Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

“Gazze’deki 9 Yaşındaki Meryem 25 kg’dan 10 kg’a Düştü: Küçük Bedende Büyük Dram”

Yayımlandı

üzerinde

Açıklaması
Gazze Şeridi’ndeki abluka yüzünden 9 yaşındaki Meryem Devvas’ın kilosu 25’ten 10’a geriledi. Açlık krizi, insani yardım çağrılarını ve uluslararası tepkileri derinlemesine ele alıyoruz.

Giriş

Gazze Şeridi’ni abluka altına alan İsrail, bölge halkını ağır bir insani krizin eşiğine getirdi. 9 yaşındaki Meryem Devvas’ın yaşam mücadelesi, açlık krizinin en çarpıcı simgelerinden biri haline geldi.

“25 kg’dan 10 kg’a düştü; vücut ağırlığının yarısından fazlasını kaybeden bu küçük beden, Gazze’deki çocukların penceresinden görünen en acı gerçek.”


Meryem’in Hayat Mücadelesi

Doğduğu Şehir ve Aile
Meryem, Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya’daki Cevazat bölgesinde Devvas ailesinin 6 çocuğundan biri olarak doğdu. Abluka öncesinde 25 kg olan kilosu, yardım yolunun kapanmasıyla birlikte hızla eridi.

Kilo Kaybının Tıbbi Boyutu
Bir çocukta olması gereken ortalama kilo değerlerinin yarısına inen Meryem’in bağışıklık sistemi çökmüş, fiziksel gelişimi ise büyük oranda durma noktasına gelmiştir. Tıbbi uzmanlar, ani ve bu denli şiddetli kilo kaybının kalıcı organ hasarlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor.


Gazze’de Açlık Krizinin Boyutları

  • Artan Ölüm İstatistikleri: Son 24 saatte açlık ve yetersiz beslenme nedeniyle 5 kişi daha hayatını kaybetti; açlık kaynaklı ölü sayısı 180’e, bunun 93’ü çocuk olmak üzere yükseldi.

  • Çocukların Durumu: Gazze Sağlık Bakanlığı verilerine göre, her dört çocuktan biri kritik beslenme yetersizliği yaşıyor.

  • Sağlık Hizmetlerine Erişim: Abluka nedeniyle hastaneler gıda ve ilaç sıkıntısı çekiyor; kritik vakalara müdahale imkânı azalıyor.


Uluslararası Tepkiler ve Yardım Çağrıları

  1. Birleşmiş Milletler Uyarısı: WFP ve UNICEF, Gazze’deki çocuklara acilen kilo takviyesi ve tıbbi malzeme ulaştırılması gerektiğini vurguluyor.

  2. Sivil Toplum Kuruluşları: Uluslararası Kızılay ve sivil toplum örgütleri, sınır kapılarının acilen açılarak insani yardıma izin verilmesini talep ediyor.

  3. Diplomatik Girişimler: AB ve Arap Birliği, bölgedeki ablukanın kaldırılması için diplomatik yolları zorluyor.


Sorunun Çözümüne Yönelik Öneriler

  • Açlık Ablukasının Hafifletilmesi: Sınır kapılarına insani koridor tanınarak düzenli insani yardım geçişi sağlanmalı.

  • Sağlık Altyapısının Güçlendirilmesi: Bölgedeki geçici sağlık merkezlerine gıda ve ilaç desteği artırılmalı.

  • Psikososyal Destek: Çocukların yaşadığı travmayı hafifletmek için uzman ekipler tarafından psikolojik danışmanlık hizmetleri sunulmalı.

  • Uluslararası Denetim Mekanizması: Yardımların amacına uygun ulaşıp ulaşmadığını denetleyecek bağımsız bir gözlem grubu oluşturulmalı.


Sonuç

9 yaşındaki Meryem Devvas’ın kilosunun 25 kg’dan 10 kg’a gerilemesi, Gazze’deki açlık krizinin acı tablo­su… İnsanlığın ortak sorumluluğu, bu dramı durdurmak ve masum çocukları korumaktır. Uluslararası toplumun ve her bireyin seferber olması, bu çocukların umut ışığını yeniden yakacaktır.


Hazırlayan: [FATİH DOĞAN ]
Yayın Tarihi: 04.08.2025

Gündem

Umman Denizi’nde sıcak gelişme: ABD, İran’a ait İHA’yı düşürdü

Yayımlandı

üzerinde

Umman Denizi’nde sıcak gelişme: ABD, İran’a ait İHA’yı düşürdü

FATİHDOGANMEDYA | 03 Şubat 2026 — 21:30

ABD Merkezi Komutanlığı (CENTCOM), USS Abraham Lincoln uçak gemisi yakınlarına yaklaşan İran yapımı Shahed-139 tipi bir İHA’nın bir F-35C savaş uçağı tarafından düşürüldüğünü açıkladı. Olay, bölgedeki gerilimin tırmandığı bir döneme denk geldi; aynı gün Hürmüz Boğazı hattında bir ABD bayraklı tankerle ilgili taciz iddiaları da bildirildi.

ABD askeri kaynakları, Shahed-139 tipi İHA’nın Umman Denizi / Arap Denizi üzerinde USS Abraham Lincoln’e doğru “belirsiz niyetle” ve “agresif” şekilde ilerlediğini, İHA’nın uyarılara ve gerilimi düşürme girişimlerine rağmen geri çekilmediğini bildirdi. Bu sebeple bir F-35C tarafından hedef alınarak düşürüldü.

CENTCOM sözcüsü Deniz Kurmay Kaptan Tim Hawkins’in açıklamasına göre harekât “kendini koruma” ve “uçak gemisi ile personeli koruma” amacıyla gerçekleştirildi; olayda Amerikan personeline ya da teçhizata zarar gelmediği belirtildi.

Aynı gün Hürmüz Boğazı hattında, İran Devrim Muhafızları’na bağlı unsurların ABD bayraklı ve ABD personeli taşıyan bir ticari tankere (M/V Stena Imperative olarak bildirildi) yaklaşarak tacizde bulunduğu, iki hızlı bot ve bir Mohajer tipi İHA’nın tanker çevresinde tehdit oluşturduğu ve bölgedeki bir ABD muhribinin müdahale ederek tankeri güvenli bölgeye eskort ettiği bildirildi.

  • Olay, ABD ile İran arasında artan askeri yakınlaşmanın yeni ve doğrudan bir göstergesi sayılıyor; uçak gemisi gruplarının bölgedeki varlığıyla birlikte hata-hesaplamaya bağlı bir tırmanma riski bulunuyor.

  • Aynı günkü taciz iddiaları, deniz yolları ve ticaret güvenliği açısından bölgesel riskleri yeniden gündeme taşıdı.

Okumaya Devam Et

Gündem

Başakşehir TEM Otoyolu’nda TIR’a arkadan çarpan motosiklet sürücüsü hayatını kaybetti

Yayımlandı

üzerinde

Başakşehir TEM Otoyolu’nda TIR’a arkadan çarpan motosiklet sürücüsü hayatını kaybetti

Tarih: 03.02.2026
Saat (Yayın): 21:03.

İstanbul — Başakşehir yönünde ilerleyen TEM Otoyolu’nda akşam saatlerinde meydana gelen kazada, arıza nedeniyle emniyet şeridine çektiği TIR’a arkadan çarpan motosikletin sürücüsü hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Kaza, 3 Şubat 2026 Salı günü saat 17:30 civarında TEM Otoyolu Altınşehir mevkii, Edirne istikameti üzerinde gerçekleşti. İddiaya göre 34 KEP 522 plakalı TIR şoförü aracını arıza nedeniyle emniyet şeridine çekerken, arkasından gelen A.K. idaresindeki motosiklet TIR’a çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrulan motosiklet sürücüsü A.K., yanından ilerleyen 34 RYU 40 plakalı otomobile çarparak durabildi. Sağlık ekipleri olay yerinde yaptığı müdahalede sürücünün yaşamını yitirdiğini tespit etti. Cenaze, otopsi ve işlemler için Başakşehir Çam Sakura Şehir Hastanesi morguna kaldırıldı.

Olay yerine gelen itfaiye, sağlık ve polis ekipleri kaza bölgesinde çalışma yaptı. Trafik ekipleri ve olay yeri inceleme ekipleri delil toplama ve kaza analizine başladı; olayla ilgili ayrıntılar ve sorumluluk durumları yetkililerin yapacağı araştırmayla netleşecek. Kazanın seyir halindeki diğer araçların trafiğini olumsuz etkilediği ve kısa süreli aksamalara neden olduğu bildirildi.

Öne çıkan ayrıntılar

  • Kaza saati: 17:30 (03.02.2026).

  • Konum: TEM Otoyolu, Başakşehir — Altınşehir mevkii (Edirne istikameti).

  • Araç bilgileri: TIR (34 KEP 522), motosiklet sürücüsü A.K., kazaya karışan otomobil (34 RYU 40).

  • Yaralanma/ölüm: Motosiklet sürücüsü A.K. olay yerinde yaşamını yitirdi; cenaze Başakşehir Çam Sakura Şehir Hastanesi morguna kaldırıldı.

Okumaya Devam Et

Gündem

Edirne’deki Korkunç Cinayet: Eşi ve Oğlunu Öldürdü, Kanla ‘Beni Affedin’ Yazdı

Yayımlandı

üzerinde

Edirne’deki Korkunç Cinayet: Eşi ve Oğlunu Öldürdü, Kanla ‘Beni Affedin’ Yazdı

3 Şubat 2026 – 16:16

Edirne’de Ömer Gökhan Alacı, tartıştığı eşi Didem Örs Alacı ve 9 yaşındaki oğlu Doruk Kaan’ı boğarak öldürdü. Ardından intihara kalkışan sanığın, zemine kanla “Beni affedin” yazdığı ortaya çıktı. Savcılık, iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle dava açtı.

Edirne’de yaşanan ve tüm Türkiye’yi yasa boğan aile trajedisinin yargılaması başladı. İddiaya göre sanık, işlediği cinayetlerin ardından kanla af diledi.

Edirne’de, eşi ve 9 yaşındaki oğlunu öldürdükten sonra intihara kalkışan sanık Ömer Gökhan Alacı’nın (39) “canavarca hisle kasten öldürme” suçundan yargılanmasına başlandı. Sanığın, kurbanların cansız bedenlerinin yanına kanla “Beni affedin” yazdığı ortaya çıktı.

Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianamede, sanık hakkında iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. İlk duruşma, Edirne 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Kan Lekeli Falçata ve Yazı: “Beni Affedin”

Olay, 4 Ağustos 2025 tarihinde, Edirne’nin Cumhuriyet Mahallesi 3043’üncü Sokak’taki bir apartman dairesinde meydana geldi. Muhasebeci Ömer Gökhan Alacı ile çağrı merkezinde çalışan eşi Didem Örs Alacı (38) arasında maddi sorunlar nedeniyle çıkan tartışma, bir aile trajedisine dönüştü.

İddiaya göre Alacı, tartışmanın ardından önce eşini, ardından da oğlu Doruk Kaan Alacı’yı (9) boğarak öldürdü. Ertesi sabah, anne Meliha Örs, kızına ulaşamayınca şüphelenip polise haber verdi. Eve giren ekipler, anne ve oğlunun cansız bedenleri ile bileklerini keserek intihara teşebbüs eden Ömer Gökhan Alacı’yı buldu. Alacı, kaldırıldığı hastanede tedavi altına alındı.

Olay yerindeki incelemelerde, üzerinde kan lekeleri bulunan bir falçata ve siyah saplı bir bıçak ele geçirildi. Savcılık iddianamesinde, en çarpıcı delilin ise zemine kanla yazılmış “Beni affedin” ibaresi olduğu belirtildi.

Yasa Dışı Kumar Hesabı da Ortaya Çıktı

Soruşturma kapsamında ortaya çıkan bir diğer çarpıcı detay ise sanığın kumar alışkanlığı oldu. İddianamede, Ömer Gökhan Alacı’nın yasa dışı bir bahis sitesinde, öldürdüğü oğlunun adıyla “Kaan6722” rumuzlu bir hesap açtığı bilgisine yer verildi. Bu durum, ailedeki maddi sıkıntıların ve tartışmaların arka planına dair ipuçları veriyor.

“Didem İlaç Aldı, Uyuyor” Mesajı Attı

Bugün görülen ilk duruşmaya, sağlık problemleri nedeniyle hastanede bulunduğu gerekçesiyle sanık katılamadı. Duruşmada, Didem Hanım’ın anne ve babası ile ailenin avukatları hazır bulundu.

Didem Hanım’ın ablası Duygu Özpelvan, mahkemede yaptığı açıklamada, olay günü kardeşinin kahvaltı için sözleştiğini ancak gelmediğini anlattı. Defalarca aradığını belirten Özpelvan, en son Ömer Gökhan Alacı’dan “Didem ilaçlarını içti, uyuyor. Sana öğleden sonra gelecek” şeklinde bir mesaj aldığını ifade etti.

Baba Ahmet Örs’ün Yürek Burkan İfadesi

Kurbanların babası ve dedesi Ahmet Örs ise duruşmada duygu dolu anlar yaşattı. Damadıyla ilişkisinin iyi olduğunu, kendisine karşı bir saygısızlık görmediğini söyleyen Örs, maddi sıkıntıları kendileriyle paylaşmadıklarını belirtti.

Olaydan bir gece önce aynı evde oturduklarını, torunu Doruk Kaan’ın okul durumunu konuştuklarını anlatan baba, “Ertesi sabah olay yerine ilk girenlerden biriyim. Ömer Gökhan’ın yanında, kanla yazılmış ‘Beni affedin’ yazısını gördüm” diyerek yaşadığı şoku mahkemeye aktardı.

Aile Avukatı: “Sonuna Kadar Mücadele Edeceğiz”

Duruşma sonrasında açıklama yapan ailenin avukatı Erdi Ertek, sanığın duruşmaya katılmamasını eleştirdi. “Sanık hastaneye gitme bahanesiyle katılmadı. Bekliyoruz, bir sonraki celse 3 Nisan’da. Biz yine burada olacağız, Didem ve Doruk için sonuna kadar her şeyi yapacağız” dedi.

Avukat Ertek, “Sanığın bu celse kaçmış olması, sonuna kadar kaçacağı anlamına gelmiyor. Elbet en ağır şekilde cezalandırılmasını sağlayacağız” ifadelerini kullanarak ailenin kararlı duruşunu gösterdi.

Mahkeme, sanığın sağlık durumu nedeniyle ifadesinin alınamaması gerekçesiyle duruşmayı 3 Nisan 2026 tarihine erteledi.

 

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar