Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Ankara’nın Başkent oluşunun 102. yılı kutlanıyor: Ankara ne zaman başkent oldu?

Yayımlandı

üzerinde

9 Ekim 1923’te Dışişleri Bakanı İsmet Paşa, “Türkiye devletinin makarrıidaresi (idare merkezi) Ankara şehridir” ifadesinin yer aldığı tek maddelik yasa tasarısını Meclis’e sundu.

10 Ekim’de İkdam gazetesinde yer alan haberde, “saat 2’den 6’ya kadar devam eden toplantıda İsmet Paşa ve arkadaşlarının verdikleri genelge gereğince Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’na ‘Türkiye devletinin makarrıidaresi Ankara şehridir’ şeklindeki maddenin ilave edilmesinin kabul edildiği ve konunun bir sonraki gün Meclis’in genel toplantısında tekrar gündeme getirilip maddenin kanuniyetinin savunulacağı” ifade edildi.

Aynı tarihli Tanin gazetesinde “Ankara Merkezi Hü­kü­met” başlıklı haberde ise fırka toplantısında Ankara’ya Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın adının verilmesi hakkındaki teklifin, toplantıya başkanlık eden Mustafa Kemal Paşa tarafından gündeme dahi alınmadığı bilgisi yer almaktaydı.

Yasa tasarısı 10 Ekim’de Layiha Komisyonu’ndan, yine aynı gün Anayasa Komisyonu’ndan hızla geçti ve 13 Ekim 1923’te Meclis Genel Kurulu’na geldi.

Tasarı, tartışmalardan sonra oy çokluğuyla kabul edildi. Oturum Başkanı Ali Fuat Paşa’nın “oy çokluğuyla” sözüne, bazı milletvekillerinin “oy birliğiyle” sesleriyle itiraz etmesi üzerine, Ali Fuat Paşa “Efendim kalkmayan el vardır. Oy birliğiyle diyemem, gördüm, büyük çoğunlukla kabul edilmiştir.” diyerek oturumu sonlandırdı.

Yasa teklifi şeklinde gündeme gelen bu konu, “Ankara şehrinin Türkiye devletinin başkenti olmasına ilişkin Malatya Milletvekili İsmet Paşa’nın 2/188 sayılı yasa önerisi üzerine Anayasa Komisyonunca düzenlenen 10.10.1923 tarihli mazbata TBMM’nin 13.10.1923 tarihli 35. birleşiminin 2. oturumunda okunarak olduğu gibi kabul edilmiş ve Ankara şehrinin Türkiye devletinin başkenti olması büyük çoğunlukla kararlaştırılmıştır.” şeklinde karara dönüştü.

Kabul edilen karar, Ankara’nın, Mustafa Kemal ve Heyet-i Temsiliye’nin kente gelişinden itibaren fiili olarak sürdürdüğü merkez olma özelliğini, başkent sıfatıyla taçlandırdı.

Bu metin bir kanun değil TBMM kararı olduğundan, daha sonra Anayasa’da yer aldı.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Dereye düşerek kaybolan 9 yaşındaki çocuğun cesedi bulundu

Yayımlandı

üzerinde

Dereye düşerek kaybolan 9 yaşındaki çocuğun cesedi bulundu

Fatihdoganmedya | 11 Mayıs 2026 | 15:30

Osmaniye’nin Haraz Mahallesi’nde dün ailesiyle mesire alanına giden 9 yaşındaki Suriye uyruklu Mendul Dirimo, Karaçay Deresi’ne düşerek kayboldu. Yaklaşık 21 saat süren arama çalışmalarının sonucunda küçük çocuğun cansız bedenine ulaşıldı.

Olayın Meydana Geldiği Nokta: Karaçay Mesire Alanı

Olay, 10 Mayıs 2026 Pazar günü saat 16.00 sıralarında, Osmaniye merkezine bağlı Haraz Mahallesi’ndeki Karaçay Mesire Alanı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Suriye uyruklu Dirimo ailesi piknik için mesire alanına gitmişti. Mendul Dirimo (9), henüz bilinmeyen bir sebeple Karaçay Deresi’ne düştü ve hızla akan suda gözden kayboldu. Kuzeni kurtarmak için suya atladıysa da başarılı olamadı.

Kritik İhbar ve Geniş Çaplı Arama Çalışmaları

Çevredekilerin ihbarıyla olay yerine kısa sürede çok sayıda ekip sevk edildi. Mevsim normallerinin üzerinde yağış alan bölgede eriyen kar suları derenin debisini yükseltmişti ve bu durum arama kurtarma çalışmalarını zorlaştırıyordu. AFAD, Osmaniye Belediyesi İtfaiyesi ve Adana Emniyet Müdürlüğü Su Altı Grup Amirliği’ne bağlı dalgıçlar dere yatağında arama başlattı. Kıyı şeridi ve çevresi aynı anda dronlarla tarandı. Havadan ve karadan yürütülen çalışmalar havanın kararmasıyla saat 21.00’de durduruldu.

 Sabah 07.00’de Yeniden Başlayan Umutlu Bekleyiş

Ekipler 11 Mayıs sabahı saat 07.00 itibarıyla arama çalışmalarını yeniden başlattı. Gece boyunca bölgede nöbet tutan jandarma ekipleri, derenin debisinin azalmasıyla su altı ve kıyı taramasını hızlandırdı. Kritik an sabah saat 13.30 sıralarında yaşandı. Jandarma Arama Kurtarma (JAK) timleri, dalgıçların ulaşamadığı sığ ama akıntılı bir bölgede, küçük bir kütüğün altına sıkışmış halde bir beden tespit etti. Yapılan kontrollerde bunun kaybolduğu noktadan yaklaşık 3 kilometre uzaklıkta bulunan Mendul Dirimo’ya ait olduğu anlaşıldı.

 Otopsi ve Soruşturma Süreci

Küçük çocuğun cansız bedeni, JAK timlerince sudan çıkarıldıktan sonra olay yerinde hazır bekleyen cumhuriyet savcısının incelemesinin ardından Osmaniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı. Olayla ilgili kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için otopsi yapılacağı, aynı zamanda idari ve adli soruşturmanın da başlatıldığı bildirildi.

 Bilgi Notu: Bu Bölgede İlk Acı Olay Değil

Karaçay Deresi ve çevresindeki mesire alanları özellikle bahar aylarında benzer acı olaylara sahne oluyor. Yetkililer, piknik için giden aileleri dere kenarında daha dikkatli olmaları konusunda uyarıyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Ev Sahibinin 160 Bin Liralık Borcu Tüm Binayı Karanlığa Gömdü: Faturasını Ödeyen Kiracılar 6 Gün Elektriksiz Kaldı

Yayımlandı

üzerinde

Ev Sahibinin 160 Bin Liralık Borcu Tüm Binayı Karanlığa Gömdü: Faturasını Ödeyen Kiracılar 6 Gün Elektriksiz Kaldı

Tarih: 11 Mayıs 2026, 11:16

 

 

Antalya’nın Kepez ilçesinde yaşanan olay, “kişisel borçtan dolayı toplu cezalandırma” tartışmalarını alevlendirdi. Bina sahibi Osman A.’nın 160 bin liralık elektrik borcu ve iddia edilen kaçak kullanımı gerekçe gösterilerek apartmandaki tüm dairelerin elektriği kesildi. Kendi abonelikleri olan ve faturalarını düzenli ödeyen kiracılar 6 gün boyunca karanlıkta kalırken, mağdurlar arasında otizmli bir genç ve ailesi de yer aldı. Avukat Kübra Nur Çetin’in hukuk mücadelesi sonucu elektrikler yeniden bağlanırken, dağıtım şirketi hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

Antalya’nın Kepez ilçesinde yaşayan Rüveyda ve Hikmet Kara çifti ile 19 yaşındaki otizmli oğulları Kerem Kara’nın ev elektriği, 17 Nisan akşamı aniden kesildi. Aile, durumu abonelik sahibi olan kızları Avukat Kübra Nur Çetin’e bildirdi. Çetin, dağıtım şirketini aradığında kesintinin bir arızadan kaynaklanmadığını, bina sahibi Osman A.’nın 2024 yılından itibaren ödenmeyen 160 bin liralık borcu ve kaçak kullanımı yüzünden tüm apartmanın elektriğinin kesildiğini öğrendi.

“Planlı Kesinti Sandık, Meğer Toplu Ceza Kesilmiş”

Avukat Kübra Nur Çetin, aboneliğin 2021’den beri kendi üzerine olduğunu ve tüm faturaların eksiksiz ödendiğini belirterek yaşadığı şaşkınlığı şöyle anlattı: “Bina sahibi adına kayıtlı 5 daire bulunduğunu öğrendik. Haberimiz yoktu. Biriken borçtan dolayı tüm binanın elektriği kesilmiş. Hafta sonuydu, kimseye ulaşamadık. Normal bir kesinti olduğunu düşündük”.

Çetin, şirket yetkilileriyle yaptığı görüşmede aldığı yanıtı ise ibretlik olarak nitelendirdi: “Bana, ‘Bu abone borcunu öderse tüm binaya elektrik verilecek’ dediler. Bunun hukuka aykırı olduğunu söyledim ama dinlemediler”.

Otizmli Kerem’in Sınavı Karanlığa Gömüldü

6 günlük kesintiden en çok etkilenen, ailenin 19 yaşındaki otizmli oğulları Kerem Kara oldu. Günlük rutininin bozulması ve karanlık ortam, Kerem’in öfke nöbetleri ve ataklar geçirmesine neden oldu. Daha da acısı, Kerem’in 21 Nisan’da gireceği Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı’na (EKPSS) hazırlık süreci tamamen sekteye uğradı. Ablası Kübra Nur Çetin, kardeşinin durumunu “Akşamları lavaboya bile gidemedi. Sınava gireceğinin bilincinden uzaklaşmıştı” sözleriyle özetledi.

Mahkeme Müdahalesi ile 6 Gün Sonra Elektrik Geldi

Dağıtım şirketiyle yapılan tüm görüşmelerden sonuç alamayan Avukat Çetin, çareyi yargıya başvurmakta buldu. Mahkeme, verdiği ihtiyati tedbir kararı ile borç sahibi dışındaki bağımsız bölümlerin elektriğinin derhal yeniden bağlanmasına hükmetti. Kararın tebliğiyle birlikte tam 6 günün sonunda apartman sakinleri yeniden elektriğe kavuştu. Hukukçu kimliğiyle mücadelesini sürdüren Çetin, yaşananları “kamu hizmetinin sürekliliği ilkesine açıkça aykırı” olarak nitelendirerek, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Uzmanlar Uyarıyor: Kiracının Elektriğini Kesmek Suç

Hukuk uzmanları, yaşanan bu olayın temel tüketici haklarına ve kira hukukuna aykırı olduğuna dikkat çekiyor. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği, her bağımsız bölümün ayrı aboneliği bulunuyorsa, borçtan yalnızca ilgili abone sorumlu tutulabilir; diğer abonelerin enerjisinin kesilmesi hukuka aykırıdır. Ayrıca Borçlar Kanunu kapsamında, ev sahibinin dahi hiçbir koşulda kiracının elektrik, su gibi temel hizmetlerini kesme hakkı bulunmuyor. Kiracının kira borcunu ödememesi halinde bile ev sahibinin başvuracağı yol yasal takip olmalı; fiili müdahale “hizmetten yoksun bırakma” suçunu oluşturabiliyor. Bu olayda ise fatura ve abonelik bağı tamamen ayrı olan kiracıların mağdur edilmesi, yetkililer tarafından “ağır bir hak ihlali” olarak değerlendiriliyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

KÜRESEL SUMUD FİLOSU MARMARİS’E ULAŞTI: AKTİVİSTLER İÇİN ADLİ SORUŞTURMA BAŞLATILDI

Yayımlandı

üzerinde

KÜRESEL SUMUD FİLOSU MARMARİS’E ULAŞTI: AKTİVİSTLER İÇİN ADLİ SORUŞTURMA BAŞLATILDI

Tarih: 11 Mayıs 2026,
Saat: 11:53

Gazze’ye insani yardım götürmek amacıyla 15 Nisan’da İspanya’nın Barselona limanından yola çıkan ve 29 Nisan gecesi Akdeniz uluslararası sularında İsrail ordusunun sert müdahalesine maruz kalan “Küresel Sumud Filosu”, teknik ikmal ve güvenli liman arayışı kapsamında dün (10 Mayıs 2026) Muğla’nın Marmaris ilçesine demir attı. Farklı ülkelerden yaklaşık 300 aktivisti taşıyan filonun Türkiye’ye giriş işlemleri sürerken, Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili çok yönlü bir soruşturma başlattı.

Marmaris Limanı’nda hareketlilik: 38 tekne ve 300 aktivist

Edinilen bilgiye göre; İspanya, İtalya, Fransa ve Yunanistan rotasını izleyerek Girit Adası açıklarına ulaşan filo, burada İsrail donanmasının müdahalesiyle karşılaştıktan sonra rotasını Türkiye’ye çevirdi. 38 tekneden oluşan filo, 10 Mayıs sabah saatlerinde Marmaris Limanı’na giriş yaptı. Girit’ten gelen aktivistlerin pasaport ve gümrük işlemleri limanda oluşturulan geçici kontrol noktasında yapılırken, tekneler liman açıklarında demirletildi.

Limandaki hareketlilik nedeniyle bölgede güvenlik önlemleri artırıldı. İşlemlerin hızlandırılması için liman sahasına geçici bir karakol kurulduğu, ayrıca aktivistlere yönelik sağlık taramalarının da başlatıldığı bildirildi.

Başsavcılıktan 5 ayrı suçtan soruşturma

Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı, İsrail askerlerinin uluslararası sularda gerçekleştirdiği müdahale sırasında Türk vatandaşlarının da mağdur olduğu iddiaları üzerine harekete geçti. Başsavcılık talimatıyla;

· Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma,
· Ulaşım araçlarının kaçırılması ve alıkonulması,
· Nitelikli yağma,
· Mala zarar verme,
· Eziyet

suçları kapsamında resen soruşturma başlatıldı. Soruşturma çerçevesinde Türk vatandaşlarının ifadelerine başvurulurken, filoya ait teknelerde delil toplama çalışmalarının devam ettiği öğrenildi.

Adli makamlar, soruşturmanın kapsamını genişletmeye hazırlanıyor. Başsavcılık, uluslararası hukuk ihlali iddialarını da içeren bir fezleke hazırlanması için koordinasyon çalışmalarını sürdürüyor.

Sumud ne demek? Filonun amacı ne?

Arapça kökenli “Sumud” (صمود) kelimesi; “direnç, sebat, kararlılık, sarsılmaz azim” anlamlarına gelmektedir. Filistin halkının işgale karşı şiddet içermeyen sivil direniş geleneğini simgeleyen bu kavram, Küresel Sumud Filosu’nun da ruhunu yansıtıyor.

Küresel Sumud Filosu, 44’ten fazla ülkeden gelen aktivistlerin ve çok sayıda sivil toplum kuruluşunun ortak girişimiyle oluşturulmuş, şimdiye kadar toplanmış en büyük sivil deniz yardım misyonudur. Filonun temel hedefi; İsrail’in Gazze’ye uyguladığı ablukayı kırarak bölgeye gıda, ilaç, temiz su ve tıbbi malzeme gibi hayati insani yardımları ulaştırmak ve uluslararası kamuoyunun dikkatini ablukanın yol açtığı insani krize çekmektir

29 Nisan gecesi ne oldu?

Küresel Sumud Filosu’nun “2026 Bahar Misyonu” adı verilen bu seferi, 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında İsrail savaş gemileri ve sürat botları tarafından durduruldu.

Uluslararası sularda gerçekleşen müdahalede İsrail askerleri teknelere çıkarak motorları ve iletişim cihazlarını tahrip etti; çok sayıda aktivist gözaltına alındı. Uluslararası Af Örgütü, müdahaleyi “uluslararası hukukun açık ihlali” olarak nitelendirirken, 175’ten fazla aktivistin keyfi olarak alıkonulduğunu rapor etti. Filo organizatörleri, İsrail ordusunun bu eylemini “korsanlık” ve “insani yardım misyonuna yönelik vahşi bir saldırı” olarak tanımladı.

Yaşanan bu gelişmeler üzerine filo, rotasını Türkiye’ye çevirerek Marmaris’e ulaştı. Organizasyon komitesi tarafından yapılan açıklamada, “İsrail’in soykırımına ve ablukasına rağmen misyonumuzu sürdürme konusunda kararlıyız” ifadelerine yer verildi.

Bundan sonra ne olacak?

Filonun, Marmaris’teki ikmal ve tadilat işlemlerinin tamamlanmasının ardından 13 Mayıs 2026 Çarşamba günü yeniden denize açılmasının planlandığı bildirildi. Ancak soruşturma sürecinin ve gümrük işlemlerinin bu takvimi etkileyebileceği belirtiliyor. Öte yandan, filonun nihai hedefinin Gazze olduğu ve Türkiye’nin güney kıyılarından yeni bir rota izlenebileceği konuşuluyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar