Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Antalya’da Diplomasi Trafiği: Uluslararası Temaslar ve Yeni İş Birlikleri

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

Açıklama:
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Antalya Diplomasi Forumu sırasında gerçekleştirdiği uluslararası görüşmeler, Türkiye’nin dış politikasında ve küresel iş birliklerinde önemli dönüm noktalarını işaret ediyor. Enerji, savunma sanayii, bölgesel istikrar ve ekonomik iş birliği konularında atılacak yeni adımların ayrıntıları haberimizde!

Giriş

Antalya, her yıl milyonlarca turisti ağırlamanın yanı sıra diplomasi trafiğine de ev sahipliği yapan önemli bir uluslararası platforma dönüşüyor. Dördüncü kez düzenlenen 4. Antalya Diplomasi Forumu (ADF 2025), “Ayrışan Dünyada Diplomasiyi Sahiplenmek” ana teması altında, 140’dan fazla ülkeden 20’den fazla devlet ve hükümet başkanını, 74 bakanı ve 450’ye yakın uluslararası temsilciyi ağırlarken, 4 bini aşkın katılımcı ile uluslararası düzeyde dikkat çekiyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, forum kapsamında gerçekleştirilen diplomatik temaslarla Türkiye’nin dış politikasındaki öncü rolü pekiştirirken, görüşmelerde enerji, ulaştırma, savunma sanayii, ticaret, terörle mücadele ve bölgesel istikrar gibi konular detaylı olarak ele alındı.


Antalya Diplomasi Forumu ve Türkiye’nin Dış Politikasındaki Yeri

Antalya Diplomasi Forumu, Türkiye’nin dış politikada diyalog ve iş birliği vurgusunu ön plana çıkarmak amacıyla her yıl düzenlenen önemli bir platformdur. Forumda:

  • Bölgesel İstikrar: Balkanlar, Güney Kafkasya, Orta Doğu ve Afrika gibi kritik bölgelerdeki gelişmeler değerlendiriliyor.

  • Ekonomik İş Birliği: Enerji, ulaştırma ve savunma sanayii gibi sektörlerde yeni stratejik adımlar atılarak ticaret hacminin artırılması hedefleniyor.

  • Uluslararası Güvenlik: Terörle mücadele, bölgesel güvenlik ve insani yardım gibi hassas konularda ortak stratejiler tartışılıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gerçekleştirdiği temaslar, bu alanlarda yeni iş birliklerinin kurulmasına ve mevcut ilişkilerin derinleştirilmesine yönelik önemli adımların atılmasını sağlıyor.


Temaslar ve Görüşme Detayları

1. Azerbaycan İle Görüşme

Erdoğan, Antalya’ya katılan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile gerçekleştirdiği görüşmede iki ülke arasındaki enerji, ulaştırma ve savunma sanayii alanlarında iş birliğinin artırılacağına dair mesajlar verdi. Ayrıca, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış sürecine de değinerek, Türkiye’nin bölgedeki denge politikası ve Güney Kafkasya’da istikrarın mimarı olma hedefini vurguladı.

2. Bulgaristan ve Diğer Avrupa Ülkeleri

Bulgarya’dan liderlerle yapılan görüşmeler kapsamında, özellikle Bulgaristan Başbakanı ile gerçekleştirilen toplantıda, ikili ilişkilerin savunma sanayii ve enerji alanındaki iş birlikleri detaylıca ele alındı. Avrupa’nın güvenlik ve ekonomik iş birliğine yönelik stratejik adımlar, bu görüşmelerde öne çıkan konular arasında yer aldı.

3. Bosna Hersek ve Kosova Temasları

Erdoğan, Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi üyeleri ile yapılan görüşmelerde Balkanlar’daki istikrar ve bölgesel güvenliğin sağlanmasına verdiği önemi yineledi. Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani ile gerçekleştirilen toplantıda ise, iki ülke arasındaki mevcut ticaret hacminin artırılması ve ekonomik iş birliğinin güçlendirilmesi üzerine odaklanıldı. Osmani, Türkiye’nin her zaman destekçisi olmasının altını çizdi.

4. Afrika ve Orta Doğu Liderleri

Forum kapsamında, Afrika’nın önemli isimlerinden Sierra Leone Cumhurbaşkanı Julius Maada Bio ile yapılan görüşmede, Türkiye’nin “kazan-kazan” anlayışıyla Afrika ülkeleriyle iş birliğini sürdürme kararlılığı ortaya kondu. Ayrıca, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ile gerçekleştirilen görüşmede, bölgesel güvenlik ve terörle mücadelede dayanışmanın önemi vurgulandı.

5. Libya ve İkili İlişkiler

Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile yapılan görüşmede, Türkiye’nin Libya’nın huzur ve güvenliğine verdiği öncelik ve Doğu Akdeniz’deki ortak çıkarlarının korunması için yürütülen diplomatik temaslar dikkat çekti.

6. Macaristan ve Katar ile Stratejik Temaslar

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ı kabul ederken, iki ülke arasındaki ekonomi, enerji ve savunma alanlarındaki iş birliklerini güçlendirmeye yönelik yeni adımların atılacağını belirtti. Aynı zamanda, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile yapılan görüşmede, bölgesel gerilimlerin azaltılması ve Gazze’de ateşkes çabalarının desteklenmesi konuları ele alındı.

7. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) ile Görüşme

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani ile yapılan görüşmede, Türkiye’nin Kalkınma Yolu Projesi çerçevesinde Kürdistan Bölgesi ile ilişkilerin daha da derinleştirilmesi ve bölgedeki istikrarın sağlanması hususları gündeme getirildi. Barzani, Türkiye ile iş birliğinin her alanda genişletilmesi çağrısında bulundu.

8. Suriye Teması

Erdoğan’ın, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile gerçekleştirdiği kapalı görüşmede ise, Suriye’de kaosun önüne geçilmesi ve ülkenin yeniden istikrar kazanması için yürütülen diplomatik çabalar ayrıntılı olarak tartışıldı. Türkiye’nin Suriye’deki iç karışıklıklara müdahil olmama kararlılığı ve bölgesel barışın sağlanması için uluslararası yaptırımların kaldırılması yönündeki diplomatik adımları konuşuldu.


Diplomasi Trafiğinin Küresel Önemi

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Antalya’da gerçekleştirdiği bu yüksek düzeydeki diplomatik temaslar, Türkiye’nin uluslararası arenada söz sahibi olma hedefini ve dış politikasında stratejik önceliklerini net bir şekilde ortaya koyuyor. Görüşmelerde ele alınan konular:

  • Enerji ve Savunma İş Birliği: Bölgesel iş birliklerinin güçlendirilmesi, ekonomik büyüme ve savunma sanayii alanındaki yatırımların artırılması.

  • Bölgesel İstikrar: Balkanlar, Güney Kafkasya ve Orta Doğu’da istikrarın sağlanması, terörle mücadele stratejilerinin ortaklaşa uygulanması.

  • Ekonomik İş Birliği: İkili ticaret hacminin artırılması, ortak projeler ve altyapı yatırımları ile ekonomik iş birliğinin derinleştirilmesi.

  • Barış ve Diplomasi: Bölgesel çatışmaların çözümüne yönelik diyaloğun sürdürülmesi, uluslararası platformlarda ortak politikaların geliştirilmesi.

Ayrıca, Erdoğan’ın küresel gündemden duyduğu sorumluluk bilinci, İsrail politikaları, Filistin meselesi, Kıbrıs ve Avrupa güvenliği gibi konularda da agresif ve net açıklamalar yapması, Türkiye’nin dış politika stratejisindeki kararlılığın bir göstergesi olarak yorumlanıyor.


Sonuç

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Antalya Diplomasi Forumu kapsamında gerçekleştirdiği yoğun diplomasi trafiği, Türkiye’nin dış politikasındaki dinamik yapıyı ve uluslararası arenadaki etkin rolünü bir kez daha gözler önüne seriyor. Gerçekleştirilen ikili görüşmeler, hem ekonomik hem de güvenlik alanında yeni iş birliklerine kapı aralarken, bölgesel ve küresel istikrar için ortak stratejilerin geliştirilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Antalya’nın tarihi ve stratejik konumu, diplomasi trafiğini artıran en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Forumda sağlanan bu yüksek düzeydeki temas, yalnızca Türkiye’nin değil, aynı zamanda bölgedeki ve dünyadaki birçok ülkenin çıkarlarının korunması ve ortak barış hedeflerinin gerçekleştirilmesi açısından da kritik öneme sahip.


Sonuç olarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Antalya’da gerçekleştirdiği diplomasi trafiği, Türkiye’nin dış politikasında dönüm noktası olacak stratejik temaslar ve yeni iş birliklerinin habercisi olarak dikkat çekmektedir. Bu gelişmelerin, uluslararası arenada diyaloğun ve ortak hareketin güçlenmesine katkı sağlaması bekleniyor.

Gündem

TBMM’den Öğrenci Affına Onay: Üniversiteyle İlişiği Kesilenlere Geri Dönüş Yolu Açıldı

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

TBMM’den Öğrenci Affına Onay: Üniversiteyle İlişiği Kesilenlere Geri Dönüş Yolu Açıldı

Tarih: 30 Temmuz 2026
Saat: 23:20
 Okuma Süresi: 3 dakika

ANKA

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda, üniversitelerden ilişiği kesilen öğrencilere yeniden eğitim hakkı tanıyan “öğrenci affı” düzenlemesi kabul edildi. Yükseköğretim Kanunu’nda değişiklik öngören teklifin 15’inci maddesi, yoğun tartışmaların ardından Meclis’ten geçti. Peki bu düzenleme kimleri kapsıyor, hangi eleştiriler gündeme geldi? İşte detaylar…

Düzenleme Kimleri Kapsıyor?

Kabul edilen maddeyle birlikte, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na geçici bir madde ekleniyor. Buna göre:

· Yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekteyken ilişiği kesilenler,
· Kayıt hakkı kazandığı halde çeşitli nedenlerle kayıt yaptıramayan öğrenciler,

yükseköğrenimlerine devam etme hakkına kavuşacak.

Ayrıca, daha önce farklı bir öğrenim düzeyinde (ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora) bu kapsamda haklardan yararlanmış olmak, başka bir düzeyde aynı maddeden faydalanmaya engel teşkil etmeyecek.

Komisyon Sürecine Eleştiriler: “Sadece YÖK Vardı”

Teklifin görüşmeleri sırasında muhalefetten düzenlemeye yönelik sert eleştiriler geldi. Yeni Yol Grubu adına söz alan Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, öğrenci affının aylardır beklendiğini ancak sürecin aceleye getirildiğini belirtti.

Çalışkan, komisyon görüşmelerinin kesintisiz şekilde bir gecede tamamlandığını hatırlatarak şu eleştirileri sıraladı:

“Komisyon kesintisiz, bir gece sabaha kadar görüştü, on beş saatlik müzakere sonucunda bir yasa çıktı. Kanunun hazırlanma sürecinde sendikalar, sivil toplum örgütleri, alanında uzmanlar yok. Kim var? Sadece YÖK var; o da zaten taraf.”

Çalışkan, yasanın yürürlüğe girmesinin ardından çok az sayıda öğrenci dışında kimsenin memnun olmayacağını savundu.

“Üniversiteler İşsiz Üreten Fabrika Haline Geldi”

Eğitim politikalarına yönelik eleştirilerini sürdüren Çalışkan, 12 yıllık zorunlu eğitimin mesleki eğitime zarar verdiğini öne sürdü. 28 Şubat sürecinde eğitimin 8 yıla çıkarıldığını hatırlatan Çalışkan, mevcut uygulamayı “28 Şubat’a level atlattınız” sözleriyle eleştirdi.

İstihdam sorununa da dikkat çeken Çalışkan, bazı fakültelerin mezunlarına iş olanağı sağlayamadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Üniversiteler artık işsiz üreten fabrika haline geldi. Yapacağınız iş, eğer bir fakültenin mezunu bir yere atanamayacaksa kapatın, boşuna almayın, insanların duygusunu sömürüyorsunuz.”

“İltisak ve İrtibat” Tartışması

DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu ise madde metninde yer alan “terör örgütlerine iltisakı yahut bunlarla irtibatı” ifadesinin hukuki belirsizlik yarattığını savundu.

Konukçu, bu kavramların geçmişte çok sayıda öğrenci açısından hak kayıplarına yol açtığını belirterek şunları söyledi:

“İltisak ve irtibat kavramları üzerinden pek çok sosyalist, devrimci ve muhalif öğrencinin eğitim hakkı göz göre göre gasbedilmiştir.”

Ayrıca, yakın geçmişte özellikle olağanüstü hal döneminde çok sayıda öğrenci hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmaksızın idari işlemler tesis edildiğini hatırlatan Konukçu, bu durumun eğitim hakkı üzerinde kalıcı sonuçlar doğurduğunu ifade etti.

Madde Oylanarak Kabul Edildi

Verilen önergelerin reddedilmesinin ardından 15’inci madde oylanarak kabul edildi. Böylece üniversiteyle ilişiği kesilen veya kayıt yaptıramayan öğrencilere yükseköğrenimlerine devam etme hakkı tanıyan düzenleme resmiyet kazandı.

Okumaya Devam Et

Gündem

İçerik Başlığı: AHBAP Soruşturmasında 7 Kişi Tutuklandı! İşte Hüseyin Başaran’ın O İfadesi

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

İçerik Başlığı: AHBAP Soruşturmasında 7 Kişi Tutuklandı! İşte Hüseyin Başaran’ın O İfadesi

Tarih: 30 Temmuz 2026
Saat: 14:30
Okuma Süresi: 4 dakika

FatihDoğanMedya 


AHBAP Derneği’ne yönelik yürütülen ‘Ahbaplar Suç Örgütü’ soruşturmasında flaş bir gelişme yaşandı. 4’üncü dalga operasyon kapsamında gözaltına alınan 13 şüpheliden aralarında ünlü iş insanı Hüseyin Başaran’ın da bulunduğu 7 kişi tutuklandı. Başaran’ın savcılıkta verdiği ifade ise soruşturmanın boyutlarını gözler önüne serdi.

Soruşturmanın 4’üncü Dalgası: 13 Gözaltı, 7 Tutuklama

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 27 Temmuz Pazartesi sabahı 4’üncü dalga operasyonu gerçekleştirdi. Operasyonda 13 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 12 şüpheliden 7’si tutuklanırken, 6 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı.

Tutuklanan isimler şöyle: Hüseyin Başaran, Ayhan Çevik, Murat Yaren, Nejdet Kuy, Emin Arat, Muhammed Ali Yılmaz ve Deniz Şimşek.

Soruşturmanın 4 Ana Ayağı

Savcılık tarafından yürütülen soruşturmada 4 ana başlık altında inceleme yapıldığı ortaya çıktı:

· Konut ve Konteyner Alımları: Derneğin 2023 yılında konut yapımı için anlaşma sağladığı ve bağışlardan önemli miktarda para aktardığı halde taahhüt edilen konutların tamamlanmadığı iddia edilen şirket yetkilileri hakkında işlem başlatıldı.
· Şüpheli Taşınmaz Devirleri: Bazı kişi ve şirketler tarafından Yeliz Kaya’ya çok sayıda taşınmaz devredildiği tespit edildi.
· Dernek Çekleri: Dernek tarafından düzenlenen bazı çeklerin dolaşımı ve tahsil süreçleri inceleniyor.
· Haluk Levent ile Mali İlişkiler: Haluk Levent ile arasındaki mali ve ticari ilişkinin şüpheli nitelikte olduğu değerlendirilen Ali D. hakkında işlem başlatıldı.

Hüseyin Başaran’ın Savcılık İfadesi Ortaya Çıktı

Soruşturmanın en dikkat çeken ismi olan Başaran Holding’in sahibi Hüseyin Başaran’ın savcılık ifadesi, yaşananları tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.

Haluk Levent ile Tanışma

Başaran ifadesinde Haluk Levent ile 4 sene önce Trabzon’da bir otelin lobisinde tanıştığını, ardından 4 sene boyunca kendisini görmediğini belirtti. 4 sene sonra bir mekanda karşılaştıklarında Levent’in kendisine daire satın almak istediğini söylediğini aktardı.

‘Uluslararası Fonlar’ İddiası

Levent’in kendisine toplu daire alımları yaptığını ve bu daireleri uluslararası yardım fonlarından gelen paralarla satın aldığını söylediğini iddia eden Başaran, Levent’in kendisine Yeliz Kaya’yı yurt dışındaki fonların temsilcisi olarak tanıttığını ve dairelerin onun üzerine tescil edilmesi gerektiğini söylediğini kaydetti.

‘Kızımın Adını Kullanarak Duygusal İstismar’

Başaran ifadesinin en çarpıcı bölümünde şu ifadeleri kullandı: *“Kızımın adını kullanarak sürekli duygusal bir istismar süreci yürüttü. Neredeyse her gün evime geliyordu. Bu şekilde peyderpey 21 daire ve 1 fabrika devrettik. Bunlara dair sözleşmeleri sunduk. Bunlar karşılığında hep şahsi senetlerini verdi. Bize verdiği senetlerden Ahbap Derneği’nin kefil olduğu senet yoktur.”

‘Taşınmazların Esin Önder Çağlayan’a Devredileceğini Bilmiyordum’

Başaran, 22 taşınmazın Esin Önder Çağlayan’a devredileceğinden haberinin olmadığını belirterek, taşınmazlar üzerinde şu anda ciddi ipotekler bulunduğunu ve Globus ile Kanat şirketlerinin bu taşınmazlar üzerine ipotek tesis ederek kredi çektiğini öne sürdü.

Başaran ayrıca devrettikleri taşınmazların parasını alamadıklarını, Levent’in kendisine Amerika’da bir iş insanından bahsederek tekne satabileceğini söylediğini ancak bu işin de sonuçsuz kaldığını ifade etti.

Soruşturma Derinleşiyor

AHBAP Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında daha önce Haluk Levent ve 13 kişi daha tutuklanmıştı. Yeni dalga operasyonla birlikte soruşturmanın kapsamı giderek genişliyor. Derneğin mali yapısı, bağışların kullanımı ve şüpheli taşınmaz devirleri mercek altına alınırken, önümüzdeki günlerde yeni gözaltı ve tutuklamaların yaşanması bekleniyor.

Ahbap Soruşturması’nda Yeni Dalga: Hüseyin Başaran Dahil 7 Kişi Tutuklama Talebiyle Hakimlikte

 

Okumaya Devam Et

Gündem

PKK’dan çerçeve yasa açıklaması: “Esas yaklaşımı yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız”

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

PKK’dan çerçeve yasa açıklaması: “Esas yaklaşımı yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız”

Tarih: 30 Temmuz 2026 | Saat: 22:15 | Okuma Süresi: 3 dakika

Kaynak: Anka Haber Ajansı / Ahmet Ün (Diyarbakır)

PKK’dan çerçeve yasaya ilişkin ilk açıklama: “Barış dilde başlar”

Terör örgütü PKK, İmralı’da bulunan Abdullah Öcalan’ın talimatıyla fesih kararını açıklamasının ardından, önümüzdeki hafta Meclis’ten geçmesi beklenen çerçeve yasaya dair dikkat çeken bir açıklama yaptı. Örgüt, yasanın içeriğini görmeden nihai tutumlarını belirlemeyeceklerini duyurdu.

Açıklamada, “Türkiye halklarının geleceğini ilgilendiren kök yasayla ilgili tartışmalar çeşitli biçimde sürmekte ve kamuoyuna yansımaktadır. Yapılan tartışmalar ve açık kaynaklardan yansıyanlara baktığımızda bu yasaya ne kadar ciddi yaklaşılıyor konusunda kuşkular oluşmaktadır” ifadeleri yer aldı.

Öcalan’ın 20 Temmuz tarihli görüşmesine atıf

PKK, açıklamasında Abdullah Öcalan’ın 20 Temmuz tarihli görüşmede çıkacak yasaya ilişkin görüşlerine de yer verdi. Örgüt, Öcalan’ın yasanın “basit, dar ve geleceğe hizmet etmeyen biçimde olmaması” gerektiğini vurguladığını aktardı.

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Bu yasanın Kürt halkıyla Türk devleti arasındaki yüz yıllık kopukluğu gidermede önemli bir adım olması beklenmektedir. Dolayısıyla barışı hedefleyen bir yasa özelliği taşıması önemli olmaktadır. Dünyanın her yerinde olduğu gibi barış en başta da dilde başlar.”

“Terör örgütü” tanımlamasına itiraz

Örgüt açıklamasının en dikkat çeken bölümlerinden birinde, kendileri için hâlâ “terör” ve “terör örgütü” kavramlarının kullanılmasına itiraz etti. PKK, fesih kararı sonrası bu tanımlamaların süreci sorunlu hale getireceğini savundu.

“Daha baştan hassasiyetlere dikkat etmemektir. Özcesi dil, tanımlama ve içeriğin amaca uygun olması sürecin ilerlemesi için çok önemlidir” denildi.

Öcalan’ın rolü vurgusu: “Devreye girmeden mümkün değil”

PKK açıklamasında, Abdullah Öcalan’ın süreçteki rolünün netleştirilmesi gerektiğini ısrarla vurguladı. “Abdullah Öcalan devreye girmeden ve bizzat bu süreci yönetmeden alınan kararların ve çıkan yasanın gereklerini yerine getirmek mümkün değildir” ifadeleri kullanıldı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin daha önce dile getirdiği “Öcalan’ın barış ve siyasallaşma koordinatörü olması” görüşüne de atıfta bulunulan açıklamada, İmralı’da yapılan tartışmalarda bu konunun kabul edildiği iddia edildi.

“Muhatap ve baş müzakereci olan Abdullah Öcalan’ın konumunun netleştirilmesi önemli olmaktadır” denilerek, Öcalan’ın statüsünün yasada dikkate alınmaması durumunda yasanın pratikte uygulanmasının zorlaşacağı öne sürüldü.

“Esas tutumumuzu yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız”

PKK, çerçeve yasaya ilişkin nihai değerlendirmesini henüz yapmadığını belirterek, “Daha önce de defalarca belirttiğimiz gibi esas yaklaşım ve tutumumuzu yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız. Kuşkusuz yasa olumlu olduğunda teşvik edici olacağız ve üzerimize düşeni yapacağız” ifadelerini kullandı.

Örgüt ayrıca, barış sürecinin sadece silahsızlanmaya indirgenmemesi gerektiğini savunarak, “Kök ya da çerçeve yasadan söz etmek bu yasadan sonra başka yasaların çıkacağı ve adımların atılacağını kabul etmektir” görüşünü dile getirdi.

Gözler Meclis’te

PKK’nın bu açıklaması, önümüzdeki hafta Meclis gündemine gelmesi beklenen çerçeve yasa tartışmaları öncesinde önemli bir mesaj olarak değerlendiriliyor. Örgütün yasayı gördükten sonraki tutumunun nasıl şekilleneceği ve sürecin nasıl ilerleyeceği ise merak konusu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar