Gündem
Kene ısırmasında sakın bunu yapmayın: Yüzde 100 bulaş sağlıyor

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Orhan Yıldız havaların ısınması ile birlikte görülmeye başlanan ve Kayseri’de 4 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan kene vakalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Piknik ya da dışarıda yapılan ziyaretler sonrası özellikle çocukların saçlarının kontrol edilmesi gerektiğini söyleyen Yıldız, “Kenenin kolayca deriyi delip, kan damarına ulaşabileceği her yerde kene tutabilir.” dedi.
“Bizim önerimiz bütün saçlı derinin özellikle çocuklarda, piknik gibi açık alan ziyaretlerinde dönüşte bütün vücudunun mutlaka soyularak bakılması gerekir.” diye öneride bulunan Yıldız, “Burada unutulan yerlerin başında ilk olarak saçlı deri ardından da sizin gözle göremeyeceğiniz koltuk altı, kasık ve sırt bölgesi geliyor.” diye konuştu.
Tek tek bu bölgelere bakılması gerektiğinin altını çizen Yıldız, “Kene saptandığı zaman mutlaka bir hekime başvurup, keneyi çıplak elle çıkarmamaya gayret edilmelidir.” ifadelerini kullandı.
“MÜMKÜNSE ELLE ÇIKARILMAMASI EN DOĞRUSU”
Kenenin birçok şekilde insanlara virüs bulaştırabildiğini söyleyen Prof. Dr. Orhan Yıldız, “Kene ısırığı ile KKKA elbette bulaşmaktadır. Ama asıl bulaşma keneyi çıkarırken olmaktadır. Bazıları ateş tutarak çıkarıyor. Evet, kene canlıdır; ateşi hissettiği an bırakacaktır. Ama ateş tuttuğunuz an kusabilir.” dedi.
Mide içeriği vücuda bulaşmayacaksa bile bu kusma ile bulaşabileceğini aktaran Yıldız, “Elle tutup çekme en çok yapılan hata. El ile çıkarmayı önermiyoruz ama eldiven giyilmesi ya da bez ya da başka cisim araya konularak tutulması önerilir. Ama mümkünse elle çıkarılmaması en doğrusudur.” dedi.
Yıldız, şöyle devam etti:
“Çıkarma işleminin kendimizin yapmaması daha sağlıklıdır. Bir sağlık kuruluşuna başvurulup yapılmalıdır. Çünkü çıkarma işlemi sırasında kene birden çekilip, çıkarılırsa bu tür durumlarda elimizde tırnaklarımız arasından bize bulaş söz konusu olabilir. Hele hele en büyük hatalardan biri, insanlar keneyi kendi çıkarıp tırnakları ile ezmeye çalışıyor. Bu yüzde 100 bulaş anlamına gelir. Bu nedenle bu tür uygulamalardan kaçınmak gerekir.”
Gündem
Fouzia’nin birikimini 13 yıllık eşi çalıp kaçtı: “Çocuğumla nereye gideceğim”
Fouzia‘nin birikimini 13 yıllık eşi çalıp kaçtı: “Çocuğumla nereye gideceğim”
Tarih — Saat: 18 Mart 2026 — 14:30

Tunus uyruklu Fouzia, 13 yıllık evli olduğu eşinin birikimlerini alıp ortadan kaybolduğunu belirtiyor. Mağdur kadın, “Çocuğumla nereye gideceğim?” diyerek hem maddi hem psikolojik çaresizliğini anlattı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı; mağdur, yetkililerden ve ilgili makamlardan destek talep ediyor
Farklı kaynaklara geçen başlığa göre, iddia şu şekilde: 13 yıllık eşiyle yaşayan ve yıllarca tasarruf edip birikim yapan Fouzia, bir süredir eşiyle gerginlik yaşadıktan sonra paralarının eksildiğini fark etti. İddiaya göre eş, birikimleri alıp adresini değiştirdi veya ülke dışına çıktı. Mağdur, yanında küçük çocuğuyla kaldığını ve “Çocuğumla nereye gideceğim” sözleriyle durumun çaresizliğini dile getirdi.

Mağdurun talepleri ve adımlar
-
Fouzia, yerel makamlarla ve konsolosluklarla iletişime geçtiğini belirtti.
-
Hukuki süreç başlatılmasına yönelik ilk adımlar atıldı; ancak uluslararası boyutlu vakalarda tebligat ve iade prosedürleri zaman alabiliyor.
-
Mağdur, sosyal yardım ağlarına ve sivil toplum kuruluşlarına yönlendirilmeyi talep ediyor.

Yetkililerin ve hukuk uzmanlarının notları
-
Eşler arası mal-mülk iddialarında delil (banka dekontu, hesap hareketleri, tanık beyanları) belirleyici oluyor.
-
Uluslararası tebligat süreçleri ve karşı ülkenin işbirliği talepleri, davaların uzamasına sebep olabiliyor.
(Bu bölüm genel hukuki bilgi niteliğindedir; somut vaka için resmi belgeler ve savcılık açıklamaları beklenmelidir.)
Toplumsal yankı ve benzer vakalar
Benzer olaylar, göçmen eşlerle yaşanan evliliklerde ve uluslararası boşanma/çözüm süreçlerinde zaman zaman gündeme geliyor. Vatandaşlık veya ikamet sorunları, tebligatın ulaşmaması gibi nedenlerle mağdurlar uzun süre hak arayışında kalabiliyor.
Gündem
Çanakkale’de denizaltı ele geçirilmesini sağlayan Müstecip Onbaşı, savaşın gizli kahramanlarından
Çanakkale’de denizaltı ele geçirilmesini sağlayan Müstecip Onbaşı, savaşın gizli kahramanlarından
FatihDoganMedya | 18 Mart 2026 — 14:30
Tek atış, büyük sonuç: Akbaş’ta bir topçu onbaşının hikâyesi

Birinci Dünya Savaşı’nın en kritik cephelerinden biri olan Gelibolu’da, siper nöbetinde olan bir topçu bir periskop tespit etti; tek atışla denizaltının operasyon kabiliyetini kısıtladı ve sonuçta düşman denizaltısının teslim alınmasına zemin hazırladı. Bu hamlenin kahramanı olarak tarihe geçen onbaşı, o güne dair komuta zincirinde önce uyarı aldı ama gelişme öğrenildiğinde üstleri ve dönemin komutanları tarafından ödüllendirildi.

30 Ekim 1915 tarihli çatışma sırasında, Anadolu yakası Akbaş mevkisindeki bataryada görevli topçunun dikkati sayesinde bir düşman denizaltısı tespit edildi. Topçu, periskopa nişan alarak isabet sağladı; periskop zayiatı denizaltının yön ve gözlem kabiliyetini kaybetmesine yol açtı. Kısa süre sonra, boğaz hareketliliğini izleyen birimler tarafından denizaltının karaya yakın bir konumda teslim alındığı bildirildi. Bu gelişme, Gelibolu savunmasının kritik anlarından birinde cepheyi rahatlatan bir detay olarak kayda geçti.

(Çağdaş kaynaklarda denizaltının adı ve teslim süreciyle ilgili anlatımlar bulunmakla birlikte; farklı kaynaklarda tarih ve ayrıntıların küçük farklar gösterdiği not edilmelidir.)
Ödüllendirme ve dönüş
Olay üzerine üst komuta, cepheden gelen raporları inceleyince durumu doğruladı; dönemin üst düzey komutanları, olayın öne çıkan ismini makamlarında kabul edip takdirlerini iletti. Yönetime göre, bu başarının ardından rütbe ve madalya takdimi gibi resmi ödüller verildiğini ve ayrıca komutan seviyesinden simgesel hediyelerin sunulduğunu aktaran kaynaklar mevcut. Bu dönemin belgeleri ve daha sonraki anma yazıları, o dönemin moral ve propaganda atmosferi içinde bu tür kahramanlık hikâyelerinin ön plana çıkarıldığını gösteriyor.

Mirası ve anma
Yıllar sonra yerel arşivler, anı çalışmalar ve gençler için hazırlanan kitaplar bu kişinin adını yaşatmaya devam ediyor. Çanakkale anma etkinliklerinde, bölgede yapılan yerel yayınlarda ve eğitim materyallerinde bu örnek olay sıkça anılıyor; kahramanın doğum yeri ve ailesiyle ilgili bilgiler de yerel kaynaklarda korunuyor.
Bir askerin anlık gözlemi ve hızlı davranışı, sahada savaşın genel seyrini doğrudan değiştirmese de taktik açıdan yerel üstünlük sağlayabilir; bu olay, küçük ama etkili müdahalelerin savaşın akışında nasıl yeri olabildiğini gösteren somut bir örnek olarak öğretici değer taşıyor.
Gündem
Malatya’dan sonra Adana’ya Patriot konuşlandırılıyor
Malatya’dan sonra Adana‘ya Patriot konuşlandırılıyor
Tarih / Saat: 18 Mart 2026, 12:10

Milli Savunma Bakanlığı, Adana’da İncirlik bölgesine mevcut İspanya’ya ait Patriot’a ek olarak Almanya’daki Müttefik Hava Komutanlığı tarafından görevlendirilen yeni bir Patriot hava savunma sistemi gönderildiğini açıkladı.
Milli Savunma Bakanlığı (MSB) yaptığı açıklamada, hava sahasının korunmasına yönelik tedbirler kapsamında Milli Savunma Bakanlığı tarafından koordinasyonla, Adana’daki mevcut İspanyol Patriot bataryasına ek bir Patriot sisteminin Adana’ya konuşlandırıldığını bildirdi. Açıklamada konuşlandırmanın, Ramstein/Müttefik Hava Komutanlığı koordinasyonunda gerçekleştirildiği belirtildi.

Bölgesel hazırlığın bir parçası olarak NATO da Doğu-Güneydoğu hattında hava savunmasını güçlendiriyor; geçen hafta Malatya’ya yapılan Patriot konuşlandırmasının ardından şimdi Adana’ya ilave bir düzenleme yapılmış oldu. Bu adımlar, bölgeden kaynaklanan füze/ hava tehdidi risklerine karşı ortak savunma önlemleri çerçevesinde değerlendiriliyor.
Neden önemli?
Adana’daki İncirlik üssü bölgesinde Amerikan, İspanyol ve diğer müttefik personelinin bulunduğu ve üs çevresinin stratejik öneme sahip olduğu biliniyor. Konuşlandırma, İncirlik ve çevresindeki kritik tesislerin ek bir katman hava savunmasıyla korunmasını amaçlıyor.
Teknik kısa bilgi
Patriot, orta menzilli hava savunma bataryası olarak balistik füzeler, seyir füzeleri ve hava tehditlerine karşı görev yapıyor; farklı sürümleri (ör. PAC-2, PAC-3) mevcut olup saha komutları ve radar ağlarıyla entegre çalışıyor. Bu tür konuşlandırmalar savunma tedbirlerini güçlendirmeyi hedefliyor.
-
Türkiye sınırlarına yakın bölgelerde artan gerginlikler, NATO’nun sahadaki hava savunma varlığını kısa sürede artırmasına yol açtı. Reuters’in verdiği bilgilere göre bu konuşlandırmalar müttefik desteği kapsamında Ramstein Komutanlığı tarafından koordine ediliyor.
-
Türkiye’de şu anda bölgeler bazında konuşlu Patriot sistemleri sayısı artarken, yerel harekât ve diplomasi düzeyinde koordinasyon sürüyor.
-
Son Dakika4 gün önceAnadolu Otoyolu’nda Feci Kaza: Hostes Hayatını Kaybetti, 15 Yaralı
-
Gündem2 gün önceBayram tatiline giderken kaza: Aksaray’da ölen çift, yaralı 4 çocuğun tedavisi sürüyor
-
Gündem4 gün önceAksaray — Bayram tatili yolunda feci kaza: baba öldü, eşi ve 4 oğlu yaralandı
-
Gündem3 gün önceBursa’da 7 yıl harabe evde alıkonulan çocuk, DNA testi sonrası annesine teslim edilecek
-
Gündem4 gün önceKuzey Kore’den füze yağmuru: 10’dan fazla balistik füze fırlatıldı
-
Gündem6 gün önceCinsel saldırıyla suçladığı kişiyi duruşma çıkışı öldüren şüpheli: Sinirlerime hakim olamadım
-
Gündem5 gün önceRabia Çataklı hakkında karar: mahkeme ‘takdiri indirim’ ile 2 kez müebbet
-
Gündem4 gün önce8 yaşındaki çocuğun 7 yıllık esareti. Kaçırıldı, evden hiç çıkarılmadı, çöplerin içinde bulundu
