Politika
PKK Silah Bıraktı, Erdoğan Tarihi Açıklamasını Yaptı! On Binlerce Kişiyi Kapsayan Af Geliyor mu? Demirtaş Sürprizi

Açıklama:
PKK’nın Süleymaniye’de silah bırakması sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan, “tarihi açıklama”yla on binlerce hükümlüyü ilgilendiren af sinyali verdi. Selahattin Demirtaş’ın sürpriz serbest kalma ihtimali ve Terörsüz Türkiye sürecinin ayrıntıları.
Giriş: “Terörsüz Türkiye” Sürecinde Kritik Dönemeç
Türkiye, 12 Mayıs 2025’te terör örgütü PKK’nın kendini feshetme kararı alması ve Abdullah Öcalan’ın silah bırakma çağrısı sonrası yeni bir dönem başlattı. Bugün, Irak’ın Süleymaniye kenti yakınlarında düzenlenen törende PKK’nın ilk silah bırakma grubunun töreni ile “Terörsüz Türkiye” hedefinde önemli bir eşik aşıldı . Gözler ise 12 Temmuz 2025 Cumartesi günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yapacağı “tarihi açıklama”ya çevrildi.
PKK’nın Silah Bırakma Töreni: Nerede ve Nasıl Gerçekleşti?
-
Tarih ve Yer: 11 Temmuz 2025, Süleymaniye (Irak Federe Kürdistan Bölgesi)
-
Katılımcılar: Örgütün ilk grubu, yüzlerce gazeteci, MHP lideri Devlet Bahçeli ve AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in değerlendirmeleri.
-
Önem: 41 yıllık terör çatışmasının sembolik kırılma noktası olarak yorumlanıyor.
Abdullah Öcalan’ın görüntülü mesajında “Silahın değil, siyasetin ve toplumsal barışın gücüne inanıyorum” sözleriyle başlayan süreç; bu törenle ilk somut adımına ulaşt.
Erdoğan’ın “Tarihi Açıklama” Sinyali ve Beklentiler
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, konuşmasında “Cumartesi sabahı Sayın Cumhurbaşkanımız, gelinen noktayı ve bundan sonrasını kapsayan kapsamlı, derinlikli bir konuşma yapacak” diyerek büyük bir reform paketinin sinyalini verdi .
Beklentiler arasındaki ana başlıklar:
-
Af Düzenlemesi: On binlerce mahkûmu ilgilendirecek genel veya koşullu af uygulaması.
-
Siyasi Tutuklular: Selahattin Demirtaş başta olmak üzere HDP cezaevindeki milletvekillerine yönelik sürpriz bir serbest kalma kararı.
-
DEM Parti İşbirliği: Sürecin siyasi ayağında, DEM Parti’nin ismi ve programında değişiklik de dahil olmak üzere yeni hamleler.
On Binlerce Kişiyi Kapsayan Af mı Geliyor?
-
Genel Af Önerileri: Cezaevlerindeki kapasite sorununu hafifletme, PKK bağlantılı mahkûmları toplumsal uzlaşı sürecine dâhil etme.
-
Koşullu Af: Belirli suçlardan hüküm giymiş, iyi hal gösteren mahkûmlar için şartlı erken salıverme.
-
Hukuki Dayanak: 1983 ve 2000 af yasalarının güncellenmesi, TBMM Komisyonları’nda hızlı geçişi.
Af düzenlemesinde hedef, hem cezaevlerinde ferahlık hem de yeniden toplumsal barışa entegrasyon olarak öne çıkıyor .
Demirtaş Sürprizi: Siyasi Normalleşmenin Sembolü Olabilir
Selahattin Demirtaş’ın, Terörsüz Türkiye sürecine destek vermesi ve DEM Parti içindeki güç dengeleri dikkate alındığında; Erdoğan’ın sürpriz bir af mesajıyla Demirtaş’ı da kapsayabileceği konuşuluyor. Bu adım, yalnızca bir siyasi tutuklunun serbest kalması değil, aynı zamanda Kürt sorununun çözümünde önemli bir sembolik hamle anlamı taşıyacak .
Süreçte DEM Parti’nin Rolü ve İsim Değişikliği İhtimali
DEM Parti, çözüm sürecine aktif destek veren siyasi yapı olarak öne çıkıyor.
-
Ziyaretler & İstişareler: Bahçeli’nin çağrısının ardından artan görüşmeler.
-
İsim Değişikliği: “DEM” isminin “Demokratik Uzlaşı Merkezi” gibi yeni bir başlıkla daha geniş bir kitleye hitap etmesi bekleniyor.
-
Siyasi Kapatım: HDP modelinde değişikliğe gidilmesi, demokratik temsilde yeni arayışlar.
Sonuç: Türkiye İçin Tarihi Bir Viraj
PKK’nın silah bırakması, Erdoğan’ın tarihi açıklaması ve getirilecek af düzenlemesi; uzun yıllardır süren çatışmalı döneme resmen ara verme ve yeni bir sayfa açma fırsatı sunuyor. Selahattin Demirtaş’ın durumu, DEM Parti’nin dönüşümü ve TBMM’nin kabul edeceği yasalar, önümüzdeki günlerde Türkiye siyasetini yeniden şekillendirecek en kritik gelişmeler olarak öne çıkıyor.
Politika
Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı’na Hasan Suver atandı
Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı’na Hasan Suver atandı
Tarih: 31 Ocak 2026 — Saat: 00:38

Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan atama kararlarına göre Hasan Suver, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı görevine getirildi. Aynı karar kapsamında Suver, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nda Bakan Yardımcısı olarak da görevlendirildi. Bu atamalar Resmî Gazete’de yayımlanarak resmiyet kazandı.
Haber Detayları
-
Cumhurbaşkanlığı imzasıyla yayımlanan atama kararları arasında Hasan Suver’in başdanışmanlığa atanması yer aldı; Suver’e eş zamanlı olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nda bakan yardımcılığı görevi verildi.
-
Resmî Gazete’de yayımlanan atama metinleriyle birlikte, Diyanet İşleri Başkanlığı taşra teşkilatında çok sayıda müftü değişikliği; bazı il müdürlüklerinde görevden almalar ve dış temsilciliklere yeni atamalar da duyuruldu. Örneğin Malta ve Papua Yeni Gine büyükelçilikleri için yeni atamalar yapıldı
Hasan Suver’in hem Cumhurbaşkanlığı’na yakın bir danışman konumunda hem de bakanlık tabanında yürütülecek icrai süreçlerde bakan yardımcısi olarak görev alması, merkezi politika ve uygulama hatları arasında hızla koordinasyon kurulabileceğinin işareti olarak değerlendiriliyor. Bu tür eş zamanlı görevlendirmeler, merkezi yönetim ile bakanlık mekanizmalarının entegrasyonunu güçlendirebilir.
Kısa Özgeçmiş
(Detaylı biyografi kaynak bildirilmedi; basında yer alan özet bilgiler Suver’in siyaset ve kamu yönetimi geçmişine işaret ediyor.) Bazı haber kaynakları Suver’in yerel yönetim ve kamu görevleri geçmişine dair bilgiler paylaşıyor; ilgilenenler Resmî Gazete ve DHA duyurularını takip edebilir.
Politika
Trump: “İran ile iş yapan ülkelere yüzde 25 gümrük vergisi” — ABD’den sert ekonomi hamlesi
Trump: “İran ile iş yapan ülkelere %25 gümrük vergisi” — ABD’den sert ekonomi hamlesi
01 Ocak 2026 – 01 20

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile ticaret yapan tüm ülkelere karşı uygulanmak üzere %25 oranında tarifeye (gümrük vergisine) gidileceğini sosyal medya üzerinden duyurdu. Beyaz Saray’dan ya da ilgili kurumdan henüz ayrıntılı yasal gerekçe/uygulama talimatı paylaşılmadı; küresel ticaret ve diplomasi cephesinde güçlü tepki ve belirsizlik oluştu.
ABD Başkanı Donald Trump, kişisel sosyal medya hesabı üzerinden yayımladığı açıklamada “İran ile iş yapan her ülke, Amerika ile yapılan ticaretlerinde %25 tarifeye tabi tutulacaktır” dedi ve kararın “derhal yürürlüğe gireceğini” belirtti. Açıklamada tarifelerin hangi yasal çerçeve (ör. Ticaret Bakanlığı, Başkanlık kararnamesi, IEEPA veya 1962 Ticaret Genişletme Yasası) üzerinden uygulanacağına dair net bilgi verilmedi.
Trump’ın mesajında hedef ülkeler arasında Çin, Brezilya, Türkiye ve Rusya gibi büyük ticaret ortaklarının da isim bazında anıldığına dair haberler yer alıyor; ancak bu ülkelerin tepkileri ve ABD’ye karşı karşılık adımları hâlihazırda belirsiz. Uzmanlar, pratikte böyle bir tarifeyi uygulamanın hem hukuki hem de ticari zincirler açısından karmaşık sonuçlar doğuracağını belirtiyor.
Beyaz Saray ve uluslararası tepki
-
Beyaz Saray veya ABD Ticaret Bakanlığı’dan detaylı uygulama talimatı henüz paylaşılmadı; resmi metin bekleniyor. Reuters ve AP, yönetimin açıklamayı sosyal medyadan yaptığını ve uygulama/usul hakkında bilgi eksikliği olduğunu bildiriyor.
-
Uluslararası piyasalarda ilk tepkiler: döviz ve enerji piyasalarında oynaklık, küresel tedarik zincirlerinde belirsizlik sinyalleri. Finans çevreleri, yaptırımların küresel ticareti nasıl etkileyeceğine ilişkin acil değerlendirmeler yapıyor.
Hukuki ve ticari boyut (kısa değerlendirme)
Uzmanlar, bir ülkenin üçüncü ülkeye ticaret yaptığı gerekçesiyle ABD ile ticaretine karşı böyle tek taraflı bir vergi uygulamasının hem Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kuralları hem de ABD iç hukuku açısından tartışmalı olacağını söylüyor. Ayrıca, uygulanacak ürün/ürün grubu, istisnalar ve muafiyetler gibi teknik ayrıntılar açıklanmadan pratik etki ölçülemiyor.
-
Resmi talimat gelirse: ABD gümrük idareleri hangi malları kapsadığına dair bildiriler yayımlayacak; dünya ticaret akışında hızlı değişim olabilir.
-
Uluslararası tepki: Hedef ülke hükümetleri misilleme tarifeleri veya hukuki itirazlar başlatabilir.
-
Diplomasi kanalları çalışır: Ticaret/enerji bağımlılığı yüksek ülkeler Washington’la pazarlık masasına oturabilir.
Politika
Ekrem İmamoğlu’nun “diploma iptali” davası: Mahkeme kararı en geç 15 gün içinde açıklayacak
Ekrem İmamoğlu’nun “diploma iptali” davası: Mahkeme kararı en geç 15 gün içinde açıklayacak
Tarih: 15 Ocak 2026 • Saat: 12:30

İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nde görülen duruşmada, Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Üniversitesi tarafından iptal edilen diplomasına karşı açtığı davada tarafların beyanları alındı. Mahkeme heyeti, kararını en geç 15 iş günü içinde vermeyi bildirdi. Bu gelişme Silivri’deki duruşma salonunda takip edilirken taraf avukatları ve siyasi çevrelerden sert tepkiler geldi.
Duruşmada neler yaşandı?
Duruşma, Silivri Cezaevi yerleşkesinde (Marmara Cezaevi) kurulan duruşma salonunda gerçekleşti. Davacı avukatları, İstanbul Üniversitesi yönetim kurulunun 18 Mart 2025 tarihli diploma iptal kararının usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu savundu; üniversiteden iptal gerekçesine dayanak teşkil eden belgelerin istenmesi yönünde taleplerde bulundu. Mahkeme, söz konusu belgelerin İstanbul Üniversitesi’nden istenmesine karar verdi ve eksik-hatalı evrak iddialarını incelemek üzere karar ertelemesi yerine 15 gün içinde nihai karar vereceğini bildirdi.
İstanbul Üniversitesi, Mart 2025’te yaptığı inceleme sonucu İmamoğlu da dahil olmak üzere bazı öğrencilerin 1990’daki yatay geçiş işlemlerinde usulsüzlük olduğu iddiasıyla diplomaları iptal etti. Bu kararın ardından İmamoğlu hakkında yürütülen adli süreçler ve iddialar geniş yankı bulmuş, karar hem siyaset hem de üniversite idaresi cephesinde tartışma konusu olmuştu. Uluslararası ajansların da gündemine giren bu gelişme, İmamoğlu’nun olası siyaset takvimi açısından da önem taşıyor.
Tarafların pozisyonları
-
Davacı (İmamoğlu tarafı): Diplomaya ilişkin işlemin yetki, usul ve delil yönünden eksik ve hatalı olduğunu; iptal kararının geri alınması gerektiğini savundu. Avukatlar, üniversitenin kararını destekleyecek belgelerin şeffaf biçimde incelenmesini talep etti.
-
Üniversite/İlgili makamlar (haberlere göre): İptal kararını yatay geçiş işlemlerindeki usulsüzlüğe dayandırıyor; konu hakkında disiplin ve usul incelemelerinin sürdüğü bildirildi.
Neden “15 gün” vurgusu önemli?
İdari yargı süreçlerinde mahkemelerin sıklıkla ara karar veya yürütmeyi durdurma taleplerini değerlendirmesi uzun sürebilir. Ancak mahkemenin kararını en geç 15 gün içinde açıklayacağını belirtmesi, hem hukuki belirsizliği kısaltacak hem de siyasi gündemi doğrudan etkileyecek bir zaman aralığı sunuyor. Kararın içeriği, hem İmamoğlu’nun hukuki pozisyonunu hem de ileride ortaya çıkabilecek seçilme yeterlikleriyle ilgili hukuki sonuçları etkileyebilir.
-
Mahkeme iptali bozarsa: Üniversite kararı hukuka uygun bulunursa diploma iptali kalıcı hale gelebilir; bunun siyasi ve hukuki yansımaları geniş olur.
-
Mahkeme iptali iptal ederse (yürütmeyi durdurma veya iptal): İmamoğlu’nun diplomaya dayalı hakları yeniden tesis edilebilir; adli süreçlerle idari sürecin ilişkisi tartışılmaya devam eder.
-
Gündem1 hafta önceSalihli’de feci trafik kazası: Kontrolden çıkan otomobil elektrik direğine çarptı; 1 ölü, 2 yaralı
-
Gündem1 hafta önceTekirdağ’da teyze cinayeti: ‘Beni yönlendirdiler’ dediği iddia edilen sanık, cesedi kolonya döküp ateşe vermiş
-
Gündem6 gün önce3 aylık Şirin Alya, bakıcısının evinde ölü bulundu
-
Gündem1 hafta önceMaltepe’de denize giren 30 yaşındaki Murat Yayla boğularak yaşamını yitirdi
-
Ekonomi1 hafta önceMilyonlarca ev sahibi ve kiracıyı ilgilendiriyor. Aidatları yönetici belirleyemeyecek
-
Gündem2 gün önceMardin’de hastane önündeki silahlı kavganın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı
-
Sanat1 hafta önceİstanbul’da Film ve Dizi Çekimlerine Yeni Düzenleme: 2026’da Kurallar Değişti!
-
Spor1 hafta önceFenerbahçe’nin Süper Kupa sevinci Ankara’ya taştı: Kızılay’da büyük coşku
