Vitrinde Gördüğünü Satmayan İşletmelere Ağır Ceza Geliyor: Ticaret Bakanlığı Harekete Geçti
Tarih ve Saat: 01.09.2026 – 12: 16
Okuma Süresi: 4 dakika
İHA

Türkiye’de milyonlarca tüketicinin yıllardır şikâyet ettiği bir konuya Ticaret Bakanlığı noktayı koyuyor. Vitrinde, rafta veya e-ticaret sitesinde gördüğü ürünü satın almak isteyen vatandaşa “satıldı”, “stok bitti” ya da “teşhir ürünü” bahanesiyle geri çevrilen işletmelere artık ağır yaptırımlar uygulanacak. Peki bu ceza ne kadar? Hangi sektörler mercek altında? Tüketiciler nasıl şikâyette bulunabilir? İşte merak edilen tüm detaylar…
Ticaret Bakanlığı, özellikle son yıllarda sıkça karşılaşılan “yemleme ve değiştirme” olarak bilinen tüketici mağduriyetlerinin önüne geçmek için kapsamlı bir düzenlemeye imza attı. Kamuoyunda “müşteriyi mağazaya çekip elde kalan pahalı stoku eritme” taktiği olarak bilinen bu yöntem, artık cezasız kalmayacak. Bakanlık, vitrin, raf, e-Ticaret siteleri veya dijital platformlarda sergilenen ürünleri haklı bir gerekçe sunmadan satmaktan kaçınan işletmelere yönelik denetimlerini sıkılaştırdı.
Yasal Dayanak Ne?
Düzenlemenin yasal dayanağını 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 6’ncı maddesi oluşturuyor. İlgili kanun maddesine göre, vitrinde, rafta, elektronik ortamda veya açıkça görülebilir herhangi bir yerde teşhir edilen malın, üzerinde “satılık değildir”, “numunedir” veya “satılmıştır” gibi açık bir ibare bulunmadığı sürece satışından kaçınılamaz. Yani işletmeler, ürünü sergiliyorlarsa aynı zamanda o ürünü satmakla da yükümlü.
Ceza Ne Kadar? Nasıl Hesaplanacak?
2026 yılı itibarıyla kurallara uymayan işletmelere uygulanacak idari para cezası, ürünün vergiler dahil satış fiyatının yüzde 10’u oranında belirlendi. Ancak burada önemli bir detay var: Uygulanacak ceza miktarı ihlal başına 3 bin 973 liranın altında olamayacak.
Örnekle açıklamak gerekirse; fiyatı 2 bin lira olan bir ürünün satılmaması halinde yüzde 10’luk dilim 200 liraya denk gelse de taban sınır uygulanarak 3 bin 973 lira ceza kesilecek. Buna karşın 40 bin liralık bir televizyonun satışından kaçınıldığında ceza 4 bin liraya, 150 bin liralık bir mobilya takımında ise 15 bin liraya çıkacak.
Cezalar bununla da sınırlı değil. İhlalin birden fazla tüketiciye karşı tekrarlanması durumunda cezalar her bir işlem için ayrı ayrı ve katlanarak uygulanacak. Ayrıca mevzuata aykırı hareket eden firmalar hakkında, duruma göre aldatıcı ticari uygulama ve yanıltıcı reklam hükümleri kapsamında ilave yaptırımlar da işletilebilecek.
Hangi Sektörler Mercek Altında?
Saha gözlemlerine ve tüketici şikâyetlerine göre satıştan kaçınma vakaları en çok rekabetin yoğun olduğu beş ana sektörde yaşanıyor:
Mobilya: Showroom’larda sergilenen indirimli ürünler için “sadece teşhir”, “üretimi bitti” denilerek müşteri hazır stoktaki pahalı modellere yönlendiriliyor. Üzerinde açıkça “satılık değildir” ibaresi bulunmayan teşhir ürünlerinin satılması artık yasal zorunluluk.
Elektronik: Kampanyalı telefon, televizyon ve beyaz eşyalarda “stok ilk dakikada bitti” gerekçesi öne sürülüyor. Stok sınırı ve kampanya şartları önceden şeffaf şekilde duyurulmadığı sürece bu durum ihlal sayılıyor.
Otomotiv: Reklamı yapılan uygun fiyatlı giriş versiyonu araçların bayide “satıldığı” iddia edilerek müşteriler üst donanım paketlerine yönlendiriliyor. Bu durum aldatıcı ticari uygulama kapsamında değerlendiriliyor.
Giyim: Vitrindeki indirimli ürünler kasada veya mağaza içinde “son üründü satıldı” gerekçesiyle sunulmuyor. Etiket ile kasa arasındaki fiyat farklarında ise tüketicinin lehine olan etiket fiyatı geçerliliğini koruyor.
Emlak: İnternet ilanlarında piyasa altı fiyatlarla yayınlanan “olta ilanlar” ile müşteri çekilip, arandığında “daire kiralandı/satıldı” denilerek daha yüksek fiyatlı portföyler sunuluyor.
Tüketiciler Ne Yapmalı? Nasıl Şikâyet Edilir?
Uzmanlar, vitrin fiyatı ile kasa fiyatı arasında fark bulunması veya ürünün verilmemesi durumunda tüketicilerin raf etiketi, ekran görüntüsü veya ilan görsellerini belgeleyerek e-Devlet üzerinden Ticaret Bakanlığı’na şikâyette bulunabileceklerini hatırlatıyor. Uyuşmazlıkların çözümünde ise Tüketici Hakem Heyetleri yetkili merci olarak görev yapmaya devam ediyor.
Tüketici örgütleri ise uzun yıllardır uygulanan bu yönteme karşı getirilen düzenlemenin piyasadaki kayıt dışı mağduriyetleri azaltacağını belirtiyor. Kampanyalı ve stokla sınırlı satışlarda ise stok miktarının ve kampanya şartlarının önceden şeffaf biçimde duyurulması şart koşulacak.
Artık “az önce satıldı”, “o sadece teşhir ürünü”, “stoklarımız tükendi” veya “sistem güncellenmedi” gibi beyanlar tek başına haklı bir sebep sayılmayacak. Tüketiciler, vitrinde gördükleri ürünü satın almak istediklerinde işletmeler bu ürünü satmak zorunda. Aksi takdirde ağır yaptırımlarla karşı karşıya kalacaklar.










