Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Avukat Rezan Epözdemir tutuklandı

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nın yürüttüğü iki ayrı soruşturma kapsamında; “Rüşvet vermek”, “Siyasi-askeri casusluk” ve “FETÖ/PDY’ye yardım” suçlamasıyla gözaltına alınan avukat Rezan Epözdemir, sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi. Savcılıkta “Rüşvet” soruşturması kapsamında ifadesi alınan Epözdemir, 6 sayfa ifade verdi.

“RÜŞVETE ARACILIK” TAN TUTUKLAMA

4 gündür gözaltında bulunan Epözdemir, savcılık tarafından “Rüşvet” soruşturması kapsamında tutuklama talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi.

Aynı soruşturma kapsamında gözaltına alınan, soruşturma konusu olayların yaşandığı yıllarda savcı C.Ç’nin katibi olarak görev yapan, Bakırköy Adliyesi İcra Müdürü K.Y. ise etkin pişmanlık ve ikrar yönündeki ifadesi kapsamında serbest bırakıldı. 

Nöbetçi sulh ceza hakimliği, Epözdemir’in “rüşvete aracılık etmek” suçundan tutuklanmasına karar verdi.

“TERÖR” VE “CASUSULUK”TAN ADLİ KONTROL TALEBİ

Başsavcılık, “FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım etme” ile “siyasal ve askeri casusluk” soruşturması kapsamında da sorgusu tamamlanan avukat Epözdemir’i hakimliğe sevk etti.

Epözdemir için “devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme” ile “FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım etme” suçlarından hakkında “yurt dışına çıkış yasağı”nı içeren adli kontrol tedbiri uygulanması talep edildi.

Nöbetçi sulh ceza hakimliği, başsavcılığın adli kontrol talebini ise reddetti. 

SAVCILIK İFADESİ ORTAYA ÇIKTI

Rezan Epözdemir’in “rüşvet” soruşturması kapsamında verdiği ifade de ortaya çıktı.

Epözdemir ifadesinde, “Dosya HSK’ya gönderilmeli ve kıymetli evrak olanlar tarafımıza iade edilmelidir. Özel hayata ilişkin dosya kapsamına giren evraklar ise imha edilmelidir. Soruşturma yetkisi olmayan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının delil toplama yetkisi de bu sebeple yoktur. Bu sebeple İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma işlemleri kapsamında elde edilen delillerin tamamı, ‘Zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir’ ilkesi gereği hukuka aykırıdır. Delil olarak kullanılamaz” dedi.

“BİR KUMPAS İLE İFTİRA ATACAĞINDAN BAHİSLE PARA TALEP ETTİ”

A.D. isimli kişiyi tanıyıp tanımadığı, hangi yıllardan itibaren ne sıklıkla görüştüklerinin sorulması üzerine ise Epözdemir, “A.D. ile şu an tam tarihini hatırlamadığım bir dönemde ortak bir arkadaşım vasıtasıyla tanıştım. 2018 yılında A.D. bana dosyalarını takip etmem için vekalet verdi. Adamın dolandırıcı olduğunu öğrendikten sonra avukatlığından istifa ettim. A.D.’nin adli sicil kaydına bakıldığında da görüleceği üzere kendisi bir dolandırıcıdır. Rüşvet suçundan yargılanmaktadır. Ayrıca A.D, yabancı numaralar üzerinden yaklaşık 5 yıldır benden para vermediğim takdirde bir kumpas ile iftira atacağından bahisle para talep etmektedir” dedi.

“ARAMIZDA HUKUKEN HUSUMET BULUNMAKTADIR”

Z.Y., A.M.Y., K.Y. ve N.E. isimli kişiler sorulduğunda ise Epözdemir, “Z.Y., A.M.Y. ve N.E’yi tanımam. Hayatım boyunca hiç görmedim. Aramızda ne yüz yüze ne de GSM veya sair yollarla bir iletişim olmamıştır. K.Y., C.Ç.’nin katibiydi. Kendisiyle herhangi bir temasımız olmamıştır. C.Ç.’yi makamında ziyaret ettikçe odasında görürdüm” dedi.

K.Y.’nin dijital materyallerinde Epözdemir’le mesaj kayıtları olduğu ve K.Y.’ye forma hediye edildiği, A.D. ve ihbar eden Z.Ç.’nin C.Ç.’nin rüşvet eylemlerinde K.Y.’yi de Epözdemir ile irtibat kurmak için kullandığına dair iddialar sorulduğunda, “K.Y. ile bir irtibat kurduğumu hatırlamıyorum. Z.Ç., FETÖ kumpas dosyalarında lehine tanıklık yapmıştır. Z.Ç. ile aramızda 3 adet tazminat, 1 adet ceza davası bulunmaktadır. Bu sebeple aramızda hukuken husumet bulunmaktadır. Kendisi, talimat aldığı kişilerin emriyle bana kumpas kurmaktadır” diye konuştu.

“RÜŞVET İDDİASIYLA WHATSAPP KAYIT TARİHLERİ UYUŞMAMAKTADIR”

Tanık A.D’nin savcı C.Ç. ile Rezan Epözdemir’in 150 bin dolar karşılığında tutuklu şüphelilerin tahliyesini sağlayacağı yönündeki iddiaları hakkındaki soruyu cevaplayan Epözdemir, “Bahsettiğiniz dosyadaki şüpheliler 15.06.2021 tarihinde tahliye olmuşlardır. A.D. ise beyanında bu dosya kapsamında 150 bin dolar rüşvet karşılığında anlaşıldığını iddia etmiştir. Göstermiş olduğunuz kayıttaki mesajlaşma ise 07.07.2021 tarihindedir. Atalay’ın beyanını kesinlikle kabul etmemekle birlikte, beyana göre, benim bu parayı en geç 14.06.2021 tarihinde almam gerekiyordu. Göstermiş olduğunuz mesaj kayıtlarının olduğu 07.07.2021 tarihinde bu şahıslar zaten tutuksuz yargılanmaktadır. Bu şahıslar tekrardan aynı dosya kapsamında Yargıtay 5 Ceza Dairesi’nin de yargılama konusu olan suçüstü halinin yapıldığı 29.09.2021 tarihinde gözaltına alınmışlardır. Daha sonra Adli Kontrol şartıyla serbest bırakılmışlardır. Ben 07.07.2021 tarihinde veya bu tarihe yakın tarihlerde savcı C.Ç. ile buluşup buluşmadığımı, şayet buluşmuş isem C.Ç.’nin bana kendisine daha önce vermiş olduğum borca ilişkin bir ödeme yapıp yapmadığını hatırlamıyorum. Zaten aradan yaklaşık 5 sene geçmiştir. Hatırlamam hayatın olağan akışına da aykırıdır” ifadelerini kullandı.

“BU DELİLLERİN TAMAMI NUNUKA AYKIRIDIR”

Epözdemir’in ofisinde yapılan aramada borçlusu savcı C.Ç. alacaklısı ise Rezan Epözdemir olan toplam 2 milyon 490 bin lira bedelli 2 adet bono ele geçirildi. Savcı C.Ç. ile Rezan Epözdemir’in telefonlarının 08.07.2021 günü gece saatlerinde ortak baz istasyonundan sinyal verdiğinin tespit edilmesiyle birlikte değerlendirildiğinde, bonolardan birinin rüşvet alınan paranın C.Ç’de kalması karşılığında düzenlendiği yönünde kanaat oluşturuldu. Bu hususla ilgili soruyu cevaplayan Epözdemir, “İfademin başında da soruşturmanın 2802 sayılı kanunun 86. Maddesi uyarınca HSK müfettişleri tarafından yürütülmesi gerektiğini düşündüğümü söylemiştim. Buna ilişkin Yargıtay Genel Ceza Kurulunun ve Anayasa Mahkemesinin emsal kararlarını sunmuştum. Bu sebeple dosya HSK’ya gönderilmeli ve kıymetli evrak olanlar tarafımıza iade edilmelidir. Özel hayata ilişkin dosya kapsamına giren evraklar ise imha edilmelidir. Soruşturma yetkisi olmayan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının delil toplama yetkisi de bu sebeple yoktur. Bu sebeple İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma işlemleri kapsamında elde edilen delillerin tamamı, ‘Zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir’ ilkesi gereği hukuka aykırıdır. Delil olarak kullanılamaz. Dolayısıyla hukuksuz delil niteliğindeki bu bonolar soruşturmaya konu olmamalıdır. Hukuka aykırı arama ile elde edilen bonolara ilişkin sorulara cevap vermek istemiyorum. Hükme esas alınamazlar. Bu belgeler alacak iddiamı tevsik eder mahiyettedir. Bu konuda HSK nezdinde hukuki başvurularda bulunacağımı da beyan etmek isterim” dedi.

“BİR AVUKAT ZATEN İSTEDİĞİ DOSYAYI İNCELEYEBİLİR”

Savcı C.Ç.’nin UYAP şifresi ile işlem yaptığı yönündeki iddiaları içeren soruyu cevaplayan Epözdemir, “Kesinlikle K.Y. ve dolandırıcı A.D.’nin beyanlarını kabul etmiyorum. Benim C.Ç.’nin savcılık rolü üzerinden herhangi bir kişisel veri niteliğindeki bilgiyi sorgulamam söz konusu olamaz. Bunlar aynı elden çıkan, menfaat karşılığı verilen, gizli bir elce organize edilen, kumpas amacıyla yönlendirilmiş beyanlardır. Hangi şahıs hakkında sorgulama yaptığıma dair net bir beyanda bulunulmamıştır. Bir avukat zaten vekalet sunmadan da istediği dosyayı inceleyebilir. Bunlar soyut beyanlardır” diye konuştu.

“C.Ç.’NİN ARACINDA SORUN OLDUĞU İÇİN VERMİŞTİM”

Savcı C.Ç. adına verilen koruma kararı kapsamındaki 2 araçtan birinin kendisi tarafından kullanıldığı ve bu durumun kendisine ait bir aracın 12.06.2019 ile 05.10.2021 tarihleri arasında C.Ç.’ye verilen koruma kararı kapsamında şerh edildiği şeklindeki tespit ile ilgili soruyu cevaplayan Epözdemir, “Üzerinden zaman geçtiği için tam olarak hatırlamamakla birlikte ya C.Ç.’nin eşinin kullanımı için ya da C.Ç.’nin aracında bir problem olduğu için ivazlı tahsis şeklinde kendisine vermiştim. Bu zaman diliminin önemli bir kısımda aracı kendisi kullanmıştır” dedi.

“TAZMİNAT HAKKIMI SAKLI TUTUYORUM”

İfadesinin ardından son sözleri sorulan Epözdemir, “Birinci olarak dosyanın yukarıda sebebini izah ettiğim üzere ivedilikle HSK’ya gönderilmesi gerekmektedir. İkinci olarak hukuksuz delil kısmına tekrar dikkat çekmek istiyorum. Elde edilen delillerin tamamı hukuksuzdur. Bu deliller ile başlatılan soruşturmalar da hukuksuzdur. Meskur delillerin tarafımıza iade edilmesini talep ediyorum. Ayrıca varsa hukuksuz deliller ile başlatılan diğer soruşturmaların da sona erdirilmesi gerekmektedir. CMK 141 uyarınca bu soruşturmaları yürüten makamların da rucuen tazminat sorumluluğu olduğunu hatırlatmak isterim. Benim olay tarihi itibariyle delil karartma ve mevcut pozisyonum itibariyle kaçma şüphem yoktur. Aynı madde uyarınca açıkça yetkisiz adli kontrol ve arama işlemi sebebiyle tazminat hakkımı saklı tutuyorum. Oğlumun Londra’da dil eğitimi vardır. Soruşturma tarihinden çok önce olan 23 Temmuz tarihinde Londra biletleri gidiş dönüş şeklinde alınmıştır. Mevcut adli kontrolün daha fazla hak kaybı olmaması adına evveliyetle kaldırılması ve açıkladığım sebeplerle herhangi bir adli kontrol tedbiri uygulanmaksızın serbest bırakılmayı talep ediyorum. Uçak rezervasyonlarına ilişkin belgeleri de dosyaya sunuyorum. Aleyhimde beyanda bulunan şahıslar hakkında TCK’nın 267. Maddesi uyarınca iftira suçundan resen soruşturma başlatılmasını talep ediyorum” ifadelerini kullandı.

PASAPORTUNA EL KONULDU, İŞ YERİNDE ARAMA YAPILDI

‘nin konuştuğu kritik davaların avukatı Rezan Epözdemir, pazar günü gözaltına alınmıştı.

Soruşturma kapsamında, Epözdemir’in pasaportuna da el konulmuştu.

Rezan Epözdemir’in Levent’teki iş yerinde emniyet güçleri arama yapmıştı.

Epözdemir’in o günden bu yana emniyetteki işlemleri sürüyordu.

150 BİN DOLAR RÜŞVET İDDİASI

Epözdemir hakkında yürütülen soruşturma kapsamında gizlilik kararı verildiği, daha sonra ise A.D. isimli bir tanığın ifadesinin alındığı öğrenilmişti.

Tanık A.D. ifadesinde, Epözdemir’inm rüşvet aldığını iddia edip, üç farklı eyleme işaret etmişti.

Savcılık, bu eylmelerden ikisinde vekalet ilişkisi olduğu için soruşturma izni alınması için dosyayı ayırmıştı.

Vekalet ilişkisi bulunmayan 2021 yılındaki olayda ise Epözdemir ile C.Ç.’nin, bir tahliye işlemi karşılığında 150 bin dolar rüşvet aldıkları öne sürülmüştü.

MİCHAEL RUBİN’LE YEMEK 

Epözdemir’in “FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım etme” ile “siyasal ve askeri casusluk” suçlamalarıyla adli kontrol talep edilen hakimliğe sevk yazısına da ulaşıldı.

Yazıda, 2024 yılı sonlarında ulusal basında yer alan bir fotoğrafta, aralarında şüphelinin ve bazı yabancı istihbarat servisleriyle bağlantılı kişilerin bir yemekte buluştukları değerlendirilen olayla ilgili soruşturma başlatıldığı anımsatıldı.

Sevk yazısında “Söz konusu yemekte yer alan yabancı uyruklu şahıslardan Michael Rubin isimli şahsın Amerika’da Cumhuriyeti Devleti aleyhine faaliyet yürüttüğü, yine Amerikan Dış İstihbarat Servisi ile bağlantılı olduğu ve çalışmalarının bu servis tarafından yönlendirildiğinin değerlendirildiği” ifade edildi.

“HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRI”

Fotoğraftaki Dan Arbell’in İsrail Devleti Dışişleri ve dolaylı olarak MOSSAD ile bağlantılı olduğu belirtilen yazıda, “Epözdemir’in söz konusu kişilerle görüşmesinin hayatın olağan akışına uygun olarak değerlendirilemeyeceği ifade edilen yazıda, Epözdemir’in savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olarak değerlendirileceği belirtildi.

Yazıda ayrıca Epözdemir gözaltına alındıktan sonra Michael Rubin’in paylaşım yapması da “suçlamalar aleyhine delil olarak değerlendirilmesi gerektiği” ifade edildi.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Endonezya Açıklarında Feribot Faciası: 5 Ölü, 41 Kayıp

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

Endonezya Açıklarında Feribot Faciası: 5 Ölü, 41 Kayıp

Yayın Tarihi: 2 Ağustos 2026.  20:20
Okuma Süresi: Yaklaşık 3 dakika

DHA 

Endonezya’nın Madura Adası açıklarında seyir halindeki bir yolcu feribotunda çıkan yangın, kabusa dönüştü. 271 kişinin bulunduğu gemide çıkan alevler sonucu 5 kişi hayatını kaybederken, 41 kişiden henüz haber alınamıyor. Kurtarma ekiplerinin bölgedeki yoğun çalışmaları sürüyor.

Yangın Sabah Saatlerinde Başladı

KM Mutiara Sentosa 2 isimli feribot, Doğu Cava’nın en büyük kenti Surabaya’dan Güney Sulawesi’nin başkenti Makassar’a gitmek üzere yola çıkmıştı. Yangın, geminin 2 Ağustos Pazar günü sabah 06.00 ile 07.00 arasında Madura Adası’nın kuzeyindeki Suluban sularında seyrederken çıktı.

Kaptan, yangın ihbarını saat 08.24 civarında Surabaya Liman Başkanlığı’na iletti. Ancak yangının büyümesiyle birlikte kaptanla irtibat kesildi. Saat 09.45 sıralarında bölgedeki bir yük gemisi, feribotun neredeyse tamamen alevler içinde olduğunu ve yolcuların köprü üstü ile baş tarafta mahsur kaldığını bildirdi.

Dehşet Anları ve Kurtarma Çalışmaları

Yangının büyümesiyle paniğe kapılan yolcular can yeleklerini giyerek güvertede toplanırken, bazıları alevlerden kaçmak için denize atlamak zorunda kaldı. O anlar, sosyal medyada paylaşılan görüntülere de yansıdı.

Endonezya Ulusal Arama ve Kurtarma Ajansı (Basarnas) bölgeye çok sayıda kurtarma gemisi sevk etti. Yakınlardaki ticari gemiler de kurtarma çalışmalarına destek verdi. Meratus Pematang Siantar isimli gemi 111 kişiyi kurtararak en fazla can kurtaran gemi oldu. TB Hasnur 26 65, Transco Arafura 17, Meratus Project 13 ise 13 kişiyi güvenli bölgeye tahliye etti.

Ajansın açıklamasına göre yangından 225 kişi sağ olarak kurtarıldı. Beş kişinin cansız bedenine ulaşılırken, 41 kişi için arama çalışmaları devam ediyor.

Yangının Çıkış Nedeni Araştırılıyor

Yangının çıkış sebebi henüz belirlenemedi. Yetkililer olayla ilgili kapsamlı bir soruşturma başlattı. Endonezya Ulaştırma Bakanlığı, önceliklerinin yolcu ve mürettebatın güvenliğini sağlamak ile kurtarma çalışmalarını koordine etmek olduğunu bildirdi.

160 Metrelik Dev Feribot ve Rota Bilgisi

160 metre uzunluğunda ve 25 metre genişliğindeki KM Mutiara Sentosa 2, Surabaya-Makassar arasında düzenli sefer yapıyor. Bu hat, Cava ile Sulawesi arasında bağlantı sağlayan ve yaklaşık 40 saat süren önemli bir deniz yolculuğu. Gemide 232 yolcu ve 39 mürettebat bulunuyordu.

Takımada Ülkesinde Deniz Kazaları

17 binden fazla adadan oluşan Endonezya’da feribotlar, halk için hayati bir ulaşım aracı. Ancak zayıf güvenlik denetimleri nedeniyle deniz kazaları sıkça yaşanıyor. Geçen ay Sulawesi açıklarında 70’ten fazla kişiyi taşıyan bir feribot batmıştı. 2025 Temmuz’unda ise Kuzey Sulawesi açıklarında alev alan feribottaki 568 kişi kurtarılmıştı.

Okumaya Devam Et

Gündem

Samsun’da Halk Otobüsü Devrildi: 15 Yaralı

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

Samsun’da Halk Otobüsü Devrildi: 15 Yaralı

Tarih: 2 Ağustos 2026
 Saat: 20.00 
Okuma Süresi: 2 dakika

AA

Samsun’un Çarşamba ilçesinde seyir halindeki bir halk otobüsü, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yol kenarındaki yeşillik alana devrildi. Kazada ilk belirlemelere göre 15 kişi yaralandı.

Samsun-Ordu Karayolunda Korkutan Kaza

Samsun’un Çarşamba ilçesinde sabah saatlerinde meydana gelen trafik kazası yürekleri ağza getirdi. Samsun-Ordu kara yolunun Beylerce mevkisinde seyir halindeki bir halk otobüsü, henüz belirlenemeyen bir nedenle sürücüsünün kontrolünden çıkarak yol kenarındaki yeşillik alana devrildi.

Kazanın ardından bölgeye çok sayıda itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. İtfaiye ekipleri, devrilen otobüs içerisinde sıkışan yaralıları güçlükle kurtararak sağlık görevlilerine teslim etti.

15 Yaralı Hastanelere Kaldırıldı

Kazada ilk belirlemelere göre 15 kişi yaralandı. Yaralılar, olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından Samsun’daki farklı hastanelere sevk edildi. Yaralıların sağlık durumlarına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmazken, kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Otobüs Sürücüsünün Kimliği Araştırılıyor

Kazaya karışan halk otobüsünün sürücüsünün kimliği henüz belirlenemezken, kazanın meydana geliş nedeniyle ilgili incelemeler sürüyor. Yetkililer, kazanın maddi hasar boyutunu ve kesin yaralı sayısını netleştirmek için çalışmalarını sürdürüyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Erdal Beşikçioğlu hakkında tutuklama talebi!

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

Erdal Beşikçioğlu hakkında tutuklama talebi!

Tarih: 02 Ağustos 2026.  19:30
Okuma Süresi: 3 dakika

AA

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Etimesgut Belediyesi’ne yönelik yürüttüğü yolsuzluk soruşturmasında flaş bir gelişme yaşandı. Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu’nun da aralarında bulunduğu 55 kişi gözaltına alınırken, 44 şüpheli hakkında tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Beşikçioğlu, ifadesinde suçlamaları reddederek “Benim adımın geçtiği hiçbir belge yok” dedi.

Ankara’da siyasi kulisleri sarsan operasyon, Etimesgut Belediyesi’nde usulsüzlük iddialarıyla başladı. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nun yürüttüğü soruşturma kapsamında, belediyeye yönelik ihale ve mali işlemler mercek altına alındı. Savcılığın talimatıyla harekete geçen Ankara Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu ile birlikte çok sayıda belediye çalışanı ve şirket yetkilisini gözaltına aldı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan 55 şüpheli, Ankara Batı Adliyesi’ne sevk edildi. Mahkemeye sevk işlemlerinin ardından savcılık, şüphelilerden 44’ü hakkında tutuklama talebinde bulundu. Beşikçioğlu’nun da bu 44 kişi arasında yer aldığı öğrenildi.

Soruşturma kapsamında 55 kişi gözaltına alındı

Etimesgut Belediyesi’ne yönelik soruşturma, özellikle ihale süreçleri ve mali işlemler üzerinde yoğunlaşıyor. Savcılık, belediyede usulsüz olduğu iddia edilen ihaleler, rüşvet iddiaları ve kamu kaynaklarının kötüye kullanıldığına dair bulgular üzerinden soruşturmayı genişletti. Gözaltına alınan 55 kişi arasında belediye başkan yardımcıları, daire müdürleri ve belediyeyle iş yapan bazı şirket sahipleri de yer alıyor.

Soruşturma kapsamında ele geçirilen dijital materyaller ve belgelerin, ihale ve alımlara ilişkin önemli tespitler içerdiği öne sürülüyor.

Beşikçioğlu’na yöneltilen suçlamalar

Ankara Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde ifadesi alınan Erdal Beşikçioğlu’na, dört ayrı suçlamada bulunuldu:

· Rüşvet
· İhaleye fesat karıştırma
· İrtikap (görevi kötüye kullanarak menfaat sağlama)
· Edimin ifasına fesat karıştırma

Beşikçioğlu, ifadesinin başında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemediğini belirtti. Gelir kaynaklarının belediye başkanlığı maaşı, Tatbikat Sahnesi’nden elde edilen bilet gelirleri, oyunculuk faaliyetleri ve telif ödemeleri olduğunu söyledi.

Beşikçioğlu’ndan savunma: “Suçlamaları kabul etmiyorum”

Beşikçioğlu, ifadesinde suçlamaları baştan sona reddetti. Belediye başkanı olarak bizzat yetkili olduğu birimlerin Özel Kalem, İç Denetim ve Teftiş birimleri olduğunu belirten Beşikçioğlu, ihalelerle doğrudan ilgisinin bulunmadığını savundu:

“Belediye Başkanı olarak bana bağlı birimler Özel Kalem, İç Denetim ve Teftiş birimleridir. Genel olarak başkanın denetim ve gözetim görevi vardır, temsil görevim vardır. Etimesgut Belediyesince yapılan ihalelerde herhangi bir görev ve yetkim yoktur.”

Sayıştay raporlarına konu edilen usulsüzlüklerin kendi talimatıyla başlatılan iç denetim sonucunda ortaya çıkarıldığını da ifade eden Beşikçioğlu, “Bahse konu materyallerde benim hakkımda ya da benim adımın olduğu herhangi bir belge yoktur” dedi.

Behzat Ç. çekimleri ve 225 bin TL transferi

Soruşturmanın dikkat çeken iki ayrıntısı ise “Behzat Ç.” dizisinin çekimleri ve Beşikçioğlu’nun hesabına gönderilen 225 bin TL oldu.

Beşikçioğlu, dizinin çekimlerinde belediye imkanlarının kullanıldığı iddialarına ilişkin olarak, yapım şirketinin belediyeye ödeme yaptığını, çekimlerin Etimesgut’un tanıtımına katkı sunduğunu ve belediyenin zarara uğratılmadığını savundu.

Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Kerimoğlu tarafından hesabına gönderilen 225 bin lirayla ilgili soruya ise Beşikçioğlu şu yanıtı verdi:

“Bahse konu para transferi tarihinde ben yurt dışındaydım. Otele giriş yapmak için kredi kartını ibraz ettiğimde limit sorunu olduğu ve nakit ödemeyi kabul etmedikleri için Mutlu Kerimoğlu’ndan borç olarak para istedim. Türkiye’ye dönüşte parayı geri ödedim.”

Ses kayıtları ve şirket iddiaları

Dosyada yer alan ses kayıtlarına da açıklık getiren Beşikçioğlu, bir konser organizasyonuyla bağlantılı rüşvet ve irtikap iddialarını reddetti. Kayıtlarda “başkan” olarak geçen kişinin kendisi değil, Başkan Yardımcısı Mutlu Kerimoğlu olduğunu ileri sürdü:

“Ses kayıtlarında başkan olarak geçen şahıs ben değilim. İfademden ve konuşma içeriğinden anlaşılacağı üzere Başkan Yardımcısı Mutlu Kerimoğlu olduğu bellidir.”

Ayrıca şirketlerin iddia ettiği zararın belediyeden tahsil edilmek istendiğini düşündüğünü belirten Beşikçioğlu, organizasyondan doğan zarar nedeniyle bu beyanlarda bulunulduğunu öne sürdü.

Savunmanın özeti: “Deliller soyut”

Beşikçioğlu, ifadesinin son bölümünde şu savunmayı yaptı:

“Samimi olarak beyanlarda bulundum. Tarafıma okunan Sayıştay raporlarında, suç duyurusu kısmında ve bilirkişi raporlarında tarafıma herhangi bir isnat ya da suç beyan edilmemiştir. Suçlamalar soyut suç atfı mahiyetinde olup maddi delillerle desteklenmemiştir.”

Beşikçioğlu’nun da aralarında bulunduğu 44 şüpheli hakkındaki tutuklama talebi, nöbetçi mahkeme tarafından değerlendirilecek. Mahkemenin kararı önümüzdeki saatlerde netleşecek.

 

Etimesgut Belediyesi’ne yolsuzluk soruşturmasında flaş gelişme: Başkan Beşikçioğlu ifadesi ortaya çıktı 

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar