Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Sağlık

40 Yıl Sonra Romanya’da Cüzzam Paniği! Hırvatistan’da da Vaka Görüldü

Yayımlandı

üzerinde

40 Yıl Sonra Romanya’da Cüzzam Paniği! Hırvatistan’da da Vaka Görüldü

Son Güncelleme: 22.12.2025 – 00:00
Okuma Süresi:3 dakika

Avrupa’da onlarca yıldır görülmeyen cüzzam (lepra) hastalığı, Romanya ve Hırvatistan’da yeniden ortaya çıktı. Her iki ülkede de onlarca yıl sonra ilk kez vaka tespit edildi.

Avrupa’da yok olduğu sanılan cüzzam hastalığı, onlarca yıl sonra Romanya ve Hırvatistan’da yeniden görüldü. Son vakaların üzerinden 40 yılı aşkın süre geçen Romanya’da tespit edilen iki vaka, sağlık otoritelerini harekete geçirdi.

Romanya’da 44 Yıl Sonra İlk Vakalar

Romanya Sağlık Bakanlığı, ülkenin kuzeybatısındaki Cluj kentinde bulunan bir kaplıcada çalışan iki masözde cüzzam tespit edildiğini açıkladı. 21 ve 25 yaşlarında olduğu belirtilen ve Endonezya vatandaşı olan iki hastanın tedavisine başlandı. Ayrıca iki kişi daha şüpheli olarak test ediliyor.

Sağlık Bakanı Alexandru Rogobete, hastalardan birinin kısa süre önce Asya’ya seyahat ettiğini ve burada bir ay boyunca annesiyle kaldığını duyurdu. Annesinin de aynı hastalık nedeniyle hastanede olduğu bildirildi.

Olayın ardından kaplıca geçici olarak kapatıldı ve kapsamlı bir inceleme başlatıldı. Bakanlık, ülkede son cüzzam vakasının 44 yıl önce, yani 1981’de tespit edildiğini hatırlattı.

“Halkın endişelenmesine gerek yok. Cüzzamın bulaşması için uzun süreli ve yakın temas gerekiyor.”
Romanya Sağlık Bakanı Alexandru Rogobete

Hırvatistan’da 30 Yıl Sonra Tekil Vaka

Hırvatistan’ın Split kentinde ise bir kişide tekil cüzzam vakası doğrulandı. Hasta tedavi altına alınırken, yakın temaslı kişilere koruyucu tedavi uygulandı. Sağlık otoriteleri, toplum genelinde yayılma riskinin son derece düşük olduğunu vurguladı.

Habere konu olan vakalar, Avrupa’da son 30 yıldır görülmeyen cüzzam hastalığının geri döndüğü anlamına geliyor. Yetkililer, hastalığın günlük temasla kolayca yayılmadığını ve antibiyotiklerle tamamen tedavi edilebildiğini belirtiyor.

Cüzzam (Lepra) Hakkında

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)‘ye göre cüzzam, genellikle deri lezyonları, his kaybı ve sinir hasarıyla kendini gösteriyor. Erken teşhisle tamamen tedavi edilebiliyor.

Günümüzde hastalık, 6 ila 12 ay süren çoklu ilaç tedavisi (MDT) ile başarılı bir şekilde iyileştirilebilmektedir. Hastalık, solunum yolu damlacıklarıyla uzun süreli ve yakın temas sonucu bulaşır.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

Selçuk Üniversitesi’nden “renkli buğday”le fonksiyonel bisküvi: Alzheimer, diyabet ve kanserle mücadelede umut var

Yayımlandı

üzerinde

Selçuk Üniversitesi’nden “renkli buğday”le fonksiyonel bisküvi: Alzheimer, diyabet ve kanserle mücadelede umut var

16.02.2026 · 11:45

Selçuk Üniversitesi Sarayönü yerleşkesinde yürütülen TÜBİTAK destekli çalışma, mor ve mavi gibi doğal renklere sahip buğday genotiplerinden yüksek antioksidan içeriğine sahip fonksiyonel bisküvi prototipleri üretildiğini ortaya koydu. Proje ekibi, renkli buğdayların hücresel düzeyde yenileyici ve koruyucu etkilere sahip olabileceğini; şeker hastalığı (diyabet), Alzheimer ve kanser gibi kronik hastalıklara yönelik geliştirilecek gıda ürünlerinde önemli bir ham madde potansiyeli sunduğunu belirtiyor.

Projenin omurgası: saha seçimi, analiz ve hedefler

TÜBİTAK-1002 destekli projede tarladan laboratuvara geçen süreçte 20 farklı siyah, mor ve mavi buğday genotipi incelendi; adaptasyon, verim ve bisküvilik kalite kriterlerine göre en uygun türler belirlendi. Proje kapsamında elde edilen bulgulara göre üretilen bisküviler GDO içermiyor ve rengini yapay renklere değil, tohumun kendi genetiğine borçlu. Seri üretim için ilk prototiplerin 2026 yılı itibarıyla geliştirilip test edildiği açıklandı.

Akademik ekip ve teknoloji transferi

Çalışma, Doç. Dr. Hayati Akman liderliğinde yürütüldü; teknolojik analizler için ise işbirliği yapılan kurumlar arasında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve proje ortakları yer aldı. Proje raporlarında, ideal “bisküvilik” buğdayın ekmeklik veya makarnalık buğdaydan farklı protein, gluten ve un akışkanlığı özelliklerine sahip olması gerektiği vurgulandı.

Sağlık iddiaları ve bilimsel temeller

Projenin sağlık analizlerini yürüten Prof. Dr. Gökhan Zengin, mavi ve mor buğdaylardan üretilen ürünlerin antioksidan kapasitesine dikkat çekti; ekip, hücresel yenilenme ve bağışıklık desteği gibi etkinliklerin laboratuvar düzeyinde gösterilmeye başlandığını belirtti. Araştırmacılar, bu sonuçların gıda takviyesi ve fonksiyonel gıda ürünleri geliştirirken yol gösterici olacağını söylüyor.

Yerel üretim, katma değer ve gelecek planları

Sarayönü (Konya) kırsalında iki yıllık adaptasyon denemeleriyle bölge koşullarına dayanıklı genotiplerin seçildiği, bunun yerel çiftçi gelirine pozitif katkı ve ülke çapında katma değer yaratma potansiyeli taşıdığı ifade ediliyor. Araştırma ekibi, bisküviyle sınırlı kalmayıp renkli buğdaylardan gevrek, granola ve un karışımları gibi farklı fonksiyonel ürünler geliştirmeyi hedefliyor.

Okumaya Devam Et

Sağlık

30 kişiyle evinden çıkarılan “fil hastası” tedavi için Ankara’ya sevk edildi

Yayımlandı

üzerinde

30 kişiyle evinden çıkarılan “fil hastası” tedavi için Ankara’ya sevk edildi

Tarih — Saat: 13 Şubat 2026 — 11:36

Kayseri’nin Sarıoğlan ilçesinde yıllardır yatağa bağımlı yaşayan ve halk arasında “fil hastalığı” olarak bilinen lenfödem nedeniyle yaklaşık 300 kiloya ulaşan Engin Akbadal, tedavi için Ankara’ya sevk edildi. Evden çıkarılabilmesi için bazı duvarlar sökülürken, yaklaşık 30 kişilik ekip ve özel obez ambulansıyla nakli gerçekleştirildi.

Sarıoğlan’daki yaşamını tek odada sürdüren Akbadal, 12 yıl önce başlayan kilo artışı sonucu yürüyemez hale geldi ve son 5 yıldır evden çıkamıyordu. DHA haberine göre, tedavisi için yapılan koordinasyon sonucunda hasta etli müdahale ekipleriyle güvenli şekilde ambulansa yerleştirilip Ankara’ya sevk edildi.

Sarıoğlan’da yaşayan ve geçimini zamanında hamallık yaparak sağlayan Akbadal’ın durumu yıllar içinde ağırlaştı; teşhis sürecinin uzaması ve uygun tedaviye ulaşamaması sonucu vücut ağırlığı yaklaşık 300 kiloya çıktı. Evden çıkarma sırasında, hastanın rahatça dışarı alınabilmesi için evdeki bazı duvarlar genişletildi; mobil ekip, gönüllüler ve sağlık personelinden oluşan yaklaşık 30 kişi birlikte çalıştı. Nakil, özel tasarlanmış obez ambulansıyla yapıldı; yolculuk hedefi Ankara Etlik Şehir Hastanesi’ydi.

Hastanın sözleri ve destek çağrısı

Akbadal, DHA’ya yaptığı açıklamada tedavi için umutlu olduğunu, eş ve çocuklarıyla dışarı çıkıp normal hayata dönmeyi arzuladığını ifade etti. Sosyal medyada paylaşılan videonun ardından yardım talepleri artmış; yerel ve ulusal ölçekte destek verenler sayesinde sevk kararı alındı. (Muhabir: Furkan Kavuklu).

Tedavi ve sonraki adımlar

Sağlık ekipleri, lenfödem (lymphoedema) tedavisinin multidisipliner yürütülmesi gerektiğini belirtiyor: cerrahi girişimler, fizyoterapi, ödem kontrol programları ve süreklilik gerektiren bir izlem planı söz konusu. Akbadal’ın Ankara Etlik Şehir Hastanesi’ndeki (referans hastane: Etlik Şehir Hastanesi) değerlendirme ve tedavi planı sonrası uzun dönem rehabilitasyon ihtiyacı doğabilir.

Yerel dayanışma

Hastanın ailesine ve nakil sürecine destek verenler arasında adı geçen yerel aktörlerden biri Baki Ersoy olarak belirtildi; sosyal medya ve yerel kanallar vasıtasıyla sürece destek verildi. Olay, yerel dayanışmanın ve sosyal medyanın gerçek yaşamı değiştirebilen etkisini gösterdi. Baki Ersoy

Okumaya Devam Et

Sağlık

İç organları göğüs kafesinde doğan bebek ameliyatla sağlığına kavuştu

Yayımlandı

üzerinde

İç organları göğüs kafesinde doğan bebek ameliyatla sağlığına kavuştu

Niğde / Kayseri — 07 Şubat 2026, 12:50

Niğde’de 38 haftalık doğan M.A.A. isimli erkek bebek, diyafram yırtığı (konjenital diyafram hernisi) nedeniyle karın içi organlarının göğüs boşluğunda doğması üzerine Kayseri Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Çocuk cerrahisi ekibinin başarılı ameliyatı ve yenidoğan yoğun bakım takibiyle bebek sağlığına kavuşup taburcu edildi.

Niğde’de 38 haftalık doğan M.A.A.’nın yapılan kontrollerinde diyafram kasında yırtık saptandı; ince bağırsak, kalın bağırsak, mide ve karaciğerin bir kısmı göğüs boşluğuna (toraks) çıkmış durumda bulundu. Acil olarak Kayseri Şehir Hastanesi’ne sevk edilen bebek, pediatrik cerrahi ekibi tarafından ameliyata alındı.

Ameliyat ve takip

Cerrahi müdahalede göğüste bulunan organlar karın boşluğuna geri alınarak diyafram kası dikildi. Operasyonun ardından yenidoğan ve pediatri birimleriyle koordineli bakım sürdürüldü; başarılı operasyonun ve üst düzey yenidoğan bakımının ardından M.A.A. taburcu edildi.

Uzmanlardan notlar

Kayseri Şehir Hastanesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Mustafa Erman Dörterler, diyafram hernisinin anne karnında da tespit edilebildiğini, doğan bebeklerin çoğunun solunum sıkıntısı yaşadığını ve kayıpların olabildiğini vurguladı. Ayrıca, hastanede pediatriyle sıkı iş birliğiyle ameliyat sonrası bakımın hayati önem taşıdığını belirtti.

Kayseri Şehir Hastanesi Yenidoğan Klinik Şefi Prof. Dr. Ahmet Özdemir ise merkezde 57 kuvözle 4. düzey yenidoğan yoğun bakım kapasitesi bulunduğunu, fetal ultrason ve fetal ekokardiyografi ile ön tanı koyulduğunda doğumun daha hazırlıklı gerçekleştiğini anlattı.

Bilmeniz gerekenler

  • Konjenital diyafram hernisi (diyafram yırtığı) nadir görülen bir durumdur; yaklaşık 10 bin doğumda 1 oranında rapor edilir. Risk faktörleri kesin olmamakla birlikte erken gebelik, annelik yaşı, uygunsuz ilaç kullanımı ve sigara gibi etkenler daha sık gözlenebilir.

  • Gebelik takibinin düzenli yapılması ve fetal incelemelerin zamanında olması erken teşhis ve yönlendirme açısından kritiktir.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar