Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Sanat

Kolezyum’un önünde Mevlevi Sema Töreni yapıldı

Yayımlandı

üzerinde

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; Konya Büyükşehir Belediyesi Türk Tasavvuf Musikisi ve Sema Topluluğu tarafından Kolezyum’da Mevlevi Sema Töreni düzenlendi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İtalya Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğinde Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın katkılarıyla düzenlenen özel gösteriye, Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Büyükelçisi Elif Çomoğlu Ülgen ile çok sayıda Türk ve İtalyan davetli katıldı.

“4’ÜNCÜ SIRAYA YÜKSELMEK TESADÜF DEĞİL”

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Kolezyum’daki sema töreni öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Simgesel bir yapının gölgesinde dünyaya barış mesajları vermeye geldiklerini belirten Yazgı, Avrupa’nın birçok yerinde Türk kültürünü, sanatını ve arkeolojisini anlatmak için çalışma yürüttüklerini söyledi. Türkiye’nin kültürüyle, sanatıyla, arkeolojisiyle dünyada her zaman ses getiren bir ülke halinde geldiğini vurgulayan Yazgı, turizmin de öncü ülkesi olma yolunda emin adımlarla ilerlediklerini kaydetti.

Yazgı, Türkiye’nin dünya turizminde 4’üncü sıraya yükselmesinin bir tesadüf olmadığını vurgulayarak, ülkeyi tanıtmak, kültür varlıklarıyla, gastronomi gelenekleriyle, örf ve adetiyle Anadolu’yu tam anlamıyla dünyaya anlatmak için çalışmalara devam ettiklerinin altını çizdi. Geçen aylarda yine Kolezyum’da kapanışı yapılan ve 6,5 milyon ziyaretçi rakamını aşan Göbeklitepe sergisine de değinen Yazgı, dünyada ses getiren bir çalışmaya imza attıklarını söyledi.

“MEVLANA’NIN MESAJLARI, REHBER NİTELİĞİNDEDİR”

Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, törenin açılışında yaptığı konuşmada da Mevlana’nın barış dilini ve insanlığa sunduğu evrensel mesajı vurguladı.

Yazgı, “Mevlana dünyaya; ayrıştırmak değil, birleştirmek için geldiğini her sözünde ve davranışında göstermiştir” dedi.

Sema geleneğinin derinliğine dikkat çeken Yazgı, “Mevlana, çağının ötesine seslenebilen büyük bir mutasavvıf, güçlü bir şair ve derin bir düşünce insanıdır. Onun mesajı, sema ile şekillenmiş ve tüm insanlığa ulaşan bir barış dili olmuştur” diye konuştu. Mevlevi geleneğinin, Mevlana Celaleddin Rumi’nin öğretilerinden doğduğunu belirten Yazgı, bu kültürel mirasın insanlığın ortak değerlerine katkı sunduğunu vurguladı. Yazgı, günümüzde yaşanan çatışmalar ve ayrılıklara değinerek, “Bugün, savaşların ve ayrılıkların arttığı bir dünyada, Mevlana’nın insanlık, kardeşlik ve barış temelli mesajları, hepimiz için bir rehber niteliğindedir” dedi. 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sanat

Muğla merkezli 15. yüzyıla ait olduğu değerlendirilen yaldızlı deri kaplı Tevrat ele geçirildi

Yayımlandı

üzerinde

Muğla merkezli 15. yüzyıla ait olduğu değerlendirilen yaldızlı deri kaplı Tevrat ele geçirildi

Tarih.Saat: 10.03.2026 — 20:14

Muğla’da jandarma ekipleri, satmak için müşteri aradığı belirlenen bir şüphelinin üzerinden 15. yüzyıla ait olduğu değerlendirilen yaldızlı deri kaplı Tevrat ele geçirdi. Kitap Muğla Müze Müdürlüğü’ne teslim edilecek.

Muğla’da jandarma ekiplerinin düzenlediği operasyonda, satmak amacıyla müşteri aradığı tespit edilen bir kişinin üzerinde 15. yüzyıla tarihlenen yaldızlı deri kaplı Tevrat ele geçirildi. Olayla ilgili yürütülen soruşturmada şüpheli gözaltına alındı; jandarmadaki işlemlerin ardından savcılık talimatıyla serbest bırakıldı. Ele geçirilen eserin korunması için işlemlerin tamamlanmasının ardından Muğla Müze Müdürlüğü’ne teslim edileceği bildirildi.

Olayın detaylarına göre, Muğla İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, şüpheli M.U.’nun (56) elindeki eseri satmak için müşteri aradığı bilgisine ulaştı. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerinin takibi sonucu, M.U. Menteşe’nin Kötekli Mahallesi yakınlarında durduruldu ve üzerinde yapılan aramada üzerinde yaldızlı deri kaplama Tevrat bulundu.

Uzmanlarca 15. yüzyıla ait olabileceği değerlendirilen eser için müze ve koruma birimlerinin inceleme yapacağı, tespitin ardından eserin restorasyon ve kayıt işlemlerinin yürütüleceği aktarıldı. Olay, tarihi eser kaçakçılığıyla mücadele kapsamında yürütülen operasyonların bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Okumaya Devam Et

Sanat

Orhan Veli Kanık’nin doğduğu köşk satışa çıktı — mahalleli: “Restore edilsin”

Yayımlandı

üzerinde

Orhan Veli Kanık‘nin doğduğu köşk satışa çıktı — mahalleli: “Restore edilsin”

FatihDoganMedya Web Haber · Tarih: 19 Şubat 2026 · Saat: 15:10 ·

İstanbul’un Beykoz ilçesi, Yalıköy’de doğup çocukluğunu geçiren ünlü şairin üç katlı ahşap köşkü satışa çıkarıldı. Yapının üzerinde tarihi mimari özellikler büyük ölçüde korunmuş; mahalle sakinleri ve edebiyat çevreleri binanın restore edilerek müzeye veya kültür mekânına dönüştürülmesini talep ediyor.

Yalıköy Mahallesi’nde bulunan üç katlı ahşap köşk, satış ilanına çıkarıldı; satış fiyatı olarak kamuoyuna yansıyan rakam 80 milyon TL. Yapının, şairin ailesinin 1930’ların başına kadar kullandığı ev olduğu ve dış cephesinde dönemin özelliklerini koruduğu bildiriliyor.

Binanın mevcut sahibi olarak ifade edilen 80 yaşındaki makine mühendisi Osman Özer’in ailevi geçmişe dayanan mülkiyeti ve satış kararının mahallede şaşkınlık yarattığı belirtiliyor. Mahalle sakinleri ile öğrenciler, “Bu evin restore edilip korunmasını istiyoruz” şeklinde ortak talepte bulundu.

Tarihi arka plan

Şairin 13 Nisan 1914 doğumlu olduğu, ailesinin müzik geçmişi ve ailenin bir süre daha konakta yaşadığı kaynaklarda yer alan bilgiler arasında. Yapının uzun yıllar konut olarak kullanıldığı; iç mekanların kısmen orijinal özelliklerini taşıdığı aktarılıyor.

Neden önemli?

Kültür ve edebiyat hafızası açısından korunması gerektiği savunulan yapı, İstanbul’un ahşap sivil mimari örneklerinden biri olarak değerlendirilirken—korunamayıp işlev değiştirmesi veya yıkılması halinde bölgenin tarihsel dokusunun zedelenebileceği uyarısı yapılıyor. Bu nedenle yerel kamuoyunda “restorasyon/müze” talepleri gündemde.

Okumaya Devam Et

Sanat

Ayşe Barım’a 12 yıl 6 ay hapis cezası

Yayımlandı

üzerinde

Ayşe Barım’a 12 yıl 6 ay hapis cezası

Yayın: 11 Şubat 2026, 14:11

İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, menajer ve ID İletişim sahibi Ayşe Barım’ı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım” suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme başkanı Barım’ın hükmen tutuklanmasına karar vermedi; yurt dışı çıkış yasağı ve diğer adli tedbirler uygulanabilir.

İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında, iddianamenin yönelttiği suçlamalar ve duruşma savcısının esasa ilişkin mütalaası tartışıldı. Savcılık daha önce “22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar” hapis istemiyle hazırlanan dosyada, celse arasında ağırlaştırılmış müebbet talebinde bulunmuştu; ancak mahkeme sonuç olarak Barım’a 12 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Mahkeme başkanı, hükmen tutuklama kararı çıkarmadı.

Sanığın savunması ve sağlık durumu

Barım duruşmada suçsuz olduğunu belirterek beraatini talep etti; avukatları “kanunsuz suç olmaz” ilkesine dikkat çekti. Haberlere göre Barım, sağlık sorunları nedeniyle daha önce cezaevinden tahliye edilmiş ve tedavisiyle ilgili raporlar mahkeme dosyasında yer almıştı; bu durum savunmasında vurgulandı.

Savcılığın iddiaları

Savcılık mütalaasında, Gezi Parkı eylemlerine ilişkin tape ve delil kayıtlarına atıfla Barım’ın “irade gösteren, onayı alınan kişi” olarak organize etme ve destek sağlama rollerinde bulunduğunu ileri sürdü. Savcılık, bazı tape görüşmelerine dayanarak Barım’ın eylemlerin yayılmasına katkı sağladığını öne sürdü.

Dosyanın geçmişi — tutuklama, tahliye ve itiraz süreçleri

Dava sürecinde Barım daha önce tutuklanmış, sağlık gerekçesiyle 1 Ekim’de tahliye edilmiş; Cumhuriyet Başsavcılığı karara itiraz etmiş, itiraz sonrası dosya üst mahkemeye gönderilmiş ve süreçte farklı ara kararlar alınmıştı. Bu hukuki süreç mahkeme kayıtlarında ayrıntılı şekilde yer aldı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar