Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Sanat

Patara Deniz Feneri’nde gece müzeciliği uygulaması başlayacak

Yayımlandı

üzerinde

Prestij eseri olarak Roma İmparatoru Nero tarafından milattan sonra 60-65’li yıllarda yaptırılan ancak doğal afetler nedeniyle yıkılan Patara Deniz Feneri için 5 yıl önce restorasyon çalışması başlatılmıştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2020’yi “Patara Yılı” ilan etmesinin ardından hızlanan ve titizlikle yürütülen çalışmalar sonucunda tarihi yapı yeniden inşa edilerek ayağa kaldırıldı.

Yaklaşık 2 bin yıl önce denizcilerin yolunu aydınlatan eser, şimdi de Kültür ve Turizm Bakanlığının gece müzeciliği uygulamasıyla ziyaretçilerini yıldızlar arasında tarih sarmalında büyüleyici yolculuğa çıkartacak.

TARİHİ DENİZ FENERİ AYDINLATILACAK

Üzerinde “Ben imparator Nero. Bu feneri denizcilerin selameti için yaptım.” ifadesinin de yer aldığı yazıt, yunus kabartması ve kubbe bulunan antik fenerde ışıklandırma çalışmaları yapılacak. Çevre düzenlemesi gibi eksikliklerinin tamamlanmasının ardından ziyarete açılması amaçlanan antik fener, ışıklandırdığında ise Kültür ve Turizm Bakanlığının gece müzeciliği uygulaması kapsamına alınacak. Geceleri de ziyaretçiyle buluşması planlanan eserin en çok turist çeken tarihi yapılardan biri olması bekleniyor.

Patara’nın doğal güzelliğiyle bilinen plajına yakın bölgede bulunan antik fenerin geçmişte denizcilere yol gösteren ışığı sembolik olarak yeniden yakıldığında yerli ve yabancı turistlerin de yolunu aydınlatacak. AA ekibince, gece karanlığında uzun pozlama tekniğiyle görüntülenen antik deniz feneri yıldızlar altında da güzel görüntü oluşturdu.

“DÖNEMİN MÜHENDİSLİK VE MİMARLIĞINI YANSITMASI AÇISINDAN ÇOK ÖNEMLİ”

Patara Antik Kenti Kazı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Şevket Aktaş, AA muhabirine Roma İmparatoru Nero tarafından Likya Valisi Sextus Marcus Priscus’a yaptırılan deniz feneri yapısının restorasyon çalışmanın aslına uygun çok titiz bir şekilde tamamlandığını söyledi.

Aktaş, fenerin 1400’lü yıllardaki depremde yıkıldığını varsaydıklarını ifade ederek, yüzyıllar sonra kentin siluetindeki yerini tekrar kazandığını kaydetti. Fenerin kente denizden ve karayolundan gelenlere kılavuzluk etmeye devam ettiğini anlatan Aktaş, şöyle devam etti:

“Deniz feneri, Nero dönemine ilişkin ayağa kaldırılan tek deniz feneri olma özelliğini taşıyor. Fener, dönemin mühendislik ve mimarlığını yansıtması açısından çok önemli. İmparatorluğun prestijli yapılarından bir tanesi. Patara, Likya Birliği’nin, Roma İmparatorluğu döneminde Likya Eyaleti’nin ardından da İmparator Vespasian döneminde de Likya-Pamfilya Eyaleti’nin başkentliğini yapmış bir kent. Bu nedenle antik deniz feneri bölgenin en önemli yapılarından. Dünyada bu fenerin tamamlanması oldukça ses getirdi. Fenerin hem uluslararası arkeoloji camiasına hem de turizme önemli hizmetleri olacaktır.”

Aktaş, çevre düzenlemesi, ışıklandırma gibi çalışmaların tamamlanmasıyla fenerin 3-4 ay içerisinde ziyarete açılmasını öngördüklerini bildirdi. Geçen yıl 350 bin ziyaretçi ağırladıklarını belirten Aktaş, “Fenerin ışıklandırmasının bitmesiyle bu ziyaretçi sayısının ikiye katlanmasını bekliyoruz.” dedi.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sanat

Muğla merkezli 15. yüzyıla ait olduğu değerlendirilen yaldızlı deri kaplı Tevrat ele geçirildi

Yayımlandı

üzerinde

Muğla merkezli 15. yüzyıla ait olduğu değerlendirilen yaldızlı deri kaplı Tevrat ele geçirildi

Tarih.Saat: 10.03.2026 — 20:14

Muğla’da jandarma ekipleri, satmak için müşteri aradığı belirlenen bir şüphelinin üzerinden 15. yüzyıla ait olduğu değerlendirilen yaldızlı deri kaplı Tevrat ele geçirdi. Kitap Muğla Müze Müdürlüğü’ne teslim edilecek.

Muğla’da jandarma ekiplerinin düzenlediği operasyonda, satmak amacıyla müşteri aradığı tespit edilen bir kişinin üzerinde 15. yüzyıla tarihlenen yaldızlı deri kaplı Tevrat ele geçirildi. Olayla ilgili yürütülen soruşturmada şüpheli gözaltına alındı; jandarmadaki işlemlerin ardından savcılık talimatıyla serbest bırakıldı. Ele geçirilen eserin korunması için işlemlerin tamamlanmasının ardından Muğla Müze Müdürlüğü’ne teslim edileceği bildirildi.

Olayın detaylarına göre, Muğla İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, şüpheli M.U.’nun (56) elindeki eseri satmak için müşteri aradığı bilgisine ulaştı. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerinin takibi sonucu, M.U. Menteşe’nin Kötekli Mahallesi yakınlarında durduruldu ve üzerinde yapılan aramada üzerinde yaldızlı deri kaplama Tevrat bulundu.

Uzmanlarca 15. yüzyıla ait olabileceği değerlendirilen eser için müze ve koruma birimlerinin inceleme yapacağı, tespitin ardından eserin restorasyon ve kayıt işlemlerinin yürütüleceği aktarıldı. Olay, tarihi eser kaçakçılığıyla mücadele kapsamında yürütülen operasyonların bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Okumaya Devam Et

Sanat

Orhan Veli Kanık’nin doğduğu köşk satışa çıktı — mahalleli: “Restore edilsin”

Yayımlandı

üzerinde

Orhan Veli Kanık‘nin doğduğu köşk satışa çıktı — mahalleli: “Restore edilsin”

FatihDoganMedya Web Haber · Tarih: 19 Şubat 2026 · Saat: 15:10 ·

İstanbul’un Beykoz ilçesi, Yalıköy’de doğup çocukluğunu geçiren ünlü şairin üç katlı ahşap köşkü satışa çıkarıldı. Yapının üzerinde tarihi mimari özellikler büyük ölçüde korunmuş; mahalle sakinleri ve edebiyat çevreleri binanın restore edilerek müzeye veya kültür mekânına dönüştürülmesini talep ediyor.

Yalıköy Mahallesi’nde bulunan üç katlı ahşap köşk, satış ilanına çıkarıldı; satış fiyatı olarak kamuoyuna yansıyan rakam 80 milyon TL. Yapının, şairin ailesinin 1930’ların başına kadar kullandığı ev olduğu ve dış cephesinde dönemin özelliklerini koruduğu bildiriliyor.

Binanın mevcut sahibi olarak ifade edilen 80 yaşındaki makine mühendisi Osman Özer’in ailevi geçmişe dayanan mülkiyeti ve satış kararının mahallede şaşkınlık yarattığı belirtiliyor. Mahalle sakinleri ile öğrenciler, “Bu evin restore edilip korunmasını istiyoruz” şeklinde ortak talepte bulundu.

Tarihi arka plan

Şairin 13 Nisan 1914 doğumlu olduğu, ailesinin müzik geçmişi ve ailenin bir süre daha konakta yaşadığı kaynaklarda yer alan bilgiler arasında. Yapının uzun yıllar konut olarak kullanıldığı; iç mekanların kısmen orijinal özelliklerini taşıdığı aktarılıyor.

Neden önemli?

Kültür ve edebiyat hafızası açısından korunması gerektiği savunulan yapı, İstanbul’un ahşap sivil mimari örneklerinden biri olarak değerlendirilirken—korunamayıp işlev değiştirmesi veya yıkılması halinde bölgenin tarihsel dokusunun zedelenebileceği uyarısı yapılıyor. Bu nedenle yerel kamuoyunda “restorasyon/müze” talepleri gündemde.

Okumaya Devam Et

Sanat

Ayşe Barım’a 12 yıl 6 ay hapis cezası

Yayımlandı

üzerinde

Ayşe Barım’a 12 yıl 6 ay hapis cezası

Yayın: 11 Şubat 2026, 14:11

İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, menajer ve ID İletişim sahibi Ayşe Barım’ı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım” suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme başkanı Barım’ın hükmen tutuklanmasına karar vermedi; yurt dışı çıkış yasağı ve diğer adli tedbirler uygulanabilir.

İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında, iddianamenin yönelttiği suçlamalar ve duruşma savcısının esasa ilişkin mütalaası tartışıldı. Savcılık daha önce “22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar” hapis istemiyle hazırlanan dosyada, celse arasında ağırlaştırılmış müebbet talebinde bulunmuştu; ancak mahkeme sonuç olarak Barım’a 12 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Mahkeme başkanı, hükmen tutuklama kararı çıkarmadı.

Sanığın savunması ve sağlık durumu

Barım duruşmada suçsuz olduğunu belirterek beraatini talep etti; avukatları “kanunsuz suç olmaz” ilkesine dikkat çekti. Haberlere göre Barım, sağlık sorunları nedeniyle daha önce cezaevinden tahliye edilmiş ve tedavisiyle ilgili raporlar mahkeme dosyasında yer almıştı; bu durum savunmasında vurgulandı.

Savcılığın iddiaları

Savcılık mütalaasında, Gezi Parkı eylemlerine ilişkin tape ve delil kayıtlarına atıfla Barım’ın “irade gösteren, onayı alınan kişi” olarak organize etme ve destek sağlama rollerinde bulunduğunu ileri sürdü. Savcılık, bazı tape görüşmelerine dayanarak Barım’ın eylemlerin yayılmasına katkı sağladığını öne sürdü.

Dosyanın geçmişi — tutuklama, tahliye ve itiraz süreçleri

Dava sürecinde Barım daha önce tutuklanmış, sağlık gerekçesiyle 1 Ekim’de tahliye edilmiş; Cumhuriyet Başsavcılığı karara itiraz etmiş, itiraz sonrası dosya üst mahkemeye gönderilmiş ve süreçte farklı ara kararlar alınmıştı. Bu hukuki süreç mahkeme kayıtlarında ayrıntılı şekilde yer aldı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar