Erdoğan BM Genel Kurulu’nda konuştu: Gazze, Filistin ve BM reformu için dikkat çeken mesajlar

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Erdoğan BM Genel Kurulu’nda konuştu: Gazze, Filistin ve BM reformu için dikkat çeken mesajlar Haberi sesli dinleyebilirsiniz
00:00 --:--

Erdoğan BM Genel Kurulu’nda konuştu: Gazze, Filistin ve BM reformu için dikkat çeken mesajlar

22 Eylül 2026, 19:04 • 7 dk okuma

DHA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nda dünya liderlerine seslendi. Konuşmasının önemli bölümünü Gazze ve Filistin meselesine ayıran Erdoğan, Filistin devletinin tanınması çağrısını yineledi; BM Güvenlik Konseyi’nin yapısında reform istedi. Erdoğan’ın gündeminde Kıbrıs, Ege ve Doğu Akdeniz, Avrupa’nın güvenliği, Güney Kafkasya ve Keşmir de vardı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’nin New York kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu’na hitap etti. Erdoğan’ın BM Genel Kurulu kürsüsündeki 16’ncı konuşmasında Gazze’deki insani durum, Filistin devletinin tanınması ve uluslararası sistemin işleyişi öne çıktı. Erdoğan ayrıca Türkiye’nin bölgesel ve küresel gelişmelere ilişkin tutumunu anlattı.

Konuşmasının başlangıcında BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in görev süresindeki çalışmalarına değinen Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın üst üste ikinci kez Genel Kurul salonunda yer alamamasını eleştirdi. Erdoğan, Abbas’ın salonda bulunamamasına rağmen Türkiye’nin Filistin meselesini BM kürsüsünde gündeme getirmeyi sürdüreceğini söyledi.

Erdoğan, Filistin’i henüz devlet olarak tanımayan ülkelere de kararlarını yeniden değerlendirme çağrısında bulundu. Konuşmasında bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulmasına yönelik desteğini yineleyen Erdoğan, çözüm için 1967 sınırları ve başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devleti yaklaşımını dile getirdi.

Gazze’deki insani tabloyu gündeme taşıdı

Erdoğan’ın konuşmasında en geniş yer ayırdığı başlıklardan biri Gazze oldu. Cumhurbaşkanı, Gazze’de son üç yılda yaşanan can kayıpları ve sivillerin karşı karşıya kaldığı koşullara ilişkin çeşitli rakamlar paylaşarak İsrail hükümetine ağır eleştiriler yöneltti.

Erdoğan, Gazze’de son üç yılda 74 bin kişinin yaşamını yitirdiğini söyledi; ölenlerin önemli bölümünün kadın ve çocuklardan oluştuğunu belirtti. Hastanelerdeki yakıt sıkıntısına da değinen Erdoğan, jeneratörlerin yüzde 70’inden fazlasının çalışamadığını ifade etti. Bu rakamlar Erdoğan’ın BM kürsüsündeki açıklamalarına dayanıyor.

Çocukların çatışmalardan gördüğü zararı özellikle vurgulayan Erdoğan, Gazze için “dünyanın en büyük çocuk kabristanı” ifadesini kullandı ve bölgede uzuv kaybı yaşayan çocukların sayısına dikkat çekti. Erdoğan ayrıca Gazze’yi tanımlarken son derece sert ifadeler kullandı ve yaşananları insani ve vicdani bir mesele olarak gördüğünü söyledi.

Cumhurbaşkanı, ateşkes sonrasında da Gazze’de can kayıplarının sürdüğünü savundu. Erdoğan’ın verdiği bilgiye göre ateşkes sonrasında hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı 1.500’ü geçti. İsrail hükümetini barış sürecinde gereken adımları atmamakla suçlayan Erdoğan, Batı Şeria’daki yerleşimci şiddeti ve Kudüs’te kutsal mekânlara erişim konularına da değindi.

“Filistin devletini tanımayan ülkeler kararlarını gözden geçirmeli”

Erdoğan, Filistin meselesine ilişkin mesajlarını yalnızca Gazze’deki mevcut durumla sınırlı tutmadı. Filistin devletinin uluslararası alanda daha geniş ölçekte tanınması gerektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı, henüz tanıma kararı almayan ülkelere tutumlarını değiştirme çağrısında bulundu.

Kudüs konusunda da Türkiye’nin mevcut politikasını sürdüreceğini belirten Erdoğan, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulmasını desteklediklerini yineledi.

Gazze’nin yeniden inşası konusunu da gündeme getiren Erdoğan, çalışmalara gecikmeden başlanması gerektiğini söyledi. Uluslararası topluma İsrail üzerinde daha fazla baskı kurulması çağrısı yapan Erdoğan, Filistin devletinin kurulmasını engellemeye yönelik girişimlerin sonuç vermeyeceğini savundu.

Erdoğan’dan BM sistemine reform çağrısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının bir diğer önemli bölümünü Birleşmiş Milletler’in mevcut yapısına yönelik eleştirileri oluşturdu.

BM’nin yaklaşık 80 yıl önce uluslararası barış ve güvenliği korumak amacıyla kurulduğunu hatırlatan Erdoğan, kurumun bugün bu görevi yerine getirmekte zorlandığını söyledi. Filistin, Lübnan, Sudan ve diğer kriz bölgelerinde BM’den çözüm bekleyen toplumların hayal kırıklığı yaşadığını dile getirdi.

Erdoğan, BM Güvenlik Konseyi’nin mevcut yapısının da değiştirilmesi gerektiğini belirterek uzun süredir kullandığı “Dünya 5’ten büyüktür” söylemini yeniden gündeme taşıdı. Güvenlik Konseyi’nin daha adil ve temsil gücü daha yüksek bir yapıya kavuşturulması gerektiğini savundu.

Erdoğan aynı gün yayımlanan bir değerlendirmesinde de Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesine tanınan veto imtiyazının kaldırılmasını reformun temel hedeflerinden biri olarak göstermişti. Cumhurbaşkanı, yeni ülkelere aynı ayrıcalığın verilmesinin mevcut sorunu çözmeyeceği görüşünü dile getirdi.

Konuşmasında uluslararası hukukun bütün devletlere aynı şekilde uygulanması gerektiğini belirten Erdoğan, güçlü ve zayıf ülkeler arasında farklı uygulamaların bulunduğu bir sistemin sürdürülebilir olmadığını savundu.

Cumhurbaşkanı ayrıca krizlerin çözümünde bölgesel inisiyatiflerin daha fazla sorumluluk alması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin geçmişte Rusya-Ukrayna savaşı sırasında Karadeniz Tahıl Koridoru için yürüttüğü diplomatik çalışmaları buna örnek gösterdi.

Teknoloji ve küresel eşitsizlik mesajı

Erdoğan’ın değindiği konulardan biri de teknolojik imkânlara erişimde ülkeler arasındaki fark oldu. İnsan merkezli bir teknoloji anlayışının geliştirilmesi gerektiğini savunan Erdoğan, teknolojiye sahip ülkeler ile erişim imkânları sınırlı ülkeler arasında yeni duvarlar oluşmaması gerektiğini söyledi.

“Tekno-kutuplaşma” ve “dijital hegemonya” kavramlarını kullanan Erdoğan, teknolojik gelişmelerin devletler ve toplumlar arasında yeni bir ayrışma alanına dönüşmemesi gerektiğini belirtti. Ekonomik kalkınma, ticaret, enerji hatları ve ortak üretimin ülkeler arasında karşılıklı bağımlılığı artırarak istikrara katkı sağlayabileceğini ifade etti.

Kıbrıs, Ege ve Doğu Akdeniz için mesajlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının dış politika bölümünde Ege ve Doğu Akdeniz’de Türkiye ile Yunanistan arasındaki mevcut meselelerin iyi komşuluk ilişkileri ve uluslararası hukuk temelinde çözülmesini istediklerini söyledi.

Doğu Akdeniz için daha önce gündeme getirdiği konferans önerisine değinen Erdoğan, bölgedeki tarafların ortak bir zeminde buluşabileceğini savundu.

Kıbrıs konusunda ise Türkiye’nin mevcut politikasını yineledi. Erdoğan, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tanınması gerektiğini belirterek uluslararası topluma Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıma ve KKTC ile siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler kurma çağrısında bulundu.

Avrupa güvenliği ve Türkiye-AB ilişkileri

Türkiye’nin Avrupa’nın ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Erdoğan, Avrupa’nın güvenlik mimarisinde Türkiye’nin rolüne dikkat çekti.

Türkiye’nin savunma sanayisindeki gelişmelerine ve ekonomik kapasitesine değinen Cumhurbaşkanı, ülkesini çevresindeki çatışma ve krizlere rağmen “istikrar adası” olarak nitelendirdi.

Erdoğan, Türkiye’nin dışarıda bırakıldığı bir Avrupa güvenlik mimarisinin daha güçlü ve güvenli olamayacağı görüşünü dile getirerek Avrupa Birliği ile ilişkilerin stratejik bir perspektifle ele alınması gerektiğini söyledi.

Güney Kafkasya’da Azerbaycan-Ermenistan barışı vurgusu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Balkanlar ve Güney Kafkasya’daki gelişmelere de konuşmasında yer verdi.

Azerbaycan ile Ermenistan arasında kalıcı barış sağlanmasını desteklediklerini belirten Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın çözüm yönündeki iradesini desteklediklerini söyledi. Türkiye ile Ermenistan arasında yürütülen normalleşme sürecinin de sürdüğünü ifade etti.

Erdoğan ayrıca Türk Devletleri Teşkilatı’nın bölgesel iş birliğindeki rolüne değinerek 30 Ekim’de Ankara’da yapılması planlanan 13. Liderler Zirvesi’ni hatırlattı. Aralık ayında Libya’da düzenlenmesi öngörülen Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi’nin de Türkiye ile Afrika ülkeleri arasındaki ilişkiler açısından önem taşıdığını söyledi.

Keşmir için diyalog çağrısı

Konuşmanın son dış politika başlıklarından biri Güney Asya oldu. Erdoğan, Keşmir meselesi dahil bölgedeki anlaşmazlıkların BM Şartı ve ilgili kararlar çerçevesinde diyalog yoluyla ele alınması gerektiğini ifade etti.

Sorunların yapıcı bir yaklaşım ve müzakere yoluyla çözülebileceğini söyleyen Erdoğan, uluslararası anlaşmazlıklarda diplomasi ve diyalog kanallarının açık tutulması gerektiği mesajını verdi.

Erdoğan BM Genel Kurulu’nda konuştu: Gazze, Filistin ve BM reformu için dikkat çeken mesajlar
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Akşam Kapanışı 22 Eylül 2026 akşam Haber Bülteni
Giriş Yap

Fatih Doğan Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

FatihDoganMedya Al ile Sohbet Et

FatihDoganMedya Al ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir