Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Trafik cezaları artıyor: Kanun teklifi komisyonda kabul edildi

Yayımlandı

üzerinde

Adalet Komisyonunda, trafik cezalarının artırılmasına yönelik düzenlemeleri de içeren Karayolları Trafik Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi.

Teklifle, Karayolları Trafik Kanunu’nda değişikliklere gidiliyor. Buna göre, otoyollardan sorumlu birimlerde görevli trafik zabıtası, sorumluluk sahası ile sınırlı olmak üzere İçişleri Bakanının uygun görmesi halinde genel zabıta olarak da görevlendirilebilecek.

Trafik zabıtasının bulunmadığı veya yeterli olmadığı yerlerde sorumluluk bölgesine göre genel zabıta ilgili mevzuatta belirtilen esas ve usullere uygun olarak trafiği düzenlemeye ve trafik suçlarına el koymaya görevli ve yetkili olacak.

Elektronik ortamda tescili mümkün olan araçlara satış tarihinden itibaren 3 iş günü içinde tescil edilme zorunluluğu getirilecek.

Araç sahiplerinin vefat etmesi halinde mirasçılar, gerekli bilgi ve belgeleri sağlayarak vefat tarihinden itibaren 90 gün içinde ilgili tescil kuruluşuna müracaat etmek ve adlarına tescil belgesi almak zorunda olacak.

Bu kapsamdaki tescil işlemlerinde, tescil vefat tarihi itibarıyla yapılacak. Bu araçların süresi sonunda mirasçılar adına tescil edilmeden kara yoluna çıkarıldığının tespiti halinde sürücüye 3 bin lira idari para cezası verilecek ve mirasçılar adına tescil ettirilinceye kadar araç trafikten menedilecek.

Araçları, tescil belgesi ve tescil plakası alınmadan kara yollarına çıkaran sürücülere verilen idari para cezası 46 bin liraya yükseltilecek. Hurdaya çıkarılmış araçların kullanılması halinde de sürücülere 46 bin lira idari para cezası verilecek.

Aykırılığı tespit edilen araç trafikten çekili ise trafikten çekme tarihi itibarıyla trafik tescil kaydı açılacak ve ilgili vergi dairesine bildirilecek.

PLAKASIZ ARAÇ KULLANANLARA YÖNELİK CEZALAR

Yönetmelikte belirtilen nitelik veya ölçülere aykırı plaka takan, öngörülen sayıda plaka takmayan sürücülere 4 bin lira idari para cezası verilecek. Bu araçlar plakaları uygun duruma getirilene kadar trafikten menedilecek.

Tescil plakasının farklı okunmasına veya okunamamasına neden olacak şekilde plakasında değişiklik yapan sürücüler 140 bin lira idari para cezasına çarptırılacak, araç 30 gün süreyle trafikten menedilecek.

Son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru 1 yıl içinde iki veya daha fazla tescil plakasının farklı okunmasına veya okunamamasına neden olacak şekilde plakasında değişiklik yapan sürücülere her seferinde 280 bin lira idari para cezası verilecek ve araç 60 gün süreyle trafikten menedilebilecek.

Tescilli aracı plakasız kullanan sürücülere 46 bin lira idari para cezası uygulanarak sürücü belgeleri 30 gün süreyle geri alınacak ve araç 30 gün süreyle trafikten menedilecek.

Son ihlalin gerçekleştiği tarihten geriye doğru 1 yıl içinde iki veya daha fazla tescilli aracın plakasız kullanılması halinde sürücülere her seferinde 140 bin lira idari para cezası uygulanarak sürücü belgeleri 60 gün süreyle geri alınacak ve araç 60 gün süreyle trafikten menedilecek.

SAHTE PLAKA KULLANANLARA 140 BİN LİRA CEZA

Başka bir araca ait tescil plakasını veya geçici tescil plakasını, plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluş tarafından verilmemiş plakayı, tescil kaydı bulunmayan plakayı veya sahte plakayı takan veya kullananlara 140 bin lira idari para cezası uygulanarak sürücü belgeleri 30 gün süreyle geri alınacak ve araç 30 gün süreyle trafikten menedilebilecek.

Bu durumun, son ihlalin gerçekleştiği tarihten geriye doğru 1 yıl içinde iki veya daha fazla ihlal edilmesi halinde her seferinde 280 bin lira idari para cezası uygulanarak, sürücü belgeleri 60 gün süreyle geri alınacak ve araç 60 gün süreyle trafikten menedilecek. Ayrıca bu kişiler, Türk Kanunu’ndaki “Resmi belgede sahtecilik” suçundan cezalandırılacak. Bu kapsamda menedilen araçların men süresi sonunda, tescil plakaları uygun duruma getirilmeden araç teslim edilmeyecek.

İşleteni veya sahibi, sürücüsünün kendisi olup olmadığına bakılmaksızın araç tescil belgesi ve tescil plakalarının, araç üzerinde uygun durumda bulundurulması ve aracın belirtilen hususlara uygun olarak kullanılması konusunda gerekli tedbirleri almak ve denetimini yapmakla yükümlü olacak.

Sürücü belgesi geri alma işlemleri Kanun’da belirlenen görevliler tarafından yapılacak. Geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi için Kanun kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması şartı aranacak.

Geçici trafik belgesi ve geçici tescil plakasını usulsüz kullanan sürücülere, 46 bin lira idari para cezası uygulanacak. Ayrıca, trafik zabıtasınca geçici belge ve plakalar iptal edilerek, araçlar 30 gün süreyle trafikten menedilecek. Son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru 1 yıl içinde iki veya daha fazla bu madde hükmüne uymayan sürücülere her seferinde 140 bin lira idari para cezası uygulanacak ve araç 60 gün süreyle trafikten menedilecek.

TAKOGRAF, TAKSİMETRE VE HIZ SINIRLAYICILARA MÜDAHALE YASAKLANACAK

Cinslerine, özelliklerine ve kullanım amaçlarına göre, araçlarda nitelik ve nicelikleri yönetmelikte belirtilen gereçlerin, yük taşımada kullanılan ve azami yüklü ağırlığı 3 bin 500 kilogramdan fazla olan motorlu taşıtlar ile Büyükşehir Belediyesi Kanunu, Belediye Kanunu veya Karayolu Taşıma Kanunu kapsamındaki yolcu taşımacılığı faaliyetlerinde kullanılan ve sürücüsü dahil oturma yeri 17’den fazla olan motorlu taşıtlarda takograf, taksi hizmeti veren otomobillerde taksimetre, özellikleri, model yılları ve cinsleri yönetmelikte belirtilen araçlarda hız sınırlayıcı bulundurulması, kullanılır durumda olması ve kullanılması zorunlu olacak.

Bu kapsama giren ve Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki yıllarda üretilen taşıtlar ile gördükleri hizmet bakımından yönetmelikle muafiyet tanınan taşıtlarda takograf bulundurma ve kullanma zorunluluğu aranmayacak.

Taşıtlarda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenenler dışındaki takograf, taksimetre ve hız sınırlayıcıları kullanılmayacak. Takograf, taksimetre ve hız sınırlayıcılara müdahalede bulunarak yanlış veri üretecek duruma getirmek veya bu durumdaki cihazları kullanmak yasaklanacak.

Takograf bulundurulması zorunlu olan araçların sürücülerinin takograf sürücü kartı kullanmaması ya da kendisine ait bozuk veya geçersiz bir takograf sürücü kartını veya başka bir sürücüye ait takograf sürücü kartını takograf cihazına takarak araç kullanması yasak olacak.

Takograf sürücü kartı sahipleri kendilerine ait takograf sürücü kartını başkalarının kullanmaması için gerekli tedbirleri almakla yükümlü olacak. Araç işleteni, sürücüsünün kendisi olup olmadığına bakılmaksızın belirtilen gereçler ile takograf, taksimetre ve hız sınırlayıcının bulundurulması, kullanılır durumda olması ve sürücünün belirtilen kurallara uyması hususlarında gerekli tedbirleri almak ve denetimini yapmak zorunda olacak.

TAKOGRAF KULLANMAYANLARA 75 BİN LİRA CEZA VERİLECEK

Araçlarda nitelik ve nicelikleri yönetmelikte belirtilen gereçleri bulundurmayan sürücülere 1000 lira, takograf ve hız sınırlayıcı bulundurmayan ve kullanmayanlara da 75’er bin lira idari para cezası verilecek.

Taksi hizmeti veren otomobillerde taksimetre bulundurmayan ve kullanmayan sürücüler 46 bin lira idari para cezasına çarptırılacak.

Trafik zabıtası, taşıtlara ait takograf kayıtlarını bu kayıtların aktarılacağı veri tabanı üzerinden de denetleyebilecek ve tespit edilen ihlaller hakkında idari para cezası uygulayabilecek.

Takograf bulundurulması ve kullanımı, cihaz ayarları ve kalibrasyonu ile kayıtların saklanmasına ilişkin ihlaller, takograf kayıtlarını saklama, taşıt kullanma, mola ve dinlenme süreleri, sürücülerin ve işletenlerin sorumlulukları, hangi ihlaller nedeniyle geçici olarak trafiğe çıkışına izin verileceği ve/veya trafikten men işlemi uygulanacağına ilişkin hususlar Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının görüşleri alınarak, İçişleri Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca düzenlemenin yayımı tarihinden itibaren 1 yıl içinde müştereken çıkarılan yönetmelikle belirlenecek.

Usul ve esasları yönetmelikte düzenlenen takograf kullanımına ilişkin belirlenen hususlara uymayanlara 3 bin lira, cihaz ayarları ve kalibrasyonuna ilişkin belirlenen hususlara uymayanlara 10 bin lira, kayıtların saklanmasına ilişkin belirlenen hususlara uymayanlara 20 bin lira idari para cezası uygulanacak.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

SON DAKİKA: Türkiye’den ABD’ye Net Cevap! Üsler Kullanılmayacak

Yayımlandı

üzerinde

SON DAKİKA: Türkiye’den ABD’ye Net Cevap! Üsler Kullanılmayacak

Tarih: 18 Mart 2026 05:45


Ortadoğu’da savaşın 20. gününe yaklaşılırken Ankara’dan kritik bir hamle geldi. Edinilen bilgilere göre, Türkiye, ABD’nin İran’a yönelik olası geniş çaplı operasyonları için kendi topraklarındaki üsleri (İncirlik ve Kürecik) kullanma yönündeki yoğun baskıyı geri çevirdi.

Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiyi derinlemesine analiz eden Fatih Doğan Medya, yaşananların perde arkasını ve bölgesel yansımalarını derledi.

 SICAK GELİŞME: Ankara’nın Duruşu Değişmiyor

ABD’nin İran’a yönelik son saldırıları sonrası Washington yönetimi, müttefiklerinden artan oranda lojistik destek talep ediyor. Ancak Türkiye’den bu taleplere yanıt gecikmedi. Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu’na yakın kaynaklar, Türkiye’nin “savaşın bir parçası” olmayacağını net bir dille ifade ettiğini belirtiyor.

Özellikle İncirlik Hava Üssü ve Kürecik Radar Üssü’nün aktif olarak kullanılması talebi, Ankara tarafından “kabul edilemez” bulundu.

“Türkiye, barış ve istikrar için çaba gösteren bir ülkedir. Herhangi bir saldırı operasyonuna üslerini açarak alet olması beklenemez.” (Diplomatik Kaynak)

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump’ın “NATO’nun yardımına ihtiyacımız yok” açıklamalarının hemen ardından geldi. Trump’ın bu sözleri ittifak içinde soğuk rüzgarlar estirirken, Türkiye’nin bu kararı Washington’da şaşkınlıkla karşılandı .

 İncirlik’in Statüsü: “Türkiye’nin Kontrolünde”

Son günlerde İncirlik Üssü’nün durumuyla ilgili çeşitli spekülasyonlar ortaya atılmıştı. TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, daha önce yaptığı açıklamada bu spekülasyonlara son noktayı koymuştu.

Akar, Kayseri’de düzenlenen bir konferansta yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullanmıştı:
“İran tarafından ‘Amerikan üssü’ denilerek İncirlik’e bir saldırı olabilir ancak bu yanlış biliniyor. İncirlik Üssü’nün A’dan Z’ye, kapısından penceresine, tavanından bacasına kadar her şey Türkiye’nin kontrolünde, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kontrolündedir. Oranın sahibi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir.”

Bu açıklama, Türkiye’nin egemenlik haklarına verdiği önemi bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlara göre Akar’ın bu sözleri, hem İran’a hem de ABD’ye açık bir mesaj niteliği taşıyor.

 Bölgesel Riskler ve Türkiye’nin Stratejisi

Ortadoğu’da yangın yerine dönen bölgede Türkiye, iki ateş arasında kalmamak için hassas bir denge politikası yürütüyor.

Uzmanlar, Türkiye’nin bu kararının ardında yatan nedenleri şöyle sıralıyor:

1. Sınır Güvenliği: Olası bir İran misillemesinde İncirlik gibi üslerin hedef haline gelmesi, Türkiye’yi doğrudan savaşın içine çekebilir.
2. Enerji Güvenliği: Bölgede artan gerilim, enerji taşımacılığı ve ticaret yollarını tehdit ediyor .
3. Yeni Göç Dalgası Riski: Çatışmaların büyümesi, Türkiye’nin güney sınırında yeni bir insanlık dramına yol açabilir.
4. NATO Gerilimi: Trump’ın NATO’ya yönelik eleştirileri ve ittifaktan bağımsız hareket etme sinyalleri, Türkiye’yi daha temkinli olmaya itiyor .

 Trump’tan NATO’ya Sert Sözler

ABD Başkanı Donald Trump, son açıklamasında NATO müttefiklerini hedef alarak, “NATO üyelerinin çoğu, İran’a karşı operasyona katılmak istemiyor. Artık onların yardımına ihtiyacımız yok. NATO konusunda hayal kırıklığına uğradım” ifadelerini kullanmıştı .

Bu açıklamalar, ittifakın geleceğine dair soru işaretlerini artırırken, Türkiye’nin “sadece misafir” bulundurduğu üsleri savaşın bir parçası haline getirmeme kararı, uluslararası hukuk çerçevesinde egemen bir devletin en doğal hakkı olarak yorumlanıyor.

Sonuç

Fatih Doğan Medya olarak edindiğimiz bilgilere göre, kriz devam ettiği sürece Türkiye’nin bu tavrı net bir şekilde devam edecek

Gelişmeleri anbean aktarmaya devam edeceğiz.

Okumaya Devam Et

Gündem

Dünya Gıda Programı’ndan Korkutan Uyarı: İran Savaşı Haziran’a Kadar 45 Milyon Kişiyi Açlığa İtebilir

Yayımlandı

üzerinde

Dünya Gıda Programı’ndan Korkutan Uyarı: İran Savaşı Haziran’a Kadar 45 Milyon Kişiyi Açlığa İtebilir

Tarih: 17 Mart 2026, Salı 23: 30
Kaynak: Reuters / fatihdoganmedya.com


GENEL MERKEZ – Dünya Gıda Programı (WFP), 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail ortak askeri harekatının devam etmesi halinde, küresel gıda krizinin daha önce görülmemiş boyutlara ulaşacağı uyarısında bulundu. Örgütün yeni analizine göre, savaşın Haziran ayına kadar sürmesi, 45 milyon insanı daha akut açlıkla karşı karşıya bırakabilir.

WFP İcra Direktör Yardımcısı Carl Skau, Cenevre’de düzenlediği basın toplantısında, “Bu, küresel açlık seviyelerini tüm zamanların rekoruna taşıyacak ve bu korkunç bir olasılık” dedi. Skau, gıda, petrol ve nakliye maliyetlerindeki artışın, halihazırda rekor seviye olan 319 milyon olan akut açlık çeken insan sayısına 45 milyon kişi daha ekleyeceğini belirtti.

İnsani Yardım Koridorları Tıkandı

WFP yetkilisi, savaşın yalnızca bölgesel bir kriz olmadığını, küresel tedarik zincirlerini de vurduğunu vurguladı. 28 Şubat’tan bu yana örgütün nakliye maliyetlerinin yüzde 18 arttığını ve bazı yardım gemilerinin rotalarının değişmek zorunda kaldığını açıkladı. Bu durum, özellikle Yemen, Suriye ve Afrika Boynuzu gibi halihazırda kırılgan durumdaki bölgelere yönelik hayati yardım malzemelerinin ulaştırılmasını geciktiriyor.

Skau, “Zaten bu savaştan önce de mükemmel bir fırtınanın içindeydik. Açlık, sayılar ve derinlik açısından hiç bu kadar şiddetli olmamıştı” diyerek durumun vahametine dikkat çekti.

Bütçe Kısıntıları Krizin Derinleştiriyor

Artan maliyetlerin, bağışçı ülkelerin savunma harcamalarına öncelik vermesi nedeniyle WFP’nin uyguladığı derin bütçe kesintilerinin üzerine geldiğini belirten Skau, bu durumun örgütün müdahale kapasitesini daha da zayıflattığını ifade etti.

Uzmanlar, İran’daki çatışmaların uzamasının, küresel gıda fiyatlarında yeni bir şok dalgası yaratabileceği ve bunun en çok net gıda ithalatçısı olan gelişmekte olan ülkeleri vuracağı konusunda uyarıyor.

 

Okumaya Devam Et

Gündem

SON DAKİKA: ABD-İsrail-İran Savaşı 18. Günde! İsrail: Ali Laricani öldürüldü – İran’dan el yazılı not geldi

Yayımlandı

üzerinde

SON DAKİKA: ABD-İsrail-İran Savaşı 18. Günde! İsrail: Ali Laricani öldürüldü – İran’dan el yazılı not geldi

Tarih: 17.03.2026 – 22:45

SAVAŞTA 18. GÜN: TAHran’DA SUİKAST DALGASI

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonları 18. gününde kritik bir eşiğe taşındı. İsrail yönetimi, İran Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’nin öldürüldüğünü duyururken, Tahran yönetiminden iddiayı ne doğrulayan ne de yalanlayan ancak kafa karıştıran bir hamle geldi: Laricani’nin el yazısı notu yayınlandı.

İşte Körfez’i ateşe veren savaşta son 24 saatte yaşananlar…

LARİCANİ SUİKASTI: İSRAİL “ÖLDÜ” DİYOR, İRAN “NOT” YAYINLIYOR

İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, sabah saatlerinde yaptığı açıklamada, İran Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani ve Besic Güçleri Komutanı Gulam Rıza Süleymani’nin etkisiz hale getirildiğini öne sürdü.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “İran halkına rejimi devirme şansı verdik. Kararlı olursak İran halkı kaderini ellerine alacak” ifadelerini kullandı.

Ancak Tahran’dan gelen ilk tepki şaşkınlık yarattı. İran resmi kanalları, Laricani’nin bir gün öncesine ait olduğu belirtilen el yazısı bir notunu paylaştı. Notun, ABD saldırılarında hayatını kaybeden İranlı denizciler anısına yazıldığı belirtildi. İran yönetimi, Laricani’nin durumuna ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı.

ANINDA ANALİZ: İran’ın el yazısı notu yayınlaması, suikast iddialarını dolaylı yoldan çürütme çabası olarak yorumlanırken, İsrail’in net “öldürüldü” açıklaması ortada ciddi bir istihbarat çelişkisi olduğunu gösteriyor. Laricani’nin akıbeti önümüzdeki saatlerde netleşecek.

 İRAN MEDYASI DOĞRULADI: SÜLEYMANİ ÖLDÜ

Laricani iddiası tartışılırken, İran medyası Besic Güçleri Komutanı Gulam Rıza Süleymani’nin hayatını kaybettiğini doğruladı. Devrim Muhafızları’na bağlı güçlerin komutanı olan Süleymani’nin, İsrail saldırılarında hedef alındığı belirtiliyor.

 HAMANEY’DEN ‘BARIŞ’ VETOSU: DOĞRU ZAMAN DEĞİL

İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney, üst düzey bir yetkiliye göre dış politika toplantısında net konuştu: “Barış için doğru zaman değil.” Hamaney’in, ABD ve İsrail’in yenilmesi ve tazminat ödenmesi gerektiğini söylediği aktarıldı.

Öte yandan İsrail ordusu, sosyal medya üzerinden Hamaney’i hedef alan bir paylaşım yaparak “Hamaney’i takip edeceğiz, bulacağız ve etkisiz hale getireceğiz” tehdidinde bulundu

 HÜRMÜZ’DE SON DURUM: 3 GÜNDE SADECE 15 GEMİ GEÇTİ

Hürmüz Boğazı’nda tansiyon düşmüyor. MarineTraffic verilerine göre, son 3 günde boğazdan sadece 15 gemi geçiş yapabildi. Bunların:

· 8’i kuru yük gemisi
· 5’i tanker
· 2’si LPG taşıyıcısı

Dikkat çekici detay: Geçişlerin yüzde 87’si Körfez’den çıkış yönünde gerçekleşti. Yani boğaza giriş yapan gemi sayısı yok denecek kadar az.

Uluslararası Denizcilik Örgütü Başkanı Arsenio Dominguez ise çarpıcı bir uyarıda bulundu: “Hürmüz’den geçiş yapacak gemilerin güvenliğini yüzde 100 garanti edemeyiz.”

 KÖRFEZ SARSILIYOR: DUBAl, DOHA VE ABU DABİ HEDEFTE

İran’ın misilleme saldırıları Körfez ülkelerini vurmaya devam ediyor:

· Dubai: Gece boyunca patlama sesleri duyuldu.
· Abu Dabi: Engellenen İran füzesinin enkazı Bani Yas bölgesine düştü, 1 kişi öldü.
· Doha: Sanayi bölgesine füze enkazı düştü, yangın çıktı. Ölen ya da yaralanan olmadı.
· Füceyra: Bir tankere bilinmeyen bir mermi isabet etti, maddi hasar oluştu.

 ABD’NİN BAĞDAT BÜYÜKELÇİLİĞİ’NE İHA’LI SALDIRI

Irak’ın başkenti Bağdat’ta bulunan ABD Büyükelçiliği, 3 kamikaze İHA ile hedef alındı. Büyükelçilikteki hava savunma sistemleri 2 İHA’yı düşürürken, bir İHA büyükelçilik duvarına isabet etti ve yangın çıktı. Saldırıyı henüz üstlenen olmadı.

ABD’DE SAVAŞA İLK TEPKİ İSTİFASI

ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Başkanı Joseph Kent, Trump yönetiminin İran politikasını protesto ederek istifa etti. Trump’a yazdığı mektupta Kent, “İran, ulusumuz için yakın bir tehdit oluşturmuyordu. Bu savaşı İsrail’in ve güçlü Amerikan lobisinin baskısı nedeniyle başlattığımız açıktır” ifadelerini kullandı.

Bu istifa, savaşın başından bu yana gerçekleşen ilk üst düzey tepki istifası olarak kayıtlara geçti.

SAVAŞIN BİLANÇOSU (İran Sağlık Bakanlığı Verileri)

· Yaralı: 18.000+
· Hayatını kaybeden çocuk: En az 204
· Hayatını kaybeden kadın: En az 226
· Toplam sivil kayıp: Açıklanmadı

NETANYAHU’DAN YAPAY ZEKA TARTIŞMASINA FOTOĞRAFLI YANIT

Geçtiğimiz günlerde paylaştığı videoların yapay zeka ile üretildiği iddia edilen Netanyahu, bu kez yeni bir fotoğrafını paylaştı. Başbakanlık Ofisi, fotoğrafı “Başbakan Binyamin Netanyahu, İran rejiminin üst düzey yetkililerinin ortadan kaldırılması emrini veriyor” notuyla duyurdu.

ALİ LARİCANİ KİMDİR?

· Doğum: Necef, Irak (Şii kutsal kentinde doğdu)
· Eğitim: Kum’da medrese, üniversitede matematik ve bilgisayar bilimleri, Batı felsefesi doktorası
· Akademik: Kant, Kripke ve David Lewis üzerine kitaplar yazdı
· 1980’ler: Devrim Muhafızları komutanlığı
· 1996: Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi üyeliği
· 2004: Ali Hamaney’in ulusal güvenlik danışmanı
· 2021-2024: Cumhurbaşkanlığına aday oldu, Uzmanlar Konseyi tarafından veto edildi
· 2025: Hamaney tarafından yeniden Ulusal Güvenlik Konseyi başkanlığına getirildi

Son dönemde İran’ın savunma stratejisini belirleyen ve nükleer müzakerelere yön veren Laricani, Hamaney’in gölgesinde ülkeyi yöneten asıl isim olarak biliniyordu.

 ULUSLARARASI YANKILAR

· Beyaz Saray Ekonomi Danışmanı Kevin Hassett: “Savaş haftalar içinde bitecek. İran ABD ekonomisine zarar veremiyor.”
· İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar: “İran rejimini ancak İranlılar devirebilir. Savaşı kazandık.”
· İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi: “Hürmüz’deki durum, dayatılan savaştan ayrı değerlendirilemez.”

 NE OLMUŞTU?

ABD ve İsrail, 28 Şubat 2026’da İran’a yönelik geniş çaplı askeri operasyon başlatmıştı. İran da füze ve insansız hava araçlarıyla misillemede bulunmuş, Hürmüz Boğazı’nı ABD ve İsrail bağlantılı gemilere kapatmıştı. Körfez ülkeleri de hedef alınırken, savaş küresel enerji piyasalarında büyük dalgalanmaya yol açtı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar