Gündem
Bitlis’te heyelan: 4 köy yolu ulaşıma kapandı
Bitlis’te heyelan: 4 köy yolu ulaşıma kapandı
FatihDoganMedya FatihDoganMedya | Tarih: 14 Şubat 2026 — Saat: 15:50

Karların erimesi ve geçen yağışlar sonucu meydana gelen heyelanlar nedeniyle, Bitlis’in Hizan ilçesine bağlı bazı köy yolları ulaşıma kapandı; yerel ekipler yol açma çalışmalarına başladı.
Hizan ilçesinde kar erimesiyle birlikte etkisini artıran yağışlar, birden fazla noktada toprak kaymasına (heyelana) yol açtı. İl sınırları içinde Dayılar, Karbastı, Gökay ve Horozdere köylerine giden yollar toprak kayması nedeniyle ulaşıma kapandı.
Müdahale ve uyarılar
Kapalı yolların yeniden ulaşıma açılması için İl Özel İdaresi ekipleri iş makineleriyle çalışmalarını sürdürüyor; ekipler gece-gündüz vardiya düzeniyle yol açma ve bölge güvenliğini sağlama çalışmalarına devam ediyor. Yerel yetkililer, hava koşullarına bağlı yeni heyelan risklerine karşı sürücüleri dikkatli olmaları ve zorunlu olmadıkça kapalı güzergahları kullanmamaları konusunda uyardı.
Adana Merkezli Dev Operasyonda Sıcak Gelişme: Rasim Ozan Kütahyalı Dahil 154 Kişi Adliyeye Sevk Edildi!
Haberin yayın tarihi ve saati: 17 Mayıs 2026 , 11:35

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın koordinesinde 21 ilde düzenlenen ve Türkiye’nin en büyük yasa dışı bahis operasyonlarından biri olarak nitelendirilen soruşturmada gözaltına alınan 154 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi. Aralarında gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’nın da bulunduğu şüphelilerin, “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “Yasa dışı bahis”, “Nitelikli dolandırıcılık”, “Rüşvet” ve “Kara para aklama” gibi ağır suçlamalarla karşı karşıya olduğu öğrenildi.
Edinilen bilgilere göre, Adana merkezli bu dev operasyon, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından uzun süredir titizlikle yürütülüyordu. Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı’nın (MASAK) detaylı raporları, teknik ve fiziki takipler, banka hareketleri, kripto varlık analizleri ve HTS kayıtları gibi birçok delilin bir araya getirilmesiyle şüphelilerin organize bir suç örgütü gibi hareket ettiği tespit edildi. Operasyon, 14 Mayıs 2026 tarihinde Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından kamuoyuna duyurulmuş ve büyük yankı uyandırmıştı.
Rasim Ozan Kütahyalı’nın İfadesi Ortaya Çıktı: “Suçlamaları Reddediyorum”
Operasyonun en dikkat çeken isimlerinden biri olan gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı, İstanbul’daki evinde gözaltına alınarak Adana’ya getirilmişti. Adana Emniyet Müdürlüğü’ndeki sorgusunun ardından adliyeye sevk edilen Kütahyalı’nın ifadesi basına yansıdı. Kütahyalı’nın, hakkındaki iddialarla ilgili olarak savcılığa verdiği ifadede, “Söz konusu para hareketliliği, alacağıma karşılık gönderilen paralardır. Borç karşılığı gönderildi. Benim bahsi geçen suçlarla bir alakam yok” dediği öğrenildi.
Öte yandan, Kütahyalı’nın hesabındaki para trafiğine dair çarpıcı detaylar da gün yüzüne çıktı. MASAK raporlarına göre, Kütahyalı’nın hesabından katmanlama amacıyla kullanıldığı değerlendirilen hesaplara yaklaşık 37,7 milyon TL transfer yapıldığı, aynı yapı içindeki hesaplardan ise hesabına yaklaşık 15,7 milyon TL giriş olduğu tespit edildi.
Suç Örgütünün Karmaşık Finansal Ağı Deşifre Edildi
Soruşturma kapsamında şüphelilerin, yasa dışı bahis ve phishing (oltalama) yöntemiyle gerçekleştirilen nitelikli dolandırıcılık faaliyetlerinden elde ettikleri suç gelirlerini aklamak için adeta bir labirent oluşturduğu belirlendi. Elde edilen yasa dışı gelirlerin; elektronik para kuruluşları, banka hesapları, sanal POS sistemleri, döviz büroları, kuyumcular, paravan şirketler ve kripto varlık sistemleri üzerinden dolaştırıldığı ve bu şekilde kaynağının gizlenmeye çalışıldığı tespit edildi.
Operasyonun mali boyutunun devasa olduğu, yapılan incelemelerde yaklaşık 100 milyar TL ve 2 milyar dolar seviyesinde bir para hareketliliğinin saptandığı belirtildi. Suç örgütünün, özel yazılım altyapıları ve panel sistemleri kurduğu, yasa dışı bahis sitelerine finansal altyapı sağladığı ve çok katmanlı bir finansal sistem üzerinden para transferi yaptığı da gelen bilgiler arasında.
7 Kişi Serbest Bırakıldı, 37 Şüpheli Aranıyor
Adana Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi’ndeki işlemleri tamamlanan toplam 161 şüpheliden 7’si, savcılık talimatıyla serbest bırakıldı. Aralarında Rasim Ozan Kütahyalı ve suç örgütünün elebaşı olduğu öne sürülen Selahattin Akın Uzun’un da bulunduğu 154 kişi ise yoğun güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi. Polis ekiplerinin, adliye güzergahında geniş güvenlik önlemleri aldığı görüldü. Öte yandan, haklarında gözaltı kararı bulunan 37 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların ise sürdüğü bildirildi.
Bu dev operasyon, yasa dışı bahis ve kara para aklama ile mücadelede önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Gözler şimdi adliyeye sevk edilen 154 şüphelinin savcılık sorgularının ardından çıkacak kararda.
Haber: Fatih Doğan
Gündem
SON DAKİKA: DSÖ’den Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde Nadir Ebola Türü İçin ‘Uluslararası Acil Durum’ Kararı! Salgın Pandemi Değil, Ama Tehlike Büyük: Ölü Sayısı 87’ye Yükseldi
SON DAKİKA: DSÖ’den Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde Nadir Ebola Türü İçin ‘Uluslararası Acil Durum’ Kararı! Salgın Pandemi Değil, Ama Tehlike Büyük: Ölü Sayısı 87’ye Yükseldi
FatihDoğanMedya / DÜNYA | 17 Mayıs 2026, Pazar – 06:30

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin (DKC) Ituri eyaletinde ortaya çıkan ve şu ana kadar en az 87 kişinin ölümüne neden olan nadir bir Ebola türü nedeniyle “Uluslararası Önemi Haiz Halk Sağlığı Acil Durumu” (PHEIC) ilan etti. Örgüt, salgının hızla yayılma potansiyeline dikkat çekerken, bu aşamada “pandemi” olarak nitelendirilmeyeceğini duyurdu.
Son güncellemelere göre, bölgede toplam 336 şüpheli ve doğrulanmış vaka tespit edilirken, ölü sayısı 87’ye yükseldi. Yetkililer, salgının nadir görülen Bundibugyo virüsü türünden kaynaklandığını ve bu türe karşı henüz onaylanmış bir aşı bulunmadığını belirterek uluslararası toplumu uyardı.
DSÖ’den Kritik Adım: Acil Durum Ama Pandemi Değil!
DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus başkanlığında toplanan Acil Durum Komitesi, DKC ve Uganda’yı kapsayan değerlendirmelerin ardından 17 Mayıs 2026 itibarıyla salgını “Uluslararası Önemi Haiz Halk Sağlığı Acil Durumu” (PHEIC) olarak sınıflandırdı.
DSÖ’nün resmi açıklamasında, “Bundibugyo virüsünün neden olduğu Ebola salgını, Uluslararası Sağlık Tüzüğü (IHR) kapsamında bir halk sağlığı acil durumu oluşturmaktadır; ancak bir pandemi acil durumu kriterlerini karşılamamaktadır” ifadeleri kullanıldı.
Bu karar, salgının ciddiyetine ve uluslararası yayılma riskine işaret ederken, küresel seyahat ve ticarete yönelik kısıtlamaların bu aşamada gerekli görülmediğini de ortaya koyuyor.

Bundibugyo Virüsü: Nadir, Tehlikeli ve Aşısız!
Salgına neden olan Bundibugyo virüsü, ilk kez 2007 yılında Uganda’nın Bundibugyo bölgesinde tanımlanmıştı. O dönem yaşanan salgında 131 vaka görülmüş, 42 kişi hayatını kaybetmişti (%32 ölüm oranı). Virüs, tarihte yalnızca üçüncü kez bu denli büyük bir salgına yol açıyor.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti Sağlık Bakanı Samuel-Roger Kamba, yaptığı açıklamada, “Bu türün bilinen bir aşısı veya spesifik bir tedavisi yok. Ölüm oranı yüzde 50’ye kadar çıkabiliyor” diyerek durumun vahametini gözler önüne serdi.
Şu ana kadar Ebola’ya karşı geliştirilen aşılar yalnızca Zaire türü için etkili. Bundibugyo türünün uzun süredir görülmemesi, bilimsel araştırmaların bu alanda yavaş ilerlemesine neden oldu. Afrika CDC yetkilileri, “Bu salgın bir uyandırma çağrısıdır” diyerek acil aşı geliştirme çalışmalarının başlatıldığını ancak sürecin henüz erken aşamada olduğunu belirtti.
Ölü Sayısı Artıyor: 87 Kişi Hayatını Kaybetti
Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (Afrika CDC) tarafından yapılan son açıklamaya göre, Ituri eyaletinde toplam 336 vaka (şüpheli ve doğrulanmış) tespit edildi ve 87 kişi hayatını kaybetti. Bu vakalardan yalnızca 8’i laboratuvar ortamında doğrulanmış durumda. Ölümlerin çoğu toplum içinde gerçekleşirken, en az 4 sağlık çalışanının da yaşamını yitirdiği bildirildi.
Bölgeden gelen haberler, durumun vahametini gözler önüne seriyor. Ituri’nin başkenti Bunia’da yaşayan Jean Marc Asimwe, yaşadıklarını şöyle anlattı:
“Her gün insanlar ölüyor… Bu durum yaklaşık bir haftadır devam ediyor. Tek bir günde iki, üç hatta daha fazla kişiyi gömüyoruz.”
Vakaların özellikle Mongwalu ve Rwampara sağlık bölgelerinde yoğunlaştığı, Bunia, Kuzey Kivu ve başkent Kinşasa’da da şüpheli vakaların rapor edildiği belirtiliyor.
Uganda’da da Tespit Edildi: Sınır Ötesi Tehdit Büyüyor!
Salgının uluslararası boyut kazanmasındaki en kritik gelişme, Uganda’nın başkenti Kampala’da iki doğrulanmış vakanın tespit edilmesi oldu. Uganda Sağlık Bakanlığı, 59 yaşındaki Kongolu bir erkeğin, 11 Mayıs’ta Kampala’daki bir hastaneye kaldırıldıktan sonra 14 Mayıs’ta hayatını kaybettiğini ve testlerinin Bundibugyo virüsü için pozitif çıktığını duyurdu.
Uganda’da 15 ve 16 Mayıs tarihlerinde, birbiriyle bağlantısı olmayan iki ayrı vakanın 24 saat içinde rapor edilmesi, virüsün görünürdeki yayılma hızını ortaya koyuyor. Uganda hükümeti, sınır taramalarını sıkılaştırırken, ülkede henüz yerel bir vakanın doğrulanmadığını vurguladı
Afrika CDC’den Derecelendirme: Risk Çok Yüksek!
Afrika CDC, salgını 3. Derece olarak sınıflandırarak risk değerlendirmesini şöyle yaptı:
· Demokratik Kongo Cumhuriyeti için: Çok yüksek risk
· Doğu Afrika için: Yüksek risk
· Kıta geneli için: Orta düzey risk
Afrika CDC’nin raporunda, tespitte 4 haftalık gecikme yaşandığı, temaslı takibinde boşluklar olduğu, enfeksiyon kontrol önlemlerinde zafiyetler bulunduğu ve çok sayıda sağlık çalışanının hayatını kaybettiği vurgulandı.
Bölgenin karmaşık yapısı da endişeleri artırıyor: Madencilik faaliyetleri nedeniyle yoğun nüfus hareketliliği, silahlı grupların varlığı ve güvenlik krizleri, salgınla mücadeleyi zorlaştıran faktörler arasında.
DSÖ’den Acil Eylem Planı: 500 Bin Dolar Kaynak Ayrıldı
DSÖ, salgının kontrol altına alınması için kapsamlı bir acil eylem planı devreye soktu. Genel Direktör Tedros, acil durum fonundan 500 bin dolar kaynak ayrıldığını açıklarken, bölgeye 5 ton tıbbi malzeme sevk edildiğini duyurdu.
Öncelikli eylem maddeleri arasında şunlar yer alıyor:
· Risk iletişimi ve toplum katılımının sağlanması
· Aktif vaka tespiti ve temaslı takibi
· Sağlık tesislerinde enfeksiyon önleme ve kontrol
· Güvenli klinik bakım hizmetlerinin genişletilmesi
· Laboratuvar test kapasitesinin artırılması
· Güvenli defin işlemlerinin sağlanması
Örgüt ayrıca, epidemiyoloji, enfeksiyon kontrolü, risk iletişimi ve lojistik alanlarında uzman ekipleri bölgeye sevk etmeye devam ediyor.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin 17. Ebola Salgını
Bu salgın, Ebola virüsünün ilk kez 1976’da DKC’deki Yambuku köyünde tanımlanmasından bu yana ülkede kaydedilen 17. Ebola salgını olarak tarihe geçti.
Bir önceki salgın Aralık 2025’te sona ermiş, toplam 64 vaka ve 45 ölümle kontrol altına alınmıştı. 2018-2020 yılları arasında yaşanan en ölümcül Ebola salgınında ise yaklaşık 2.300 kişi hayatını kaybetmişti.
Sağlık Bakanı Kamba, şüpheli ilk vakanın 24 Nisan 2026’da Bunia’daki bir hastanede görev yapan bir hemşire olduğunu açıkladı. Ancak Afrika CDC, salgının gerçek başlangıç noktasının henüz belirlenemediğini, bu durumun da salgının boyutunun tam olarak bilinemediği anlamına geldiğini vurguladı.
Uzmanlardan Uyarı: Hızlı Müdahale Şart!
Afrika CDC Başdanışmanı Dr. Ngashi Ngongo, “Bundibugyo türü yeni değil ancak uzun süredir görülmemesi, bu türe yönelik araştırmaların Zaire türüne kıyasla çok daha az gelişmiş olmasına neden oldu. Bu salgın, küresel sağlık güvenliği için ciddi bir sınav niteliğinde” dedi.
Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) Acil Durum Program Yöneticisi Trish Newport ise, “Bu kadar kısa sürede görülen vaka ve ölüm sayıları, salgının birden fazla sağlık bölgesine ve sınırın ötesine yayılması son derece endişe verici. Geniş çaplı bir müdahale için hazırlıklarımızı sürdürüyoruz” açıklamasını yaptı.
Dünden Bugüne Ebola: Korkutan Rakamlar
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, Ebola virüsü son 50 yılda Afrika’da yaklaşık 15.000 kişinin ölümüne neden oldu. Virüsün neden olduğu hastalıkta ölüm oranı, türüne bağlı olarak yüzde 25 ile yüzde 90 arasında değişiyor.
Bundibugyo türünde bu oranın yüzde 50’ye kadar çıkabilmesi, mevcut bir aşının bulunmaması ve bölgenin zorlu koşulları bir araya geldiğinde, salgının kontrol altına alınmasının hiç de kolay olmayacağı anlaşılıyor.
DSÖ, tüm üye ülkeleri salgına karşı hazırlıklı olmaya ve Uluslararası Sağlık Tüzüğü çerçevesinde gerekli önlemleri almaya çağırdı.
Gelişmeler FatihDoğanMedya tarafından anbean aktarılmaya devam edecek.
Gündem
SON DAKİKA | Eurovision 2026’da Tarihi Zafer Bulgaristan’ın! Birinci Kez Kazandı, İsrail Protestoların Gölgesinde İkinci Oldu
SON DAKİKA | Eurovision 2026’da Tarihi Zafer Bulgaristan’ın! Birinci Kez Kazandı, İsrail Protestoların Gölgesinde İkinci Oldu
Tarih: 17 Mayıs 2026, Pazar | Saat: 03:45

Avusturya’nın başkenti Viyana’da düzenlenen 70. Eurovision Şarkı Yarışması’nın büyük finali, Bulgaristan’ın tarihi zaferine sahne oldu. Genç şarkıcı Dara, “Bangaranga” adlı şarkısıyla hem jüri hem de halk oylamasında rakiplerine fark atarak ülkesine Eurovision tarihindeki ilk birinciliği getirdi. İsrail’in protestolar eşliğinde ikinci olduğu gecede, Bulgaristan ikinciye tam 173 puan fark atarak rekor kırdı.
Müzik dünyasının en prestijli organizasyonlarından biri olan ve bu yıl 70. kez düzenlenen Eurovision Şarkı Yarışması’nda perde, Bulgaristan’ın altın harflerle yazılacak zaferiyle kapandı. Daha önce 2017 yılında Kristian Kostrov ile ikincilik yaşayan Bulgaristan, Dara’nın enerjik performansıyla zirveye çıktı.

Dara ve “Bangaranga” Fırtınası
Bulgaristan’ı temsil eden Darina Yotova ya da sahne adıyla Dara, 27 yaşında ve ülkesinin ulusal finalinde seçildi. Şarkısı “Bangaranga”, sözleri ve bestesiyle Bulgar, Norveçli ve Yunan isimlerin ortak çalışmasından oluşuyor.
· Profesyonel Jüri Oyu: Bulgaristan, 204 puanla jüri sıralamasında zirvede yer aldı.
· Halk Oylaması (Televote): Dara, seyirciden tam 312 puan alarak farkı iyice açtı.
· Toplam Sonuç: 516 puanla Bulgaristan birinci, 343 puanla İsrail ikinci, 287 puanla Avustralya üçüncü oldu.
· Rekor Fark: Bulgaristan, ikinci İsrail’e tam 173 puan fark atarak Eurovision tarihine geçti.

İsrail’e Boykot ve Protestolar Gölgesinde Final
Bu yılki yarışma, İsrail’in katılımı nedeniyle geniş çaplı protestolara sahne oldu. İspanya, Hollanda, İzlanda, İrlanda ve Slovenya, İsrail’i protesto ederek yarışmadan çekildi. İsrail’i “Eclipse” şarkısıyla temsil eden Noam Bettan, ikinci yarı finalde sahneye çıktığı anda tribünlerden Filistin bayraklarıyla protesto edildi.
Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnes Callamard, İsrail performansı sırasında sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, “Devam eden soykırım, yasa dışı işgal ve apartheid varken Eurovision’da İsrail için bir sahne olmamalı” ifadelerini kullandı.
🎶 İlk 10 Sıralaması (Final Sonucu)
1. Bulgaristan – Dara – “Bangaranga” – 516 puan
2. İsrail – Noam Bettan – “Eclipse” – 343 puan
3. Avustralya – Delta Goodrem – “Eclipse” (şarkı ismi benzerliği, farklı şarkı) – 287 puan
4. Romanya – Alexandra Capitanescu – …
5. Ukrayna – Leleka – …
6. Arnavutluk – Alis – …
7. Yunanistan – Akylas – …
8. Sırbistan – Lavina – …
9. Malta – Aidan – …
10. Norveç – Jonas Lovv – …
Türkiye’nin Yokluğu ve Gelecek Yıl
Türkiye, 2013’ten bu yana yarışmaya katılmıyor. Eurovision’un ev sahipliği gelecek yıl Bulgaristan’a geçecek.
-
Gündem3 gün önceNevşehir’de Yürekleri Ağızlara Getiren Olay: Düşen Kardeşine Bakmak İsterken O da Balkondan Düştü
-
Gündem1 hafta önceKağıthane’de kayınvalidesi tarafından öldürülen damadın, eşini tehdit ettiği görüntüler ortaya çıktı
-
Gündem7 gün önceManisa’da Yürek Yakan Asansör Kazası: 24 Yaşındaki Genç Baba Sıkışarak Can Verdi
-
Spor1 hafta önceMersin Tarsus’ta Boks Antrenörü Tufan Suaşan Evinde Ölü Bulundu
-
Sağlık1 hafta önceSON DAKİKA: İngiltere’de 3. Hantavirüs Şüphesi! Korkutan Salgın Kruvaziyer Gemisinden Yayılıyor
-
Gündem1 hafta önceMardin’de iki grup arasında bıçaklı kavga: 1 ölü
-
Spor1 hafta önceFenerbahçe TÜMOSAN Konyaspor’u 3-0 Yendi Ama Şampiyonluk İçin Yetmedi!
-
Spor1 hafta önce26. ŞAMPİYONLUK COŞKUSU: GALATASARAY TARAFTARLARI YURDUN DÖRT BİR YANINDA MEYDANLARI DOLDURDU!
