Fon soruşturmasında özel jetle umre iddiası: Cemal Vanlıoğlu yolculuğu doğruladı
22 Eylül 2026, 14:32 | 5 dk okuma süresi
Pusula Finans Holding’e ait olduğu belirtilen özel jetle yapılan umre yolculuğunda, Diyanet İşleri Başkanlığı’nda uzun yıllar görev yapan emekli başkanlık vaizi Cemal Vanlıoğlu ile kamuoyunda “Cübbeli Ahmet Hoca” olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü’nün damadı Esat Palazoğlu’nun da bulunduğu öne sürüldü. Vanlıoğlu yolculuğu doğrularken, Palazoğlu kendisine yöneltilen soruları yanıtsız bıraktı.
Sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ paylarındaki işlemleri de kapsayan soruşturmada yeni ayrıntılar gündeme gelmeye devam ediyor. Mali hareketlerin ve şirket yöneticilerinin yurt dışı para transferlerinin incelendiği süreçte bu kez özel jetle gerçekleştirildiği belirtilen bir umre yolculuğu kamuoyuna yansıdı.
Halk TV’nin haberine göre Pusula Finans Holding’e ait olduğu belirtilen özel jetle gerçekleştirilen umre seyahatinde, Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde uzun yıllar görev yapan emekli başkanlık vaizi Cemal Vanlıoğlu ile Ahmet Mahmut Ünlü’nün damadı Esat Palazoğlu da yer aldı.
Söz konusu bilgi daha sonra Nefes tarafından da haberleştirildi. Nefes’in haber başlığında Palazoğlu için “Cübbeli’nin oğlu” ifadesi kullanılsa da haberin içeriğinde ve ilk haberi yayımlayan Halk TV’de Palazoğlu, Ahmet Mahmut Ünlü’nün damadı olarak belirtiliyor.
Cemal Vanlıoğlu özel jetle umre yolculuğunu doğruladı
Halk TV’nin telefonla ulaştığı Cemal Vanlıoğlu, söz konusu özel jetle umreye gittiğini doğruladı. Böylece yolculukta bulunduğuna ilişkin iddia, seyahate katıldığı belirtilen isimlerden biri tarafından teyit edilmiş oldu.
Haberde, aynı uçakta bulunduğu belirtilen Esat Palazoğlu’na da ulaşıldığı ancak Palazoğlu’nun yöneltilen sorulara yanıt vermeden görüşmeyi sonlandırdığı aktarıldı. Palazoğlu tarafından yolculuğa ilişkin kamuoyuna yansıyan ayrıca bir açıklama bulunmuyor.
Bununla birlikte kamuoyuna yansıyan haberlerde özel jetin kuyruk numarası, umre seyahatinin hangi tarihte gerçekleştirildiği, uçuşun güzergâhı ve seyahat masraflarının kim ya da hangi kaynak tarafından karşılandığına ilişkin ayrıntılı belge paylaşılmadı. Bu nedenle yolculuğun finansmanına ilişkin iddiaların, yayımlanmış somut belgelerle desteklenmeyen bölümlerini kesinleşmiş bilgi olarak değerlendirmek mümkün değil.
Katılımevim ile Pusula Finans Holding arasındaki bağlantı KAP kayıtlarında
Özel jet iddiasının gündeme gelmesinde Pusula Finans Holding ile Katılımevim arasındaki kurumsal bağlantı da dikkat çekiyor.
Katılımevim’in Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda yayımlanan açıklamalarında Pusula Finans Holding AŞ, şirketin “grup çatı şirketi” olarak tanımlanıyor. KAP’taki güncel ortaklık yapısında da Pusula Finans Holding’in Katılımevim sermayesindeki payı yüzde 29,5 olarak gösteriliyor.
Katılımevim, 9 Eylül’de yaptığı açıklamada Pusula Finans Holding ile bazı grup şirketlerindeki payların Tera Grubu şirketlerince devralınmasına ilişkin görüşmelerin başladığını duyurmuştu. Daha sonraki açıklamada tarafların işlemin temel ticari ve finansal şartlarında mutabakata vardığı, devir işleminin tamamlanmasının ise SPK, BDDK ve ilgili diğer kurumların izin ve onaylarına bağlı olduğu belirtilmişti.
Dolayısıyla özel jetle umre yolculuğu haberinin gündeme geldiği dönem, grubun hem önemli bir pay devir sürecinin hem de sermaye piyasası soruşturmalarının merkezinde bulunduğu bir zamana denk geldi.
Soruşturmanın mali boyutu MASAK incelemesiyle genişledi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada mali incelemenin kapsamı da genişletildi.
Başsavcılığın 17 Eylül 2026’da MASAK’a gönderdiği yazıda Pusula Finans Holding, Tera Yatırım Menkul Değerler, Hedef Holding ve Bulls Yatırım Menkul Değerler ile bunların alt şirketlerindeki yöneticilerin mali verilerinin incelenmesi istendi.
Soruşturma kapsamında şirket yöneticilerinin 2024 yılından bu yana gerçekleştirdiği yurt dışı para ve kripto varlık transferlerinin yanı sıra para giriş ve çıkışlarının da araştırılması talep edildi. İncelemenin bazı yöneticilerin birinci derece yakınlarının mali hareketlerini de kapsadığı açıklandı.
SPK’nın 17 Eylül tarihli denetleme raporunun ardından Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ paylarına ilişkin işlemler de soruşturmanın önemli başlıklarından biri haline geldi. Başsavcılığın açıklamasına göre KTLEV payında piyasa dolandırıcılığı gerçekleştirildiğine ilişkin tespitler üzerine şüpheliler hakkında adli işlemler başlatıldı.
21 Eylül’de 25 şüpheli hakkında işlem başlatıldığı, bunlardan 15’inin gözaltına alındığı ve 10 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü açıklandı. 22 Eylül sabahı gerçekleştirilen yeni operasyonda ise İstanbul ve Aydın’da hakkında yakalama kararı bulunan 15 şüpheliden 14’ünün gözaltına alındığı kamuoyuna duyuruldu.
İsviçre hesaplarına yapılan transferler de dosyada
Soruşturmanın en dikkat çeken bölümlerinden birini yüksek tutarlı yurt dışı para hareketleri oluşturuyor.
Soruşturma kapsamında elde edilen ve basına yansıyan mali verilere göre Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan’ın hesabından İsviçre’de bulunan bir hesaba 15 milyon dolar, Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’ın hesabından ise yine İsviçre’deki bir hesaba 25 milyon euro transfer edildiği tespit edildi.
MASAK raporlarına dayandırılan haberlerde ayrıca Muhammed Yarız’ın hesabı ile İsviçre’deki Edmond de Rothschild Bankası nezdindeki bir hesap arasında 1 Eylül 2026’da yaklaşık 2 milyar 889 milyon liralık para hareketi bulunduğu belirtildi. Serdar Turhan’ın hesabında ise 24 Ağustos 2026 tarihinde aynı banka üzerinden yaklaşık 1 milyar 198 milyon liralık transfer kaydedildiği aktarıldı.
Muhammed Yarız soruşturma kapsamında tutuklanırken, Serdar Turhan’ın da aralarında bulunduğu bazı şirket yöneticileri gözaltına alındı. 22 Eylül öğle saatleri itibarıyla Turhan ile Tera Grubu’ndan bazı yöneticilerin emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildiği bildirildi.
14,5 milyon dolarlık “Loretta” yatı da gündeme geldi
Dosyaya ilişkin haberlerde Muhammed Yarız’ın mal varlığına dair bir başka ayrıntı daha gündeme taşındı.
Yarız’ın 26 Mayıs 2026’da “Loretta” adlı süper yatı 14,5 milyon dolar karşılığında satın aldığı, satın alma işleminden bir gün önce ise aynı tutarda paranın İsviçre’deki bir hesaba gönderildiği aktarıldı.
Soruşturma kapsamında Yarız’ın İsviçre’deki hesabına 25 Mayıs’ta 14,5 milyon dolar gönderdiği tespit edilen Selim Dağbaşı ile 4 Eylül’de iki işlemde toplam 970 milyon 360 bin lira gönderdiği belirtilen Hamza Kablan’ın da gözaltına alındığı bildirildi.
Özel jetle umre yolculuğuna ilişkin ortaya çıkan bilgi ise bu mali incelemelerin sürdüğü sırada dosyanın kamuoyuna yansıyan yeni başlıklarından biri oldu. Cemal Vanlıoğlu yolculuğa katıldığını doğrularken, seyahatin tarihi, uçuşun ayrıntıları ve masrafların nasıl karşılandığı konusunda henüz kamuoyuna yansıyan ayrıntılı bir açıklama bulunmuyor.











