Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

İzmir Körfezi’nde kirlilik alarmı: Ölü balıklar kıyıya vurdu, denizin rengi değişti — Dere yataklarında ağır metal birikimine işaret eden çalışmalar var

Yayımlandı

üzerinde

Tarih — Saat: 23.09.2025 — 18:30
Okuma süresi: 3 dakika
Yazar: FatihDoğanMedya Haber Merkezi

İzmir Körfezi’nde son günlerde Pasaport–Konak–Üçkuyular hattında çok sayıda ölü balık kıyıya vurdu; denizde yeşil/kahverengi renk değişimi ve kötü koku raporlandı. Yetkililer numune aldı, temizlik ve oksijen artırma çalışmaları yapılıyor. Bilimsel çalışmalar körfez sedimentlerinde Ni, Cr ve Cu gibi ağır metal birikimine dikkat çekiyor; dere ağızları ve sediment izleme programları ARTIYOR.


Ne oldu?

Son 48–72 saatte İzmir Körfezi’nin özellikle Pasaport — Konak — Üçkuyular sahil şeridinde çok sayıda balığın ölü olarak kıyıya vurduğu, yüzeyde balık kümeleri ve sahile yayılan kötü koku görüldüğü bildirildi. Belediye ekipleri kıyıda biriken ölü balıkları toplama çalışması başlatt

Görülen belirtiler

  • Kıyıya vuran irili ufaklı ölü balıklar (özellikle yüzeye yakın küçük sürü balıkları).

  • Körfezde gözle görülür renk değişimleri (yeşil / kahverengi tonlar) ve bölgede kötü koku.

  • İzmir Büyükşehir ve ilçe belediye ekiplerinin denizden su çekip oksijenlendirme / karıştırma çalışmaları yapması; sahil temizliği.

Uzman görüşleri — neden olabilir?

Deniz bilimciler ve çevre uzmanları, benzer olayların birkaç ana nedene bağlanabileceğini söylüyor:

Reklam
  1. Oksijen yetersizliği (hipoksi): Plankton patlamaları, organik yük ve sıcaklık artışıyla birlikte su sütununda oksijenin hızla tükenmesi balık ölümlerine yol açabilir.

  2. Kirlilik ve besin yükü: Evsel/organik atıklar ile sanayi kaynaklı kirleticilerin birikimi plankton patlamalarını ve oksijen düşüşünü tetikleyebilir.

  3. Ağır metaller ve sediment kirliliği: Bilimsel çalışmalar İzmir Körfezi sedimanlarında bazı ağır metallerin (ör. Nikel, Krom, Bakır) biriktiğini gösteriyor; bu tür birikimler uzun vadede deniz ekosistemini zayıflatır ve hassas dönemlerde zarar verici etkiye sahip olabilir.

Türkiye Bilimler Akademisi ve deniz bilimciler geçmiş olaylarda plankton patlamalarının ve kirliliğin deniz rengindeki ani değişimleri ve koku sorunlarını açıkladığını vurguluyor.

Yetkililer ne yaptı / hangi tahliller alındı?

  • Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile belediye ekipleri deniz suyu ve balıklardan numune aldı; İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU) ve ilgili kurumlar denetim ve temizlik çalışmalarını sürdürüyor.

  • İZSU ve il çevre izleme programlarında dere ağızları ve körfez sedimentlerinde düzenli numune alma ve kimyasal analiz (besin elementleri ve ağır metaller dahil) uygulamaları mevcut; önceki faaliyet raporları ve izleme çalışmaları bu tür analizlerin yapıldığını gösteriyor. Bu nedenle dere yatakları ve sediment örnekleri üzerinden ağır metal yükü sorgulanıyor.

Bilimsel veriler ne diyor?

Akademik çalışmalar İzmir Körfezi sediment örneklerinde Cu, Ni, Cr gibi elementlerin mevsimsel olarak değişen ve bazı noktalarda referans eşik değerleri yakınında veya üzerinde konsantrasyonlar gösterebildiğini raporluyor. Bu tür sediment birikimleri özellikle dip ekosistemlerini ve besin zincirini etkileyebilir. Ancak anlık balık ölümlerinin tam nedeni için laboratuvar sonuçlarının beklenmesi gerekiyor. DergiPark+1

Vatandaşlar için kısa uyarılar

  • Kıyı ve denizle temasta dikkat: görünür kirlilik, kötü koku veya ölü balık gözleniyorsa denize girilmemesi önerilir.

  • Balık tüketimi konusunda resmi kurumların sonuçlarını bekleyin; kurumlar ölçümler tamamlanana dek bölgesel tüketim uyarısı yapabilir.

  • Gözlem ve fotoğrafları yetkililere bildirmek (belediye/Çevre Müdürlüğü hatları) olayın takibini hızlandırır.

Olası çözüm adımları (kısa vadede)

  • Hızlı numune analizleri (su, sediment, balık dokusu) ve sonuçların şeffaf paylaşımı.

  • Dere ağızlarına akan kirlilik kaynaklarının tespiti ve gerekli arıtma/önlem çalışmaları.

  • Geçici oksijenlendirme ve yüzey temizliği; uzun vadede havza bazlı atık su yönetimi ve sediment temizliği planları.

Okumaya Devam Et
Reklam
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

34 yıllık hasretin ardından gelen mutluluğa devlet eli: Doğan ailesi için aile danışmanlığı süreci başladı

Yayımlandı

üzerinde

34 yıllık hasretin ardından gelen mutluluğa devlet eli: Doğan ailesi için aile danışmanlığı süreci başladı

Yayın Tarihi: 08.08.2026,  12: 30
Okuma Süresi: Yaklaşık 2 dakika

DHA 

Adıyaman’da 34 yıl boyunca çocuk hasreti çeken, evini satarak tüp bebek tedavisi gören ve ikiz kızlarına kavuşan Abuzer ile Zeynep Doğan çiftinin hikâyesi, bu kez Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın devreye girmesiyle yeni bir boyut kazandı. Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, ailenin yeni yaşamında yalnız olmadığını duyurdu.

34 yıl süren çocuk özlemi

Adıyaman’da yaşayan Abuzer (71) ve Zeynep Doğan (59), 40 yıl önce dünya evine girdi. Evliliklerinin ilk yıllarında iki kez hamile kalan Zeynep Doğan, maalesef çocuklarını anne karnında kaybetti. Anne baba olma hayaliyle Adıyaman, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta defalarca tedavi gören çift, 34 yıl boyunca pes etmedi.

Reklam

Tüp bebek tedavisi kararı alan Doğan çifti, bu uğurda oturdukları evi satarak tüm imkânlarını seferber etti. 6 yıl önce dünyaya gelen ikiz kızlarına Tekbir Gül ve Havva Gül adını verdiler. 71 yaşında baba olmanın mutluluğunu yaşayan Abuzer Doğan, hayatının değişimini şu sözlerle anlatmıştı:

“Eskiden işten eve geldiğimde kahveye gider, gece geç saatlere kadar vakit geçirirdim. Şimdi ise işten çıkar çıkmaz eve geliyor, çocuklarımla ilgileniyorum.

Miniklerin Anıtkabir hayali gerçek oldu

Doktor ve polis olmak isteyen ikiz kızlar, öğretmenlerine Anıtkabir’i ziyaret etmek istediklerini söyledi. Ailenin maddi imkânlarının yetersiz olduğunu gören öğretmenleri, “Sevgi Varsa Engel Yok Derneği” Başkanı Zeynep Bulut ile iletişime geçti. Derneğin desteğiyle Ankara’ya giden Doğan ailesi, Anıtkabir’de Ata’nın huzuruna çıktı.

Bu anların sosyal medyada paylaşılmasıyla birlikte ailenin hikâyesi kısa sürede Türkiye gündemine oturdu. Yüzlerindeki tebessüm ve yaşadıkları sevinç, binlerce kişiye umut oldu.

Reklam

Bakanlık devreye girdi: Aile danışmanlığı başlatıldı

Sosyal medyada büyük ilgi gören Doğan ailesi için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı harekete geçti. Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ailenin yeni hayatında yanlarında olacaklarını duyurdu.

Bakan Göktaş, Adıyaman İl Müdürlüğü koordinasyonunda aile danışmanlığı sürecinin başlatıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Yeni taşınacağı yuvalarında çocuklarımızın tüm temel ihtiyaçlarının karşılanması için gerekli planlamaları yaptık. Eğitimlerinden sosyal ihtiyaçlarına kadar her aşamayı ekiplerimizle yakından takip edeceğiz. Çünkü bizim için mesele yalnızca bir ihtiyacı karşılamak değil, bir ailenin güçlenmesine, çocuklarımızın güvenle büyümesine ve geleceğe umutla bakmasına eşlik etmek.”

Bakan ayrıca, ailenin ve “güzel evlatlarının” yüzündeki tebessümün herkese umut olduğunu vurguladı.

Reklam

Devletin şefkat eli uzandı

Bakanlık yetkilileri, Doğan ailesi için yalnızca maddi destek değil, psikososyal bir yaklaşımla hareket edileceğinin altını çizdi. Aile danışmanlığı süreci kapsamında çiftin yeni rollerine uyum sağlaması, çocukların eğitim ve sosyal gelişim süreçleri başta olmak üzere her aşama uzman ekiplerce takip edilecek.

Bakan Göktaş’ın mesajındaki şu cümle, devletin konuya yaklaşımını özetliyor nitelikte:

“Devletimizin şefkat eli ailemizin üzerinde. Biz de güzel kızlarımızın yanında olmaya, yüzlerindeki gülümsemeyi çoğaltmaya devam edeceğiz.”

Sosyal medyada büyük yankı

Doğan ailesinin hikâyesi, tüp bebek tedavisi gören ailelere umut olurken, devletin aileye sahip çıkması sosyal medyada geniş yankı buldu. Binlerce kullanıcı, Bakan Göktaş’ın paylaşımını beğeni ve yorum yağmuruna tuttu. Özellikle “34 yıl sonra gelen mutluluk” etiketiyle paylaşılan videolar milyonlarca kez izlendi.

Reklam

Özetle

· Kim: Abuzer (71) ve Zeynep Doğan (59) çifti ile ikiz kızları Tekbir Gül ve Havva Gül.
· Ne oldu? 34 yıllık çocuk hasretinin ardından tüp bebek yöntemiyle ikiz çocuk sahibi olan aile, Anıtkabir ziyaretiyle gündeme geldi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, aile için aile danışmanlığı süreci başlattı.
· Nerede? Adıyaman.
· Ne zaman? Açıklama 08.08.2026 tarihinde yapıldı.
· Nasıl? Bakanlık, yeni yuvalarında çocukların temel ihtiyaçlarından eğitimlerine kadar her alanda destek sağlayacak.

Okumaya Devam Et

Gündem

Cinayete kurban gittiği değerlendirilen Evindar’ın cesedi aranıyor

Yayımlandı

üzerinde

Cinayete kurban gittiği değerlendirilen Evindar’ın cesedi aranıyor

Tarih: 08.08.2026
Saat: 11:57
Okuma Süresi: 3 Dakika

DHA 

Bir Yıllık Belirsizlik: Evindar Tiğrak’ın Kaybı

Batman’da 7 Haziran 2025 tarihinden bu yana haber alınamayan 31 yaşındaki Evindar Tiğrak için başlatılan soruşturmada çarpıcı gelişmeler yaşandı. Uzun süredir titizlikle yürütülen çalışmalar, kayıp kadının bir cinayete kurban gitmiş olabileceği ihtimalini güçlendirirken, soruşturma kapsamında gözaltına alınan iki şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayın aydınlatılması için güvenlik güçleri, Tiğrak’ın cesedine ulaşmak amacıyla belirlenen bölgelerde arama çalışmalarını sürdürüyor.

Kayıp Başvurusu ve Soruşturmanın Seyri

Evindar Tiğrak’tan haber alamayan yakınları, 12 Kasım 2025 tarihinde Batman Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak kayıp ihbarında bulundu. Başsavcılık tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, olayın aydınlatılması için geniş çaplı bir inceleme başlatıldı. Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın devreye girmesiyle dosya yeniden ele alındı ve derinlemesine bir analiz süreci başlatıldı.

Reklam

Deliller Zinciri: HTS, PTS ve Biyolojik Bulgular

Soruşturma kapsamında elde edilen deliller, dosyanın seyrini değiştiren en önemli unsur oldu. Ekipler, şüphelilerin HTS (Hücresel Haberleşme Sistemi) ve PTS (Plaka Tanıma Sistemi) kayıtlarını, kriminal inceleme bulgularını ve tanık beyanlarını bir araya getirerek olayın perdesini aralamaya çalıştı.

Yapılan incelemelerde, Evindar Tiğrak’ın kaybolmadan hemen önce şüphelilerden biriyle yoğun telefon trafiği ve mesajlaşma yaşadığı tespit edildi. Dikkat çeken bir diğer detay ise, şüphelinin kullandığı 21 AC 935 plakalı aracın, olay günü bagaj kapağı açık bir şekilde ve tek başına seyir halinde olduğunun kayıtlara geçmesi oldu. Araç üzerinde yapılan kriminal incelemede ise bagaj ve ön yolcu koltuğunda biyolojik bulgulara rastlandı. Bu bulgular arasında üç farklı erkeğe ait kan örneği ve bir kadına ait kan örneğinin bulunması, işin vahametini gözler önüne serdi.

Tanık İfadeleri ve Şüpheli Hareketler

Soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan tanıklar, olayın ardından aracın detaylı bir şekilde temizlendiğini, koltuk döşemelerinin söküldüğünü ve içindeki eşyaların yerlerinin değiştirildiğini anlattı. Bir oto yıkama işletmecisinin ifadesinde ise araç içerisinde yoğun bir kötü koku olduğu ve arka koltuklarda kan izleri görüldüğü belirtildi. Tüm bu deliller doğrultusunda kimlikleri tespit edilen N.Y. (41) ve Y.D. (26), düzenlenen operasyonla gözaltına alındı.

“Tasarlayarak Kasten Öldürme” Tutuklaması

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen N.Y. ve Y.D., çıkarıldıkları mahkeme tarafından ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında ortaya çıkan bir başka çarpıcı bilgi ise, Evindar Tiğrak’ın daha önce N.Y. hakkında şikayetçi olduğu oldu.

Reklam

Aile Umutla Bekliyor, Arama Çalışmaları Sürüyor

Tutuklamaların ardından gözler, Evindar Tiğrak’ın cesedine ulaşılması için yürütülen çalışmalara çevrildi. Güvenlik güçleri, belirlenen bölgelerde arama faaliyetlerini aralıksız sürdürüyor. Yaklaşık bir yıldır kızlarından haber alamayan aile ise, yetkililerden gelecek olumlu haberi umutla bekliyor. Olayla ilgili soruşturma, Batman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çok yönlü olarak devam ettiriliyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Saros Körfezi’nin Derinliklerinde Bir Savaşçı: Tank Batığı Dalış Tutkunlarını Kendine Çekiyor

Yayımlandı

üzerinde

Saros Körfezi’nin Derinliklerinde Bir Savaşçı: Tank Batığı Dalış Tutkunlarını Kendine Çekiyor

Tarih: 8 Ağustos 2026
Saat: 10:30
Okuma Süresi: 3 dakika

DHA 

Edirne’nin Saros Körfezi’ne kıyısı bulunan Keşan ilçesine bağlı Gökçetepe köyü açıklarında, geçen yıl haziran ayında suya batırılan M62 T model muharebe tankı, kısa sürede dalış tutkunlarının vazgeçilmez rotalarından biri haline geldi. Sadece 10 metre derinlikteki bu eşsiz batık, Türkiye’nin en sığ noktaya batırılan tankı olma özelliğiyle dikkat çekiyor.

Dalış Turizmine Yapay Resif Desteği

Edirne Valiliği, Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu ve Edirne Saros Turizm Altyapı Hizmet Birliği (ESTAB) işbirliğinde hayata geçirilen Yapay Resif Projesi kapsamında batırılan tank, bölgede su altı sporlarına ilgi duyan turistleri çekmeyi ve yapay resif oluşumunu desteklemeyi amaçlıyor. Projenin meyveleri kısa sürede alınmaya başlandı; yerli ve yabancı dalgıçların akınına uğrayan batık, Saros Körfezi’ni dalış turizminin yeni gözdesi haline getirdi.

Reklam

“Deneme Dalışı İçin Nadir Noktalardan Biri”

Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu (TSSF) yetkilisi ve 3 yıldız dalış eğitmen eğiticisi Ahmet Yumurtacı, tank batığına olan ilginin her geçen gün arttığını belirtti. Yumurtacı, özellikle İstanbul’dan günübirlik gelen dalgıçların tanka deneme dalışı yapabildiğini vurgulayarak, “Dünyada bunun çok fazla örneği yok. Dolayısıyla tank batığı, suyun altında sadece deneme dalışı için dalabileceğiniz nadir noktalardan bir tanesi haline geldi” dedi.

Tankın sığ bir bölgede bulunmasının ilgiyi artırdığını ifade eden Yumurtacı, “Suyun altında tank görmek, yüzeyde görmekten çok daha farklı. Geçen yıldan bu yana binlerce defa tank batığına dalış yapıldı. Sadece tankı görmek için gelen misafirlerimiz oluyor” diye konuştu.

Saros’un Eşsiz Doğası Dalgıçları Büyülüyor

İstanbul’dan ilk kez Saros Körfezi’ne dalış yapmaya gelen dalış öğrencisi İrem Yıldız, deneyimini şu sözlerle paylaştı: “Dalış yapmak kişisel tercihinize ve merakınıza dayalı. Ben suyu çok sevdiğim ve suyun altını çok merak ettiğim için geldim. Dalış yapmanın zevki bambaşka. Aşağının dünyası sizi etkiliyor.”

Yıldız, Saros Körfezi’nin kendini temizleyen nadir körfezlerden biri olmasının da bölgeyi özel kıldığını belirterek, “Aşağıda göreceğiniz canlı çeşitliliği çok fazla. Eğer meraklıysanız mutlaka gelin, görün, deneyin. Asla pişman kalmayacaksınız” çağrısında bulundu.

Reklam

Bölge Ekonomisine Can Suyu

Saros Körfezi’nde dalış turizmine yapılan yatırımlar, özellikle İstanbul’dan büyük talep görüyor. Tank batığının popülerleşmesiyle birlikte bölgeye gelen ziyaretçi sayısındaki artış, Gökçetepe köyü ve çevresindeki işletmelere de canlılık kazandırıyor. Dalış sezonunun yoğun geçtiğini ifade eden yetkililer, önümüzdeki dönemde tank batığına olan ilginin daha da artmasını bekliyor.

Okumaya Devam Et
Reklam
Reklam

Çok Okunanlar