Estetik Operasyon Sonrası Nefes Alamadı, Yoğun Bakımda Hayata Tutundu: Hekimden 5 Milyon TL’lik Tazminat Davası
Tarih ve Saat: 5 Eylül 2026 – 13:45
Okuma Süresi: 5 dakika
DHA

Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde yaşayan emlakçı Gonca Uzhan (9 Haziran 2026), estetik kaygılarla gittiği kliniğin kapısından sağlık mücadelesi vererek çıktı. Gıdı liposuction ve endolifting lazer uygulamaları için Dr. A.S.’nin kliniğine başvuran Uzhan, operasyonun hemen ardından hayatının en zor saatlerini yaşadı. Boyun bölgesinde oluşan yoğun şişlik, morarma ve kanama sonrası solunum güçlüğü gelişen kadın, eşi tarafından Antalya Şehir Hastanesi’nin acil servisine kaldırıldı. Acil serviste yapılan incelemelerin ardından boyun bölgesindeki hematom sebebiyle cerrahi operasyona alınan Uzhan’a, solunum yolunu açık tutabilmek amacıyla acil trakeostomi uygulandı ve hasta yoğun bakıma alındı. Taburcu olmasının ardından hukuki süreç başlatan Uzhan, operasyonu gerçekleştiren hekim hakkında Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesi’ne 5 milyon TL’lik tazminat davası açtı.
WhatsApp Mesajları Dava Dosyasına Girdi
Yaşanan komplikasyonların ardından doktor ve klinik yetkilileriyle iletişime geçen Uzhan’ın WhatsApp üzerinden yaptığı görüşmeler dava dosyasına eklendi. Davacı tarafça sunulan ekran görüntülerinde, Uzhan’ın fiziksel durumunu gösteren görselleri ilettiği ve saat 17.16’da, “Hocam çok şişiyor patlayacak gibi” ile “Bandajı açmasam nefes alamıyorum” mesajlarını paylaştığı belirlendi. Dosyadaki kayıtlar, sesli ve görüntülü görüşmelerin yanı sıra Uzhan’ın kanama ve nefes alma zorluğu yaşadığını hekime bildirdiğini gösteriyor.
Hastane Raporlarında Hematom ve Yoğun Bakım Süreci
Antalya Şehir Hastanesi tarafından hazırlanan 11 sayfalık epikriz raporunda; başvurunun liposuction ve lazer işlemleri sonrası gelişen hematom ile nefes darlığı nedeniyle gerçekleştiği kaydedildi. Ameliyat notlarında boyun hematomu drenajı ile acil trakeostomi operasyonlarına dair ayrıntılar detaylandırıldı. Dava dilekçesinde hastanedeki süreç; acil trakeostomi, entübasyon, 4 günlük yoğun bakım tedavisi ve kan birikmesinin cerrahi olarak boşaltılması adımlarıyla ifade edildi.

Adli ve İdari Başvurular Peş Peşe Geldi
Taburcu olmasının ardından hukuki süreç başlatan Uzhan’ın şikayeti üzerine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı adli soruşturma açtı. Polis merkezinde 24 Temmuz’da ifade veren Uzhan, yaşadığı kanama ve solunum krizinin yanı sıra yüzünde sinir hasarı, his kaybı, asimetri, saçkıran, dökülme ve akciğer sönmesi gibi durumlar geliştiğini iddia ederek operasyonu yapan Dr. A.S.’den şikayetçi oldu. Şikayet tutanağında olay “taksirle yaralama” kaydıyla yer aldı.
Uzhan, olayın hasta güvenliği, sağlık mevzuatı ve mesleki yeterlilik açısından incelenmesi talebiyle Antalya İl Sağlık Müdürlüğü’ne dilekçe verdi. Ayrıca hekimlik etik kuralları ile disiplin mevzuatı yönünden değerlendirilmesi amacıyla Antalya Tabip Odası Başkanlığı’na da resmi başvuruda bulunuldu.

5 Milyon TL’lik Tazminat Davası Açıldı
Avukatı aracılığıyla Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesi’ne başvuran Uzhan, 28 Ağustos tarihli dilekçesinde 60 bin TL’lik işlem ücretinin iadesini, 4 bin TL tutarındaki tedavi masrafını, kazanç kaybını, gelecekteki olası sağlık giderlerini ve 5 milyon TL manevi tazminatı talep etti. Toplamda 5 milyon 64 bin TL’lik tazminat istemli dilekçede, doku ve sinir hasarı ile kalıcı izlerin mevcudiyeti vurgulanırken, netleşmeyen maddi zararlar nedeniyle davanın kısmi olarak açıldığı ve bilirkişi incelemesi sonrası miktar artırımına gidilebileceği aktarıldı.
Hekimin Uzmanlığı ve Klinik Şartları Sorgulanıyor
Tazminat talebinde, Dr. A.S.’nin gıdı liposuction ve endolifting lazer işlemlerini bağımsız olarak yapmaya yetkili olup olmadığının Sağlık Bakanlığı kayıtlarından araştırılması istendi. Dilekçede katılım belgelerinin bu yetkiyi tek başına sağlamayacağı savunulurken, söz konusu iddialara ilişkin henüz yargı organlarınca yapılmış resmi bir tespitin bulunmadığı vurgulandı.
Dava dilekçesinde operasyonun gerçekleştiği alanın fiziki durumuna dair çeşitli iddialar sürüldü. İşlem esnasında kapının açık olduğu, odaya yabancı kişilerin girip çıktığı ve hekimin telefonla görüştüğü iddia edildi. Davacı taraf; klinikteki sterilizasyon standartlarının, cihazların, acil müdahale ekipmanlarının ve ruhsat durumunun bilirkişilerce denetlenmesini talep etti. Uzhan’ın müdahale sonrası çekilen fotoğraflarında çene ve boyun bölgesindeki morluklar ile hastanedeki tedavi izleri dosyaya delil olarak eklendi. Mahkemeye sunulan delil listesinde hastane epikrizleri, ameliyat belgeleri, WhatsApp mesajları ve video kayıtları yer aldı.
Mağdur: “Bu Benim Hayatla Yaşam Mücadelem Oldu”
Kliniğe estetik amaçla gittiğini belirten Gonca Uzhan, yaşadıklarını şu sözlerle aktardı: “Klinikten çıktım. Ciddi anlamda kanama başladı. Evime geldiğimde artık nefes alamaz duruma geldim. Eşimi aradım, beni hastaneye yetiştirdi. Şehir Hastanesi’nde doğrudan kırmızı alana alındım. Boynumdaki hematom nedeniyle nefes alamıyordum. Acil trakeostomi açıldı ve bu şekilde hayata tutundum.”
Yaşadığı süreci bir hayatta kalma mücadelesi olarak nitelendiren Uzhan, “Bu benim estetik görünümümü beğenmediğim bir işlem olmaktan çıktı. Bu benim tamamen hayatla yaşam mücadelem oldu. Bu konudan dolayı kendisinden şikayetçi oldum, davacıyım. Artık bütün kararı Türk mahkemelerine bırakıyorum ve mahkemelere güveniyorum” dedi.
Hekimden Şantaj İddiası: “Küçücük Bir Kanamaydı”
Suçlamaların odağındaki Dr. A.S. ise İl Sağlık Müdürlüğü’nün yetki ve hata araştırması yaptığını doğrulayarak, “İl Sağlık da araştırıyor, birincisi ‘Bu doktorun bu işi yapma yetkisi var mı?’, ikincisi ‘Bu doktorun bu işte bir suçu, hatası var mı’ diye. Çok şükür, yetkimiz var, hatamız da yok. Bu işlem, olabilecek bir şey. Yani damar yolu açıyorsanız kolunuzdan kan gelebilir. Bunun gibi bir şey. Ama söylediği gibi bir kanama değil, küçücük bir kanama, yüzeysel bir kanama ve durmuş şeklinde tomografisinde raporlanmış. Bunlar benden 4-5 milyon para istedi. ‘Ya bu parayı vereceksin, ya da iş yaptırtmayacağız. Gerekirse sosyal medya, görsel medyada her türlü yola başvuracağız’ dediler” ifadelerini kullandı.
Uzhan’ın eşinin hastalarını rahatsız ettiğini öne süren Dr. A.S., “Ben de şimdi onlarla ilgili yasal yollara başvuru yapacağım. Ben doktorum, bazen basit bir ilaçla bile alerjiden ölebiliyor insanlar. Varsa benim bir suçum, hukuk kararını verir” diyerek kendini savundu.










