Politika
Barış Süreci’nde kritik adım: Bahçeli, DEM Parti heyetini kabul etti, “İkinci aşamaya geçtik” mesajı verildi
Barış Süreci’nde kritik adım: Bahçeli, DEM Parti heyetini kabul etti, “İkinci aşamaya geçtik” mesajı verildi
Tarih: 12 Aralık 2025 Cuma | ⏱️ Okuma Süresi: 4 DAKİKA Saat: 15:00
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, DEM Parti İmralı heyetini TBMM’de kabul etti. Yaklaşık 50 dakika süren kapalı görüşmenin ardından yapılan ortak açıklamada, barış sürecinin “ikinci aşamaya” geçtiği ve bu aşamada “yasal, hukuki bir düzene ihtiyaç duyulduğu” vurgulandı. Heyette TBMM Başkanvekili ve DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan, DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar ve avukat Faik Özgür Erol yer aldı.

Görüşmenin Detayları ve Açıklamalar
Görüşme, 12 Aralık Cuma günü saat 14.57’de TBMM’de gerçekleşti. Bahçeli, DEM Parti heyetini makamının kapısında karşıladı. Basına kapalı yapılan görüşme sonrası açıklama yapan Pervin Buldan, 2 Aralık’ta İmralı’da yapılan görüşmeler ve sonrasındaki gelişmeler hakkında Bahçeli’yi bilgilendirdiklerini söyledi.
Buldan’ın açıklamalarındaki kritik noktalar şunlardı:
· “İkinci aşamaya geçtik”: Sürecin yeni bir zeminde ilerlemesi gerektiğini belirtti.
· “Yasal düzenleme şart”: İkinci aşamanın yasal ve hukuki bir zemine ihtiyaç duyduğunu, bunun da bir “barış yasası” olması gerektiğini özellikle vurguladı.
· “Komisyon ve partiler çalışmalı”: Bundan sonraki süreçte Meclis komisyonunun ve siyasi partilerin çalışmalarının kritik önem taşıyacağını ifade etti.
Ardından söz alan MHP Lideri Devlet Bahçeli ise kısa ama çarpıcı bir açıklama yaparak, “Pervin hanım her konuyu açıklıkla ifade ettiler. Her cümlesine imzamı atıyorum” dedi. Bu ifade, sürece dair ortak mutabakatın güçlü bir işareti olarak yorumlandı.
Sürecin Arka Planı ve Meclis’teki Durum
Bu görüşme, “Terörsüz Türkiye”, “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” olarak adlandırılan siyasi sürecin önemli bir halkası. Süreç, MHP Lideri Bahçeli’nin 2024 Ekim ayındaki çağrısıyla başlamış, PKK’nın silah bırakma ve fesih kararı almasıyla devam etmişti.
· Komisyon Çalışmaları: TBMM’de kurulan “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” süreci yönetiyor. Komisyon, 24 Kasım’da İmralı’ya bir ziyaret gerçekleştirmişti.
· Raporların Sunulması: Şu anda siyasi partiler, komisyona bu sürece dair görüş ve önerilerini içeren raporlarını sunma aşamasında. MHP’nin 120 sayfalık bir rapor sunduğu bilgisi kamuoyuna yansımıştı.
· Yaklaşan Son Tarih: Komisyonun görev süresi 31 Aralık 2025’te doluyor, ancak gerekirse birer aylık periyotlarla uzatılabilecek.
Siyasi Tablo ve Diğer Görüşmeler
DEM Parti heyeti, Bahçeli görüşmesinin aynı günü sabahı, DEM Parti Lideri Ali Babacan ile de bir araya gelmişti. Bu ziyaretler, heyetin siyasi partilerle süreci istişare etme ve yasal zemin arayışındaki temaslarının bir parçası.
Sürece dair farklı partilerin tutumları şöyle özetlenebilir:
· İktidar ve MHP: Sürecin mimarı olarak aktif rol oynuyor.
· DEM Parti: Sürecin içinde yer alarak, yasal güvence talebini ön planda tutuyor.
· CHP ve Yeni Refah Partisi: Komisyonun İmralı ziyaretine katılmayan partiler arasında yer aldı.
· DEVA Partisi ve diğerleri: Sürece dair görüş alışverişinde bulunuyor.
Analiz: Ne Anlama Geliyor?
Uzmanlara göre “ikinci aşama” vurgusu ve “barış yasası” talebi, somut adımların ve kalıcı hukuki düzenlemelerin zamanının geldiğinin sinyalini veriyor. PKK’nın silah bırakma ve geri çekilme adımlarının ardından, sıranın siyasi ve hukuki reformlara geldiği değerlendiriliyor.
Bahçeli’nin Buldan’ın her cümlesine imza atması ise, ulusalcı bir partinin Kürt siyasi hareketinin temsilcileriyle vardığı bu düzeyde bir mutabakatın sürecin geleceği açısından taşıdığı tarihsel önemi gösteriyor.
Önümüzdeki günlerde, TBMM komisyonundaki müzakerelerin hız kazanması ve somut bir yasa taslağının gündeme gelmesi bekleniyor. Sürecin, Türkiye’nin yıllardır kanayan yarası olan bu meseleye kalıcı bir çözüm getirip getiremeyeceği, atılacak bu hukuki adımların içeriğine bağlı olacak.
Politika
Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı’na Hasan Suver atandı
Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı’na Hasan Suver atandı
Tarih: 31 Ocak 2026 — Saat: 00:38

Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan atama kararlarına göre Hasan Suver, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı görevine getirildi. Aynı karar kapsamında Suver, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nda Bakan Yardımcısı olarak da görevlendirildi. Bu atamalar Resmî Gazete’de yayımlanarak resmiyet kazandı.
Haber Detayları
-
Cumhurbaşkanlığı imzasıyla yayımlanan atama kararları arasında Hasan Suver’in başdanışmanlığa atanması yer aldı; Suver’e eş zamanlı olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nda bakan yardımcılığı görevi verildi.
-
Resmî Gazete’de yayımlanan atama metinleriyle birlikte, Diyanet İşleri Başkanlığı taşra teşkilatında çok sayıda müftü değişikliği; bazı il müdürlüklerinde görevden almalar ve dış temsilciliklere yeni atamalar da duyuruldu. Örneğin Malta ve Papua Yeni Gine büyükelçilikleri için yeni atamalar yapıldı
Hasan Suver’in hem Cumhurbaşkanlığı’na yakın bir danışman konumunda hem de bakanlık tabanında yürütülecek icrai süreçlerde bakan yardımcısi olarak görev alması, merkezi politika ve uygulama hatları arasında hızla koordinasyon kurulabileceğinin işareti olarak değerlendiriliyor. Bu tür eş zamanlı görevlendirmeler, merkezi yönetim ile bakanlık mekanizmalarının entegrasyonunu güçlendirebilir.
Kısa Özgeçmiş
(Detaylı biyografi kaynak bildirilmedi; basında yer alan özet bilgiler Suver’in siyaset ve kamu yönetimi geçmişine işaret ediyor.) Bazı haber kaynakları Suver’in yerel yönetim ve kamu görevleri geçmişine dair bilgiler paylaşıyor; ilgilenenler Resmî Gazete ve DHA duyurularını takip edebilir.
Politika
Trump: “İran ile iş yapan ülkelere yüzde 25 gümrük vergisi” — ABD’den sert ekonomi hamlesi
Trump: “İran ile iş yapan ülkelere %25 gümrük vergisi” — ABD’den sert ekonomi hamlesi
01 Ocak 2026 – 01 20

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile ticaret yapan tüm ülkelere karşı uygulanmak üzere %25 oranında tarifeye (gümrük vergisine) gidileceğini sosyal medya üzerinden duyurdu. Beyaz Saray’dan ya da ilgili kurumdan henüz ayrıntılı yasal gerekçe/uygulama talimatı paylaşılmadı; küresel ticaret ve diplomasi cephesinde güçlü tepki ve belirsizlik oluştu.
ABD Başkanı Donald Trump, kişisel sosyal medya hesabı üzerinden yayımladığı açıklamada “İran ile iş yapan her ülke, Amerika ile yapılan ticaretlerinde %25 tarifeye tabi tutulacaktır” dedi ve kararın “derhal yürürlüğe gireceğini” belirtti. Açıklamada tarifelerin hangi yasal çerçeve (ör. Ticaret Bakanlığı, Başkanlık kararnamesi, IEEPA veya 1962 Ticaret Genişletme Yasası) üzerinden uygulanacağına dair net bilgi verilmedi.
Trump’ın mesajında hedef ülkeler arasında Çin, Brezilya, Türkiye ve Rusya gibi büyük ticaret ortaklarının da isim bazında anıldığına dair haberler yer alıyor; ancak bu ülkelerin tepkileri ve ABD’ye karşı karşılık adımları hâlihazırda belirsiz. Uzmanlar, pratikte böyle bir tarifeyi uygulamanın hem hukuki hem de ticari zincirler açısından karmaşık sonuçlar doğuracağını belirtiyor.
Beyaz Saray ve uluslararası tepki
-
Beyaz Saray veya ABD Ticaret Bakanlığı’dan detaylı uygulama talimatı henüz paylaşılmadı; resmi metin bekleniyor. Reuters ve AP, yönetimin açıklamayı sosyal medyadan yaptığını ve uygulama/usul hakkında bilgi eksikliği olduğunu bildiriyor.
-
Uluslararası piyasalarda ilk tepkiler: döviz ve enerji piyasalarında oynaklık, küresel tedarik zincirlerinde belirsizlik sinyalleri. Finans çevreleri, yaptırımların küresel ticareti nasıl etkileyeceğine ilişkin acil değerlendirmeler yapıyor.
Hukuki ve ticari boyut (kısa değerlendirme)
Uzmanlar, bir ülkenin üçüncü ülkeye ticaret yaptığı gerekçesiyle ABD ile ticaretine karşı böyle tek taraflı bir vergi uygulamasının hem Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kuralları hem de ABD iç hukuku açısından tartışmalı olacağını söylüyor. Ayrıca, uygulanacak ürün/ürün grubu, istisnalar ve muafiyetler gibi teknik ayrıntılar açıklanmadan pratik etki ölçülemiyor.
-
Resmi talimat gelirse: ABD gümrük idareleri hangi malları kapsadığına dair bildiriler yayımlayacak; dünya ticaret akışında hızlı değişim olabilir.
-
Uluslararası tepki: Hedef ülke hükümetleri misilleme tarifeleri veya hukuki itirazlar başlatabilir.
-
Diplomasi kanalları çalışır: Ticaret/enerji bağımlılığı yüksek ülkeler Washington’la pazarlık masasına oturabilir.
Politika
Ekrem İmamoğlu’nun “diploma iptali” davası: Mahkeme kararı en geç 15 gün içinde açıklayacak
Ekrem İmamoğlu’nun “diploma iptali” davası: Mahkeme kararı en geç 15 gün içinde açıklayacak
Tarih: 15 Ocak 2026 • Saat: 12:30

İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nde görülen duruşmada, Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Üniversitesi tarafından iptal edilen diplomasına karşı açtığı davada tarafların beyanları alındı. Mahkeme heyeti, kararını en geç 15 iş günü içinde vermeyi bildirdi. Bu gelişme Silivri’deki duruşma salonunda takip edilirken taraf avukatları ve siyasi çevrelerden sert tepkiler geldi.
Duruşmada neler yaşandı?
Duruşma, Silivri Cezaevi yerleşkesinde (Marmara Cezaevi) kurulan duruşma salonunda gerçekleşti. Davacı avukatları, İstanbul Üniversitesi yönetim kurulunun 18 Mart 2025 tarihli diploma iptal kararının usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu savundu; üniversiteden iptal gerekçesine dayanak teşkil eden belgelerin istenmesi yönünde taleplerde bulundu. Mahkeme, söz konusu belgelerin İstanbul Üniversitesi’nden istenmesine karar verdi ve eksik-hatalı evrak iddialarını incelemek üzere karar ertelemesi yerine 15 gün içinde nihai karar vereceğini bildirdi.
İstanbul Üniversitesi, Mart 2025’te yaptığı inceleme sonucu İmamoğlu da dahil olmak üzere bazı öğrencilerin 1990’daki yatay geçiş işlemlerinde usulsüzlük olduğu iddiasıyla diplomaları iptal etti. Bu kararın ardından İmamoğlu hakkında yürütülen adli süreçler ve iddialar geniş yankı bulmuş, karar hem siyaset hem de üniversite idaresi cephesinde tartışma konusu olmuştu. Uluslararası ajansların da gündemine giren bu gelişme, İmamoğlu’nun olası siyaset takvimi açısından da önem taşıyor.
Tarafların pozisyonları
-
Davacı (İmamoğlu tarafı): Diplomaya ilişkin işlemin yetki, usul ve delil yönünden eksik ve hatalı olduğunu; iptal kararının geri alınması gerektiğini savundu. Avukatlar, üniversitenin kararını destekleyecek belgelerin şeffaf biçimde incelenmesini talep etti.
-
Üniversite/İlgili makamlar (haberlere göre): İptal kararını yatay geçiş işlemlerindeki usulsüzlüğe dayandırıyor; konu hakkında disiplin ve usul incelemelerinin sürdüğü bildirildi.
Neden “15 gün” vurgusu önemli?
İdari yargı süreçlerinde mahkemelerin sıklıkla ara karar veya yürütmeyi durdurma taleplerini değerlendirmesi uzun sürebilir. Ancak mahkemenin kararını en geç 15 gün içinde açıklayacağını belirtmesi, hem hukuki belirsizliği kısaltacak hem de siyasi gündemi doğrudan etkileyecek bir zaman aralığı sunuyor. Kararın içeriği, hem İmamoğlu’nun hukuki pozisyonunu hem de ileride ortaya çıkabilecek seçilme yeterlikleriyle ilgili hukuki sonuçları etkileyebilir.
-
Mahkeme iptali bozarsa: Üniversite kararı hukuka uygun bulunursa diploma iptali kalıcı hale gelebilir; bunun siyasi ve hukuki yansımaları geniş olur.
-
Mahkeme iptali iptal ederse (yürütmeyi durdurma veya iptal): İmamoğlu’nun diplomaya dayalı hakları yeniden tesis edilebilir; adli süreçlerle idari sürecin ilişkisi tartışılmaya devam eder.
-
Gündem1 hafta önceSalihli’de feci trafik kazası: Kontrolden çıkan otomobil elektrik direğine çarptı; 1 ölü, 2 yaralı
-
Gündem1 hafta önceTekirdağ’da teyze cinayeti: ‘Beni yönlendirdiler’ dediği iddia edilen sanık, cesedi kolonya döküp ateşe vermiş
-
Gündem6 gün önce3 aylık Şirin Alya, bakıcısının evinde ölü bulundu
-
Gündem1 hafta önceMaltepe’de denize giren 30 yaşındaki Murat Yayla boğularak yaşamını yitirdi
-
Ekonomi1 hafta önceMilyonlarca ev sahibi ve kiracıyı ilgilendiriyor. Aidatları yönetici belirleyemeyecek
-
Gündem2 gün önceMardin’de hastane önündeki silahlı kavganın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı
-
Sanat1 hafta önceİstanbul’da Film ve Dizi Çekimlerine Yeni Düzenleme: 2026’da Kurallar Değişti!
-
Spor1 hafta önceFenerbahçe’nin Süper Kupa sevinci Ankara’ya taştı: Kızılay’da büyük coşku
