Son Dakika
Devlet Bahçeli: Suyu bulandırmaya, kuşkuları tırmandırmaya yer yok

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Terörsüz Türkiye süreciyle, Türkiye‘nin terörden kalıcı olarak kurtulacağını söyledi.
Yazılı bir açıklama yapan Devlet Bahçeli, Terörsüz Türkiye’nin kardeşliği güncellenmiş ve güçlendirilmiş Türkiye olduğunu ifade etti.
“Elbette ve beklendiği üzere ülkemizin yeni normaline ayak uydurma zorluğu çekenler vardır ve beklendiği gibi bundan sonra da olacaktır.” diyen Bahçeli, “Terörsüz Türkiye’yi siyasi ve ideolojik çıkarlarına aykırı görenlerin bir kaşık suda fırtına koparmak için yanıp tutuşmaları, bunun yanında kabaran istek ve iştahları son günlerde iyice artmış ve yaygınlaşmıştır.” ifadelerini kullandı.
“SÖZDE MİLLİYETÇİLER HEDEFİ YIKMA AMACIYLA BİRLEŞTİ”
Bahçeli şöyle devam etti:
“Statükodan geçinen bağnaz kafalar, vesayet özlemi çeken bağımlı odaklar, milliyeti meçhul sözde milliyetçiler, yalan ve dedikodu borsasına yatırım yapan melun çevreler, emperyalizm ve Siyonizm uşaklığına heves eden işbirlikçiler topluca Terörsüz Türkiye hedefini yıkma ve yıpratma amacında birleşmişlerdir.
Bölgesel dinamiklerin ve küresel denklemlerin içyüzünü okumak şöyle dursun böylesine cesameti ağırlaşmış çok vektörlü meseleler yumağını satıhta bile idrak ve ifade edemeyenlerin pek tabii iradeleri mefluç, iddiaları mefsuhtur.”
“ESAS VE USULLER DOĞAL MECRASINDA NETLEŞECEK”
Sürece ilişkin TBMM’de kurulacak komisyona işaret eden Bahçeli, “48 üyeden müteşekkil komisyonun nasıl çalışacağı, bu suretle karar alma şeklinin ne olacağı, toplantı esas ve usulleriyle ilgili ilkesel kaidelerin nasıl belirleneceği doğal mecrasında ve ileriki günlerde iyice netleşecektir.” dedi.
“SUYU BULANDIRMAYA YER YOK”
MHP lideri, “Bu konuda suyu bulandırmaya, kuşkuları tırmandırmaya yer ve gerek yoktur.” dedi.
Terörsüz Türkiye sürecinde tarihi gelişmeler yaşandığını kaydeden Bahçeli, açıklamasında, “Bu gelişmeleri bir noktada tıkama çabaları, komisyon çalışmalarını peşinen baltalama arayışları taktik mahiyetli bir yıldırma ve yıpratma kampanyasıdır.” ifadelerine yer verdi.
“Komisyona üye veren partilerin bu kurnaz ve kirli kampanyaya direniş göstereceğine inancım ve itimadım ise tamdır.” diyen Bahçeli, şöyle devam etti:
“Türkiye’mizin büyük bir beladan kurtuluşun eşiğindeyken bölgemizde her gün yeni ve tehlikeli olaylar vasat bulmaktadır.
Siyonist alçaklık Gazze’yi açlığa ve sefalete mahkum etmektedir.
Yardım kampları vurulmaktadır.”
Devlet Bahçeli‘nin açıklamasının tam metni şöyle:
“Siyaset, aklın ve ahlakın rehberliğinde, hayatın ve hadiselerin önünü kapatan sis bulutlarının dağıtılması, bunun yanı sıra konjoktürel sorunların sürüklediği çıkmaz sokaklardan çıkabilme başarı ve becerisidir.
Sorun çözme kültüründen muaf ve uzak ülkelerin kaotik çatışmaların, kriz odaklı çelişkilerin çekim alanından kurtulamadıkları pek çok tecrübeyle vaki ve varittir.
Türk milleti, kronikleşmiş ve kristalize olmuş ağır sorunlarla yüzleşecek kadar cesaret, dirayet, kifayet, salabet ve seciye sahibi olduğunu bilhassa son yıllarda ispat ve izhar etmiştir.
Hangi kara propaganda devreye alınırsa alınsın Türkiye’mizin önü açıktır.
Bir kere yükselen bayrak asla inmeyecek, asla gölgelenemeyecektir.
Güvence Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’dır.
Terörden arınmış, terörle yollarını ayırmış, terörü kutlu hayatından söküp atmış Türkiye’yi durduracak, duraklatacak ve durgunluğa sürükleyecek herhangi bir müessir ve mütehakkim gücün varlığı artık sadece hayal mesabesindedir.
Kuşatma yarılmış, bölgesel ve küresel kumpas sökülüp atılmıştır.
Terörsüz Türkiye, tereddütleri geriletmiş, tenakuzları gidermiş Türkiye’dir.
Terörsüz Türkiye, milli birlik ve kardeşliği güncellemiş ve güçlendirmiş Türkiye’dir.
Elbette ve beklendiği üzere ülkemizin yeni normaline ayak uydurma zorluğu çekenler vardır ve beklendiği gibi bundan sonra da olacaktır.
Bu kapsamda kimi ucuz ve uçuk suçlamaların tedavüle sokulması aslında uyum probleminden ziyade yakalanan tarihi fırsatın çok yönlü tahrip, tahdit ve tahrişiyle ilişkilidir.
Terörsüz Türkiye’yi siyasi ve ideolojik çıkarlarına aykırı görenlerin bir kaşık suda fırtına koparmak için yanıp tutuşmaları, bunun yanında kabaran istek ve iştahları son günlerde iyice artmış ve yaygınlaşmıştır.
Statükodan geçinen bağnaz kafalar, vesayet özlemi çeken bağımlı odaklar, milliyeti meçhul sözde milliyetçiler, yalan ve dedikodu borsasına yatırım yapan melun çevreler, emperyalizm ve Siyonizm uşaklığına heves eden işbirlikçiler topluca Terörsüz Türkiye hedefini yıkma ve yıpratma amacında birleşmişlerdir.
Bölgesel dinamiklerin ve küresel denklemlerin içyüzünü okumak şöyle dursun böylesine cesameti ağırlaşmış çok vektörlü meseleler yumağını satıhta bile idrak ve ifade edemeyenlerin pek tabii iradeleri mefluç, iddiaları mefsuhtur.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan, bilahare partimizin dört milletvekiliyle temsil edileceği “Milli Birlik ve Dayanışma Komisyonu”na katılmayan, bununla da kalmayıp asılsız, haksız ve hayasız eleştirileri sıralayan ipsiz sapsızların “biz komisyoncu değiliz” zırvasına sığınmaları ciddiyetsiz ve değersiz bir açıklamadır.
Gazi Meclis’in işleyiş ve işlevselliğinde, aynı zamanda demokratik mekanizmaların ikmal ve ilerleyişinde mühim mevkii bulunan komisyonları “komisyonculukla” bir ve eşit görenlere tutarlılık gereğince düşecek ahlaki sorumluluk İçtüzükte tanımlanmış bütün komisyonlardan da derhal çekilmektir.
“Bizim komisyonumuz Türk milletidir” sözü işin özünde mazisi ve mesleği komisyonculuk olanların hezeyan ve hezimetinden başka bir şey değildir.
Hayatının her diliminden hesap yapan, menfaat peşinde koşan, satış ve dönüş ustası bir devşirmenin millet adına bizden hesap sorma beyanı sadece akıl kaybı değil, cambazlık yaptığı ipte nasıl bir küstahlığın ve kifayetsiz muhterisliğin esiri olduğunu da belgelemiştir.
Vakti ve zamanı geldiğinde tarih ve millet huzurunda kimin kimden hesap soracağını herkes görecektir.
Bu ise sadece sabır ve zaman meselesidir.
Milliyetçi Hareket Partisi’ni bir zamanlar zehirlemek ve zincirlemek gayesiyle her maskeyi takanlar, her kaba girenler, önüne gelenden medet umanlar, melanet ittifaklara girenler özellikle bilmelidir ki, ihanet şahıslarıyla ve siyasetleriyle mündemiçtir.
Ne tuhaf bir hal ve durumdur ki, hamaset ve harcanmış hafızalarıyla gün gibi açıkta duran hakikati bertaraf etmeye niyetlenmek, bunu da İP’e sarılarak yapmayı hedeflemek ancak ve ancak basit ve bayağı zihniyetlerin zaafı ve zayıflığıdır.
Bu zaaf ve zayıflığın failleri şükür partimizden arınmış, atılmış ve ayrılmışlardır.
Diğer yandan Meclis’te çalışmalarına başlayacak olan komisyona CHP’nin üye vermesi değerli bir adım iken süreci yokuşa sürecek önşartlar dayatması da bir o kadar anlamsız ve mantıksızdır.
Türkiye terör musibetinden kalıcı olarak kurtulacaktır.
Buna müzahir ve münasip tavır almak, zorlaştıran değil kolaylaştıran, uzlaşmadan kaçan değil milletimizin haysiyet ve hissiyatını kucaklayan yapıcı ve destekleyici siyasi duruşa büyük bir ihtiyaç olduğu tartışmasızdır.
48 üyeden müteşekkil komisyonun nasıl çalışacağı, bu suretle karar alma şeklinin ne olacağı, toplantı esas ve usulleriyle ilgili ilkesel kaidelerin nasıl belirleneceği doğal mecrasında ve ileriki günlerde iyice netleşecektir.
Bu konuda suyu bulandırmaya, kuşkuları tırmandırmaya yer ve gerek yoktur.
Kaldı ki “Terörsüz Türkiye” hususunda tarihi gelişmeler yaşanmaktadır.
Bu gelişmeleri bir noktada tıkama çabaları, komisyon çalışmalarını peşinen baltalama arayışları taktik mahiyetli bir yıldırma ve yıpratma kampanyasıdır.
Komisyona üye veren partilerin bu kurnaz ve kirli kampanyaya direniş göstereceğine inancım ve itimadım ise tamdır.
Türkiye’mizin büyük bir beladan kurtuluşun eşiğindeyken bölgemizde her gün yeni ve tehlikeli olaylar vasat bulmaktadır.
Siyonist alçaklık Gazze’yi açlığa ve sefalete mahkum etmektedir.
Yardım kampları vurulmaktadır.
Bir deri bir kemiğe dönüşen bebekler, çocuklar günbegün açlıktan dolayı hayatlarını kaybetmektedir.
Siyonist emperyalist azgınlığın Suriye ve Filistin’de estirdiği barbarlık tufanı tahammül sınırlarını çoktan aşmıştır.
Suriye’de gerginlik tekrar yükseliş halindedir.
YPG’li teröristlerin Münbiç’e füze saldırısı düzenlemeleri, Dürzi grupların Süveyda’da güvenlik güçlerine saldırmaları, İsrail’in İran’a bağlı hücreleri hedef alması, İsrailli bakanlarla beraber fanatik Yahudilerin Mescid-i Aksa’ya musallat olması tehdidin ne kadar yakın ve yakıcı olduğunu göstermektedir.
İsrail bölgesel huzur ve istikrarın amansız düşmanıdır.
Dürzilerden YPG’ye kadar karıştırmadığı, oyuna getirmediği, maşa olarak kullanmadığı hiçbir grup ve örgüt neredeyse kalmamıştır.
Türkiye’nin her anlam ve düzeyde dikkatli, tedbirli ve temkinli olması beka konusudur.
Su uyusa da İsrail ayaktadır.
Kudüs’ün ve Mescid-i Aksa’nın tarihi kimliğinin ve manevi statükosunun muhafazası ise yalnızca Müslümanların değil insanlığın ortak sorumluluğudur.
Mazlumları katleden, ekmek kuyruğundaki çocukları bombalayan, yeryüzü lanetlisi ve soykırımcı İsrail’in Mescidi Aksa’ya saygısızlığı artık bardağı taşıracak bir provokasyondur.
İslam alemi ses vermeli, canlılık emaresi göstermeli, kandan nemalanan gözü dönmüş Siyonist canavara karşı tek yürek halinde birleşmelidir.
Aksi halde yarın çok geç olacak, son pişmanlık da fayda etmeyecektir.
Filistin’i tanıma vaatlerini açıklayan ülkelerin daha caydırıcı ve sert yaptırım kararlar alması, adından başka bir şeyi kalmayan Birleşmiş Milletler’in şerefli bir hamle yaparak insanlık onuru ve dünya barışı adına askeri müdahale seçeneğini masaya koyması dehşet kapanına sıkışan milyonlar için acil bir ihtiyaçtır.
ABD Başkanı’nın Rusya’ya yönelik tehditleri, Ukrayna ile Rusya arasındaki savaşın şiddet dozajındaki artış, ABD ile AB arasındaki ekonomik ve ticari gerilimler, her türlü ihtimale açık dünya manzarası, diyalog ve diplomasi yerine çatışmaların ve derin anlaşmazlıkların geçmesi ülke ve millet sevdasını ruhunda taşıyan siyasetçilere ve siyasi partilere tarihi bir misyon yüklemektedir.
Terörsüz Türkiye hedefi bu misyonun sonucudur.
Siyonist emperyalist karanlık çevremizi sarıp istikbal ve istiklalimize organize saldırı halindeyken milli birlik ve dayanışmamızı tahkim etmek vatan, millet, namus ve mukaddesat borcudur.
Bu borcu takmayan ve tanımayan, tarihin çağrısını duymayan, milletin beklentilerini önemsemeyen, dünyanın yeni şartlarını ve bölgemizin baş döndüren değişken yapısını fark edemeyenlerin çuvallamaları, zamanın ve zeminin dışında kalmaları mukadderdir.
İşte o zaman Meclis’te kaçak eczane kurulduğunu söyleyen ucube, çarpık ve çamur zihniyetler acınası halleriyle ömürlerini tüketmiş olacaklardır.”
Son Dakika
#SonDakika Kuşadası Belediye Başkanı dahil 5 kişi tutuklandı
#SonDakika Kuşadası Belediye Başkanı dahil 5 kişi tutuklandı
Yayın tarihi: 16 Mart 2026, 22:20

Kuşadası Belediyesi’ne yönelik yürütülen rüşvet ve irtikap soruşturması kapsamında gözaltına alınan Belediye Başkanı dahil beş kişi tutuklandı. Soruşturmayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı yürütüyor; şüphelilere yönelik tutuklama talepleri nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından kabul edildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan ve Aydın, İzmir ile Antalya’da eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonda, aralarında belediye yetkilileri ve iş insanlarının bulunduğu kişiler gözaltına alındı. Soruşturma dosyasında HTS kayıtları ile MASAK raporlarının delil olarak değerlendirildiği belirtiliyor.
Savcılık işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden; Kuşadası Belediye Başkanı ile İmar ve Şehircilik Müdürü, Yapı Kontrol Müdürü, belediye mimarı/şehir plancısı ve iki iş insanı hakkında tutuklama talebi sunuldu. Hakimlik kararına göre —başkan dahil— toplam beş şüpheli tutuklandı. (Adliyeye sevk ve isimlendirme için basın kayıtları mevcuttur.)
Tutuklanan (soruşturmaya adı geçen) kişiler
-
Belediye Başkanı (gözaltı ve tutuklama işlemi tamamlandı).
-
İmar ve Şehircilik Müdürü.
-
Yapı Kontrol Müdürü.
-
Belediye mimarı / şehir plancısı.
-
İki iş insanı (eski spor kulübü yöneticisi ve iş insanı).
Basına yansıyan listeler ve sıralamalar farklı kaynaklarda küçük ayrımlar gösterebilmektedir; savcılık yazılı açıklaması ve adliye kayıtları nihai bilgi kaynağıdır. -
Suçlamalar ve dosyanın kapsamı
Soruşturmada “rüşvet” ve “irtikap” şüpheleri öne çıkıyor. İddialara göre bazı yapı, ruhsat ve iskan işlemleri karşılığında para veya menfaat sağlandığı ileri sürülüyor; dosyada banka hareketleri ve telefon kayıtlarının soruşturmaya konu olduğu belirtiliyor. Şüpheliler hakkında mali inceleme raporları da dosyada yer almakta.
Şüphelilerin ve partinin açıklamaları
Belediye Başkanı’nın avukatları ve bazı CHP’li yetkililer iddiaları reddetti; başkanın sorgu sırasında bazı iddiaları “kurgulanmış” olarak nitelendirdiğine dair haberler yayıldı. Siyasi cephelerde soruşturmaya ilişkin tartışmalar ve tepki açıklamaları sürüyor.
Tutuklama kararına itirazlar, nöbetçi sulh ceza hakimliğine veya 3. Sulh Ceza Mahkemesi’ne yapılabilir; sonraki aşamada delillere göre ağır ceza mahkemesinde dava açılması gündeme gelecek. Savcılığın gizlilik yükümlülüğü ve soruşturma devam ettiği için ayrıntıların zamanla netleşmesi bekleniyor.
Kuşadası, turizm gelirleri ve yapılaşma yoğunluğu nedeniyle imar ve ruhsat işleri açısından kritik bir ilçe. Belediye yönetiminde yaşanan bu tip yolsuzluk iddiaları hem yerel hizmetleri hem de yatırımcı güvenini etkileyebilir; soruşturmanın etkileri yerel siyaset sahnesinde de hissedilecektir. (Yerel bağlam ve önceki incelemeler basında daha önce tartışılmıştı.)
Son Dakika
Anadolu Otoyolu’nda Feci Kaza: Hostes Hayatını Kaybetti, 15 Yaralı
Anadolu Otoyolu’nda Feci Kaza: Hostes Hayatını Kaybetti, 15 Yaralı
Tarih: 14.03.2026 – 03:33

Anadolu Otoyolu Kızılcahamam Kesiminde Korkunç Kaza
Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde gece saatlerinde meydana gelen trafik kazasında, şehirlerarası yolcu otobüsü ile çekici çarpıştı. Feci kazada otobüste hostes olarak görev yapan genç kadın hayatını kaybederken, 15 kişi yaralandı.
Kaza, Anadolu Otoyolu Gümele Mahallesi mevkisinde saat 03.33 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, M.A. idaresindeki yolcu otobüsü ile M.O. yönetimindeki çekici henüz belirlenemeyen bir nedenle çarpıştı.
Çarpışmanın şiddetiyle otobüste hostes olarak çalışan S.C. olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada yaralanan 15 kişi için bölgeye çok sayıda ambulans sevk edildi.
![]()
Sağlık ekiplerinin olay yerinde yaptığı ilk müdahalenin ardından yaralılar, çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralıların sağlık durumları hakkında henüz resmi bir açıklama yapılmazken, bazı yaralıların durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.
Kaza nedeniyle otoyolun Ankara istikametinde bir süre aksayan trafik, araçların kaldırılmasının ardından normale döndü.
Olayla ilgili soruşturma başlatılırken, kazanın kesin nedeni yapılacak incelemeler sonucu belirlenecek. Yetkililer, sürücülerin özellikle gece yolculuklarında dikkatli olmaları ve hız limitlerine uymaları konusunda uyarılarda bulundu.
Kazada hayatını kaybeden hostes S.C.’nin cenazesi, otopsi işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.
Son Dakika
Adana’da siren sesleri duyuldu, patlama sesi geldi: İncirlik Üssü mü hedef alındı?
Adana’da siren sesleri duyuldu, patlama sesi geldi: İncirlik Üssü mü hedef alındı?
Tarih: 13 Mart 2026
Saat (ilk iddia): ~03:24–03:33

Bu sabaha karşı saat 03:20–03:35 civarlarında İncirlik Hava Üssü çevresinden yükseldiği belirtilen siren sesleri ve ardından duyulduğu iddia edilen patlama sesleri sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Bazı görgü tanıkları ve vatandaş paylaşımlarında, gökyüzünde ateşlenen ya da yönlendirilen bir cismin imha edildiğine dair görüntüler olduğu öne sürüldü; ancak resmi kaynaklardan (Valilik / MSB) olayla ilgili ilk anlarda net bir teyit açıklaması sınırlı kaldı.
-
~03:24 — Bölge sakinleri İncirlik yönünden gelen sirenleri duyduğunu bildirdi.
-
03:25–03:30 — Sosyal medyada kısa video ve ses kayıtları paylaşılmaya başlandı; bazı videolarda gökyüzüne doğru ilerleyen ve “füze olduğu değerlendirilen” bir cismin izlediği, ardından yüksek bir patlama sesinin geldiği öne sürüldü.
-
İlk saatlerde — Bölgede itfaiye ve güvenlik güçlerinin konuşlandığı, bazı mahallelerde polis ve resmi unsurların toplantı halinde olduğu bildirildi. Resmi kurumlardan ilk anlarda kapsamlı bir teyit açıklaması gelmedi.
Milli kurumların daha önceki açıklamalarında, sınır ötesi gerilimler ve bölgedeki riskler nedeniyle Türkiye’nin hava sahası güvenliğine ilişkin tedbirleri artırdığı, İncirlik’in bir Türk üssü olduğuna dair vurguların yapıldığı biliniyor. Milli Savunma Bakanlığı’nın son basın bilgilendirmelerinde de bölge hava ve füze savunma faaliyetlerinin takip edildiği belirtilmişti; yine de bu gece yaşanan spesifik iddialara ilişkin açık, ayrıntılı bir MSB veya Adana Valiliği teyidi (kamuya ayrıntılı bilgi) yayınlanmamıştır.
Bazı yerel kaynaklar ve haber siteleri sirenlerin “tatbikat” veya “angajman” kaynaklı olabileceğini de aktardı; daha önceki benzer durumlarda yetkililer sirenlerin tatbikattan kaynaklandığını duyurmuşlardı. Ancak bu olayda (patlama iddiası gibi) henüz tek bir, net, resmi açıklama ile tüm iddialar çürütülmedi ya da doğrulanmadı.
-
Gündem1 hafta önceBayram tatiline giderken kaza: Aksaray’da ölen çift, yaralı 4 çocuğun tedavisi sürüyor
-
Gündem1 hafta önceAksaray — Bayram tatili yolunda feci kaza: baba öldü, eşi ve 4 oğlu yaralandı
-
Gündem7 gün önce7 yıl sonra alıkonulduğu harabe evde bulunan Nazar, adını Ahmet olarak biliyormuş
-
Gündem1 hafta önceBursa’da 7 yıl harabe evde alıkonulan çocuk, DNA testi sonrası annesine teslim edilecek
-
Gündem1 hafta önceKuzey Kore’den füze yağmuru: 10’dan fazla balistik füze fırlatıldı
-
Gündem5 gün önceTarlaya gübre atarken devrilen traktörün altında kalan sürücü hayatını kaybetti
-
Gündem7 gün önceEvde çıkan yangında 70 yaşındaki adam hayatını kaybetti, eşi yaralandı
-
Gündem2 gün önceBayram izninde çıktı, kuzeninin eşini öldürdü
