Avustralyalı Gazetecinin İtirafı: “Çanakkale’deki En Büyük TalihsizliÄŸimiz Dahi Türk Subayı Mustafa Kemal’di”
TARİH: 26 Nisan 2026
SAAT: 10:45

FATİHDOÄžANMEDYA / ÖZEL HABER – Çanakkale Kara SavaÅŸları’nın üzerinden bir asırdan fazla zaman geçmesine raÄŸmen, savaşın kaderini deÄŸiÅŸtiren anlara dair yabancı kaynaklardan gelen itiraflar gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Öğretim Görevlisi Dr. İsmail Sabah’ın yaptığı son araÅŸtırmaya göre, 25 Nisan 1915 sabahı yaÅŸananlar, Avustralyalı ünlü gazeteci ve yazar Alan Moorehead tarafından 1956 yılında “İtilaf Kuvvetleri’nin en büyük talihsiz rastlantısı” olarak kaleme alındı.
Moorehead’in yorumuna göre, Anzak çıkarmasının baÅŸarıya ulaÅŸmasını engelleyen ÅŸey, ne Osmanlı’nın sayı üstünlüğü ne de topçu bataryalarıydı; o esnada Conkbayırı’nda bulunan “küçük rütbeli ama dahi bir Türk subayıydı”: Yarbay Mustafa Kemal Bey.

“O Emri Verdi: Sizi Ölmeyi Emrediyorum”
Dr. İsmail Sabah, FatihDoÄŸanMedya’ya yaptığı özel açıklamada, 25 Nisan 1915 sabahı 19. Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal Atatürk’ün inisiyatif alarak tarihin akışını deÄŸiÅŸtirdiÄŸini vurguladı. O sabah Arıburnu’na çıkan Anzak Kolordusu, karşılarında sadece küçük bir Osmanlı müfrezesi beklerken, Bigalı Köyü’nde yedekte bekleyen 57. Alay’ın Conkbayırı’na doÄŸru nefes kesen bir koÅŸuyla yetiÅŸtiÄŸini belirten Sabah, ÅŸu ifadeleri kullandı:

“57. Alay, Mustafa Kemal Bey’in emriyle sabah saat 10.00 civarında Conkbayırı sırtlarına ulaÅŸtı. İşte tam o anda, dünya askeri tarihine geçen o kritik müdahale gerçekleÅŸti. EÄŸer Mustafa Kemal Bey bir kararsızlık yaÅŸasaydı veya orada bulunmasaydı, Anzaklar Kocaçimen Tepesi’ne ulaÅŸarak BoÄŸaz’ın kontrolünü tamamen ele geçirebilir, Çanakkale Savaşı’nın seyri ilk günden sona erebilirdi.”

Moorehead’in 1956 Tarihli İtirafı
ÇOMÜ’den Dr. Sabah’ın yabancı literatür taramalarında ortaya çıkardığı Alan Moorehead yorumu, savaşın objektif deÄŸerlendirmesi açısından büyük önem taşıyor. Moorehead’in 1956’da yayımlanan eserinde kullandığı ifadeler şöyle:
“İtilaf kuvvetleri açısından bakıldığında bütün bir seferin en büyük, en talihsiz rastlantılarından birisi de küçük rütbeli ama dahi bir Türk subayının o esnada orada bulunmasıydı.”

Dr. Sabah, bu sözlerin altını çizerek ÅŸunları ekledi: “Moorehead burada bir askeri yenilgiyi sadece bir ‘rastlantı’ olarak nitelendirmiyor; aynı zamanda Mustafa Kemal’in askeri dehasını ve o anki durum muhakemesini teslim ediyor. Bu, yabancı bir kalemin Türk subayının stratejik zekasına duyduÄŸu saygının en açık göstergesidir.”
Conkbayırı’nda Yazılan Destan
O gün, Yarbay Mustafa Kemal’in “Size taarruzu deÄŸil, ölmeyi emrediyorum” sözleriyle harekete geçen 57. Alay, kendisinden katbekat üstün kuvvetlerle Conkbayırı’nda kıyasıya bir mücadeleye giriÅŸti. Alayın neredeyse tamamı bu çarpışmalarda ÅŸehit düşmesine raÄŸmen, Anzak birliklerinin ilerleyiÅŸi durduruldu ve Kocaçimen Tepesi hattı korundu.
Bu tarihi müdahale, sadece Türk milletinin kaderini deÄŸil, aynı zamanda Avustralya ve Yeni Zelanda ulusal kimliklerinin oluÅŸumunda da bir dönüm noktası olan Anzak Günü’nün temelini oluÅŸturdu. Aradan geçen 111 yılın ardından, Avustralyalı bir gazetecinin kaleminden dökülen bu sözler, Çanakkale ruhunun evrenselliÄŸini bir kez daha gözler önüne seriyor.











