İngiliz diyetisyen Emer Delaney, oruç tutmanın vücut üzerinde büyük bir öz denetim oluşturduğunu ve bu tür bir öz denetimin, sağlığa çeşitli faydaları olduğunu ifade etti. Oruç tutmanın kan şekeri seviyeleri ve bağırsaklar üzerinde de iyileştirici etkileri olduğunu belirten uzman isim, teorilerini daha önce yapılan bazı bilimsel araştırmalarla da destekledi.
Delaney’e göre orucun etkisini anlamanın en iyi yolu, vücudu bir hibrit araba gibi düşünmektir. Oruç tutmadığımız zamanlarda büyük öğünler, atıştırmalıklar ya da içecekler tükettiÄŸimizde, vücut karbonhidratlardan elde edilen glikozu kullanır ancak oruç tuttuÄŸumuzda, vücudun ‘benzin deposu’ olan karaciÄŸer ve kaslardaki yakıt tükenmeye baÅŸlar.
Sekiz ila on iki saat sonra, vücut ‘elektrik moduna’ geçer ve depolanmış yaÄŸları kullanmaya baÅŸlar.YaÄŸ yakma geçiÅŸi saÄŸlayan bu metabolik deÄŸiÅŸim, birkaç önemli süreçle yönlendirilir. Kan ÅŸekeri düşer, insülin üretimi azalır (bu hormon, vücuda yaÄŸ depolamasını söyleyen bir hormondur) ve karaciÄŸer keton üretmeye baÅŸlar. Ketonlar, yağın parçalanmasından elde edilen, beyin ve kaslar için son derece verimli bir yakıt kaynağıdır. Vücut, adeta yaÄŸ yakan bir makineye dönüşür ancak bu geçiÅŸ her zaman kolay olmayabilir. Orucun ilk birkaç günü aşırı yorgunluk ve açlık hissi yaÅŸanabilir. Bu durum, kan ÅŸekerinin düşüşü ve vücudun birincil yakıt kaynağı olarak yaÄŸa adapte olması ile ilgilidir. Ayrıca, susuzluktan kaynaklanan baÅŸ aÄŸrıları da görülebilir.Oruca baÅŸlandığında bazı geceler derin uyku alınabilirken, diÄŸer geceler uyumakta zorluk çekilebilir. Bu durum, orucun melatonin ve kortizol gibi uyku-uyanıklık döngüsünü düzenleyen hormonlar üzerinde yarattığı deÄŸiÅŸimlerle ilgilidir.Ramazan’da sizi tok ve enerjik tutacak yiyecekleri tercih etmek önemlidir. Sahurda, fındık ve meyvelerle hazırlanan yulaf tercih edilebilir. Oruç baÅŸlamadan hemen önce ÅŸekerli yiyeceklerden kaçınmak gerekir çünkü bu tür besinler, kan ÅŸekerinde ani dalgalanmalara ve açlık hissine yol açabilir.AkÅŸam yemeÄŸinde tüketilen iÅŸlenmiÅŸ karbonhidratlar, sindirim sorunlarına zemin hazırlayabilir.Su alımını doÄŸru yönetmek de önemlidir. Gün boyunca oruç tutmadığınız zamanlarda içtiÄŸiniz su miktarını, oruç süresince de almanız gerekir. Kahve ve çaydan kaçınmakta da fayda vardır çünkü bu tür içecekler, diüretik etki yaparak sıvı kaybına yol açabilir.Bilim insanları, yaklaşık 5 gün sonra vücudun oruca uyum saÄŸlayabileceÄŸini ifade ediyor.
2019 yılında Avustralya’da yapılan bir araÅŸtırma, Ramazan ayında oruç tutan kiÅŸilerin önemli miktarda kilo ve vücut yağı kaybettiklerini buldu. BaÅŸlangıç vücut kitle indeksi (VKİ) ne kadar yüksekse, kaybedilen kilonun da o kadar fazla çıktığı gözlemlendi.2023’te Avrupa Klinik AraÅŸtırmalar Dergisi’nde yayımlanan bir araÅŸtırma, orucun bağırsaklar üzerinde de olumlu etkileri olduÄŸunu ortaya koydu. Çalışmada orucun ÅŸiÅŸkinlik, aÄŸrı ve mide ekÅŸimesini azalttığı tespit edildi.
2021 yılında American Heart Association Dergisi’nde yayımlanan bir araÅŸtırmada ise oruç tutmanın kan basıncını düşürdüğü görüldü.Oruç, inflamasyonu (iltihaplanmayı) da azaltabilir. 2018’de Journal Of Nutrition And Intermediary Metabolism dergisinde yayımlanan bir analizde, Ramazan öncesi ve sonrası saÄŸlıklı yetiÅŸkinlerde vücuttaki iltihabı düzenleyen proteinler olan sitokin seviyeleri incelendi. AraÅŸtırma, katılımcıların sitokin seviyelerinde önemli bir azalma olduÄŸunu gösterdi.Ancak oruç tutmanın genel saÄŸlık üzerinde bazı olumsuz etkileri de bulunabilir. Uzun saatler susuz kalmak, safra kesesi taşı riskini artırırken; bireyler Ramazan sonrası eski yaÅŸam alışkanlıklarına dönerek yeniden kilo alabilirler.