Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Körfez’de Gözler Misillemede: İran Saldırıları Ülkeleri ABD’ye Yakınlaştırdı, ‘Savaş Büyür’ Uyarısı

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

Körfez’de Gözler Misillemede: İran Saldırıları Ülkeleri ABD’ye Yakınlaştırdı, ‘Savaş Büyür’ Uyarısı

Tarih: 04.03.2026
Saat: 04:50

İran’ın son günlerde Körfez ülkelerindeki liman, kent ve petrol tesislerine yönelik füze saldırıları bölgede gerilimi tırmandırdı. Körfez ülkelerinin nasıl bir karşılık vereceği merak konusu olurken, uzmanlar Tahran’ın bu adımla tam tersi bir etki yaratarak Körfez ülkelerini ABD’ye yakınlaştırdığı görüşünde. Peki, Körfez ülkeleri misilleme yapacak mı? İşte kritik senaryolar ve bölgesel ittifaklarda yaşanan son deprem

Körfez bölgesi, İran’ın son füze saldırılarıyla birlikte yeni bir savaşın eşiğine geldi. Saldırılarda hedef alınan Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin nasıl bir tepki vereceği, küresel enerji güvenliği ve bölgesel istikrar açısından kritik önem taşıyor. NTV’nin derlediği bilgilere ve uluslararası basına yansıyan iddialara göre, Körfez ülkeleri artık sadece seyirci değil.

Katar’dan İran’a Operasyon İddiası

Gerilimi tırmandıran son gelişme ise İsrail merkezli The Jerusalem Post gazetesinin haberine dayanıyor. Haberde, Katar’ın İran’a yönelik harekata fiilen katıldığı ve İran toprakları içerisinde saldırılar düzenlediği iddia edildi. Bu iddia, eğer doğrulanırsa, çatışmanın boyutunun değiştiğine işaret ediyor. Katar yönetiminden konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmedi.

Uzmanlara Göre İran’ın Stratejisi Ters Tepti

Bölgesel güvenlik uzmanları, İran’ın Körfez ülkelerini vurarak aslında ABD’yi savaşı durdurması için zorlamayı hedeflediğini belirtiyor. Ancak saldırıların, Körfez ülkelerinde Washington’a yönelik güvenlik garantilerine olan ihtiyacı artırdığına dikkat çekiliyor.

Dubai merkezli Kamu Politikası Araştırma Merkezi Direktörü Muhammed Baharoon, konuya ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu: “İran, Körfez ülkelerini kendisine karşı genişleyen bir koalisyona itiyor. BAE’nin saldırıları terör eylemi olarak nitelemesi, İran karşıtı koalisyonu genişletme mantığını güçlendiriyor. İran, bu saldırılarla birlikte komşularını kendine düşman ediyor.”

Suudi Arabistan merkezli Körfez Araştırmaları Merkezi Direktörü Abdulaziz Sager ise Körfez ülkelerinin bir kıskaçta olduğunu vurguluyor: “Körfez ülkeleri şu anda zorlu bir seçimle karşı karşıya. Ya topraklarını ve üslerini kullandırtarak, hatta kendileri de saldırılara katılarak ABD’nin harekatına dahil olacaklar ya da kendi topraklarında daha fazla saldırıyla karşı karşıya kalacaklar.”

‘Kırmızı Çizgiler’ ve Kolektif Savunma Mesajı

Altı üyeli Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), Pazar günü olağanüstü toplanarak durumu değerlendirdi. Toplantı sonrasında yapılan açıklamada, BM Şartı’nın 51. maddesi (meşru müdafaa hakkı) hatırlatılarak “kırmızı çizgiler” belirlendi. Açıklamada, enerji arz güvenliğinin tehdit altında olduğu ve kolektif savunmaya hazır olunduğu mesajı verildi. Bu durum, Körfez ülkelerinin artık sadece siyasi değil, askeri bir dayanışma içine girebileceğinin işareti olarak yorumlanıyor.

Petrol Yolları ve Hürmüz Tehlikesi

Uzmanlar, çatışmaların Hürmüz Boğazı’na sıçraması halinde küresel petrol akışının ciddi şekilde kesintiye uğrayabileceği uyarısında bulunuyor. BAE Politika Merkezi Başkanı Ebtesam Al-Ketbi, bu tehlikeye dikkat çekerek şunları söyledi: “Saldırılar bu hızla devam ederse ve Körfez uzun süreli bir çatışmaya, petrol nakliye yollarının kesintiye uğramasına veya Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasına dayanamazsa, diğer ülkelerin müdahale etmesi doğal olacaktır, çünkü küresel çıkarlar doğrudan etkilenecektir.”

Öte yandan, BAE saldırıları ‘terörizm’ olarak nitelerken, bölgedeki diğer aktörlerin itidalli davranması durumunda ise güvenlik, ekonomik istikrar ve uluslararası itibar kaybı yaşanabileceğine dikkat çekiliyor. Bölge, bir taşın altından çıkacak yeni hamleleri bekliyor.

Gündem

Gazeteci Alican Uludağ serbest bırakıldı

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

Gazeteci Alican Uludağ serbest bırakıldı

Adli kontrol şartıyla tahliye edilen Uludağ’a haftada 4 gün imza atma ve yurt dışına çıkış yasağı getirildi.

Yayın Tarihi: 22 Temmuz 2026
Yayın Saati: 16:15
Güncelleme: 22.07.2026 16:52
Okuma Süresi: 2 dakika

ANKA

Sosyal medya paylaşımı nedeniyle gözaltına alınmıştı

DW Türkçe muhabiri gazeteci Alican Uludağ, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım gerekçe gösterilerek dün gözaltına alınmıştı. Uludağ’ın gözaltına alındığı anları bizzat kendi sosyal medya hesabından duyurması dikkat çekerken, meslek örgütlerinden yapılan açıklamalarda “Gazetecilik suç değildir” vurgusu yapılmıştı.

Bugün Ankara Adliyesi’nde tamamlanan savcılık işlemlerinin ardından mahkemeye sevk edilen Uludağ, nöbetçi hakimlik tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakılma kararı verildi.

Adli kontrol şartları belli oldu

Hakimlik tarafından gazeteci Alican Uludağ hakkında haftada 4 gün imza atma ve yurt dışına çıkış yasağı adli kontrol tedbirleri uygulanmasına hükmedildi. Uludağ’ın bu şartlara uyması halinde yargı süreci devam ederken tutuksuz olarak yargılanmasına devam edilecek.

Gazeteci Uludağ daha önce de gözaltına alınmıştı

Alican Uludağ, daha önce de sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “yanıltıcı bilgiyi yayma” suçlamalarıyla 19 Şubat 2026 tarihinde Ankara’da gözaltına alınmış ve üç ay boyunca Silivri Cezaevi’nde tutuklu kalmıştı. 21 Mayıs 2026’da tahliye edilen Uludağ, tahliyesinden yaklaşık iki ay sonra yeniden gözaltına alındı.

Basın meslek örgütlerinden tepki

Gazetecinin gözaltına alınmasının ardından basın meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarından yapılan açıklamalarda, ifade özgürlüğüne ve basın özgürlüğüne vurgu yapıldı. Ankara Adliyesi önünde “Alican Uludağ serbest bırakılsın” çağrısında bulunan meslek örgütleri, “Gazetecilik suç değildir” sloganlarıyla tepkilerini dile getirdi.

Uludağ’dan ilk açıklama

Serbest bırakılmasının ardından Alican Uludağ’ın henüz resmi bir açıklama yapmadığı öğrenilirken, sosyal medya hesabından kısa süre içinde bir paylaşım yapması bekleniyor.

 

Okumaya Devam Et

Gündem

Hastaneye Giderken Ambulansta Doğum Yaptı

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

Hastaneye Giderken Ambulansta Doğum Yaptı

Yayın Tarihi: 22 Temmuz 2026
Yayın Saati: 16:16
Okuma Süresi: 2 dakika 

DHA 


Sakarya’nın Akyazı ilçesinde doğum sancıları başlayan 39 haftalık hamile kadın, 112 Acil Sağlık ekiplerinin ambulanstaki müdahalesiyle sağlıklı bir kız bebek dünyaya getirdi.

Sakarya’nın Akyazı ilçesi Fatih Mahallesi’nde yaşayan 39 haftalık hamile kadının doğum sancıları aniden şiddetlendi. Yakınlarının 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aramasının ardından olay yerine gelen sağlık ekipleri, kadının doğumunun başladığını tespit etti.

Bunun üzerine sağlıkçılar, kadını hastaneye yetiştirmek yerine ambulansta doğum müdahalesi gerçekleştirdi. Kısa sürede sağlıklı bir kız bebek dünyaya getiren anne, doğumun ardından ilk kontrolleri de yine ambulansta yaptırdı.

Anne ve bebek, Akyazı Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne nakledildikten sonra Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Kampüsü Kadın Doğum Kliniği’ne sevk edildi. Yetkililerden edinilen bilgiye göre, hem annenin hem de bebeğin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

Okumaya Devam Et

Gündem

Eda ve Şahin’in nehirde akıntıya kapıldıkları anlar kamerada

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

Eda ve Şahin’in nehirde akıntıya kapıldıkları anlar kamerada

· Yayın Tarihi: 22 Temmuz 2026
· Yayın Saati: 13:26
· Okuma Süresi: Yaklaşık 2 dakika
· Kaynak: DHA

Aydın’ın İncirliova ilçesinde serinlemek için Büyük Menderes Nehri’ne giren iki çocuk, akıntıya kapılarak gözden kayboldu. 15 yaşındaki Eda Kurtulmuş’un cansız bedenine ulaşılırken, 11 yaşındaki Şahin Özdağ’ı arama çalışmaları 5. gününde devam ediyor. Feci anlar, bir cep telefonu kamerasına saniye saniye yansıdı.

Aydın’ın İncirliova ilçesinde yürekleri dağlayan olay, 18 Temmuz’da Acarlar Mahallesi’ndeki Büyük Menderes Nehri’nde meydana geldi. Nehir kenarında piknik yapan dört arkadaştan üçü, bunaltıcı sıcağa dayanamayarak serinlemek için suya girdi. Ancak kısa süre sonra akıntının etkisiyle kontrolden çıkan gençlerden ikisi gözlerden kayboldu.

AKINTIYA KAPILDILAR, BİRİ KURTULDU

Edinilen bilgilere göre, suya giren üç çocuktan biri akıntıya karşı koyarak kendi imkanlarıyla kıyıya çıkmayı başardı. Ancak Şahin Özdağ (11) ve Eda Kurtulmuş (15), nehrin azgın sularına kapılarak gözden kayboldu. Arkadaşlarının çırpındığını fark eden ve suya girmeyen diğer arkadaşları ise durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi.

TÜM EKİPLER SEFERBER OLDU

İhbar üzerine bölgeye AFAD, UMKE, Jandarma Arama Kurtarma (JAK), itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Nehir boyunca başlatılan geniş çaplı arama çalışmalarında, dalgıçlar ve drone destekli ekipler görev aldı.

EDA’NIN CANSIZ BEDENİNE 1 KİLOMETRE UZAKTA ULAŞILDI

Arama çalışmaları ertesi gün (19 Temmuz) meyvesini verdi ancak beklenen haber acı oldu. Dalgıçlar, Eda Kurtulmuş’un kaybolduğu noktadan yaklaşık 1 kilometre uzaklıkta, kıyıya yakın bir bölgede cansız bedenine ulaştı. Eda Kurtulmuş, memleketi İncirliova’da gözyaşları arasında toprağa verildi.

KAYIP ŞAHİN İÇİN UMUTLU BEKLEYİŞ SÜRÜYOR

Olayın üzerinden 5 gün geçmesine rağmen Şahin Özdağ’dan hala haber alınamadı. Arama kurtarma ekipleri, nehirde ve çevresindeki sulak alanlarda titizlikle çalışmalarını sürdürüyor. Şahin’in ailesi ve yakınları ise umutla gelecek haberi bekliyor.

O ANLAR KAMERADA

Bu arada, iki arkadaşın akıntıya kapıldığı anlara ilişkin görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde, bir grup çocuğun nehirde top oynadığı, ardından çocuklardan bazılarının aniden akıntıya kapılarak sürüklendiği ve kıyıdakilerin panikle bağırdığı anlar saniye saniye yer alıyor. O anlar, yaşanan dehşeti gözler önüne seriyor.

UZMANLARDAN UYARI

Yetkililer, özellikle yaz aylarında serinlemek amacıyla akarsu ve nehirlere girilmemesi konusunda vatandaşları uyarırken, Büyük Menderes Nehri gibi akıntısı kuvvetli sularda yüzmenin hayati risk taşıdığına dikkat çekiyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar