Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

5 yaşındaki Melike’yi işkence ederek öldürüp göle attılar: Baba ve üvey anne ilk kez hakim karşısında

Yayımlandı

üzerinde

Arnavutköy’deki Sazlıbosna Baraj Gölü’nde 2018 yılında poşete konulmuş halde cesedi bulunan 5 yaşındaki kız çocuğu hakkındaki soruşturma, o tarihte kimliği tespit edilemediği için Daimi Suçlar Bürosu’na devredilmişti.

2024 yılının Kasım ayına kadar faili meçhul olarak kalan dosya, 12 yaşındaki E.E.’nin Esenyurt’taki okulundaki rehber öğretmenine, “Babam kardeşim Melike’yi öldürüp, poşete koydu. Onu da götürüp göle attı” demesi üzerine yeniden açıldı. Öğretmenin durumu polise bildirmesi sonrasında çocuğun pedagog eşliğinde alınan ifadesinden yola çıkan polis ekipleri, cesedi bulunan Melike Eşiyok’un babası Cahit Eşiyok, annesi Meryem Ataman ve Cahit Eşiyok’un eski eşi Zehra Öztürker’i gözaltına aldı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Olayla ilgili Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanını ilk duruşması bugün görüldü. Duruşma salonunda tutuklu sanık Meryem Ataman ve avukatlar hazır bulunurken, diğer tutuklu sanıklar Cahit Eşiyok ve Zehra Öztürkler duruşmaya Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi(SEGBİS) aracılığıyla katıldı.

ANNE: “DİĞER ÇOCUKLARIMI KORUMAK İÇİN SUSTUM”

Kimlik tespitleri ile başlayan duruşmada ilk olarak savunması alınan anne Meryem Ataman, “Ben diğer çocuklarımı korumak için sustum. 2018’de Melike’nin öldüğünü öğrendim. Bana Cahit söyledi. Zehra evden gidince, beni arayıp çocuklara bakamadığını söyledi. Eve gittiğimde Melike’nin öldüğünü öğrendim. Vücudunda morluklar vardı. ‘Polise gitsem bizi suçlarlar’ diyerek korkusundan gitmediğini söyledi. ‘Eğer polise gidersen seni de öldürürüm’ dedi. Çocuklarıma zarar vermesin diye sustum. Zaten çocuklar büyüyünce onlar anlatsın istedim. Çocukların öğretmene anlattığını öğrenince Melike’nin kimliğini yanımda taşımaya başladım. Çünkü çocuklar öğretmene anlatmıştı ve olayı pazartesi ortaya çıkaracaklardı. Çocukların saçları kesilmişti, gözlerinin altı mosmordu. Aç susuz bırakılmışlar. Gidip şikayet edemedim. Çünkü tehdit edildim. Gidecek yerim de yoktu” dedi.

SANIK CAHİT EŞİYOK: VİCDAN AZABI ÇEKİYORUM

Daha sonra savunması alınan sanık Cahit Eşiyok, “Üstüme atılı hiçbir suçu kabul etmiyorum. Ben polis ekiplerine her şeyi anlattım. Ölen çocuk benim çocuğum. Vicdan azabı çekiyorum. 2017 yılında Meryem ile boşandık. O sırada diğer sanık Zehra ile birlikte 7-8 ay kadar çocuklarla birlikte yaşadık. Çocuklarıma düşkün olduğum için velayeti ben aldım. Çocuklar Zehra ve ben, başka bir eve taşındık. İlk başta her şey çok güzeldi, ama sonra Zehra çocuklara kızmaya başladı” dedi.

“Bu sebeple Zehra ile tartışmalarımız artmaya başladı” diyen Cahit Eşiyok, “Bana, ‘Çocukları anneye ver. Bizim huzurumuz kalmadı’ dedi. Ben de, ‘Olmaz’ dedim. Bir gün Zehra beni arayıp, ‘Çocuklardan bıktım. Yine altına kaçırdılar. Ben artık bakmayacağım’ dedi. Ben de, ‘Bakmazsan bakma’ dedim. Bir gün oğlum H. ile kızım E. bana, Zehra’nın Melike’yi çarşafla peteğe bağladığını söyledi. Bunun üzerine Zehra ile kavga ettik ve çocukları alıp evden çıktım. O gece arabada yattık. Melike bana, ‘Ben o kadını sevmiyorum. Eve geri dönmeyelim’ dedi. Ben de yaşı küçük diye dikkate almadım. H.E ve E.E’ye, ‘Kadın size kötü davranıyor mu?’ diye sordum. Onlar da, ‘Yok’ dediler. O yüzden onları dinleyip, eve geri döndüm. Eve döndükten 2-3 gün sonra Zehra beni arayıp, çocuklardan şikayetçi oldu. Salona tuvaletini yaptıkları için kızıp, çocukları dövdüm. 2 gün sonra, bu sefer de Melike altına kaçırmış. Gittim, üstünü değiştirdim. Yine bir gün yemek yerken kusmaya başladılar. Zehra, ‘Benim inadıma yapıyorlar’ deyip bağırıp çağırdı ve biz yine tartıştık” dedi.

MELİKE’NİN NASIL ÖLDÜĞÜNÜ ANLATTI

Melike’nin öldüğü günü anlatan sanık Cahit Eşiyok, “Kızım Melike’nin öldüğü gün işteydim. Sabah ben işe gittikten 2 saat sonra Zehra beni arayıp, Melike’nin nefes almadığını ve eve gelmem gerektiğini söyledi. Ağabeyime rica ettim. Beni eve bıraktı. Eve vardığımda Zehra kapıyı açtı. Melike’nin yattığı odaya gittim. Yatağında sırt üstü yatıyordu. Tepki ve cevap alamadım. Kalp atışını dinledim, nabız yoktu. Kalp masajı yapmaya çalıştım. Öldüğüne emin olduktan sonra, bağırarak ağlamaya başladım. Hastaneye götürmek istedim, ama Zehra bana, ‘Sakin ol. Çocuk ölmüş. Hastaneye götürsek de geri gelmeyecek’ dedi. ‘Nasıl oldu bu?’ diye sorduğumda, bana Melike’nin kendisinden su istediğini, içerken öksürüp, fenalaştığını söyledi. Zehra bana, ‘Hastaneye götürsek bizi hapse atarlar. Bizim öldürdüğümüzü düşünürler. Denize atalım’ dedi. Ben de, ‘Öyle olmaz gömelim’ dedim. Kızımı yıkarken dizinde morluklar vardı. Zehra’ya sorduğumda, ‘Parkta düştü’ dedi. Bu morluklar ölmeden 10 gün önce vardı. Çocuğumu banyoya götürdüm. Yıkadım, yatak çarşafıyla kefen niyetine sardım. Büyük bir poşet vardı onun içine koydum. ‘Nasıl götüreceğiz?’ diye sorduğumda Zehra, ‘Birisi var, araç kiralıyor’ dedi. Beraber gidip, arabayı aldık. Melike’nin cansız bedeni odadaydı. Kapıyı kilitledik. Sonra eve geldik. Akşam havanın kararmasını bekledik. Hava kararınca yola çıktık. Bir mezarlığa gittik. Dolu mezarı kazmaya çalıştım, ama sinirim boşaldı. Kazamadım. Sonra farklı bir mezarlığa gittik, ama benim araçtan inecek durumum yoktu. Pes edip eve geldik. Ertesi gün oldu. Biz Sazlıbosna Barajına gittik. Cesedi araçtan çıkardım. Gölün ortasına denk gelecek şekilde poşeti getirdim. 2 taş koyarak suya bıraktım. Kendime geldikten sonra pişman oldum. Ağlamaya başladım. Zehra, ‘Başka eve taşınalım’ dedi. Biz de taşındık” ifadelerini kullandı.

“ÇOCUKLARA EZİYET ETTİĞİNİ FARK ETTİM”

Savunmasında diğer sanık Zehra’nın çocuklarına eziyet ettiğini fark ettiğini söyleyen Cahit Eşiyok, “Ben Zehra’dan, ‘Acaba o mu öldürdü?’ diye şüphelenmeye başladım. Bir türlü çocuklarımla baş başa kalmamıza izin vermiyordu. Bir gün Zehra’nın evden çıktığını öğrendim. Hemen eve döndüm. Eve gittiğimde, oğlum H.E. ve kızım E. E’nin saçlarını kestiğini, ikisini de dövdüğü için oğlumun altına kaçırdığını ve çocukları tazyikli soğuk suyla yıkadığını gördüm. Zehra’yı arayıp, eve çağırdım. Geldiğinde her şeyi bildiğimi söyleyip, ‘Nasıl böyle bir şey yaparsın?’ dedim. Dizlerime kapandı, özür diledi. Ben de ona vurmaya başladım Saçlarından tutup balkona sürükledim. Balkondan atmaya çalıştım. Bana direndi. Beni itti, ben yere de düşünce kaçıp, dışarı çıktı. Zehra’nın gitmesinden sonra Meryem’i arayıp, eve dönmesini istedim. Bu aşamada amacım çocukları Meryem’e bırakıp, Zehra’yı öldürmekti. Meryem’i ablasından aldım. Evin önüne gelene kadar Melike’nin öldüğünü söylemedim. Evin önünde her şeyi anlattım. Ağlamaya başladık beraber. Çocuklar Meryem’i görünce çok sevindiler” dedi.

“TEK BAŞINA ARABAYA KOYDU VE GÖTÜRDÜ”

Üzerine atılan suçlamaları kabul etmeyen sanık Zehra Öztürker ise savunmasında, “Melike yemeğini yemediği için Cahit elini kaldırdı. Ben engel oldum, sonra işe gitti. O gün Melike tüm gün yattı. Hiçbir şey yemedi. O gün Cahit odaya girdi. Melike’nin eli, ayağı buz gibiymiş. Ben o sırada mutfakta kahvaltı hazırlıyordum. Yanıma geldi, ‘Melike hareket etmiyor’ dedi. Cahit, tek başına Melike’yi arabaya bindirdi ve götürdü. Nereye gömdü bilmiyordum. ‘Hastaneye gidelim’ dediğimde, ‘Sen karışma. Seni de öldürürüm, çocuklarını da’ dedi.

“KARDEŞİMİN ÖLÜMÜNÜ KAPI ARALIĞINDAN İZLEDİK”

Duruşmada hayatını kaybeden Melike Eşiyok’un kardeşleri H.E. ve E.E.’nin de pedagog eşliğinde ifadeleri alındı. H.E. ifadesinde, “Biz kapı aralığından gördük. Kardeşim koltukta yatıyordu. Ayağında ve kolunda kesik vardı. Babamın bacağının yanında çekiç vardı. Zehra da babamın yanına sürekli buz götürüyordu. Biz o zaman bir şey yapamadık, küçüktük. Bizi babam da, Zehra da dövüyordu. Annem, Melike’yi babamın öldürdüğünü bilmiyordu. Biz söyleyince, babam onu tehdit etti. Bana ve kardeşlerime çok işkence yaptılar. Zehra benim ayağıma çekiçle vuruyordu. Bizi sürekli dövdükleri için altımıza kaçırıyorduk. Diğer kardeşim E.’yi, soyarak yağmurda beklettiler. Günlerce susuz ve aç kaldık. Melike’ye hiç yemek vermiyorlardı” dedi.

Diğer kardeş E.E. ise, “Babamla Zehra, Melike’yi öldürdü. Babam Melike’yi zincirle elinden tutup, sırtüstü yatırıp öldürdü. Tüm sinirlerini Melike’den çıkarıyorlardı. Kıyafetlerimizi çıkarıp bizi soğuk suyla yıkıyorlardı. Bizi sopayla her gün dövüyorlardı” dedi.

AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS İSTEMİ

Tüm tarafların savunma ve ifadelerinin tamamlanmasının ardından duruşma savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Mütalaada, sanıklar Cahit Eşiyok ve Zehra Öztürker’in ‘Altsoydan çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis ile cezalandırılmasına, çocukların annesi Meryem Ataman’ın ise yargılandığı ‘Suçluyu kayırma’ suçundan beraatine ve tahliyesine karar verilmesini istedi. Mütalaayı değerlendiren mahkeme heyeti, sanık Meryem Ataman’ın tahliye edilmesine karar vererek, sanık avukatlarının mütalaaya karşı savunma hazırlayabilmesi amacıyla duruşmayı 2 Mayıs tarihine erteledi.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Dünya Gıda Programı’ndan Korkutan Uyarı: İran Savaşı Haziran’a Kadar 45 Milyon Kişiyi Açlığa İtebilir

Yayımlandı

üzerinde

Dünya Gıda Programı’ndan Korkutan Uyarı: İran Savaşı Haziran’a Kadar 45 Milyon Kişiyi Açlığa İtebilir

Tarih: 17 Mart 2026, Salı 23: 30
Kaynak: Reuters / fatihdoganmedya.com


GENEL MERKEZ – Dünya Gıda Programı (WFP), 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail ortak askeri harekatının devam etmesi halinde, küresel gıda krizinin daha önce görülmemiş boyutlara ulaşacağı uyarısında bulundu. Örgütün yeni analizine göre, savaşın Haziran ayına kadar sürmesi, 45 milyon insanı daha akut açlıkla karşı karşıya bırakabilir.

WFP İcra Direktör Yardımcısı Carl Skau, Cenevre’de düzenlediği basın toplantısında, “Bu, küresel açlık seviyelerini tüm zamanların rekoruna taşıyacak ve bu korkunç bir olasılık” dedi. Skau, gıda, petrol ve nakliye maliyetlerindeki artışın, halihazırda rekor seviye olan 319 milyon olan akut açlık çeken insan sayısına 45 milyon kişi daha ekleyeceğini belirtti.

İnsani Yardım Koridorları Tıkandı

WFP yetkilisi, savaşın yalnızca bölgesel bir kriz olmadığını, küresel tedarik zincirlerini de vurduğunu vurguladı. 28 Şubat’tan bu yana örgütün nakliye maliyetlerinin yüzde 18 arttığını ve bazı yardım gemilerinin rotalarının değişmek zorunda kaldığını açıkladı. Bu durum, özellikle Yemen, Suriye ve Afrika Boynuzu gibi halihazırda kırılgan durumdaki bölgelere yönelik hayati yardım malzemelerinin ulaştırılmasını geciktiriyor.

Skau, “Zaten bu savaştan önce de mükemmel bir fırtınanın içindeydik. Açlık, sayılar ve derinlik açısından hiç bu kadar şiddetli olmamıştı” diyerek durumun vahametine dikkat çekti.

Bütçe Kısıntıları Krizin Derinleştiriyor

Artan maliyetlerin, bağışçı ülkelerin savunma harcamalarına öncelik vermesi nedeniyle WFP’nin uyguladığı derin bütçe kesintilerinin üzerine geldiğini belirten Skau, bu durumun örgütün müdahale kapasitesini daha da zayıflattığını ifade etti.

Uzmanlar, İran’daki çatışmaların uzamasının, küresel gıda fiyatlarında yeni bir şok dalgası yaratabileceği ve bunun en çok net gıda ithalatçısı olan gelişmekte olan ülkeleri vuracağı konusunda uyarıyor.

 

Okumaya Devam Et

Gündem

SON DAKİKA: ABD-İsrail-İran Savaşı 18. Günde! İsrail: Ali Laricani öldürüldü – İran’dan el yazılı not geldi

Yayımlandı

üzerinde

SON DAKİKA: ABD-İsrail-İran Savaşı 18. Günde! İsrail: Ali Laricani öldürüldü – İran’dan el yazılı not geldi

Tarih: 17.03.2026 – 22:45

SAVAŞTA 18. GÜN: TAHran’DA SUİKAST DALGASI

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonları 18. gününde kritik bir eşiğe taşındı. İsrail yönetimi, İran Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’nin öldürüldüğünü duyururken, Tahran yönetiminden iddiayı ne doğrulayan ne de yalanlayan ancak kafa karıştıran bir hamle geldi: Laricani’nin el yazısı notu yayınlandı.

İşte Körfez’i ateşe veren savaşta son 24 saatte yaşananlar…

LARİCANİ SUİKASTI: İSRAİL “ÖLDÜ” DİYOR, İRAN “NOT” YAYINLIYOR

İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, sabah saatlerinde yaptığı açıklamada, İran Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani ve Besic Güçleri Komutanı Gulam Rıza Süleymani’nin etkisiz hale getirildiğini öne sürdü.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “İran halkına rejimi devirme şansı verdik. Kararlı olursak İran halkı kaderini ellerine alacak” ifadelerini kullandı.

Ancak Tahran’dan gelen ilk tepki şaşkınlık yarattı. İran resmi kanalları, Laricani’nin bir gün öncesine ait olduğu belirtilen el yazısı bir notunu paylaştı. Notun, ABD saldırılarında hayatını kaybeden İranlı denizciler anısına yazıldığı belirtildi. İran yönetimi, Laricani’nin durumuna ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı.

ANINDA ANALİZ: İran’ın el yazısı notu yayınlaması, suikast iddialarını dolaylı yoldan çürütme çabası olarak yorumlanırken, İsrail’in net “öldürüldü” açıklaması ortada ciddi bir istihbarat çelişkisi olduğunu gösteriyor. Laricani’nin akıbeti önümüzdeki saatlerde netleşecek.

 İRAN MEDYASI DOĞRULADI: SÜLEYMANİ ÖLDÜ

Laricani iddiası tartışılırken, İran medyası Besic Güçleri Komutanı Gulam Rıza Süleymani’nin hayatını kaybettiğini doğruladı. Devrim Muhafızları’na bağlı güçlerin komutanı olan Süleymani’nin, İsrail saldırılarında hedef alındığı belirtiliyor.

 HAMANEY’DEN ‘BARIŞ’ VETOSU: DOĞRU ZAMAN DEĞİL

İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney, üst düzey bir yetkiliye göre dış politika toplantısında net konuştu: “Barış için doğru zaman değil.” Hamaney’in, ABD ve İsrail’in yenilmesi ve tazminat ödenmesi gerektiğini söylediği aktarıldı.

Öte yandan İsrail ordusu, sosyal medya üzerinden Hamaney’i hedef alan bir paylaşım yaparak “Hamaney’i takip edeceğiz, bulacağız ve etkisiz hale getireceğiz” tehdidinde bulundu

 HÜRMÜZ’DE SON DURUM: 3 GÜNDE SADECE 15 GEMİ GEÇTİ

Hürmüz Boğazı’nda tansiyon düşmüyor. MarineTraffic verilerine göre, son 3 günde boğazdan sadece 15 gemi geçiş yapabildi. Bunların:

· 8’i kuru yük gemisi
· 5’i tanker
· 2’si LPG taşıyıcısı

Dikkat çekici detay: Geçişlerin yüzde 87’si Körfez’den çıkış yönünde gerçekleşti. Yani boğaza giriş yapan gemi sayısı yok denecek kadar az.

Uluslararası Denizcilik Örgütü Başkanı Arsenio Dominguez ise çarpıcı bir uyarıda bulundu: “Hürmüz’den geçiş yapacak gemilerin güvenliğini yüzde 100 garanti edemeyiz.”

 KÖRFEZ SARSILIYOR: DUBAl, DOHA VE ABU DABİ HEDEFTE

İran’ın misilleme saldırıları Körfez ülkelerini vurmaya devam ediyor:

· Dubai: Gece boyunca patlama sesleri duyuldu.
· Abu Dabi: Engellenen İran füzesinin enkazı Bani Yas bölgesine düştü, 1 kişi öldü.
· Doha: Sanayi bölgesine füze enkazı düştü, yangın çıktı. Ölen ya da yaralanan olmadı.
· Füceyra: Bir tankere bilinmeyen bir mermi isabet etti, maddi hasar oluştu.

 ABD’NİN BAĞDAT BÜYÜKELÇİLİĞİ’NE İHA’LI SALDIRI

Irak’ın başkenti Bağdat’ta bulunan ABD Büyükelçiliği, 3 kamikaze İHA ile hedef alındı. Büyükelçilikteki hava savunma sistemleri 2 İHA’yı düşürürken, bir İHA büyükelçilik duvarına isabet etti ve yangın çıktı. Saldırıyı henüz üstlenen olmadı.

ABD’DE SAVAŞA İLK TEPKİ İSTİFASI

ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Başkanı Joseph Kent, Trump yönetiminin İran politikasını protesto ederek istifa etti. Trump’a yazdığı mektupta Kent, “İran, ulusumuz için yakın bir tehdit oluşturmuyordu. Bu savaşı İsrail’in ve güçlü Amerikan lobisinin baskısı nedeniyle başlattığımız açıktır” ifadelerini kullandı.

Bu istifa, savaşın başından bu yana gerçekleşen ilk üst düzey tepki istifası olarak kayıtlara geçti.

SAVAŞIN BİLANÇOSU (İran Sağlık Bakanlığı Verileri)

· Yaralı: 18.000+
· Hayatını kaybeden çocuk: En az 204
· Hayatını kaybeden kadın: En az 226
· Toplam sivil kayıp: Açıklanmadı

NETANYAHU’DAN YAPAY ZEKA TARTIŞMASINA FOTOĞRAFLI YANIT

Geçtiğimiz günlerde paylaştığı videoların yapay zeka ile üretildiği iddia edilen Netanyahu, bu kez yeni bir fotoğrafını paylaştı. Başbakanlık Ofisi, fotoğrafı “Başbakan Binyamin Netanyahu, İran rejiminin üst düzey yetkililerinin ortadan kaldırılması emrini veriyor” notuyla duyurdu.

ALİ LARİCANİ KİMDİR?

· Doğum: Necef, Irak (Şii kutsal kentinde doğdu)
· Eğitim: Kum’da medrese, üniversitede matematik ve bilgisayar bilimleri, Batı felsefesi doktorası
· Akademik: Kant, Kripke ve David Lewis üzerine kitaplar yazdı
· 1980’ler: Devrim Muhafızları komutanlığı
· 1996: Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi üyeliği
· 2004: Ali Hamaney’in ulusal güvenlik danışmanı
· 2021-2024: Cumhurbaşkanlığına aday oldu, Uzmanlar Konseyi tarafından veto edildi
· 2025: Hamaney tarafından yeniden Ulusal Güvenlik Konseyi başkanlığına getirildi

Son dönemde İran’ın savunma stratejisini belirleyen ve nükleer müzakerelere yön veren Laricani, Hamaney’in gölgesinde ülkeyi yöneten asıl isim olarak biliniyordu.

 ULUSLARARASI YANKILAR

· Beyaz Saray Ekonomi Danışmanı Kevin Hassett: “Savaş haftalar içinde bitecek. İran ABD ekonomisine zarar veremiyor.”
· İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar: “İran rejimini ancak İranlılar devirebilir. Savaşı kazandık.”
· İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi: “Hürmüz’deki durum, dayatılan savaştan ayrı değerlendirilemez.”

 NE OLMUŞTU?

ABD ve İsrail, 28 Şubat 2026’da İran’a yönelik geniş çaplı askeri operasyon başlatmıştı. İran da füze ve insansız hava araçlarıyla misillemede bulunmuş, Hürmüz Boğazı’nı ABD ve İsrail bağlantılı gemilere kapatmıştı. Körfez ülkeleri de hedef alınırken, savaş küresel enerji piyasalarında büyük dalgalanmaya yol açtı.

Okumaya Devam Et

Gündem

Ambulans ile kamyon çarpıştı: 1 ölü, 3 yaralı

Yayımlandı

üzerinde

Ambulans ile kamyon çarpıştı: 1 ölü, 3 yaralı

Tarih.Saat: 17.03.2026 — 17:39

Samsun’un Çarşamba ilçesinde, vakaya giden bir ambulans ile fındık yüklü bir kamyonun çarpışması sonucu ambulans şoförü hayatını kaybetti, olayda 3 kişi de yaralandı. Olay yerinde ve hastanede yürütülen müdahale çalışmalarına ilişkin bilgiler şu şekilde aktarıldı.

Kaza, saat 15.00 civarında Çarşamba—Samsun-Ordu kara yolunda meydana geldi. Vakaya giden ambulansı kullanan Recep Sağıroğlu yönetimindeki 55 ATY 154 plakalı araç ile fındık yüklü kamyonu süren Cemal Üre yönetimindeki 55 AHY 556 plakalı araç çarpıştı. Kazada ambulans sürücüsü Recep Sağıroğlu ağır yaralandı ve kaldırıldığı Çarşamba Devlet Hastanesi’nde yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Yaralanan diğer iki sağlık çalışanı Tuğba A. ve Oğuzhan K. ile kamyon şoförü Cemal Üre tedavi altına alındı. Yaralıların durumuna ilişkin yetkililerden henüz detaylı açıklama yapılmadı.

Olay yerine çok sayıda sağlık ve polis ekibi sevk edildi; karayolu trafiği ekiplerin çalışması süresince kontrollü olarak sağlandı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı, yetkililer olayın kesin nedenini belirlemek için inceleme yapıyor

  • Olay yeri: Çarşamba (Samsun) — Samsun-Ordu kara yolu.

  • Zaman: 17 Mart 2026, yaklaşık 15:00.

  • Araçlar: Ambulans (55 ATY 154) — Fındık yüklü kamyon (55 AHY 556).

  • Can kaybı: 1 (ambulans şoförü).

  • Yaralı: 3 (2 sağlık çalışanı, 1 kamyon sürücüsü).

  • Soruşturma: Devam ediyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar