Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Üç çocuk annesi Pınar’ı katletmişti: Mahkeme başkanından “Neden sırıtıyorsun?” tepkisi

Yayımlandı

üzerinde

Olay, geçen 3 Ağustos’ta Yenişehir ilçesine bağlı Çiftlikköy Mahallesi’nde meydana geldi. Ziya Ecer ve dini nikah ile birlikte yaşadığı, en büyüğü 7 yaşında 3 çocuğunun annesi Pınar Bayrak arasında evde tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi ile Ecer, Bayrak’ı darbetti. Baygın şekilde kanlar içerisinde kalan Pınar Bayrak, Ziya Ecer ve arkadaşı A.E. (32) tarafından Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne götürüldü. Burada tedaviye alınan Pınar Bayrak, doktorların tüm çabasına karşın kurtarılamadı.

Olayın ardından Ecer ile evdeki delilleri kararttıkları iddia edilen arkadaşları A.E., N.B. (22), Ö.B. (25) ve R.B. (28) gözaltına alındı. Emniyetteki sorgusunun ardından adliyeye sevk edilen Ecer tutuklandı, diğerleri adli kontrolle serbest bırakıldı.

İDDİANAME HAZIRLANDI

Mersin Cumhuriyet Savcılığı tarafından sanıklar hakkında iddianame hazırlandı. İddianamede, tutuklu sanık Ziya Ecer’in ‘Kadına karşı kasten öldürme’ suçundan, tutuksuz sanıkların ise ‘Suç delillerini yok etme, gizleme ve değiştirme’ suçundan yargılanması talep edildi. İddianame, Mersin 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Davanın duruşması, bugün Mersin 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Tutuklu sanık Ecer, tutuksuz sanıklar, taraf avukatları ve müşteki yakınları salonda hazır bulundu.

“YAZDIKLARINI BEN UTANDIM OKUYUNCA”

Duruşmada mahkemeye sosyal medya konuşmaları sunuldu. Ziya Ecer’in Pınar Bayrak’la olan konuşmalarından bahseden mahkeme başkanı içerisinde tehdit, hakaret ve aşağılama olduğunu söyledi. başkanı mesajlarla ilgili sanığa, “Senin yazdıklarını okuyunca ben utandım, soramıyorum yazdıklarını ama mesajlarda Pınar’ın sana karşı yazdığı kötü bir şey yok” diye konuştu.

Bunun üzerine söz verilen sanık Ecer, “Beni çığırımdan çıkartıyordu. Mesajlar cımbızlanmış öncesi sonrası yok. Hepsi bana ait değil. Evden gidiyordu, çocuklara şiddet uyguluyordu. Eşimi öldürmek niyetim yoktu, yapmadım da. Yeni bir hayat kurmak için Mersin’e geldik. Çok cefasını çektim. Beni kıskanıyordu. Onun için bütün ailemi karşıma aldım. Asla şiddet yanlısı bir koca olmadım” ifadelerini kullandı.

“KIZIM ŞİDDET MAĞDURU”

Duruşmaya SEGBİS ile bağlanan Bayrak’ın annesi Evşen Doğru, kızının şiddet mağduru olduğunu söyledi. Doğru, “Pınar üzülmeyeyim diye bana yaşadıklarını pek anlatmazdı. Küçük kızım bana ablasının şiddet gördüğünü anlatırdı. Pınar ihanete uğradığı ve şiddet gördüğü için yanıma geldi. Sanık telefonda bana da küfretti, tehditler savurdu. Pınar çocukları için, yuvası için evine geri döndü. Olay günü aradım kızıma ulaşamayınca sanığı aradım. Bana kızımın iyi olduğunu söyledi. Telefona isteyince, telefonun kırıldığını söyledi. O ana kadar neler yaşandığını bilmiyordum” dedi.

MAHKEME BAŞKANINDAN SANIĞA TEPKİ

Bu sırada mahkeme başkanı Ziya Ecer’e “Neden sırıtıyorsun?” diye tepki gösterdi. Bunun üzerine sanık “Yalan söylüyor ondan” diye yanıtladı.

“ÖLDÜĞÜNÜ BENDEN GİZLEMİŞLER”

Savunmasına devam eden Evşen Doğru, “Sonrasında küçük kızım İrem aradı. Eve gitmemi istedi, tedirgin oldum. Ardından oğlum aradı, Pınar’ın hastaneye kaldırıldığını söyledi. Tanımadığım bir numara aradı. ‘Pınar balkondan düştü’ dedi, kapattı. Öldüğünü benden gizlemişler. Eve gittiğimde Pınar’ın öldüğünü söylediler. Neden kızımı öldürdün, ne istedin kızımdan. Yıllarca açlığa, şiddete dayandı. Şikayetçiyim, sizin adaletinize bırakıyorum” diye konuştu.

“TELEFONDA ABLAMIN ŞİDDETE UĞRADIĞINA ŞAHİT OLDUM”

Duruşmaya SEGBİS ile bağlanan Bayrak’ın kardeşi İrem Doğru ise şunları söyledi:

“Olay günü öğle saatlerinde ablamla telefonda konuşuyorduk. Ablam evdeydi. Sanık içeri girer girmez önce küfretmeye ardından şiddet uygulamaya başladı. Ablamın, çocukların yalvarmalarına şahit oldum. Hepsini duydum. Birkaç dakika sonra telefon kapandı. Bir gün sonra kardeşim aradı. Pınar’ın hastaneye kaldırıldığını söyledi. Üniversite hastanesini aradım, yoğun bakımda olduğunu söylediler. Meğer o saatlerde vefat etmiş. Şikayetçiyim”

Tutuksuz sanıklar da haklarındaki delil karartma iddialarını kabul etmeyip, beraatlarını istedi. Tarafları dinleyen mahkeme heyeti, Sanık Ziya Ecer’in tutukluluk halinin devamına karar verip, eksikliklerin giderilmesi, delillerin incelenmesi ve diğer tanıkların dinlenmesi için duruşmayı erteledi.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Hudut Kartalları Türkiye-İran sınırını 7/24 koruyor

Yayımlandı

üzerinde

Hudut Kartalları Türkiye-İran sınırını 7/24 koruyor

Iğdır — 31 Ocak 2026 • 09:54

Türkiye’nin Iğdır hattında görev yapan “Hudut Kartalları”, yerli ve milli savunma sistemleri ile Türkiye–İran sınırını 7 gün 24 saat izliyor; termal kameralar, elektro-optik kuleler, dron-tıkaç ve mayın arama timleriyle yasa dışı geçişlere ve kaçakçılığa karşı anbean önlem alınıyor

  • 2021’den bu yana Iğdır, Ağrı, Van ve Hakkari’de sınır hattına modüler beton duvarlar, hendekler ve jiletli teller inşa edildi; önce mayın temizliği gerçekleştirildi.

  • Hudut hattı; harekete duyarlı sensörler, termal kameralar, gece görüş cihazları, elektro-optik kuleler, fotokapanlar, sismik sensörler ve insansız kara araçları ile donatıldı. Keşif-gözetleme faaliyetleri kesintisiz yürütülüyor.

  • Hava tehditlerine karşı dronsavar sistemleri, hava savunma topları ve uçaksavar kapasiteli zırhlı araçlar konuşlandırıldı; İHA/SİHA ve diğer keşif uçuşları sürüyor.

  • Milli Savunma Bakanlığı açıklamasına göre sınır hattına 203 elektro-optik kule, 43 asansörlü kule kurulumu tamamlandı; yaklaşık 380 km modüler duvar ve 553 km hendek çalışmaları yapıldı.

  • Saha faaliyetlerinde mayın ve bomba arama köpekleri, METİ (Mayın ve El Yapımı Patlayıcı Tespit ve İmha) timleri ve keskin nişancı birlikleri aktif görev yapıyor.

  • Hudut Kartalları

Iğdır Aralık ilçesi, Ağrı Dağı eteklerinde konuşlu 7’nci Hudut Bölüğü’nün sorumluluk sahasında görev yapan Hudut Kartalları, anlık uyarı ve canlı görüntü aktarımlarıyla olası geçiş noktalarını takip ediyor; kritik durumlara anında müdahale edebilen timler hazır bekliyor.

  • Konum: Iğdır (Aralık) — Ağrı Dağı etekleri.

  • Görev: Yasa dışı geçiş, kaçakçılık, terör tehdidine karşı 7/24 gözetleme.

  • Donanım: Termal kamera, elektro-optik kule, dron, dronsavar, METİ, mayın köpeği.

  • Altyapı: 380 km duvar, 553 km hendek, 203 elektro-optik kule (MSB bilgisi)

Sınırda fiziksel ve teknolojik entegrasyon, hem kaçakçılığın hem de terörist geçişlerinin tespit ve müdahale kapasitesini artırıyor. İleri gözetleme sistemleri ve yerli savunma çözümleri sahada etkinlik sağlarken, zorlu iklim ve arazi koşullarında insan unsurunu destekleyecek otomasyon ve uzaktan izleme kritik rol oynuyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

İzmir’de barajlar yeniden dolmaya başladı

Yayımlandı

üzerinde

İzmir’de barajlar yeniden dolmaya başladı

Tarih.Saat: 31.01.2026 — 11:56

İzmir — Son günlerde kent genelinde etkili olan yağışlar, uzun süredir düşük seviyelerde seyreden baraj havzalarını yeniden canlandırdı. İZSU verilerine göre Tahtalı Barajı’nda geçen ay yüzde 1’in altına düşen aktif doluluk, ocak ayı yağışlarının ardından %5,51 seviyesine yükseldi. Bereketli yağışlara rağmen genel tablo geçen yılın aynı dönemine göre hâlâ geride görünüyor.

 Hangi baraj ne durumda?

DHA aracılığıyla paylaşılan İZSU verilerine göre öne çıkan rakamlar şöyle:

  • Tahtalı Barajı: %5,51 aktif doluluk.

  • Balçova Barajı: %26,54.

  • Alaçatı (Kutlu Aktaş) Barajı: %27,38.

  • Ürkmez Barajı: %11,73 (geçen yıla göre gerileme).

  • Güzelhisar Barajı: %43,37 (en yüksek doluluk).

  • Gördes Barajı: Aktif su seviyesi tespit edilmedi (sıfır kaydı).
    Bu veriler İZSU’nun son ölçümlerine dayanıyor; DHA haberinde bu rakamlar İZSU verileri olarak aktarıldı.

Uzmanların ve yetkililerin uyarısı

Yetkililer artışın olumlu bir işaret olduğunu ancak tek seferlik yağışların kalıcı bir çözüm sağlamayacağını vurguluyor. Uzmanlar, su yönetiminde uzun vadeli planlama, tarımsal sulamada verimlilik artışı ve vatandaşların su tasarrufuna dikkat etmesinin gerektiğini belirtiyor.

Ne değişecek?

Kısa vadede baraj doluluklarında görülen artış kentin içme suyu ihtiyacını biraz rahatlatabilir; ancak mevsim normallerine dönülmesi ve ek yağışlar olmadan kalıcı bir düzelme beklenmiyor. İZSU ve yerel yönetimler, verilerin günlük olarak takip edildiğini ve kamuoyunu bilgilendirmeyi sürdüreceklerini açıkladı.

Okumaya Devam Et

Gündem

SAVCILIK İDDİASI: GÜLLÜ’NÜN ÖLÜMÜ OLAY GÜNÜ “CİNAYET” OLARAK DEĞERLENDİRİLDİ

Yayımlandı

üzerinde

SAVCILIK İDDİASI: GÜLLÜ’NÜN ÖLÜMÜ OLAY GÜNÜ “CİNAYET” OLARAK DEĞERLENDİRİLDİ

Tarih: 31.01.2026 • Saat: 13:00

Yalova’da 6. kat penceresinden düşerek hayatını kaybeden sanatçı Gül Tut (Güllü) soruşturmasında, Cumhuriyet Başsavcılığı olayın ilk gününde ölümün “cinayet” şüphesiyle değerlendirildiğini ve şüpheliler hakkında teknik/fiziki takibin başlatıldığını bildirdi. Kızı Tuğyan Ü. Gülter tutuklanırken, arkadaşı Sultan N. Ulu’ya ev hapsi verildi.

26 Eylül 2025 tarihinde Yalova Çınarcık’ta 6’ncı kattaki evinin penceresinden düşerek yaşamını yitiren Gül Tut (sahne adıyla Güllü) hakkında yürütülen soruşturmada yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Olayı soruşturan Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, polis ve bilirkişinin ilk ön incelemesinin ardından ölümün “cinayet” şüphesiyle değerlendirildiğini açıkladı.

Savcılık, olayın ilk aşamasında Güllü’nün evde bulunan kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile arkadaşı Sultan Nur Ulu’yu o gün gözaltına almayıp, daha fazla somut delil elde etmek amacıyla 24 saat teknik ve fiziki takip altına aldığını bildirdi.

Kimler şüpheli? Önlemler ve adli süreç

  • Tuğyan Ü. Gülter (kız): İfadelerindeki çelişkiler ve delillerin değerlendirilmesi sonucu “kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklandı.

  • Sultan N. Ulu (arkadaş): Soruşturmada önce tanık, sonrasında dosyada yer alan ifadeler ve bir ses kaydı nedeniyle şüpheli konumuna geldi; mahkeme öncesi ev hapsi verildi. Dosyaya giren bir telefon görüşmesinde “İtiraf edeceğim” dediği kayda geçirildi.

Başsavcılığın olayın başlangıcında şüpheli konumundakilere müdahale yerine takip uygulamasını tercih etmesi, “daha fazla somut delil” sağlama amaçlı operasyonel bir değerlendirme olarak açıklandı.

Bilirkişi ve otopsi raporuna göre Güllü’nün sol arka baldırlık bölgesinde tespit edilen morluk, olay anında pencereden itildiği sırada bacağın pencere pervazına çarpması sonucu oluştuğu yönünde değerlendirildi. Otopside tırnak aralarından alınan numunelerde boğuşma izine rastlanmadığı bildirildi. Bu bulgular, soruşturmanın adli tıp bileşeni olarak dosyada yer alıyor.

Soruşturmanın seyrine ilişkin kronoloji

  • 26.09.2025: Güllü, Çınarcık’ta pencereden düşerek hayatını kaybetti.

  • Olay günü: Polis ve bilirkişi ön incelemesi; başsavcılığın “cinayet” şüphesiyle soruşturmayı değerlendirmesi.

  • Sonraki dönemde: Kız ve arkadaşının ifadeleri alındı; ifadelerdeki çelişkiler ve teknik takip sonucu tutuklama ve adli kararlar (tutuklama / ev hapsi) uygulandı.

Savcılığın olayın ilk gününde “cinayet” şüphesiyle işlem başlatması, soruşturmanın niteliğini ve olası cezai sorumluluk boyutunu doğrudan etkiliyor. Ayrıca teknik ve fiziki takibin tercih edilmesi, başlangıçta delil tespiti ve kaçma şüphesi gibi unsurların soruşturma stratejisinde öncelikli olduğunu gösteriyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar