Gündem
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Sağlık Çalışanları İle İftar Programı’nda Önemli Açıklamalar: 37 Bin Yeni Personel Müjdesi
Açıklama:
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde düzenlenen iftar programında sağlık çalışanlarına teşekkür ederken, 2025 yılı içerisinde sağlık teşkilatını 37 bin hekim dışı yeni personelle güçlendireceklerini açıkladı. Detaylar ve sağlık sektöründeki reformlar makalemizde.
İftar Programı ve Etkinliğin Önemi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde düzenlenen iftar programında, mübarek Ramazan ayının yaklaşması vesilesiyle sağlık çalışanlarıyla bir araya geldi. Program, 81 vilayeti kapsayan ve toplamda 1,5 milyon sağlık çalışanına hizmet veren sağlık sistemimizin fedakarlığını kutlamak amacıyla organize edildi. Erdoğan, bu anlamlı ortamda tüm sağlık çalışanlarına teşekkürlerini ileterek, iftar sofrasının birlik ve beraberlik simgesi olduğuna dikkat çekti (
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Açıklamaları
Teşekkür ve Tıp Bayramı Mesajı
Programın açılışında, Erdoğan sağlık çalışanlarının pandemi, deprem ve diğer zorlu süreçlerde gösterdikleri özverili çalışmaları takdir etti. 14 Mart Tıp Bayramı vesilesiyle hekimler ve tüm sağlık personeline şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı, “Sizlere en kalbi duygularımla selamlıyorum; sağlık ordumuzun fedakarlığı, milletimiz tarafından her zaman yad edilecektir” ifadelerini kullandı (
Sağlık Reformları ve Geleceğe Yönelik Müjdelendirme
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık alanında son 22 yılda gerçekleştirilen reformların altını çizdi. “Hastanelerimizdeki yoğunluğun azaltılmasını temin edeceğiz. Evde sağlık hizmeti uygulamamızla bugün 2 milyon 753 bin insanımızın ayağına sağlık hizmetini götürüyoruz” diyen Erdoğan, mevcut şehir hastaneleri projesi ve polikliniklerin modernizasyonuyla sağlık hizmetlerinde büyük adımlar atıldığını belirtti. Ayrıca, “Toplamda 37 bin 367 yataklı 25 şehir hastanemiz hizmete girdi; 11 şehir hastanesinin yapımı da sürüyor” açıklamasıyla projelerin devam ettiğini vurguladı
Sağlıkta Şiddete Karşı Sıfır Tolerans
Erdoğan, sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin asla kabul edilemeyeceğini ve bu konuda “ilkemiz sıfır toleranstır” ifadesini yineleyerek, sağlık sektöründeki tüm personelin güvenliğinin sağlanması gerektiğine dikkat çekti. Bu açıklama, özellikle zorlu dönemlerde sağlık çalışanlarının karşılaştığı risklere karşı alınacak önlemlerin önemini ortaya koyuyor
Sağlık Sisteminde Gerçekleştirilen Reformlar
Modern Hastane Projeleri ve Hizmet Geliştirmeleri
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iftar programındaki konuşmasında değindiği reformlar, sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmaya yönelik önemli adımları içeriyor.
- Şehir Hastaneleri: 25 şehir hastanesi hizmete girdi, 11 hastanenin yapımında çalışmalar sürüyor. Tamamlandığında toplam 45 şehir hastanesi ile 57 bin yatak kapasitesine ulaşılması hedefleniyor.
- Evde Sağlık Hizmetleri: Uygulamaya alınan evde sağlık hizmeti sayesinde, milyonlarca vatandaşın sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırıldı.
- Teknolojik Yatırımlar: Modern tıbbi cihazlar, MR, tomografi, diyaliz cihazları ve ambulans sistemleri ile donatılan sağlık tesisleri, hastaların daha etkin tedavi almalarını sağlıyor.
Bu projeler, sağlık alanında sadece altyapının güçlendirilmesiyle kalmayıp, aynı zamanda hizmet kalitesinin artırılmasını da hedefliyor (
Geleceğe Yönelik Personel İstihdamı Müjdesi
En dikkat çekici açıklamalardan biri de, 2025 yılı içerisinde sağlık teşkilatını istihdam edecek 37 bin hekim dışı yeni personel müjdesiydi. Bu adım, sağlık sisteminde personel açığını kapatmanın yanı sıra, hizmet sunumunun daha verimli hale getirilmesi için kritik bir hamle olarak görülüyor. Yeni personel alımı, sağlık çalışanlarının yükünü hafifletmeyi ve sistemdeki yoğunluğu azaltmayı amaçlıyor
Sağlıkta Güvenlik ve Toplumsal Duyarlılık
Sağlık Çalışanlarına Verilen Değer
Erdoğan, sağlık çalışanlarının sadece mesleki başarıları değil, aynı zamanda toplumun can güvenliğini sağlama konusundaki özverileriyle de övgüyü hak ettiğini belirtti. Pandemi, deprem ve salgın süreçlerinde sağlık çalışanlarının gösterdiği fedakarlık, bu alandaki yapılan çalışmaların ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Bu kapsamda, tüm sağlık personeline yönelik duyarlılık ve teşekkür mesajı, toplumsal birlikteliğin simgesi olarak değerlendiriliyor
Sağlıkta Şiddetin Önlenmesi
Konuşmasının bir diğer önemli kısmında ise sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin kesinlikle kabul edilemeyeceği ve bu konuda tüm önlemlerin alınacağı vurgulandı. Sağlıkta sıfır tolerans politikası, hem sağlık çalışanlarının güvenliğini sağlamak hem de sağlık hizmetlerinin kesintisiz devamını temin etmek açısından kritik bir önem taşıyor
Sonuç: Sağlık Hizmetlerinde Yeni Bir Dönem
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iftar programı vesilesiyle yaptığı açıklamalar, Türkiye’de sağlık sektöründeki reformların ve gelecek vizyonunun ne kadar iddialı olduğunu ortaya koyuyor.
- Teşekkür ve Takdir: Sağlık çalışanlarına yönelik içten teşekkür mesajı, mesleki fedakarlıkları onurlandırıyor.
- Modernizasyon ve Reformlar: Hastanelerin modernizasyonu, evde sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve teknolojik yatırımlar, sağlık sistemini güçlendiren adımlar arasında yer alıyor.
- Geleceğe Yönelik Müjde: 37 bin yeni personel alımı haberi, sağlık hizmetlerinin genişlemesi ve iyileştirilmesi için atılan stratejik adımlardan biridir.
Bu açıklamalar, hem sağlık çalışanlarının moralini yükseltmekte hem de sağlık sisteminin sürdürülebilirliğine yönelik yapılan yatırımları desteklemektedir. Türkiye’de sağlık hizmetlerinde yeni bir dönemin başlangıcını müjdeleyen bu hamle, gelecekte daha etkin ve verimli hizmet sunulacağına dair umut vermektedir.
Özetle:
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde düzenlenen iftar programında sağlık çalışanlarına teşekkür ederken, 2025 yılı içerisinde sağlık teşkilatını güçlendirmek amacıyla 37 bin hekim dışı yeni personel alımı yapacaklarını açıkladı. Sağlıkta gerçekleştirilen reformlar, modern hastane projeleri ve evde sağlık hizmetleri gibi yatırımlarla desteklenen bu adım, sağlık çalışanlarına yönelik şiddete sıfır tolerans politikasıyla birlikte, Türkiye’de sağlık hizmetlerinin kalitesinin artırılmasına yönelik önemli bir stratejiyi ortaya koyuyor
Gündem
Osmaniye’de Cezaevi Önünde Silahlı Saldırı: 2 Yaralı, Otomobil Gaspı ve Şüphelilerin Yakalanma Anı Kamerada
Osmaniye’de Cezaevi Önünde Silahlı Saldırı: 2 Yaralı, Otomobil Gaspı ve Şüphelilerin Yakalanma Anı Kamerada
Tarih: 15 Haziran 2026
Saat: 21:53

Fatih Doğan Medya Özel – Osmaniye’nin Toprakkale ilçesinde bulunan bir cezaevi önünde meydana gelen olayda, husumetli oldukları kişilere uzun namlulu silahlarla ateş açan 3 şüpheli, 2 kişiyi yaraladı. Kaçışları sırasında bir otomobili gasp eden şüpheliler, polis ekiplerince kent merkezinde kıskıvrak yakalandı. Şüphelilerin yakalanma anı, güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.
Osmaniye’de Cezaevi Önünde Silahlı Saldırı: 2 Yaralı, Otomobil Gaspı ve Şüphelilerin Yakalanma Anı Kamerada
Osmaniye’nin Toprakkale ilçesinde bulunan T Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu önünde meydana gelen olay, adeta bir film sahnesini aratmadı. İddiaya göre, aralarında husumet bulunan bir kişinin izinli olarak cezaevinden çıkacağını öğrenen F.A. (25), A.Y. (33) ve G.E. (32), Adana’nın Ceyhan ilçesinden Osmaniye’ye geldi.
Şüpheliler, cezaevi önünde karşılaştıkları Y.Ş. (34), M.R.K. (22) ve A.G. (32) isimli şahıslara uzun namlulu silahlarla ateş açtı. Saldırıda yaralanan M.R.K. ve A.G., ihbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri tarafından Osmaniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralıların tedavilerinin tamamlanmasının ardından taburcu edildikleri öğrenildi.

Saldırının ardından kaçan şüphelilerin kullandıkları otomobilin kaza yaptığı, bunun üzerine başka bir aracı gasbederek olay yerinden uzaklaştıkları belirlendi. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, takip ve kovalamaca sonucu şüphelileri Osmaniye kent merkezine girişte bulunan Karaçay Deresi Köprüsü üzerinde yakaladı. Yakalanma anları ise Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kameralarınca an be an kaydedildi.
Şüphelilerin bulunduğu araçta yapılan aramada adeta bir cephanelik ele geçirildi. Aramalarda; 2 yarı otomatik av tüfeği, 1 AK-47 kalaşnikof tüfek, 3 tabanca, 12 av tüfeği fişeği, 11 adet 9×19 milimetre tabanca fişeği ile 21 adet 7.65 milimetre tabanca fişeği bulundu.
Olayla ilgili başlatılan geniş çaplı soruşturmada, İl Emniyet Müdürlüğü ve Jandarma ekiplerince 3 şüphelinin ifadeleri doğrultusunda ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’, ‘Silahla yağma’, ‘6136 Sayılı Kanuna Muhalefet’ ve ‘Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması’ suçlarından 16 kişi daha gözaltına alındı. Şüphelilerden 10’u ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakılırken, adliyeye sevk edilen 9 şüpheliden 6’sı tutuklandı, 3’ü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Gündem
TOKAT’TA AİLE FACİASI: GELİN, KAYINPEDERİNİ DARBEDEREK ÖLDÜRDÜ!
TOKAT’TA AİLE FACİASI: GELİN, KAYINPEDERİNİ DARBEDEREK ÖLDÜRDÜ!
Yayın Tarihi: 15 Haziran 2026
Yayın Saati: 22.40

Tokat’ın Artova ilçesinde, 52 yaşındaki Azerbaycan uyruklu gelin ile 88 yaşındaki kayınpederi arasında evin önünde çıkan tartışma büyüyerek kavgaya dönüştü. Bir anda şiddetlenen tartışmada gelinin darbesiyle ağır yaralanan yaşlı adam, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Olayın ardından gözaltına alınan gelin hakkında “kasten yaralama sonucu ölüm” suçlamasıyla soruşturma başlatıldı.
Evin Önünde Başlayan Tartışma Kanlı Bitti
Edinilen bilgilere göre olay, Tokat’ın Artova ilçesine bağlı Ağmusa köyünde meydana geldi. Köyde ikamet eden Azerbaycan uyruklu K.V. (52) ile 88 yaşındaki kayınpederi Mustafa Cici arasında evin önünde henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüşen olayda taraflar birbirlerini darbetti. İddiaya göre gelinin attığı darbe sonucu yere düşen yaşlı adam için 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulunuldu.
Olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri, ağır yaralanan Mustafa Cici’ye ilk müdahaleyi olay yerinde yaptıktan sonra onu ambulansla Artova Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Ancak doktorların tüm çabalarına rağmen 88 yaşındaki adam kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Gelin Gözaltına Alındı, Soruşturma Başlatıldı
Olayın hemen ardından Artova Cumhuriyet Savcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında gelin K.V., jandarma ekiplerince gözaltına alındı. Şüphelinin adli işlemlerinin sürdüğü ve olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için soruşturmanın devam ettiği öğrenildi.
Savcılık, olayı “kasten yaralama sonucu ölüm” kapsamında değerlendirirken, kavgaya karışan diğer kişilerin olup olmadığı ve tartışmanın çıkış nedeni araştırılıyor.
Yetkililerden ve Köylülerden İlk Açıklamalar
Olayın yaşandığı Ağmusa köyü sakinleri, daha önce de aile içinde zaman zaman gerginlikler yaşandığını ancak bu kadar büyüyeceğini tahmin etmediklerini belirtti. Bir köylü, “İkisi de sinirli insanlardı. Tartıştıklarını duyardık ama bu hale geleceğini kimse beklemiyordu” dedi.
Yetkililer ise olayla ilgili yaptıkları açıklamada, şiddetin hiçbir türüne müsamaha gösterilmeyeceğini vurgulayarak, “Aile içi şiddet ve tartışmaların büyümeden yetkililere bildirilmesi hayati önem taşıyor” uyarısında bulundu.
Adli Süreç ve Olası Ceza
Hukuk uzmanları, 52 yaşındaki gelinin ifadesinin ve olayın oluş şeklinin yargılama sürecinde belirleyici olacağını belirtiyor. “Kasten yaralama sonucu ölüm” suçlaması, Türk Ceza Kanunu’nun 87. maddesinde düzenleniyor. Bu suç, kasten yaralama eyleminin mağdurun ölümüne sebebiyet vermesi halinde uygulanıyor ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına kadar varan yaptırımları bulunuyor.
Mahkeme, olayın taksirle mi yoksa kasten mi işlendiğini, tarafların kusur oranlarını ve olayın gelişimini titizlikle inceleyecek.
Geçmiş Benzer Olaylarla Karşılaştırma
Türkiye’de son yıllarda aile içi şiddet ve aile fertleri arasındaki kavgaların cinayetle sonuçlanması sıkça gündeme geliyor. 2020 yılında da Yeni Şafak’ın haberine göre, Tokat’ta altı aylık evli bir damat, çıkan tartışmada kayınpederini darbederek öldürmüştü. Benzer şekilde, 2025 yılında Muğla’da bir kayınpeder, gelinini öldürdükten sonra cesedini yakmış, cezaevinde hayatını kaybetmişti.
Bu olaylar, aile içi şiddetin ne denli yıkıcı sonuçlara yol açabildiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Uzman Görüşleri: Aile İçi İletişimin Önemi
Psikologlar ve sosyologlar, aile içi anlaşmazlıkların şiddete dönüşmemesi için sağlıklı iletişim yöntemlerinin öğrenilmesi gerektiğini vurguluyor. Uzmanlar, özellikle aynı evi paylaşan farklı kuşaklar arasında yaşanan gerilimlerin, bir uzman yardımıyla çözülebileceğini belirtiyor. “Öfke kontrolü, empati ve etkili iletişim becerileri, bu tür acı olayların önüne geçebilir” diyen uzmanlar, aile içi şiddetle karşılaşan vatandaşların 183 Sosyal Destek Hattı ve 112 Acil Çağrı Merkezi’nden yardım alabileceklerini hatırlatıyor.
Gündem
Hicri Yeni Yıl Yarın Başlıyor: 1448’e Manevi Yolculuk
Hicri Yeni Yıl Yarın Başlıyor: 1448’e Manevi Yolculuk
Tarih: 15.06.2026
Saat: 21:00

Milyonlarca Müslüman, yarın başlayacak olan Hicri 1448 yılını idrak edecek. Hicret’in yıl dönümü olarak kabul edilen bu özel gün, İslam alemi için bir yenilenme ve manevi muhasebe fırsatı sunuyor. Peki hicri takvim nedir, yılbaşı nasıl kutlanır ve aşure ne zaman pişirilecek? İşte tüm detaylar…
İslam alemi yarın Hicri 1448 yılına girmenin coşkusunu ve manevi huzurunu yaşayacak. Diyanet İşleri Başkanlığı vakit hesaplamalarına göre, hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem ayının ilk günü, 16 Haziran 2026 Salı günü idrak edilecek. Bu özel gün, aynı zamanda Hicri Yılbaşı olarak da anılıyor.
Hicri takvim, adını İslam tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan ‘Hicret’ olayından alıyor. Son peygamber Hz. Muhammed (SAV) ve ashabının 1448 yıl önce Mekke’den Medine’ye göçü, bu takvimin başlangıç kabul ediliyor. Diyanet İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Üzeyir Öztürk, hicretin İslam tarihinde yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu belirterek, bu olayın sadece bir mekan değişikliği değil, aynı zamanda inanç uğruna yapılan büyük bir fedakarlığın simgesi olduğunu vurguladı.
Muharrem ayı, aynı zamanda aşure geleneğini de beraberinde getiriyor. Muharrem ayının 10. gününe denk gelen Aşure Günü, bu yıl 25 Haziran Perşembe günü idrak edilecek.
Hicri Takvim Nedir? Miladi Takvimden Farkı Ne?
Ayın dünya etrafındaki dönüşünü esas alan hicri takvim, yaklaşık 354 gün süren bir ay yılı sistemidir. Bu özelliği nedeniyle hicri takvim, güneş yılı esasına dayanan Miladi takvime göre her yıl yaklaşık 10-11 gün daha erken başlar. Bu nedenle Hicri Yılbaşı’nın Miladi takvimdeki tarihi her sene değişkenlik gösterir.
Hicret’in Önemi ve Manevi Boyutu
Hz. Muhammed (SAV) ve ashabının Mekke’de maruz kaldığı zulümden kurtulmak ve inançlarını özgürce yaşayabilmek için Medine’ye göç etmesi anlamına gelen Hicret, İslam toplumunun inşasının temelini oluşturmuştur. Medine’de muhacirler (göç edenler) ve ensar (yardım edenler) arasında tesis edilen kardeşlik bağı, tarihte eşi benzeri görülmemiş bir dayanışma örneği sergilemiştir.
Muharrem Ayı ve Aşure Günü
Muharrem ayı, İslam inancında oldukça müstesna bir yere sahiptir. İslam geleneğinde Ramazan ayından sonra en faziletli orucun tutulduğu ay olarak bilinen Muharrem, aynı zamanda Aşure Günü’nü içinde barındırmaktadır.
Aşure Günü’nün Önemi: Birçok peygamberin hayatındaki önemli olaylara ev sahipliği yaptığına inanılan Aşure Günü, bu sene 25 Haziran Perşembe günü idrak edilecek. Bu özel gün, aynı zamanda Kerbela’da Hz. Muhammed’in torunu Hz. Hüseyin ve şehit olanların yad edildiği, yardımlaşma ve dayanışmanın en yoğun şekilde hissedildiği bir zaman dilimidir. Geleneksel olarak pişirilen aşure tatlısı, bolluğun, bereketin ve paylaşmanın sembolü olarak komşularla, dostlarla paylaşılır.
Kaynak: FatihDoğanMedya – AA, Diyanet İşleri Başkanlığı
-
Gündem3 gün önceKocaeli’de Acı Olay: Baba Evinde Asılı Halde Ölü Bulundu, SMA’lı Oğlunun Cihazının Fişi Çekildi
-
Gündem1 hafta önceSöke’deki çifte cinayette kan donduran detay! Şüpheli eş Erkan Aslan yakalandı,
-
Spor1 hafta önceMilliler Geriden Geliyor! Venezuela’yı 2-1 Yıkan A Milli Takım, Dünya Kupası’na Galibiyetle Merhaba Dedi
-
Gündem1 hafta önceAmasya’da Yürekleri Dağlayan Kaza: Ranger’ın Çarptığı İşçi Hayatını Kaybetti
-
Gündem1 hafta önceKocaeli’de Vahşet: 5 Çocuk Annesi Elif K., Sokak Ortasında Katledildi
-
Gündem1 hafta önceİznik Gölü’nde Yürek Yakan Kahramanlık: Oğlunu Kurtaran Emekli Polis Sinan Çağlayan Suda Kayboldu
-
Gündem1 hafta önceKonya’da yatak fabrikasında yangın; 1 itfaiye eri şehit oldu
-
Gündem1 hafta önceKozan’da ‘Kız Kaçırma’ Husumeti Kanlı Bitti: Baba ve Oğlu Katledildi
