Gündem
Dürziler İsrail Saldırılarıyla Gündemde: İnanç Sistemlerinde Namaz ve Oruç Neden Yok?

Açıklaması
İsrail’in son hava operasyonlarının ardından dikkatleri üzerine çeken Dürziler ve inançlarında namaz ile orucun yer almama nedenleri hakkında detaylı bilg
İsrail’in Hava Saldırıları ve Dürzilerin Gündeme Yükselişi
Temmuz 2025’te, Suriye’nin Süveyda bölgesinde Dürzi milislerle Bedevi gruplar arasında yaşanan çatışmalara müdahale ettiği gerekçesiyle İsrail, Şam yakınlarındaki askeri hedeflere ağır hava saldırıları düzenledi. Bu operasyonlar, İsrail’in “Dürzi azınlığı koruma” söylemiyle gerekçelendirildi ve sınır hattına askeri takviye yapılmasının yolunu açtı . Aynı dönemde İsrail’e ait bazı Dürzî yurttaşlar, kardeş topluluklarına destek için sınır hattını aşarak Suriye’ye geçti; bu da medyada Dürziler üzerine yoğun bir ilgi oluşmasına sebep oldu .
Bölgedeki Siyasi Dinamikler ve Ateşkes Girişimleri
Suriye rejimi ile Dürzî liderlerin varılan geçici ateşkesi hemen bozması, bölgedeki tansiyonu daha da yükseltti. İsrail Başbakanı Netanyahu, “güney Suriye’nin silahsızlandırılması” ve “Dürzî topluluğun güvenliği”ni iki kırmızı çizgi olarak belirleyerek yeni saldırılarla bu hedeflerin sağlanacağını ilan etti . Amerikan ve bölgesel arabulucuların devreye girmesiyle kısa süreli de olsa ateşkes sağlanırken, zayıf truce bölgedeki çatışma riskini tamamen ortadan kaldırmadı .
Dürzî İnanç Sisteminde Namaz ve Oruç Yok
Dürzîlik, İsmailî kökenli ezoterik bir inanç olup İslam’ın beş şartını—namaz, oruç, zekât, hac ve şehadet—geleneksel anlamda uygulamaz. Onlar ritüellerin insanlarda rahatlama vaadiyle suç işleme eğilimi yaratacağını savunur ve ibadetin içsel, sürekli bir farkındalıkla yerine getirildiğini belirtirler . Dürzîler günlük sabah-akşam namazı kılmaz, Ramazan’da oruç tutmaz; bunun yerine her an Tanrı ile hesaplaşma (tazkiyat an-nefs) pratiğini uygularlar .
Dürzîlerin Bölgesel Rolü ve Önemi
Levant’ta yaklaşık 800.000–1.000.000 Dürzî yaşayan bu topluluk, Lübnan, Suriye ve İsrail siyasetinde kilit aktörlerden biridir. Golan Tepeleri’ndeki Dürzî köyleri, İsrail–Suriye sınırındaki stratejik konumlarıyla dikkat çekerken; Lübnan’daki Dürzîler ise tarih boyunca hem Osmanlı hem de modern dönemde siyasi yapıların ayrılmaz parçası olmuştur . İsrail saldırıları sonrası “koruma” söylemiyle öne çıkan Dürzî dayanışması, bölgedeki güç dengelerini yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor.
DÜRZİLER KIMDİR?
Dürziler (Arapça: دروز, Durūz), kendilerini “Muvahhidûn” (وُحدَوُن “Tevhid’i benimseyenler”) olarak adlandıran, 11. yüzyılda İsmailîciliğin bir kolu olarak ortaya çıkmış, Lübnan, Suriye ve İsrail başta olmak üzere Levant bölgesinde yaşayan küçük bir etnodinî (etno‑dini) cemaatidir.
Tarihçe ve Köken
-
Ortaya çıkış: 1017–1043 yılları arasında, Fâtımî Hilâfeti’nde görevli bir din adamı olan Muḥammad al‑Darāzî’nin hatalı öğretilerine karşı başlayan gizli doktrin çalışmaları sonucu oluştu.
-
Adlandırma: “Dürzî” ismi Darāzî’ye atfedilse de, cemaat bunu reddeder ve dışarıdakiler tarafından takılan bu terimi kullanmaz.
İnanç ve Pratikler
-
Monoteizm ve Ezoterizm: Dürzî inancı, İslâm’ın yanı sıra Hûdistik, Platonik ve Gnostik unsurları da bünyesinde barındırır. İnanç esasları yazılı değil, sadece müridler (başlangıçta yalnızca “uqqâl” adı verilen seçkinler) arasında sözlü gelenekle aktarılır.
-
İki sınıf:
-
‘Uqqâl (İnisye Olanlar): Cemaatin içsel öğretilerini bilen ve yöneten dini seçkinler.
-
Juhhâl (İnisye Olmayanlar): Genel cemaat.
-
-
Reenkarnasyon (Taqâmüs): Ruhun sürekli beden bulduğu, dini kimlik ve toplumsal aidiyetin ruhlar arası geçişte sabit kaldığına inanılır.
-
Misyon ve Gizem: Yeni üye kabulü son derece sınırlı, cemaat içi evlilik esastır; dışarıyla evlilik nadiren ve zorunlu hallerde kabul edilir.
Demografi ve Coğrafya
-
Meskun Bölgeler:
-
Lübnan: Toplam nüfusun %5,5’i (yaklaşık 270.000 kişi).
-
Suriye: Yaklaşık %3 (250.000–300.000), esas olarak Cebel ed‑Dürz (eski Jabal al‑Druze) çevresinde.
-
İsrail: %1,6 (150.000–160.000), özellikle Kuzey Bölgesi ve Golan Tepeleri’nde.
-
Ürdün: Daha küçük topluluklar.
-
-
Toplam Nüfus: 800.000–1.000.000 arası.
Siyaset ve Güncel Durum
-
Sosyal Konum: Dürzîler, yer aldıkları ülkelerde siyasal ve askeri roller üstlenmiş, özellikle İsrail ordusunda hizmet ederek etkili bir konum edinmişlerdir.
-
Bölgesel Gerilimler: Suriye’de iç savaş sonrası yeni yönetimle zaman zaman çatışmalar yaşanmakta, kimi Dürzî liderler özerklik veya dış destek talep etmektedir. İsrail ise Golan Tepeleri’ndeki nüfusu koruma gerekçesiyle bölgeye müdahale ettiğini belirtmektedi
Kültürel Özellikler
-
Mecâlis (Khalwa): Haftalık ibadet ve öğreti paylaşımları, daha geniş cemaat ile inisye sınıfın ayri törenleri şeklinde düzenlenir.
-
Gelenek ve Bayramlar: Ebu’l-Hesen Halife’ye adanan dört ana bayram ve yerel anma törenleri bulunur.
-
Dil ve Müzik: Arapça konuşurlar; dînî marşlar ve şiirler cemaatin birliğini güçlendirir.
Dürzî topluluğu, güçlü iç yapısı ve sadık üyeleri sayesinde yüzyıllardır Ortadoğu’nun kilit bölgelerinde varlığını sürdürmekte ve hem tarihî hem de güncel siyaset sahnesinde önemli bir aktör olarak kalmaktadır.
Gündem
SON DAKİKA HABERİ | İRAN-ABD-İSRAİL SAVAŞI
Trump’tan kritik açıklama: “İran’ı vurmasaydık 3. Dünya Savaşı çıkardı”
Tarih: 17 Mart 2026
Saat: 04:30

HABER MERKEZİ – ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ortak askeri operasyonu 17. gününde tüm şiddetiyle sürerken, ABD Başkanı Donald Trump’dan savaşın gidişatına ilişkin dikkat çeken açıklamalar geldi. Trump, İran’a düzenlenen saldırıların 3. Dünya Savaşı’nı engellediğini öne sürerken, İran Dini Lideri Mücteba Hamaney’in ölmüş olabileceğini ifade etti.
TRUMP: “BİTMEDİ, AMA YAKINDA BİTECEK”
Beyaz Saray’da basın mensuplarına konuşan ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik saldırıların haklı olduğunu savunarak, “Bunu yapmasaydık, 3’üncü Dünya Savaşı’na dönüşecek bir nükleer savaş yaşanırdı. Eğer İran’ın nükleer silaha sahip olması gerektiğini düşünüyorsanız, o zaman sizde bir sorun var” dedi.
Savaşın ne zaman biteceğine ilişkin soruya ise Trump, “Yakında biter. Fazla sürmez ve bittiğinde çok daha güvenli bir dünyamız olacak” yanıtını verdi.
İran’ın askeri kapasitesinin büyük ölçüde zayıfladığını iddia eden Trump, “Balistik füze ateşleme miktarlarında yüzde 90 azalma var. Kaynakları tükeniyor. Askeri kapasiteleri sıfıra yakın” ifadelerini kullandı.
İRAN’DAN PEŞ PEŞE FÜZE DALGALARI
ABD ve İsrail’in saldırılarına karşılık veren İran Devrim Muhafızları, Gerçek Vaat 4 Operasyonu’nun 57’nci dalgasının tamamlandığını duyurdu. Açıklamada, İsrail’deki komuta-kontrol merkezleri ve füze savunma sistemlerinin hedef alındığı bildirildi.
İran güçleri ayrıca:
· Katar’daki El-Udeid Üssü’nü füze ve İHA’larla vurdu
· Abu Dabi’deki Şah Petrol Sahası’na İHA saldırısı düzenlendi
· Dubai Uluslararası Havalimanı çevresinde yangın çıktı
· Basra’daki Mecnun Petrol Sahası hedef alındı
BÖLGESEL YAYILMA ENDİŞESİ ARTIYOR
Çatışmaların bölgeye yayılmasından endişe edilirken, Birleşik Arap Emirlikleri güvenlik gerekçesiyle hava sahasını geçici olarak tamamen kapattı. BAE Savunma Bakanlığı, İran’dan gelen füze ve İHA’ları önleme çalışmalarının sürdüğünü açıkladı.
Körfez ülkeleri yoğun saldırı altında. Son 16 günde:
· BAE: 298 balistik füze, 15 seyir füzesi, 1606 İHA
· Kuveyt: 254 füze, 507 İHA
· Bahreyn: 125 füze, 212 İHA
· Katar: 170 füze, 81 İHA
· Suudi Arabistan: 297 İHA
· Ürdün: 204 füze ve İHA
İSRAİL’DEN LÜBNAN’A KARA HAREKATI
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Lübnan’ın güneyine “kısıtlı ve hedefli” kara operasyonu başlattığını duyurdu. Operasyonların Hizbullah’ın silah depoları ve askeri noktalarına yönelik olduğu belirtildi.
İsrail basınına göre, İran’a yönelik saldırılar planlanandan daha uzun sürecek ve en az bir ay daha devam edecek. Tel Aviv yönetiminin, İran’da rejim değişikliğine yol açabilecek tüm seçenekleri kullanma niyetinde olduğu bildiriliyor.
CAN KAYIPLARI VE YARALILAR
Çatışmaların insani boyutu ağırlaşırken:
· İran: Tahran’da 503 kişi hayatını kaybetti, 5 bin 700 kişi yaralandı. Minab kentindeki kız ilkokuluna düzenlenen saldırıda 170 çocuk öldü.
· ABD: 200 asker yaralandı, 10’unun durumu ağır.
· İsrail: 28 Şubat’tan bu yana 3 bin 369 kişi yaralandı.
· Lübnan: İsrail saldırılarında 7 kişi öldü, aralarında sağlık çalışanları da var.
ULUSLARARASI TEPKİLER
Türkiye: Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Lübnan’a kara harekatını en güçlü biçimde kınayarak, “Netanyahu hükümetinin soykırım politikalarını bu kez Lübnan’da hayata geçirmesi yeni bir insani felakete yol açacaktır” açıklamasını yaptı.
İran Dışişleri Sözcüsü İsmail Bekayi, Türkiye’ye yönelik bir saldırı niyetlerinin olmadığını belirterek, “İran ile Türkiye arasındaki ortak sınır hattı, iki ülke arasındaki en güvenli bölgelerden biridir” dedi.
Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, ABD ve İsrail’in yanılgı içinde olduğunu belirterek tarafları ateşkese çağırdı.
Almanya ve İtalya, savaşa aktif katılım göstermeyeceklerini açıkladı. İtalya Başbakan Yardımcısı Tajani, “Savaşta değiliz, savaşa girmek istemiyoruz ve girmeyeceğiz” dedi.
AB, Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması için Karadeniz Tahıl Koridoru benzeri bir mekanizma oluşturmayı değerlendiriyor.
HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA GERİLİM
Stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nda gerilim tırmanıyor. ABD, 100’den fazla İran donanma gemisini imha ettiğini duyururken, İran Dışişleri Bakanı Arakçi, “Hürmüz Boğazı açık, sadece düşmanlara kapalı” açıklamasını yaptı.
ABD, NATO müttefiklerine Hürmüz Boğazı’nın güvenliğine katkı çağrısı yaparken, ittifak yetkilileri Akdeniz’de ilave güvenlik önlemleri alındığını bildirdi.
NETANYAHU’DAN İRAN HALKINA NEVRUZ MESAJI
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran halkına hitaben Farsça altyazılı bir Nevruz mesajı yayımladı. Netanyahu, “Özgürlük dolu bir yıl olsun. Hepinize umut dolu yeni bir başlangıç diliyorum” ifadelerini kullandı.
GELİŞMELERİN KISA ÖZETİ
· Trump: “İran’ı vurmasaydık 3. Dünya Savaşı çıkardı, savaş yakında bitecek”
· İran: 57’nci füze dalgasını tamamladı, Dubai ve Abu Dabi hedef alındı
· İsrail: Lübnan’a kara harekatı başlattı, İran saldırıları en az bir ay sürecek
· BAE: Hava sahasını kapattı, petrol tesisleri vuruldu
· Kayıplar: İran’da 503, İsrail’de 3 bin 369 yaralı
· Uluslararası tepki: Türkiye’den kınama, Almanya ve İtalya’dan savaşa katılmama kararı
Gündem
Recep Tayyip Erdoğan: Bir asır önce yazılan kanlı senaryolara izin veremeyiz
Recep Tayyip Erdoğan: Bir asır önce yazılan kanlı senaryolara izin veremeyiz
17.03.2026 02:47

Cumhurbaşkanı, bölgedeki son gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmede “bir asır önce yazılan kirli ve kanlı senaryoların bugün tekrar sahnelenmesine izin veremeyiz” diyerek teyakkuz mesajı verdi. Hükümetin hedefinin ülkeyi dış şoklardan uzak tutmak ve bölgesel barış çabalarını desteklemek olduğu vurgulandı.
Cumhurbaşkanından uyarı: “Tarih tekerrür etmemeli”
Cumhurbaşkanı, kabine veya grup toplantısı sonrasında yaptığı konuşmada, son dönemde bölgeyi etkisi altına alan çatışma ve gerilimlerin, geçmişte yazılan “kanlı senaryolar”ı yeniden hayata geçirme niyeti taşıdığını söyledi. Bu tür planlara karşı hem diplomasi hem de gerekirse güvenlik tedbirleriyle karşılık verileceğini belirtti.
Konuşmada öne çıkan ana mesajlar şunlar:
-
Bölgedeki şiddetin sınırlarımızı tehdit etmesine izin verilmeyeceği.
-
Diplomasiye öncelik verileceği; ancak ülke güvenliği için tüm tedbirlerin alındığı.
-
Toplumsal birlik ve vahdet çağrısı; iç cepheyi sağlam tutmanın önemi vurgulandı.
Uzmanlar ve hükümet yetkilileri, Cumhurbaşkanlığı’nın bu söylemini iki yönlü okuyor: Birincisi, diplomasi ile bölgedeki gerilimin yumuşatılması yönünde girişimlerin süreceği; ikincisi, kamu düzeni ve sınır güvenliğine ilişkin alınacak önlemlerin sürdürüleceği. Bu yaklaşım, hem dış politika hem de iç güvenlik hattında temkinli ama kararlı bir duruşun işareti olarak yorumlanıyor.

Vatandaşa mesaj
Cumhurbaşkanı konuşmasında toplumsal dayanışmaya vurgu yaptı; farklı kimlikler ve görüşler arasında infiale yol açacak kışkırtmalara karşı dikkatli olunması çağrısında bulundu. “Bölgede akan kanı durdurmak istiyorsak vahdet bilincimizi canlı tutmalıyız” ifadeleriyle, sivil topluma ve liderlere sorumluluk düştüğünü belirtti.
Sonuç
Hükümetin birinci önceliği açık: ülkeyi çatışma risklerinden uzak tutmak ve bölgesel istikrar için hem diplomatik hem de güvenlik ağırlıklı tedbirleri sürdürmek. Bu söylem, önümüzdeki günlerde dış politika adımlarında ve iç güvenlik planlamasında somut uygulamalara dönüşebilir.
Gündem
Manisa’da kayınpederi ile kayınvalidesinin evi ateşe verildi
Manisa’da kayınpederi ile kayınvalidesinin evi ateşe verildi
Tarih — Saat: 17 Mart 2026 — 01:02

Manisa’nın Şehzadeler ilçesinde gece yarısı meydana gelen olayda, iddialara göre bir kadın tartıştığı kayınvalidesi ve kayınpederinin dairesini ateşe verdi. Olay sonrası bölgeye sevk edilen itfaiye ekipleri alevleri söndürürken, polis şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.
Görgü tanıkları ve emniyet kaynaklarına göre (şu aşamada basına geçen bilgiye göre) Turgut Özal Mahallesi’ndeki apartman dairesinde çıkan tartışmanın ardından tarafların birbirlerinden şikayetçi olmak için karakola gittiği, daha sonra şüpheli A.F. (30) olduğu belirtilen kişinin geri dönüp iddiaya göre evi ateşe verdiği kaydedildi. Olayda can kaybı bildirilmezken maddi hasar oluştu; yangının çıkış nedeni ve olayın ayrıntılarıyla ilgili soruşturma devam ediyor.
Polis, kamera görüntüleri ve çevredeki görgü tanıklarının ifadeleri doğrultusunda olayın şüphelisini tespit etmeye çalışırken, itfaiye ekipleri de olası benzer risklere karşı çevrede güvenlik önlemi aldı. İlçe emniyeti kısa süreli ifadesinin alınmasının ardından adli sürecin başlayacağını bildirdi.
Olayın önemi ve soruşturmanın seyri
-
Yetkililer, kundaklama şüphesiyle başlatılan soruşturmada adli tıp raporları, olay yeri incelemesi ve güvenlik kamerası kayıtlarının öncelikli delil kaynakları olduğunu vurguladı.
-
Mahalle sakinleri olayın ardından tedirginlik yaşadıklarını, polis ve itfaiyenin hızlı müdahalesi ile daha büyük bir facianın önlendiğini söyledi.
-
Son Dakika3 gün önceAnadolu Otoyolu’nda Feci Kaza: Hostes Hayatını Kaybetti, 15 Yaralı
-
Gündem3 gün önceAksaray — Bayram tatili yolunda feci kaza: baba öldü, eşi ve 4 oğlu yaralandı
-
Gündem21 saat önceBayram tatiline giderken kaza: Aksaray’da ölen çift, yaralı 4 çocuğun tedavisi sürüyor
-
Gündem3 gün önceKuzey Kore’den füze yağmuru: 10’dan fazla balistik füze fırlatıldı
-
Gündem2 gün önceBursa’da 7 yıl harabe evde alıkonulan çocuk, DNA testi sonrası annesine teslim edilecek
-
Gündem5 gün önceCinsel saldırıyla suçladığı kişiyi duruşma çıkışı öldüren şüpheli: Sinirlerime hakim olamadım
-
Gündem4 gün önceRabia Çataklı hakkında karar: mahkeme ‘takdiri indirim’ ile 2 kez müebbet
-
Gündem3 gün önce8 yaşındaki çocuğun 7 yıllık esareti. Kaçırıldı, evden hiç çıkarılmadı, çöplerin içinde bulundu
