiriler yayımlayacak; dünya ticaret akışında hızlı değişim olabilir.
-
Uluslararası tepki: Hedef ülke hükümetleri misilleme tarifeleri veya hukuki itirazlar başlatabilir.
-
Diplomasi kanalları çalışır: Ticaret/enerji bağımlılığı yüksek ülkeler Washington’la pazarlık masasına oturabilir.
Politika
Ekrem İmamoğlu’nun “diploma iptali” davası: Mahkeme kararı en geç 15 gün içinde açıklayacak
Ekrem İmamoğlu’nun “diploma iptali” davası: Mahkeme kararı en geç 15 gün içinde açıklayacak
Tarih: 15 Ocak 2026 • Saat: 12:30

İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nde görülen duruşmada, Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Üniversitesi tarafından iptal edilen diplomasına karşı açtığı davada tarafların beyanları alındı. Mahkeme heyeti, kararını en geç 15 iş günü içinde vermeyi bildirdi. Bu gelişme Silivri’deki duruşma salonunda takip edilirken taraf avukatları ve siyasi çevrelerden sert tepkiler geldi.
Duruşmada neler yaşandı?
Duruşma, Silivri Cezaevi yerleşkesinde (Marmara Cezaevi) kurulan duruşma salonunda gerçekleşti. Davacı avukatları, İstanbul Üniversitesi yönetim kurulunun 18 Mart 2025 tarihli diploma iptal kararının usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu savundu; üniversiteden iptal gerekçesine dayanak teşkil eden belgelerin istenmesi yönünde taleplerde bulundu. Mahkeme, söz konusu belgelerin İstanbul Üniversitesi’nden istenmesine karar verdi ve eksik-hatalı evrak iddialarını incelemek üzere karar ertelemesi yerine 15 gün içinde nihai karar vereceğini bildirdi.
İstanbul Üniversitesi, Mart 2025’te yaptığı inceleme sonucu İmamoğlu da dahil olmak üzere bazı öğrencilerin 1990’daki yatay geçiş işlemlerinde usulsüzlük olduğu iddiasıyla diplomaları iptal etti. Bu kararın ardından İmamoğlu hakkında yürütülen adli süreçler ve iddialar geniş yankı bulmuş, karar hem siyaset hem de üniversite idaresi cephesinde tartışma konusu olmuştu. Uluslararası ajansların da gündemine giren bu gelişme, İmamoğlu’nun olası siyaset takvimi açısından da önem taşıyor.
Tarafların pozisyonları
-
Davacı (İmamoğlu tarafı): Diplomaya ilişkin işlemin yetki, usul ve delil yönünden eksik ve hatalı olduğunu; iptal kararının geri alınması gerektiğini savundu. Avukatlar, üniversitenin kararını destekleyecek belgelerin şeffaf biçimde incelenmesini talep etti.
-
Üniversite/İlgili makamlar (haberlere göre): İptal kararını yatay geçiş işlemlerindeki usulsüzlüğe dayandırıyor; konu hakkında disiplin ve usul incelemelerinin sürdüğü bildirildi.
Neden “15 gün” vurgusu önemli?
İdari yargı süreçlerinde mahkemelerin sıklıkla ara karar veya yürütmeyi durdurma taleplerini değerlendirmesi uzun sürebilir. Ancak mahkemenin kararını en geç 15 gün içinde açıklayacağını belirtmesi, hem hukuki belirsizliği kısaltacak hem de siyasi gündemi doğrudan etkileyecek bir zaman aralığı sunuyor. Kararın içeriği, hem İmamoğlu’nun hukuki pozisyonunu hem de ileride ortaya çıkabilecek seçilme yeterlikleriyle ilgili hukuki sonuçları etkileyebilir.
-
Mahkeme iptali bozarsa: Üniversite kararı hukuka uygun bulunursa diploma iptali kalıcı hale gelebilir; bunun siyasi ve hukuki yansımaları geniş olur.
-
Mahkeme iptali iptal ederse (yürütmeyi durdurma veya iptal): İmamoğlu’nun diplomaya dayalı hakları yeniden tesis edilebilir; adli süreçlerle idari sürecin ilişkisi tartışılmaya devam eder.
-
Gündem1 hafta önceSalihli’de feci trafik kazası: Kontrolden çıkan otomobil elektrik direğine çarptı; 1 ölü, 2 yaralı
-
Gündem1 hafta önceTekirdağ’da teyze cinayeti: ‘Beni yönlendirdiler’ dediği iddia edilen sanık, cesedi kolonya döküp ateşe vermiş
-
Gündem7 gün önce3 aylık Şirin Alya, bakıcısının evinde ölü bulundu
-
Gündem1 hafta önceMaltepe’de denize giren 30 yaşındaki Murat Yayla boğularak yaşamını yitirdi
-
Ekonomi1 hafta önceMilyonlarca ev sahibi ve kiracıyı ilgilendiriyor. Aidatları yönetici belirleyemeyecek
-
Gündem3 gün önceMardin’de hastane önündeki silahlı kavganın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı
-
Sanat1 hafta önceİstanbul’da Film ve Dizi Çekimlerine Yeni Düzenleme: 2026’da Kurallar Değişti!
-
Spor1 hafta önceFenerbahçe’nin Süper Kupa sevinci Ankara’ya taştı: Kızılay’da büyük coşku

