Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Ekonomi

İçi altın dolu 6 katlı bina: İşte ultra zenginlerin yeni kasası

Yayımlandı

üzerinde

Küresel piyasalarda artan belirsizlik, ultra zenginleri yeni güvenli limanlar aramaya yöneltti. Bu süreçte, fiziksel altına olan talep ciddi şekilde artarken, zenginlerin gözdesi haline geldi.

Singapur’un merkezine yakın bir noktada yer alan, altı katlı ve oniks kaplı “The Reserve” adlı tesis, sıkı güvenlik önlemleriyle dikkat çekiyor.

Çelik kapılar ardında yaklaşık 1,5 milyar dolar değerinde ve gümüş külçeleri saklanıyor. Tesiste ayrıca, üç kata kadar yükselen binlerce özel kiralık kasa bulunuyor.

Tesisin kurucusu Gregor Gregersen, 2024’ün ilk dört ayında, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla kıymetli metallerin saklanması için verilen siparişlerin yüzde 88 arttığını belirtti.

Aynı dönemde altın ve gümüş satışları ise yüzde 200 artış gösterdi. Gregersen, bu yükselişin arkasında “küresel huzursuzluk” olduğunu vurguladı.

“Yüksek gelirli müşteriler, tarifelere ve jeopolitik risklere bakıyor. Dünyanın değiştiğini görüyorlar,” diyen Gregersen, Singapur’un bu belirsizlik ortamında güvenli bir yargı alanı olarak öne çıktığını ifade etti.

Fiziksel altın, yatırımcılar için giderek daha cazip hale gelirken, Gregersen yeni siparişlerin yüzde 90’ının Singapur dışından geldiğini belirtti.

“FİYATLAR REKOR KIRIYOR”

, son aylarda art arda rekor seviyelere ulaşırken, özellikle ABD-Çin gerilimi ve küresel varlık satışlarının neden olduğu dalgalanmalarla güvenli liman özelliğini perçinledi.

Spot altın fiyatları şu anda ons başına 3 bin 346 dolar seviyesinde ve bazı piyasa uzmanlarına göre önümüzdeki yıl bu rakam 5 bin dolara kadar çıkabilir.

Fiziksel altına yönelimin bir başka nedeni ise “karşı taraf riski”. 2023’te yaşanan Silicon Valley Bank krizi sonrası, yatırımcılar artık somut varlıklara yöneliyor. MKS Pamp’ten Nicky Shiels, fiziksel altının bu tarz riskleri sınırladığını belirtiyor.

Dünya Altın Konseyi Baş Piyasa Stratejisti John Reade ise, bazı yatırımcıların altınlarını bankacılık sistemi dışında tutmayı tercih ettiğini, çünkü sistemin sağlığına dair endişeler taşıdıklarını söyledi.

NEDEN SİNGAPUR?

’un siyasi ve ekonomik istikrarı, onu altın saklamak için cazip hale getiriyor. “Doğu’nun Cenevre’si” olarak anılan şehir devleti, güvenli yargı yapısı, konumu ve ulaşım kolaylığıyla dikkat çekiyor.

Dubai merkezli danışmanlık şirketi Millionaire Migrant’ın kurucusu Jeremy Savory, müşterilerinin altınlarını Singapur, İsviçre ve Dubai’deki kasalara taşıdığını söyledi. Özellikle Lübnan, Mısır ve Cezayir gibi finansal sistemine güven duyulmayan ülkelerden gelen yatırımcılar, varlıklarını yurt dışına çıkarmaya daha istekli.

Savory’ye göre, Singapur’un geçiş merkezi olması, yatırımcılara hem güvenli saklama hem de kolay erişim avantajı sağlıyor:
“Bankaya yatırabilir, altınınızı orada saklayabilirsiniz ama aynı zamanda bir geçiş merkezi olduğu için kolayca erişebilirsiniz. İsviçre’nin kaybettiği yeri burası kazandı.”

Dubai de benzer bir merkez olarak öne çıksa da, süreçte daha fazla evrak gerektirmesi, bazı yatırımcılar için caydırıcı olabiliyor.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ekonomi

Batı Akdeniz’in ihracat şampiyonu: Biber

Yayımlandı

üzerinde

Batı Akdeniz’in ihracat şampiyonu: Biber

FatihDoganMedya — Ekonomi
11.02.2026 · 09:53

Antalya, Isparta ve Burdur’u kapsayan Batı Akdeniz bölgesinde yaş meyve-sebze ihracatında ocak ayında en yüksek geliri sağlayan ürün biber oldu. Bölge genelinde ocak ayı ihracatı 236,9 milyon dolar; yaş meyve-sebze sektörü ocakta 92,3 milyon dolar, biber ihracatı ise 30,9 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.

Detaylı haber

Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) verilerine göre, bölgenin 2025 yılı toplam ihracatı 2,743 milyar dolar olarak kaydedildi. Yaş meyve ve sebze sektörü ise 752,2 milyon dolar ihracatla bölgenin lokomotifi konumunu korudu; bu kategoride 2025’te en fazla ihracat yapan ürün biber oldu (206,9 milyon dolar).

Ocak 2026 özelinde incelendiğinde:

  • Bölge toplam ihracatı: 236,9 milyon dolar.

  • Yaş meyve-sebze sektörü (ocak): 92,3 milyon dolar; bu kalemin ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre %7,49 arttı.

  • Ocak ayında en çok gelir getiren ürün: biber — 30,9 milyon dolar (biber ihracatındaki aylık artış oranı %38,9).

  • Sektörde ikinci sırada domates (22,4 milyon dolar; aylık %12,78 düşüş), üçüncü sırada nar (10,8 milyon dolar) yer aldı.

BAİB Başkanı Ümit Mirza Çavuşoğlu’nun açıklamalarına göre, ocak ayındaki düşüşe rağmen (bölge ihracatı geçen yılın ocak ayına göre %3,33 geriledi) yaş meyve-sebze ile maden-metaller sektöründeki artışlar gelecek aylara ilişkin umut verici sinyaller taşıyor. Ocak ayında Çin pazarı, yüzde 26,11 artış ve 23,3 milyon dolar ile bölgenin en çok ihracat yapılan ülkesi oldu.

Ne anlama geliyor? (Kısa yorum)

  • Biberin yükselişi: Hem örtü altı üretiminin yaygınlaşması hem de hedef pazarlar için kalite ve lojistik uyumunun artması, biber ihracatını destekliyor. Bölge firmalarının yeni pazar arayışları ve UR-GE/teşvik çalışmaları da etkili olabilir. (Veri: BAİB/DHA raporları.)

  • Pazar dağılımı: Çin ve Almanya başta olmak üzere bazı pazarlarda güçlü talep sürüyor; ancak bazı pazarlarda gerilemeler de görülüyor — çeşitlendirme önem kazanıyor.

Okumaya Devam Et

Ekonomi

Altın ve gümüş geriledi — yatırımcılar tedirgin

Yayımlandı

üzerinde

Altın ve gümüş geriledi — yatırımcılar tedirgin

FatihDoganMedya Web Haber | 10 Şubat 2026, 08:00

Küresel ve yerel piyasalarda altın ile gümüşte sert dalgalanma devam ediyor. Ons bazında rekor seviyelerden gelen kar realizasyonları ve merkez bankası beklentileriyle başlayan satışlar, Türkiye’de gram altının 29 Ocak’taki zirveden sonra hızlı gerilemesine neden oldu; yatırımcılar belirsizliğin sürdüğü bir dönemde tedirgin.

Piyasaların ana sürükleyicileri: Fed beklentileri ve kâr realizasyonları

Yatırımcılar, ABD’den gelecek ekonomik veri ve Fed politikası sinyallerini izlerken güvenli liman talebinin dalgalanmasıyla altın ve gümüşte ani fiyat hareketleri yaşandı. Son günlerde ABD tarafında açıklanacak istihdam ve enflasyon verileri ile Fed başkanlığına ilişkin belirsizlikler, metal fiyatlarının yönünü belirleyen başlıca faktör oldu. Analistler, kısa vadede fiyatların politika riskleri ve teknik satışlarla şekillendiğini belirtiyor.

Türkiye cephesi: Gram altın zirveden sert geriledi

Türkiye piyasasında gram altın, 29 Ocak’ta 8.058 TL’ye kadar çıkarak rekor seviyeyi test etmiş; ancak hızlı yükselişi takiben gelen satışlarla 2 Şubat’ta yüzde 14’e varan düşüşle 6.939 TL’lere geriledi. Benzer şekilde gümüş kilogram fiyatı da 29 Ocak’taki ~187.000 TL seviyesinden 2 Şubat’ta yaklaşık 133.442 TL’ye kadar çekildi. Bu hareketler hem tasarruf sahiplerini hem de kuyum sektörünü yakından etkiledi.

Ons fiyatlarında sert dalga: rekor sonrası geri çekilme

Altının ons fiyatı Ocak sonunda gördüğü rekor seviyelerin ardından sert düzeltme yaşadı; gümüş ise daha yüksek oynaklık göstererek daha büyük günlük düşüşler kaydetti. Bu oynaklık, hem küresel likidite koşulları hem de spekülatif pozisyonlamalarla ilişkilendiriliyor. Piyasalar halen kısa vadeli düzeltmeyi fiyatlıyor; bazı stratejistler bunu “sağlıklı bir düzeltme” olarak değerlendirirken, kısa vadeli yatırımcılar için riskin yüksek kaldığı uyarısı yapılıyor.

Uzman yorumu: Panik yok, ama temkin şart

Ekonomistler ve değerli metaller analistleri, yatırımcılara ani paniğe kapılmamaları, pozisyon büyüklüklerini gözden geçirmeleri ve likidite ihtiyaçlarını dikkate almaları yönünde uyarılarda bulunuyor. Birçok uzman, mevcut düşüşün merkez bankası haber akışı ve risk-on/risk-off rotasyonuyla bağlantılı olduğunu; uzun vadeli temellerin (jeopolitik riskler, merkez bankası alımları) hala altın için destekleyici olduğunu söylüyor. Ancak gümüşün sanayi talebine bağlı yapısı nedeniyle daha yüksek volatiliteye açık olduğu vurgulanıyor.

Yatırımcılar ne yapmalı? (Pratik notlar)

  • Kısa vadeli dalgalanmalarda kaldıraç kullanılmamasını, stop-loss stratejilerinin gözden geçirilmesini uzmanlar tavsiye ediyor.

  • Düşük riskli portföylerde nakit pozisyonun arttırılması veya vade dağılımı yapılması bir seçenek.

  • Uzun vadeli düşünenler için önceki dip ve teknik destek seviyeleri takip edilmeli; panik satışından kaçınılmalı.

Okumaya Devam Et

Ekonomi

Antalya’dan Avrupa’ya 75 milyon dal: Sevgililer Günü için çiçek sevkiyatı dorukta

Yayımlandı

üzerinde

Antalya’dan Avrupa’ya 75 milyon dal: Sevgililer Günü için çiçek sevkiyatı dorukta

Tarih / Saat: 09 Şubat 2026 — 11:00 (FatihDoganMedya)

Antalya, 14 Şubat Sevgililer Günü’ne yönelik hazırlıklarını tamamladı: kentten bu yıl yaklaşık 70–75 milyon dal kesme çiçek, değer olarak ise yaklaşık 10 milyon dolar tutarında ürün Avrupa pazarlarına gönderildi. Sevkiyatların ağırlığını karanfil oluşturuyor; özellikle kırmızı karanfiller en çok tercih edilen renk oldu.

Avrupa pazarı için lojistik ve hedef ülkeler

Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği yetkilileri, ürünlerin büyük bölümünün yaklaşık 5–6 günlük yol süresiyle Avrupa’daki alıcılara ulaştığını; başta Hollanda olmak üzere İngiltere, Romanya, Bulgaristan ve Almanya’ya yoğun gönderim yapıldığını bildiriyor. Özellikle sprey karanfil üretiminde Türkiye’nin iddialı bir üretici konumunda olduğu vurgulanıyor.

Talep artışı ve ekonomik arka plan

Sektör temsilcileri, geçen yıla göre ihracatta yaklaşık %15 civarında bir artış gözlemlediklerini belirtiyor. Bu yükselişte çiçeğin ekonomik ve duygusal olarak ulaşılabilir bir hediye tercihi olması, özel günlerde talebin toparlanması ve tedarik zincirindeki etkin planlamanın rol oynadığı ifade edildi.

Renk ve ürün tercihleri: Kırmızı karanfil zirvede

Sevgililer Günü döneminde tüketicinin renk tercihi net: “Aşkı simgeleyen kırmızı karanfiller ön plana çıktı.” Üreticiler, anneler günü gibi diğer özel dönemlerde ise pastel ve açık tonlara yönelimin arttığını; üretim planlamasını bu mevsimsel taleplere göre yaptıklarını aktarıyor. Ayrıca hüsnüyusuf, limonyum ve yeşillik grubu ürünlerin de sevkiyatlarda yer aldığı bildirildi.

Sektörden kısa değerlendirme

Birlik yetkilileri, Sevgililer Günü sevkiyatlarının sektör için canlandırıcı olduğunu; üreticilerin ve ihracatçının bu dönemde yüzlerinin güldüğünü belirtti. Lojistik ve taze muhafaza uygulamalarının bu başarının anahtarları olduğuna dikkat çekiliyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar