Danimarka Parlamentosu’ndan “Spiral Skandalı”nda Tarihi Tazminat Kararı
Tarih: 27 Ağustos 2026 | Okuma Süresi: 4 dakika, 14:00
Kaynak :Ritzau

Danimarka Parlamentosu (Folketinget), 27 Ağustos 2026 tarihinde yaptığı oylamada, 1960’lı yıllardan 1991’e kadar Grönland’da binlerce kadına ve kız çocuğuna rızaları dışında zorla doğum kontrol aracı (spiral) takılması skandalında tazminat ödenmesini öngören yasa teklifini kabul etti. Yasa, 100’e karşı 10 oyla geçerken, mağdur kadınlara kişi başı 300 bin Danimarka kronu (yaklaşık 40 bin 300 euro) tazminat ödenmesinin yolu açıldı.
Oylama öncesinde Sağlık Bakanı Ida Auken, hükümetin konuyu uzatmadan çözmekte kararlı olduğunu belirterek, “Kadınlar zaten yeterince uzun süre bekledi” ifadelerini kullandı. Başbakan Mette Frederiksen ise tazminat düzenlemesinin “niteliği itibarıyla oldukça benzersiz” olduğunu vurguladı.
1960’lardan 1991’e Uzanan Karanlık Bir Dönem
Skandal, Danimarka’nın Grönland’daki sağlık politikalarının en karanlık sayfalarından biri olarak tarihe geçti. 1953’te koloni statüsünden çıkarılarak Danimarka’nın bir eyaleti haline getirilen Grönland, dönemin nüfus planlaması politikaları çerçevesinde hedef alındı. O dönemde dünyanın en yüksek doğum oranlarından birine sahip olan ada, Danimarka sağlık yetkilileri tarafından “modernizasyon” ve “aile planlaması” adı altında yürütülen bir kampanyanın merkezine oturtuldu.
Danimarka kamu yayın kuruluşu DR’nin yıllar önce ortaya çıkardığı belgelere göre, en az 4 bin 500 kadın ve 12 yaşından itibaren kız çocuğu bu uygulamadan etkilendi. Uygulama, 1991 yılında Grönland’ın sağlık hizmetleri yetkisini devralmasına kadar devam etti.
Mağdurların Çilesi: “Karnımda Kırık Camlar Vardı”
Mağdurlardan Bula Larsen, 14 yaşında yurdunda hiçbir açıklama yapılmadan hastaneye gönderildiğini ve zorla spiral takıldığını anlattı. Larsen, yaşadığı deneyimi “bir saldırı gibiydi” sözleriyle tanımlarken, çektiği acıyı “karnımda kırık camlar varmış gibi” ifadeleriyle dile getirdi. Uygulama sonucunda çocuk sahibi olamayacak duruma geldiğini belirten Larsen, “Danimarka, demokratik bir ülke ve insan haklarına önem veren bir devlet olarak itibarını kurtarmaya çalışıyor” dedi.
Grönland’ın eski başbakanı Múte B. Egede, yaşananları “soykırım” olarak nitelendirirken, Danimarka’daki Grönlandlı milletvekili Qarsoq Høegh-Dam ise Danimarka devletini “sistematik ayrımcılık” yapmakla suçladı ve olayı “buzdağının görünen yüzü” olarak tanımladı.
Resmi Özür ve Tazminat Süreci
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen ve Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen, Eylül 2025’te başkent Nuuk’ta düzenlenen resmi bir törenle mağdurlardan özür diledi. Frederiksen törende, “Size söyleyecek tek doğru şey var: Özür dilerim. Grönlandlı olduğunuz için size yapılan haksızlık için özür dilerim” ifadelerini kullandı.
Tazminat başvuruları 1 Temmuz 2026’da açıldı ve ilk ay içinde 171 Grönlandlı kadın tazminat talebinde bulundu. Başvurular 1 Eylül 2028’e kadar devam edecek. Ancak tazminat ödemeleri, yasanın 1 Eylül 2026’da yürürlüğe girmesinin ardından başlayabilecek.
Hükümet Raporları Beklemedi: “Kadınlar Yeterince Bekledi”
Tazminat süreci, Grönland özerk yönetiminin Danimarka’nın hukuki sorumluluğu ve olası soykırım suçlamalarını araştıran iki ayrı raporu henüz kamuoyuna açıklanmadan ilerledi. Raporların yazarlarından biri olan avukat Jonas Christoffersen, Parlamento’ya yasayı erteleme çağrısı yapmış olsa da, hükümet bu talebi reddetti.
Sağlık Bakanı Ida Auken, “Raporları bekleseydik işleri çok ciddi şekilde geciktirme riskimiz olabilirdi” diyerek kararı savundu. Başbakan Frederiksen ise raporların içeriğini henüz görmediğini belirterek, “Ne gösterirlerse göstersinler, yaptığımızın doğru olduğunu düşünüyorum” açıklamasını yaptı. Raporların 28 Ağustos 2026’da, yasanın kabulünden sadece bir gün sonra açıklanması bekleniyor.
Grönland’ın İnsan Hakları Konseyi’nden Eleştiri
Grönland İnsan Hakları Konseyi, Nisan 2026’da yaptığı açıklamada başvuru sürecinin bazı yönlerine eleştiri getirdi. Konsey, doktorların hâlâ kendilerine spiral takıldığını bilmeyen kadınlarda bu cihazları tespit ettiğine dikkat çekerek, mağdurların tümünün başvuru sürecinden haberdar olmayabileceği uyarısında bulundu.
“Bu Sadece Bir Başlangıç”
Grönlandlı milletvekili Naaja H. Nathanielsen, yasanın kabul edilmesinin ardından yaptığı açıklamada, “Bu yasanın anlamı hafife alınamaz. Grönlandlı kadın kuşaklarına yaşatılan travmanın çok somut bir şekilde tanınmasıdır” dedi.
Mağdurların avukatları ve insan hakları örgütleri ise, önümüzdeki günlerde açıklanacak olan iki raporun Danimarka’nın sorumluluğunu daha geniş kapsamlı olarak ortaya koyması durumunda, tazminat miktarının artırılması ve mağdur sayısının güncellenmesi yönünde yeni adımlar atılabileceğini belirtiyor.









