Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Bakırköy’de Zabıta Memuru Rüşvet İddiasıyla Gözaltına Alındı

Yayımlandı

üzerinde

Bakırköy’de Zabıta Memuru Rüşvet İddiasıyla Gözaltına Alındı

08.02.2026 – 14:50


Bakırköy’de, otel işletmecisinden ruhsat işlemleri karşılığında rüşvet aldığı iddia edilen Bakırköy Belediyesi zabıta memuru, savcılık talimatıyla gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında arama ve el koyma işlemleri de gerçekleştirildi.

Savcılık Talimatıyla Gözaltı ve Arama

Olay, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yaptığı yazılı açıklamayla kamuoyuna duyuruldu. Açıklamada, Bakırköy Belediyesi’nde zabıta memuru olarak görev yapan B.Y. hakkında, otel sahibi A.İ.’den ruhsat işlemlerine ilişkin rüşvet aldığı iddiasıyla soruşturma başlatıldığı belirtildi.

Soruşturma kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüpheli zabıta memuru B.Y. için gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildiği aktarıldı. İfadede, “Kamuoyunun bilgisine saygıyla duyurulur” denilerek konunun takipçi olunacağı mesajı verildi.

İddia: Ruhsat İşlemleri Karşılığında Para Talebi

Edinilen bilgilere göre, iddia Bakırköy ilçesinde faaliyet gösteren bir otelin işletmecisi A.İ.’nin şikayeti üzerine gündeme geldi. İddiaya göre, otelin bazı ruhsat işlemleri sırasında, işlemleri hızlandırmak veya kolaylaştırmak vaadiyle zabıta memuru B.Y. tarafından para talebinde bulunuldu.

Reklam

Bu iddia üzerine harekete geçen savcılık, gerekli ön incelemelerin ardından zabıta memuru hakkında resmi soruşturma başlattı ve bugün erken saatlerde gözaltı işlemini gerçekleştirdi. Şüphelinin görev yeri ve ikametgahında arama yapıldığı ve delil niteliği taşıyabilecek bazı eşyalara el konulduğu öğrenildi.

Yasal Süreç İşliyor, Belediye Sessiz

Zabıta memuru B.Y., gözaltı işleminin ardından savcılık tarafından ifadesi alınmak üzere Bakırköy Adliyesi’ne sevk edildi. Savcılık ifadesinin ardından şüpheliyi “rüşvet” suçundan çıkarıp çıkarmayacağına veya adli kontrol şartıyla serbest bırakıp bırakmayacağına karar verecek.

Olayla ilgili olarak Bakırköy Belediyesi’nden şu ana kadar herhangi bir resmi açıklama gelmedi. Belediye yetkililerinin konu hakkında ne kadar bilgi sahibi olduğu ve personel hakkında idari bir işlem başlatılıp başlatılmayacağı merak konusu.

Son Dakika: Rüşvetle Mücadelede Önemli Adım

Son yıllarda rüşvet ve yolsuzluk iddialarına yönelik soruşturmaların artması dikkat çekerken, Bakırköy’deki bu operasyon da kamu görevlilerine yönelik denetimlerin sıkılaştığının bir göstergesi olarak yorumlanıyor.

Reklam
Okumaya Devam Et
Reklam
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Köpek Saldırısında Yaralanan Kadına 637 Bin Lira Tazminat Yolu Açıldı: Yargıtay’dan Emsal Karar

Yayımlandı

üzerinde

Köpek Saldırısında Yaralanan Kadına 637 Bin Lira Tazminat Yolu Açıldı: Yargıtay’dan Emsal Karar

Yayın Tarihi: 11.08.2026
Yayın Saati: 12:49
Okuma Süresi: 3 dakika

DHA 

Kırşehir’in Boztepe ilçesinde 2019 yılının Ocak ayında yaşanan dehşet verici bir köpek saldırısı, yıllar süren hukuk mücadelesinin ardından nihayet karara bağlandı. Sabah saatlerinde kızını okul servisine bindirdikten sonra evine dönen 63 yaşındaki Sebahat Karaman, sürü halinde gezen köpeklerin hedefi oldu. Komşularının müdahalesiyle kurtarılan Karaman’ın hayatı, o an itibarıyla adeta ikiye bölündü.

Vücudunda kalıcı hasarlarla mücadele eden yaşlı kadın, hem fiziksel acısını hem de yaşadığı travmayı dava yoluyla tescilletti. Yargıtay 3’üncü Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını onayarak Karaman’a toplam 637 bin 156 lira tazminat ödenmesinin önünü açtı. Peki bu karar, köpek saldırılarına karşı yeni bir hukuki dönemin başlangıcı mı? İşte emsal niteliğindeki kararın perde arkası ve detaylar.

Reklam

Saldırı Anı: Sıradan Bir Sabahın Kâbusa Dönüşü

Olay, 10 Ocak 2019 sabahı saat 07.00 sıralarında meydana geldi. Sebahat Karaman, kızını okul servisine bindirdikten sonra evine doğru yürürken, birdenbire başıboş köpeklerin saldırısına uğradı. Çığlıkları üzerine koşan komşuları, Karaman’ı ağır yaralı halde kurtararak ambulans çağırdı. Hastaneye kaldırılan Karaman’ın sağ kulak kepçesi ve kulak memesinin bir bölümü ile her iki kolunda ciddi doku kayıpları oluştuğu belirlendi.

Yaşanan bu vahim olay, sadece fiziksel yaralanmalarla sınırlı kalmadı. Karaman, uzun süreli bir tedavi sürecine girerken, psikolojik olarak da derin izler taşımaya başladı. Bunun üzerine hukuki yollara başvurarak köpeklerin sahipleri hakkında tazminat davası açtı.

Mahkeme Süreci: “Kusursuz Sorumluluk” Vurgusu

Kırşehir 2’nci Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada, bilirkişi raporları ve olayın tüm boyutları masaya yatırıldı. Mahkeme, davalıların Türk Borçlar Kanunu’nun 67’nci maddesi kapsamında “kusursuz sorumlu” olduğuna hükmetti. Yani köpek sahipleri, hayvanlarının verdiği zarardan, herhangi bir kusurları olmasa dahi sorumlu tutuldu.

Kararın gerekçesinde dikkat çeken en önemli nokta, Karaman’ın yaralanmalarının “basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek hafiflikte” olmadığıydı. Yüz bölgesindeki lezyonlar ve sağ kulak kepçesindeki kısmi doku kaybı, sabit iz niteliğinde değerlendirildi. Bu durum, mağdurun yaşam kalitesindeki kalıcı düşüşü gözler önüne serdi.

Reklam

Tazminat Kalemleri ve Maluliyet Oranı

Mahkeme tarafından yapılan hesaplamalara göre Sebahat Karaman’ın maluliyet oranı yüzde 37 olarak belirlendi. Bu oran, yaşadığı travmanın ve vücut bütünlüğündeki kaybın ne denli ağır olduğunu ortaya koyuyor. Tazminat kalemleri ise şu şekilde şekillendi:

· Geçici iş göremezlik zararı: 6 bin 62 lira 70 kuruş
· Sürekli iş göremezlik zararı: 431 bin 193 lira 50 kuruş
· Toplam maddi tazminat: 437 bin 156 lira 20 kuruş
· Manevi tazminat: 200 bin lira

Ayrıca mahkeme, Karaman’ın eşine 30 bin lira, diğer iki davacıya ise 10’ar bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verdi. Tüm bu tazminatların olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsil edilmesine hükmolundu.

İstinaf ve Temyiz Süreci: Yargıtay’dan Yeni Bir Bakış

Davalılar, yerel mahkemenin kararına itiraz etti. Ancak Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24’üncü Hukuk Dairesi, istinaf başvurusunu esastan reddetti. Bunun üzerine davalılar, kararı temyiz etme yoluna gitti.

Reklam

Temyiz başvurusunu değerlendiren Yargıtay 3’üncü Hukuk Dairesi, dosyayı titizlikle inceledi ve emsal niteliğinde bir karara imza attı. Yargıtay, hayvan bulunduran kişinin, hayvanın başkasına zarar vermesini önleyecek tedbirleri almak ve gerekli özeni göstermek zorunda olduğunu vurguladı. Kararda, hayvan sahibinin sorumluluktan kurtulabilmesi için, gerekli özeni gösterdiğini veya bu özen gösterilmiş olsa dahi zararın önlenemeyeceğini ispatlaması gerektiği belirtildi.

“Sopayı Kendini Koruma İçgüdüsüyle Kullandı”

Davalıların en dikkat çekici savunması ise, Karaman’ın elindeki sopayı sallayarak köpekleri kışkırttığı iddiasıydı. Yargıtay, bu itirazı da geri çevirdi. Kararda, Karaman’ın sabah saatlerinde dışarıda bulunmasının ve köpeklerin saldırısını engellemek amacıyla elindeki sopayı kendisini koruma içgüdüsüyle kullanmasının, olay ile zarar arasındaki illiyet bağını kesmeyeceğine hükmetti.

Yargıtay ayrıca, bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğunu ve hükmedilen manevi tazminatın hakkaniyete uygun bulunduğunu belirterek, davalıların tüm temyiz itirazlarını oy birliğiyle reddetti.

Kararın Önemi: Köpek Sahiplerine Caydırıcı Uyarı

Bu karar, özellikle son yıllarda artan başıboş ve sahipli köpek saldırılarına karşı hukuki bir uyarı niteliği taşıyor. Yargıtay’ın “kusursuz sorumluluk” vurgusu, hayvan sahiplerinin sorumluluklarını daha ciddiye alması gerektiğini gösteriyor. Zincir ve tasma gibi basit önlemlerin alınmaması, sadece bir ihmal değil, aynı zamanda ağır maddi ve manevi sonuçları olan bir hukuki ihlal olarak kabul ediliyor.

Reklam

Mağdur Sebahat Karaman adına, yıllar süren bu hukuk mücadelesi, mağduriyetin giderilmesi adına önemli bir adım olarak tarihe geçti. Kararın, benzer olaylarda emsal teşkil etmesi ve mağdurların haklarını aramaları konusunda cesaretlendirici olması bekleniyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Suriye’de Tarihi Karar: Devrik Lider Beşar Esad’a Gıyabında İdam Cezası

Yayımlandı

üzerinde

Suriye’de Tarihi Karar: Devrik Lider Beşar Esad’a Gıyabında İdam Cezası

Yayın Tarihi: 11 Ağustos 2026
Yayın Saati: 12:30
Okuma Süresi: Yaklaşık 2 dakika

FatihDoğanMedya Haber Merkezi

Suriye’de Esad rejiminin devrilmesinin ardından tarihi bir yargı kararı çıktı. Başkent Şam’daki mahkeme, devrik lider Beşar Esad, kardeşi Mahir Esad ve kuzeni Necib Atıf hakkında “insanlığa karşı suçlar” ve “savaş suçları” gerekçesiyle gıyaben idam cezası verdi. Karar, Esad ailesinin Suriye’de yargılandığı ilk dava olması açısından büyük önem taşıyor.

Dava Dosyasında Neler Var?

Mahkeme, Beşar Esad ve kardeşi Mahir Esad’ı ülke genelinde işlenen insanlık suçlarından sorumlu tutarken, kuzen Necib Atıf ise özellikle Dera halkına yönelik işkence ve katliamları organize etmekle suçlanıyor. Dera Siyasi Güvenlik Şubesi’nin eski başkanı olan Atıf, davalarda demir bir kafes içinde durarak yargılandı. Hakim kararı okuduğunda, Necib’in mahkûm üniformasıyla kafesin içinde beklediği görüntüler, Suriye’de yeni dönemin simge anlarından biri haline geldi.

Reklam

Esad ve Kardeşi Nerede?

Beşar Esad, Aralık 2024’te rejiminin çökmesinin ardından başkent Şam’ı terk ederek Rusya’ya kaçmıştı. Kardeşi Mahir Esad ise önce Irak’a, ardından Rusya’ya sığınmıştı. Her iki ismin de gıyaben yargılanması, kararın fiilen uygulanmasının önünde ciddi bir engel oluşturuyor. Rusya’nın Esad ailesine kucak açması, uluslararası hukuk açısından kararın icrasını zorlaştırırken, Suriye’deki yeni yönetim için karar güçlü bir sembolik anlam taşıyor.

Kararın Sembolik Anlamı

Esad ailesinin Suriye’de yargılanarak mahkûm edilmesi, on yılı aşkın iç savaş boyunca yaşanan acıların hesap verme sürecinin ilk adımı olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre bu karar, rejim döneminde işlenen suçların cezasız kalmayacağı mesajını veriyor. Kararın uluslararası kamuoyunda ne kadar yankı uyandıracağı ise önümüzdeki günlerde netleşecek.

Okumaya Devam Et

Gündem

Terörsüz Türkiye Yasası TBMM’de Kabul Edildi: Süreç Nasıl İşleyecek?

Yayımlandı

üzerinde

Terörsüz Türkiye Yasası TBMM’de Kabul Edildi: Süreç Nasıl İşleyecek?

Tarih: 11 Ağustos 2026
Saat: 12:6
Okuma Süresi: 3 dakika

ANKA 

Türkiye tarihinin en kapsamlı terörle mücadele düzenlemelerinden biri olan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”, TBMM Genel Kurulu’nda 467 kabul oyu alarak yasalaştı. Yaklaşık 12 saat süren görüşmelerin ardından kabul edilen yasa, terör örgütünün feshi ve silahların teslim edilmesi ön şartıyla yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Peki bu tarihi adımın ardından süreç nasıl işleyecek? Kimleri kapsayacak, hangi takvim uygulanacak? İşte merak edilen tüm detaylar…

Ön Şart: Silahların Bırakıldığının Teyit Edilmesi

Yasanın hayata geçmesi için öncelikle terör örgütünün varlığına son verildiğinin ve tüm silahların teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit ve teyit edilmesi gerekiyor. Bu tespitin ardından Milli Güvenlik Kurulu’nun (MGK) terör örgütünün feshine ilişkin kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla süreç resmen başlayacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin kararlılığıyla şekillenen bu yeni dönem, terörle mücadelede milat olarak değerlendiriliyor.

Reklam

İki Kritik Kurul Kurulacak

Düzenleme kapsamında süreci yürütmek üzere iki önemli kurul oluşturuluyor:

Birinci kurul, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında toplanacak. Adalet, İçişleri, Dışişleri ve Milli Savunma bakanları ile Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MGK Genel Sekreteri ve MİT Başkanı’nın yer alacağı bu kurul, silah bırakma ve fesih sürecinin takibinden sorumlu olacak.

İkinci kurul ise Meclis bünyesinde oluşturulacak. İzleme ve İrtibat Kurulu adı verilen bu yapıda siyasi parti temsilcileri görev alacak. Böylece sürecin hem yürütme hem de yasama kanadından eş zamanlı takip edilmesi hedefleniyor.

6 Aylık Süre ve Kapsam

MGK’nın fesih kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından, düzenlemeden yararlanmak isteyenler için 6 aylık bir süre tanınacak.

Yasa, PKK/KCK’yı kurma veya yönetme, örgüte üye olma, yardım etme, propaganda yapma ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçları kapsıyor. Bu geniş kapsamıyla düzenleme, terör örgütüyle bağlantılı çok sayıda kişiyi ilgilendiriyor.

Reklam

Ceza Ertelemesi ve Siyaset Yasağı

Yasanın en dikkat çeken maddelerinden biri ceza erteleme hükümleri:

· 15 yıldan fazla ceza gerektiren suçlarda 10 yıl ceza ertelemesi uygulanacak.
· 15 yıl veya altında ceza gerektiren suçlarda ise 5 yıl erteleme söz konusu olacak.
· Erteleme süresince soruşturmalar duracak, davalar askıya alınacak, cezaevindekiler tahliye olacak.
· Bu sürede “terör suçu” işlenmesi halinde erteleme kararı derhal kaldırılacak.

Ayrıca düzenlemeden faydalanacak kişilere 2 ila 3 yıl siyaset yasağı getirilecek. Böylece sürecin suiistimal edilmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor..

Kapsam Dışındaki Suçlar

Her düzenlemede olduğu gibi bu yasanın da istisnaları bulunuyor:

· Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçu kapsam dışında tutuluyor.
· 1 Haziran 2005’ten önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar da düzenlemeden yararlanamayacak.

Reklam

Bu kapsamda terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’ın yasa hükümlerinden faydalanamayacağı ifade ediliyor.

Kamu Görevlilerine Güvence

Yasa kapsamında faaliyet gösteren kamu görevlilerinin cezai sorumluluğu bulunmayacak. Bu düzenleme, sürecin sağlıklı işlemesi için görev alan bürokrat ve kamu çalışanlarına yasal güvence sağlıyor.

Sürecin Gelecek Aşamaları

Sürecin beklendiği gibi ilerlemesi ve terör tehdidinin ortadan kalkması halinde yeni bir aşamaya geçilecek. Süreci yürüten kurul çalışmalarına devam ederek gözlem raporları oluşturacak. Ceza İnfaz Yasası, Terörle Mücadele Yasası, Türk Ceza Yasası ve Siyasi Partiler Yasası başta olmak üzere yeni yasal adımların gündeme gelmesi bekleniyor.

Reklam
Okumaya Devam Et
Reklam
Reklam

Çok Okunanlar