Gündem
MEB duyurdu: Özel Proje Uygulayan Okullar kılavuzu yayımlandı

Millî Eğitim Bakanlığı Proje Okulları Yönetmeliği’nde proje okulları, “özel proje uygulayan okullar” ve “özel program uygulayan okullar” olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Bu Kılavuz, ilgili Yönetmelik doğrultusunda “özel proje uygulayan okullar”la ilgili usul ve esasları belirlemek amacıyla hazırlanmıştır. Kılavuz, ilk kez proje okulu başvurusunda bulunacak okulların yanı sıra mevcut proje okullarının bundan sonraki süreçte proje faaliyetlerini nasıl gerçekleştireceğini ve bu okulların izleme değerlendirmesinin nasıl yapılacağını açıklıyor.
Kılavuza göre, bir eğitim kurumunun proje okulu olarak belirlenebilmesi için Millî Eğitim Bakanlığı Proje Okulları Yönetmeliği’nin 4’üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan kriterlerinden en az birini sağlaması gerekiyor.
Okullar, proje tekliflerini 4 yıl uygulanacak şekilde planlayabiliyor.
Genel müdürlüklere bağlı proje okulu teklifleri, her ilde ilgili genel müdürlüğe bağlı okul sayısının yüzde 10’unu geçmeyecek şekilde il millî eğitim müdürlükleri tarafından yapılıyor.
Her ilde ilgili genel müdürlüklere bağlı okul sayısının yüzde 1’ini geçmeyecek şekilde sadece okul gelişim projesi uygulayacak okullardan proje okulu teklifleri, ilgili millî eğitim müdürlüklerince yapılacak. Bu okulların okul gelişim planı doğrultusunda belirlenen ihtiyaçlarının yerel ve merkezî imkânlarla desteklenmesi de sağlanacak.
Kılavuzda okul müdürlüklerinin, ilçe ve il millî eğitim müdürlüklerinin, ilgili genel müdürlüklerin görev ve sorumlulukları da net biçimde tanımlanıyor.
Başvuruların kabulünden değerlendirme ölçütlerine, proje izleme formlarından eylem planı örneklerine tüm süreç takvimi, ayrıntılı olarak kılavuzda yer alıyor. Takvime göre, 6-10 Ekim 2025 tarihleri arasında il proje okulu değerlendirme komisyonu ve il proje okulu teklif komisyonu kurulacak.
Okulların taahhüt ettikleri projelerde hedeflenen göstergelere ulaşma düzeyi; okul iklimi, öğrenme ortamları, akademik başarı, sosyal-kültürel etkinlikler, bilişim-teknoloji, fen ve sosyal bilimler, üretim, sürdürülebilirlik gibi temalar üzerinden değerlendirilecek. İzleme raporları, belirlenen tarihlerde ilgili genel müdürlüklere gönderilecek.
Kılavuz, proje okullarının Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli hedefleri doğrultusunda bütüncül, yenilikçi ve sürdürülebilir eğitim uygulamalarını hayata geçirmesine katkı sağlamayı amaçlıyor.
Gündem
Hudut Kartalları Türkiye-İran sınırını 7/24 koruyor
Hudut Kartalları Türkiye-İran sınırını 7/24 koruyor
Iğdır — 31 Ocak 2026 • 09:54

Türkiye’nin Iğdır hattında görev yapan “Hudut Kartalları”, yerli ve milli savunma sistemleri ile Türkiye–İran sınırını 7 gün 24 saat izliyor; termal kameralar, elektro-optik kuleler, dron-tıkaç ve mayın arama timleriyle yasa dışı geçişlere ve kaçakçılığa karşı anbean önlem alınıyor
-
2021’den bu yana Iğdır, Ağrı, Van ve Hakkari’de sınır hattına modüler beton duvarlar, hendekler ve jiletli teller inşa edildi; önce mayın temizliği gerçekleştirildi.
-
Hudut hattı; harekete duyarlı sensörler, termal kameralar, gece görüş cihazları, elektro-optik kuleler, fotokapanlar, sismik sensörler ve insansız kara araçları ile donatıldı. Keşif-gözetleme faaliyetleri kesintisiz yürütülüyor.

-
Hava tehditlerine karşı dronsavar sistemleri, hava savunma topları ve uçaksavar kapasiteli zırhlı araçlar konuşlandırıldı; İHA/SİHA ve diğer keşif uçuşları sürüyor.
-
Milli Savunma Bakanlığı açıklamasına göre sınır hattına 203 elektro-optik kule, 43 asansörlü kule kurulumu tamamlandı; yaklaşık 380 km modüler duvar ve 553 km hendek çalışmaları yapıldı.
-
Saha faaliyetlerinde mayın ve bomba arama köpekleri, METİ (Mayın ve El Yapımı Patlayıcı Tespit ve İmha) timleri ve keskin nişancı birlikleri aktif görev yapıyor.

-
Hudut Kartalları
Iğdır Aralık ilçesi, Ağrı Dağı eteklerinde konuşlu 7’nci Hudut Bölüğü’nün sorumluluk sahasında görev yapan Hudut Kartalları, anlık uyarı ve canlı görüntü aktarımlarıyla olası geçiş noktalarını takip ediyor; kritik durumlara anında müdahale edebilen timler hazır bekliyor.
-
Konum: Iğdır (Aralık) — Ağrı Dağı etekleri.
-
Görev: Yasa dışı geçiş, kaçakçılık, terör tehdidine karşı 7/24 gözetleme.
-
Donanım: Termal kamera, elektro-optik kule, dron, dronsavar, METİ, mayın köpeği.
-
Altyapı: 380 km duvar, 553 km hendek, 203 elektro-optik kule (MSB bilgisi)

Sınırda fiziksel ve teknolojik entegrasyon, hem kaçakçılığın hem de terörist geçişlerinin tespit ve müdahale kapasitesini artırıyor. İleri gözetleme sistemleri ve yerli savunma çözümleri sahada etkinlik sağlarken, zorlu iklim ve arazi koşullarında insan unsurunu destekleyecek otomasyon ve uzaktan izleme kritik rol oynuyor.
Gündem
İzmir’de barajlar yeniden dolmaya başladı
İzmir’de barajlar yeniden dolmaya başladı
Tarih.Saat: 31.01.2026 — 11:56

İzmir — Son günlerde kent genelinde etkili olan yağışlar, uzun süredir düşük seviyelerde seyreden baraj havzalarını yeniden canlandırdı. İZSU verilerine göre Tahtalı Barajı’nda geçen ay yüzde 1’in altına düşen aktif doluluk, ocak ayı yağışlarının ardından %5,51 seviyesine yükseldi. Bereketli yağışlara rağmen genel tablo geçen yılın aynı dönemine göre hâlâ geride görünüyor.

Hangi baraj ne durumda?
DHA aracılığıyla paylaşılan İZSU verilerine göre öne çıkan rakamlar şöyle:
-
Tahtalı Barajı: %5,51 aktif doluluk.
-
Balçova Barajı: %26,54.
-
Alaçatı (Kutlu Aktaş) Barajı: %27,38.
-
Ürkmez Barajı: %11,73 (geçen yıla göre gerileme).
-
Güzelhisar Barajı: %43,37 (en yüksek doluluk).
-
Gördes Barajı: Aktif su seviyesi tespit edilmedi (sıfır kaydı).
Bu veriler İZSU’nun son ölçümlerine dayanıyor; DHA haberinde bu rakamlar İZSU verileri olarak aktarıldı.
Uzmanların ve yetkililerin uyarısı
Yetkililer artışın olumlu bir işaret olduğunu ancak tek seferlik yağışların kalıcı bir çözüm sağlamayacağını vurguluyor. Uzmanlar, su yönetiminde uzun vadeli planlama, tarımsal sulamada verimlilik artışı ve vatandaşların su tasarrufuna dikkat etmesinin gerektiğini belirtiyor.
Ne değişecek?
Kısa vadede baraj doluluklarında görülen artış kentin içme suyu ihtiyacını biraz rahatlatabilir; ancak mevsim normallerine dönülmesi ve ek yağışlar olmadan kalıcı bir düzelme beklenmiyor. İZSU ve yerel yönetimler, verilerin günlük olarak takip edildiğini ve kamuoyunu bilgilendirmeyi sürdüreceklerini açıkladı.
Gündem
SAVCILIK İDDİASI: GÜLLÜ’NÜN ÖLÜMÜ OLAY GÜNÜ “CİNAYET” OLARAK DEĞERLENDİRİLDİ
SAVCILIK İDDİASI: GÜLLÜ’NÜN ÖLÜMÜ OLAY GÜNÜ “CİNAYET” OLARAK DEĞERLENDİRİLDİ
Tarih: 31.01.2026 • Saat: 13:00

Yalova’da 6. kat penceresinden düşerek hayatını kaybeden sanatçı Gül Tut (Güllü) soruşturmasında, Cumhuriyet Başsavcılığı olayın ilk gününde ölümün “cinayet” şüphesiyle değerlendirildiğini ve şüpheliler hakkında teknik/fiziki takibin başlatıldığını bildirdi. Kızı Tuğyan Ü. Gülter tutuklanırken, arkadaşı Sultan N. Ulu’ya ev hapsi verildi.
26 Eylül 2025 tarihinde Yalova Çınarcık’ta 6’ncı kattaki evinin penceresinden düşerek yaşamını yitiren Gül Tut (sahne adıyla Güllü) hakkında yürütülen soruşturmada yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Olayı soruşturan Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, polis ve bilirkişinin ilk ön incelemesinin ardından ölümün “cinayet” şüphesiyle değerlendirildiğini açıkladı.
Savcılık, olayın ilk aşamasında Güllü’nün evde bulunan kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile arkadaşı Sultan Nur Ulu’yu o gün gözaltına almayıp, daha fazla somut delil elde etmek amacıyla 24 saat teknik ve fiziki takip altına aldığını bildirdi.

Kimler şüpheli? Önlemler ve adli süreç
-
Tuğyan Ü. Gülter (kız): İfadelerindeki çelişkiler ve delillerin değerlendirilmesi sonucu “kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklandı.
-
Sultan N. Ulu (arkadaş): Soruşturmada önce tanık, sonrasında dosyada yer alan ifadeler ve bir ses kaydı nedeniyle şüpheli konumuna geldi; mahkeme öncesi ev hapsi verildi. Dosyaya giren bir telefon görüşmesinde “İtiraf edeceğim” dediği kayda geçirildi.

Başsavcılığın olayın başlangıcında şüpheli konumundakilere müdahale yerine takip uygulamasını tercih etmesi, “daha fazla somut delil” sağlama amaçlı operasyonel bir değerlendirme olarak açıklandı.
Bilirkişi ve otopsi raporuna göre Güllü’nün sol arka baldırlık bölgesinde tespit edilen morluk, olay anında pencereden itildiği sırada bacağın pencere pervazına çarpması sonucu oluştuğu yönünde değerlendirildi. Otopside tırnak aralarından alınan numunelerde boğuşma izine rastlanmadığı bildirildi. Bu bulgular, soruşturmanın adli tıp bileşeni olarak dosyada yer alıyor.

Soruşturmanın seyrine ilişkin kronoloji
-
26.09.2025: Güllü, Çınarcık’ta pencereden düşerek hayatını kaybetti.
-
Olay günü: Polis ve bilirkişi ön incelemesi; başsavcılığın “cinayet” şüphesiyle soruşturmayı değerlendirmesi.
-
Sonraki dönemde: Kız ve arkadaşının ifadeleri alındı; ifadelerdeki çelişkiler ve teknik takip sonucu tutuklama ve adli kararlar (tutuklama / ev hapsi) uygulandı.
Savcılığın olayın ilk gününde “cinayet” şüphesiyle işlem başlatması, soruşturmanın niteliğini ve olası cezai sorumluluk boyutunu doğrudan etkiliyor. Ayrıca teknik ve fiziki takibin tercih edilmesi, başlangıçta delil tespiti ve kaçma şüphesi gibi unsurların soruşturma stratejisinde öncelikli olduğunu gösteriyor.
-
Gündem1 hafta önceSalihli’de feci trafik kazası: Kontrolden çıkan otomobil elektrik direğine çarptı; 1 ölü, 2 yaralı
-
Gündem1 hafta önceTekirdağ’da teyze cinayeti: ‘Beni yönlendirdiler’ dediği iddia edilen sanık, cesedi kolonya döküp ateşe vermiş
-
Gündem3 gün önceMardin’de hastane önündeki silahlı kavganın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı
-
Gündem7 gün önce3 aylık Şirin Alya, bakıcısının evinde ölü bulundu
-
Gündem1 hafta önceMaltepe’de denize giren 30 yaşındaki Murat Yayla boğularak yaşamını yitirdi
-
Ekonomi1 hafta önceMilyonlarca ev sahibi ve kiracıyı ilgilendiriyor. Aidatları yönetici belirleyemeyecek
-
Sanat1 hafta önceİstanbul’da Film ve Dizi Çekimlerine Yeni Düzenleme: 2026’da Kurallar Değişti!
-
Spor1 hafta önceFenerbahçe’nin Süper Kupa sevinci Ankara’ya taştı: Kızılay’da büyük coşku
