Gündem
Savaşın kaderini değiştiren SÜVARİLER
Tarih: 30 Ağustos 2025 • Saat: 11:30 (Europe/Istanbul) • Okuma süresi: 6 dakika
Yayın: FatihDoganMedya
Açıklama : 30 Ağustos 1922’de Büyük Taarruz’un doruk noktası Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nde Türk süvarilerinin (süvari tümenleri ve kolorduları) rolü savaşın akışını nasıl değiştirdi? Detaylı tarihsel analiz, birlik hareketleri, komuta kararları ve sonuçlar. FatihDoganMedya özel haberi.
Giriş — neden “süvariler”?
Büyük Taarruz (26–30 Ağustos 1922) ve 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kaderini belirleyen dönüm noktalarından biridir. Bu muharebede piyade ve topçu kadar atlı birliklerin (süvari) da hızlı takip, düşman hattını yarma ve kaçan birlikleri kesme işlevi savaşın sonuçlanmasında belirleyici oldu.
Süvarilerin operasyonel rolü — hızlı takip ve cephe derinliği
Büyük Taarruz’un tam başarıya ulaşmasında sadece başlangıç taarruzu değil, takiben gerçekleştirilen taarruzun hızla derinleşmesi ve düşmanın geri çekilmesini izleyen takip harekâtı kritik önemdedir. Süvari birlikleri (özellikle 5. Süvari Kolordusu ve bağlı tümenler) düşmanın geri çekilme yollarını kesmek, ikmali engellemek ve küçük birlikleri çabuk çepeçevre almak için kullanıldı. Bu hareketler düşmanın organize direnişini bozdu ve kaçış yollarını daralttı
Kritik anlar: 29–30 Ağustos’ta atlı birliklerin etkisi
30 Ağustos günü, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın hücum emri verdiği ve muharebeyi bizzat yönettiği andan sonra süvariler, kapanan kuşatmanın tamamlanmasına yardım etti. Süvarilerin hızlı keşif ve derin taarruzları sayesinde Yunan kuvvetlerinin toplu düzeni bozuldu; birçok birlik ya imha edildi ya da esir alındı. Bu durum, muharebenin “kesin Türk zaferi” ile sonuçlanmasına büyük katkı sağladı.
Örnek: 5. Süvari Kolordusu ve takip harekâtı
Birçok kaynak, 5. Süvari Kolordusu ve bağlı fırkaların 26–30 Ağustos arasındaki hareketlerinin, düşmanın yön değiştirmesini zorlaştırıp, İzmir yönündeki kaçış yollarını kısıtladığını detaylandırır. Sabuncubeli ve Mersinli hattı gibi güzergâhlarda ilerleyen süvariler, takip harekâtının hızını artırarak 9 Eylül 1922’deki İzmir’in kurtuluşuna giden süreci kolaylaştırdı.AcademiaArtvinli
Komuta, koordinasyon ve lojistik
Başarı sadece atlı birliklerin hızına değil, aynı zamanda ordunun komuta zincirindeki koordinasyona ve lojistik desteğe de dayanıyordu. Başkomutanlık merkezinden gelen yönlendirme, tümen ve kolordu seviyesinde zamanında yapılan manevralar ile süvarilerin etkisi çarpan etkisi yarattı; zira süvariler keşif, ani taarruz ve piyadelere “cephe derinliği” kazandırma işlevlerini bir arada yerine getirdiler.
Sonuç ve miras
30 Ağustos 1922 — Başkomutanlık Meydan Muharebesi neticesinde Yunan ordusunun büyük kısmı kuşatılarak imha edildi ya da esir alındı; Anadolu’daki Yunan varlığı dağılmaya başladı. Süvarilerin oynadığı roller (hızlı takip, kesme harekâtları ve keşif) bu sonucun oluşmasında kilit unsurlardan biri olarak tarihe geçti. Zafer, yalnızca bir muharebe kazanımı değil, aynı zamanda Cumhuriyet Türkiye’sinin yolunu açan stratejik kırılma oldu.
Kısa kronoloji (özet)
-
26 Ağustos 1922: Büyük Taarruz başlar.
-
29 Ağustos 1922: Türk taarruzu derinleşir; süvariler takip harekâtına hazırlanır.
-
30 Ağustos 1922: Başkomutanlık Meydan Muharebesi — hücum emri ve muharebenin kesin zaferle sonuçlanması.
-
9 Eylül 1922: İzmir’in kurtuluşu (takip harekâtı sonucu).
Gündem
ASKİ 30 Ağustos su kesintisi programı: Ankara’da sular ne zaman gelecek?

Ankara’da yaşayan vatandaşlar, gün içinde farklı bölgelerde uygulanan planlı su kesintileri nedeniyle ASKİ (Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü) tarafından yapılan duyuruları yakından takip ediyor. Programa göre, Ankara’nın Yenimahalle, Keçiören, Ayaş, Yenimahalle, Sincan, Polatlı, Mamak, Beypazarı ilçelerine su verilemeyecek.
ASKİ SU ESİNTİSİ PROGRAMI
Gündem
Son Dakika: Buldan’da başlayan orman yangını Aydın’ın bazı mahallerine ulaştı

DENİZLİ’NİN BULDAN İLÇESİNDE ÖĞLE SAATLERİNDE BAŞLAYAN YANGIN AYDIN’IN BUHARKENT İLÇESİNE SIÇRADIĞI VE YANGINI SÖNDÜRMEK İÇİN ÇALIŞMALARIN DEVAM ETTİĞİ ÖĞRENİLDİ. (İBRAHİM ACIKARA/DENİZLİ-İHA)
Denizli’nin Buldan ilçesinde öğle saatlerinde başlayan yangın Aydın’ın Buharkent ilçesine sıçradığı ve yangını söndürmek için çalışmaların devam ettiği öğrenildi.
Tarih / Saat: 30 Ağustos 2025 — 09:31 (güncellenen bilgilerle).
Okuma süresi: ~2 dakika
Özet (lead): Denizli’nin Buldan ilçesi Çatak Mahallesi’nde başlayan orman yangını, ekiplerin yoğun müdahalesine rağmen dün akşam saatlerinde rüzgâr ve arazi koşulları nedeniyle Aydın’ın Buharkent ilçesine bağlı Kızıldere Mahallesi’ne kadar ulaştı. Yangına hem havadan hem karadan müdahale ediliyor.
Yangının seyri ve sahadaki durum
Yangın, bölge kaynaklarına göre üç gündür aralıklarla devam ediyor; özellikle sarp ve ulaşımı zor araziler ekiplerin işini güçleştiriyor. Gece boyunca sürdürülen müdahalelerle alevlerin ilerlemesi yavaşlatılmaya çalışıldı; ancak alevlerin zaman zaman yön değiştirmesi nedeniyle bölgedeki risk devam ediyor.
Müdahale grupları ve önlemler
Yangına Buldan Orman İşletme Müdürlüğü, itfaiye ekipleri, Orman Genel Müdürlüğü ekipleri ile gönüllü vatandaşlar karadan; helikopter ve yangın söndürme uçakları ise havadan müdahale ediyor. Bölgede dozer ve diğer iş makineleri ile de sınırlama hatları oluşturuluyor. Yetkililer, Aydın’da Bostanyeri ve Arıklar mahallelerinin yangının sıçramasına karşı teyakkuzda olduğunu bildirdi.
Hasar ve güvenlik
Şu ana kadar güvenilir kaynaklarda geniş çaplı can kaybı veya büyük yerleşim tahliyesi yönünde teyit edilmiş bir bilgi paylaşılmadı; ancak sarp arazideki çalışmaların zorluğu ve zaman zaman alevlerin yerleşimlere yaklaşması nedeniyle yetkililer bölge halkını dikkatli olmaya çağırıyor. (Güncellemeler geldikçe haberimizde paylaşılacaktır.)
Ne bekleniyor / Vatandaşa uyarılar
-
Yetkililer, anons ve resmi duyuruları takip etmeyi; alev hattına yaklaşmamayı ve yardım isteyenlere kolaylık sağlamayı öneriyor.
-
Yangın söndürme çalışmalarına zarar verebilecek engellemelerden kaçınılması ve yetkililere doğru bilgi aktarılması önem taşıyor.
Gündem
Milli Mücadele’nin Kahraman Kadınlarından: Nezahat Onbaşı (Nezahat Baysel)
Yayın Tarihi: 30 Ağustos 2025 • 10:00 (TSİ)
Okuma süresi: ~2 dakika
Yazar: FatihDoganMedya
Giriş — Kısa özet:
Milli Mücadele’nin ön cephelerinde adı sıkça anılan kadın kahramanlardan biri de Nezahat Onbaşı (asıl adıyla Nezahat Baysel)dır. Henüz çocuk yaşta babasıyla cepheye katılan Nezahat, at binme ve silah kullanımını öğrenmiş; 12 yaşlarında “onbaşı” rütbesiyle anılmış, mücadele yıllarında gösterdiği cesaretle dönemin dikkatini çekmiştir.
Hayatı ve cephedeki rolü
Kayıtlarda Nezahat Baysel’in 1908–1909 dolaylarında doğduğu geçer; bazı kaynaklar doğum yerini İskeçe, bazıları Erzurum olarak aktarır. Annesini küçük yaşta kaybettikten sonra babası Hâfız Hâlid Bey ile birlikte cepheye götürülmüş, Çanakkale deneyimiyle başlayan süreçte alayın talimlerine katılarak at binmeyi ve silah kullanmayı öğrenmiştir. Babasının da içinde olduğu 70. Alay ile Milli Mücadele döneminde Geyve, Sakarya, Gediz ve İnönü muharebeleri gibi önemli noktalarda yer aldığı aktarılan bilgiler arasındadır.
Rütbe, madalya ve tanınma
Dönem kaynakları ve daha sonraki derlemeler Nezahat’in 12 yaşlarından itibaren askeri kıyafet giymeye başladığını ve onbaşı rütbesiyle anıldığını belirtir. TBMM kayıtlarına ve gazetecilik çalışmaları ile derlemelere göre Nezahat Onbaşı, İstiklal Madalyası’na layık görülen isimlerden biridir; ancak savaş koşulları nedeniyle madalyasının anında teslim edilemediği, sonrasında anma ve takdir süreçlerinin devam ettiği not edilir. Bazı dönemin komutanları tarafından verilen onurlandırmalar da (ör. “kurmay” benzeri anmalar) kaynaklarda yer alır.
Cepheden aktarılan hatıralar
TRT ve Anadolu Ajansı arşivlerinde, Nezahat Onbaşı’nın cephe günlerine dair röportaj veya belgesel türü içerikler bulunur; bu materyaller onun çocuk yaşta mücadeleye katıldığını ve çarpıcı anılar bıraktığını belgelemektedir. Cephede Mustafa Kemal Paşa, İsmet İnönü gibi dönemin önde gelen isimleriyle karşılaştığı yönünde anlatılar mevcuttur.
Savaş sonrasında yaşamı ve mirası
Savaş sonrası dönemde sivil hayata adapte olduğu, eğitimine devam ettiği ve yaşamını sürdürdüğü, bazı kaynaklarda 24 Eylül 1994’te İstanbul’da vefat ettiğinin belirtildiği aktarılmaktadır. Ölümünden sonra yerel haberler, belgeseller ve anma yazıları Nezahat Onbaşı’nın hikâyesini yeni nesillere aktarmayı sürdürmüştür.
Neden hatırlanmalı?
Nezahat Onbaşı’nın öyküsü, Milli Mücadele’nin yalnızca erkeklerin omuzlarında yükselmediğini; kadınların, genç kızların ve zaman zaman çocukların da zor koşullarda katkı verdiğini hatırlatır. Eğitim kurumlarında, müfredatta ve yerel anmalarda bu tür kişiliklerin daha görünür kılınması, toplumsal hafızanın zenginleşmesine katkı sağlar.
-
Teknoloji1 hafta önce
“Yaşayan Nostradamus”tan Antarktika açıklaması: “Paralel evren olabilir” — Neler biliniyor, bilim ne diyor?
-
Gündem6 gün önce
16 yaşındaki Yağmur’dan üç gün sonra acı haber — Kastamonu’da trafik kazası: Yağmur Pehlivanlı hayatını kaybetti
-
Sağlık1 hafta önce
Kamu hastanelerinde yeni dönem: Saatler değişiyor — Sağlık Bakanlığı’ndan açıklama
-
Magazin1 hafta önce
Atakan Özkaya’dan babasına son görev: Cenaze töreninde duygusal anlar
-
Teknoloji6 gün önce
Gençlerin TCG Anadolu ile “Zafer Yolculuğu” gururu: “Mühendislik harikası”
-
Spor6 gün önce
Kayseri’de maç önü gerilim: Galatasaray otobüsüne ve kaldığı otele taş-fişekli saldırı
-
Teknoloji3 gün önce
Türkiye 5G’ye hazırlanıyor
-
Sanat1 hafta önce
Dede mirası mesleğini yaşatıyor: El emeğini geleceğe taşıyor