Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Ankara Sincan’da Boya Fabrikasında Yangın Faciası: 1 İşçi Hayatını Kaybetti, 2 Yaralı

Yayımlandı

üzerinde

Ankara Sincan’da Boya Fabrikasında Yangın Faciası: 1 İşçi Hayatını Kaybetti, 2 Yaralı

Tarih: 20 Nisan 2026, Pazartesi
Saat: 14:30

Ankara’nın Sincan ilçesindeki bir boya fabrikasında sabah saatlerinde çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin yaklaşık 2,5 saat süren yoğun müdahalesiyle kontrol altına alındı. Yangında 1 işçi hayatını kaybederken, 2 işçi yaralandı. Yangının tiner deposuna sıçraması son anda önlendi.

Yangın Sabah Saatlerinde Çıktı, Alevler Kısa Sürede Büyüdü

Olay, Ankara’nın Sincan ilçesi Alcı Organize Sanayi Bölgesi 2036. Cadde üzerinde faaliyet gösteren bir boya fabrikasının üretim bölümünde, saat 08.46 sıralarında meydana geldi. Henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangın, fabrikada bulunan yanıcı ve parlayıcı kimyasal maddelerin de etkisiyle kısa sürede büyüdü. Yangın sırasında fabrikada patlamalar meydana geldiği bildirildi.

İhbar üzerine bölgeye; Temelli, Polatlı, Sincan, Başkent OSB, Çayyolu, Çakırlar, Merkez, Sincan OSB ve Batıkent itfaiye istasyonlarından çok sayıda ekip sevk edildi. Olay yerine ulaşan 6 itfaiye aracı ve 20 itfaiye personeli, alevlere müdahale etti.

2,5 Saatlik Mücadele Sonucu Yangın Söndürüldü

İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 2,5 saat süren yoğun çalışması sonucu yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Söndürme çalışmalarının ardından fabrikada soğutma çalışmaları başlatıldı.

Yangın sırasında içeride bulunan işçilerden Furkan Yıldız (30) ve Yusuf Erdin (20) dumandan etkilenerek yaralandı. İtfaiye ekipleri tarafından fabrikadan çıkarılan yaralılar, ambulanslarla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Müdahale sırasında dumandan etkilenen bazı itfaiye erleri ve işçilere ayran dağıtıldı.

Acı Haber: Teknisyen Adem Ulucan’ın Cansız Bedenine Ulaşıldı

Yangının söndürülmesinin ardından fabrikada kayıp olarak aranan teknisyen Adem Ulucan’ın (45) cansız bedenine ulaşıldı. Ulucan’ın cenazesi, otopsi işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı, olaya ilişkin soruşturma başlatarak 1 Cumhuriyet Savcısı ve bilirkişi heyeti görevlendirdi.

Vali Şahin’den Açıklama: “Yangın Tiner Deposuna Sıçramadı”

Olay yerine gelen Ankara Valisi Vasip Şahin ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, yetkililerden bilgi alarak incelemelerde bulundu.

Vali Şahin yaptığı açıklamada, yangının tiner gibi yanıcı maddelerin depolandığı alana sıçramasının önlendiğini belirterek, “Şu anda soğutma aşamasına geçildi. Arkadaşların verdiği bilgiye göre, bölgedeki maddelerin korunması noktasında gerekli tedbirler alındı. Yangının tiner gibi ürünlerin depolandığı alana sirayet etmeden önlendiğini arkadaşlarımız bildirdiler. Yaralılar şu anda hastaneye gitti ama zannediyorum bir tanesi dumandan etkilenmiş, diğerinde hafif yanıklar var. Çıkış sebebini de arkadaşlarımız soğutmadan sonra tespit edeceklerdir.” dedi.

Dumandan Etkilenen Güvercine İtfaiyeden Şefkat Eli

Yangın sırasında yaşanan ilginç bir detay ise, dumandan etkilenerek fabrika yakınına düşen bir güvercine itfaiye ekiplerinin müdahale etmesi oldu. Dumandan etkilendiği belirlenen güvercine su verilerek ilk müdahalesi yapıldı.

Soruşturma Başlatıldı, Yangının Çıkış Nedeni Araştırılıyor

Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, bilirkişi heyetinin incelemeleri sürüyor. Fabrikadaki soğutma çalışmalarının tamamlanmasının ardından detaylı inceleme yapılacak.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Avustralyalı Gazetecinin İtirafı: “Çanakkale’deki En Büyük Talihsizliğimiz Dahi Türk Subayı Mustafa Kemal’di”

Yayımlandı

üzerinde

Avustralyalı Gazetecinin İtirafı: “Çanakkale’deki En Büyük Talihsizliğimiz Dahi Türk Subayı Mustafa Kemal’di”

TARİH: 26 Nisan 2026
SAAT: 10:45

FATİHDOĞANMEDYA / ÖZEL HABER – Çanakkale Kara Savaşları’nın üzerinden bir asırdan fazla zaman geçmesine rağmen, savaşın kaderini değiştiren anlara dair yabancı kaynaklardan gelen itiraflar gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Öğretim Görevlisi Dr. İsmail Sabah’ın yaptığı son araştırmaya göre, 25 Nisan 1915 sabahı yaşananlar, Avustralyalı ünlü gazeteci ve yazar Alan Moorehead tarafından 1956 yılında “İtilaf Kuvvetleri’nin en büyük talihsiz rastlantısı” olarak kaleme alındı.

Moorehead’in yorumuna göre, Anzak çıkarmasının başarıya ulaşmasını engelleyen şey, ne Osmanlı’nın sayı üstünlüğü ne de topçu bataryalarıydı; o esnada Conkbayırı’nda bulunan “küçük rütbeli ama dahi bir Türk subayıydı”: Yarbay Mustafa Kemal Bey.

“O Emri Verdi: Sizi Ölmeyi Emrediyorum”

Dr. İsmail Sabah, FatihDoğanMedya’ya yaptığı özel açıklamada, 25 Nisan 1915 sabahı 19. Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal Atatürk’ün inisiyatif alarak tarihin akışını değiştirdiğini vurguladı. O sabah Arıburnu’na çıkan Anzak Kolordusu, karşılarında sadece küçük bir Osmanlı müfrezesi beklerken, Bigalı Köyü’nde yedekte bekleyen 57. Alay’ın Conkbayırı’na doğru nefes kesen bir koşuyla yetiştiğini belirten Sabah, şu ifadeleri kullandı:

“57. Alay, Mustafa Kemal Bey’in emriyle sabah saat 10.00 civarında Conkbayırı sırtlarına ulaştı. İşte tam o anda, dünya askeri tarihine geçen o kritik müdahale gerçekleşti. Eğer Mustafa Kemal Bey bir kararsızlık yaşasaydı veya orada bulunmasaydı, Anzaklar Kocaçimen Tepesi’ne ulaşarak Boğaz’ın kontrolünü tamamen ele geçirebilir, Çanakkale Savaşı’nın seyri ilk günden sona erebilirdi.”

Moorehead’in 1956 Tarihli İtirafı

ÇOMÜ’den Dr. Sabah’ın yabancı literatür taramalarında ortaya çıkardığı Alan Moorehead yorumu, savaşın objektif değerlendirmesi açısından büyük önem taşıyor. Moorehead’in 1956’da yayımlanan eserinde kullandığı ifadeler şöyle:

“İtilaf kuvvetleri açısından bakıldığında bütün bir seferin en büyük, en talihsiz rastlantılarından birisi de küçük rütbeli ama dahi bir Türk subayının o esnada orada bulunmasıydı.”

Dr. Sabah, bu sözlerin altını çizerek şunları ekledi: “Moorehead burada bir askeri yenilgiyi sadece bir ‘rastlantı’ olarak nitelendirmiyor; aynı zamanda Mustafa Kemal’in askeri dehasını ve o anki durum muhakemesini teslim ediyor. Bu, yabancı bir kalemin Türk subayının stratejik zekasına duyduğu saygının en açık göstergesidir.”

Conkbayırı’nda Yazılan Destan

O gün, Yarbay Mustafa Kemal’in “Size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum” sözleriyle harekete geçen 57. Alay, kendisinden katbekat üstün kuvvetlerle Conkbayırı’nda kıyasıya bir mücadeleye girişti. Alayın neredeyse tamamı bu çarpışmalarda şehit düşmesine rağmen, Anzak birliklerinin ilerleyişi durduruldu ve Kocaçimen Tepesi hattı korundu.

Bu tarihi müdahale, sadece Türk milletinin kaderini değil, aynı zamanda Avustralya ve Yeni Zelanda ulusal kimliklerinin oluşumunda da bir dönüm noktası olan Anzak Günü’nün temelini oluşturdu. Aradan geçen 111 yılın ardından, Avustralyalı bir gazetecinin kaleminden dökülen bu sözler, Çanakkale ruhunun evrenselliğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Kahramanmaraş’ta iki aile arasında pompalı tüfekli kavga: 1’i ağır 7 yaralı

Yayımlandı

üzerinde

Kahramanmaraş’ta iki aile arasında pompalı tüfekli kavga: 1’i ağır 7 yaralı

Tarih/Saat: 21.04.2026 – 23:59


KAHRAMANMARAŞ’ta aralarında husumet bulunan iki aile arasında çıkan ve pompalı tüfeklerin kullanıldığı silahlı kavgada 1’i ağır 7 kişi yaralandı. Olayla ilgili 1 şüpheli gözaltına alınırken, diğer faillerin yakalanması için çalışma başlatıldı.

Olay, 21 Nisan 2026 akşamı saat 19.30 sıralarında, merkez Dulkadiroğlu ilçesine bağlı Yavuz Selim Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, aralarında daha önceden husumet bulunduğu öne sürülen Yıldırım ve Körkurt ailelerinin fertleri arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle sözlü tartışma başladı.

Kısa sürede alevlenen tartışma, tarafların pompalı tüfeklerle birbirlerine ateş açmasıyla silahlı çatışmaya dönüştü. Çevrede büyük paniğe yol açan çatışmada, saçmaların isabet ettiği toplam 7 kişi vücutlarının çeşitli yerlerinden yaralandı.

Mahalle sakinlerinin durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirmesi üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Polis ekipleri çevrede geniş güvenlik önlemi alarak kavgaya müdahale ederken, sağlık görevlileri yaralılara ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi.

Yaralılar, ambulanslarla Kahramanmaraş’taki çeşitli hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Hastane kaynaklarından alınan bilgiye göre, yaralılardan 1’inin sağlık durumunun ağır olduğu ve yoğun bakım ünitesinde tedavisinin sürdüğü öğrenildi.

Olayın ardından harekete geçen Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, başlattıkları geniş çaplı soruşturma kapsamında kavgaya karıştığı tespit edilen 1 şüpheliyi gözaltına aldı. Yetkililer, olaya karışan diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların çok yönlü olarak sürdürüldüğünü bildirdi.

Olayla ilgili başlatılan adli soruşturma devam ediyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Tuncay Sonel’in Adının Verildiği Cadde Tabelası Mahallelinin Talebiyle Söküldü

Yayımlandı

üzerinde

Tuncay Sonel’in Adının Verildiği Cadde Tabelası Mahallelinin Talebiyle Söküldü

Tarih: 22 Nisan 2026
Saat: 00:30

Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde, 2005-2008 yılları arasında kaymakamlık yapan ve Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in adının verildiği cadde tabelası, mahalle sakinlerinin talebi üzerine belediye ekiplerince sökülerek kaldırıldı.

Olay, Birecik ilçesine bağlı Bağlarbaşı Mahallesi’nde meydana geldi. 5 Ocak 2020’de Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adı gündeme gelen ve 4 gün önce gözaltına alınarak tutuklanan Tuncay Sonel’in isminin yer aldığı cadde tabelası, mahalle muhtarlığı ve ihtiyar heyetinin başvurusu üzerine yerinden söküldü.

Belediye Meclisi 2024’te İsim Vermişti

Tuncay Sonel, 27 Ekim 2005 ile 28 Ağustos 2008 tarihleri arasında Birecik Kaymakamı olarak görev yapmıştı. 2024 yılında alınan Birecik Belediye Meclisi kararıyla ilçedeki bazı cadde ve sokaklara Sonel’in adı verilmişti. Ancak Sonel’in Gülistan Doku soruşturmasındaki konumu, mahalle sakinleri arasında rahatsızlığa yol açtı.

Mahalle Muhtarlığı ve İhtiyar Heyeti Devreye Girdi

Bağlarbaşı Mahalle Muhtarlığı ve ihtiyar heyeti, cadde adının değiştirilmesi talebiyle Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’ne resmi başvuruda bulundu. Dilekçede, Sonel’in adının caddede yer almasının mahallede yaşayanlar arasında rahatsızlık yarattığı ifade edildi. Belediye yetkilileri, talebi değerlendirerek cadde üzerindeki tabelanın kaldırılmasına karar verdi.

Tabela Yerinden Söküldü, Yeni İsim Önerisi Geldi

Belediye ekipleri, alınan karar doğrultusunda cadde üzerinde bulunan “Tuncay Sonel” yazılı tabelayı yerinden sökerek kaldırdı. Sökülen tabelanın bir süre duvar kenarında bırakıldığı görüldü. Caddenin isminin değiştirilmesi süreci başlarken, mahalle sakinleri yeni isim için de bir öneride bulundu. Belediyeye sunulan dilekçede, caddeye Kahramanmaraş’taki okul saldırısında hayatını kaybeden “Şehit Öğretmen Ayla Kara”nın adının verilmesi talep edildi.

Belediye Meclisi Önümüzdeki Günlerde Toplanacak

Edinilen bilgiye göre, Birecik Belediye Meclisi’nin önümüzdeki günlerde yapacağı toplantıda Tuncay Sonel Caddesi’nin adının resmen değiştirilmesi ve yeni bir cadde isminin belirlenmesi bekleniyor.

Tuncay Sonel Kimdir?

Tuncay Sonel, 1970 yılında Adana’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Adana’da tamamladıktan sonra 1994 yılında Mülki İdare Hizmetleri Sınıfı’na Aydın kaymakam adayı olarak atandı. Sırasıyla Vize (Kırklareli), Birecik (Şanlıurfa) ve Of (Trabzon) ilçelerinde kaymakamlık görevlerinde bulundu. Daha sonra Tunceli Valiliği ve Ordu Valiliği görevlerini yürüttü. Son olarak Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Gülistan Doku Olayı Nedir?

Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020’de Tunceli’de kaybolmuş, aylarca süren aramaların ardından cansız bedeni bulunmuştu. Olayla ilgili yürütülen soruşturmada, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in de aralarında bulunduğu çok sayıda kamu görevlisi hakkında “görevi kötüye kullanma” ve “delilleri karartma” suçlamalarıyla işlem yapılmıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar