Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Devlet Bahçeli: İran’a saldırı İsrail’in kanlı yüzünü tekrar deşifre etti

Yayımlandı

üzerinde

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı, İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırılara tepki gösterdi.

Bahçeli, İran’a yönelik saldırıların İsrail’in kanlı yüzünü bir kez daha deşifre ettiğini söyledi.

Yazılı bir açıklama yapan MHP lideri, “İran’a yapılan operasyon bir yönüyle ’ye verilmiş sinsi mesajdır.” ifadesini kullandı.

Bahçeli, “Birbirine eklemlenerek genişleyip güçlenen kriz ve kaos sarmalında perdelemiş nihai hedef ‘dir.” dedi.

Türkiye’nin etrafının ateşle çevrildiğini belirten Bahçeli, “Milliyetçi Hareket Partisi, İsrail’in kesinkes güç kullanılarak önünün kesilmesi düşüncesindedir.” ifadelerini kullandı.

Devlet Bahçeli: İran'a saldırı İsrail'in kanlı yüzünü tekrar deşifre etti - 1 MHP lideri Devlet Bahçeli

yazılı açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Bölgesel ve küresel istikrarsızlık dalgasının tehlike sınırlarını aşarak iyice sertleştiği, bunun da ötesinde insanlığın merhamet ve medeniyet değerler birikimini vahim düzeyde tehdit ettiği görülmektedir.

Maalesef barış, huzur ve diyalog beklentileri sürekli boşa düşürülmektedir.

Bu süreçte felaket senaryolarına her gün bir yenisi eklenmektedir.
Uluslararası hukuk devre dışı, uluslararası kuruluşlar ahlaken ve fiilen tasfiye halindedir.

Masum ve mazlum toplumlar katliam markajında, hatta soykırım mahzenindedir.

Özellikle ülkemizin etrafı ateşle çevrilmektedir.

Husumet ve huşunet markası, dehşet ve şiddet mahsulü olan İsrail’in açtığı derin yaralar, yaptığı büyük yıkımlar, neden olduğu devasa facialar sadece ve bölgemiz açısından değil esasen dünyanın tamamı için ağır bir sancıdır.

Sözde İran’ın nükleer programını vurmak amacıyla dün gece yarısı icra edilen “Yükselen Aslan” isimli kombine terör saldırısı İsrail’in vandal ve kanlı yüzünü tekrar deşifre etmiştir.

Altıncısı önümüzdeki pazar günü Umman’da yapılması planlanan İran’ın nükleer programıyla ilgili müzakereler yoğun olarak sürüyorken İsrail’in savaş ve diline müracaatı başka hesapların varlığına delalettir.

Bu kapsamda İran’a ait nükleer tesis ve askeri üslerin yanı sıra sivil hedefler de acımasızca vurulmuş, İran Genelkurmay Başkanı ile Devrim Muhafızları Komutanı, yanı sıra bilim insanları katledilmiştir.

Gazze’de insanlık ve savaş suçu işleyen, tarihin en trajik soykırımını planlı ve sistematik olarak gerçekleştiren İsrail’in Siyonist ve emperyalist barbarlıkta devamlı çıta yükselttiği bariz şekilde ortadadır.

Artık günü kurtarmaktan başka bir şeye yaramayan bıktırıcı mahiyetli cılız ve kısır kınama mesajlarından çok daha fazlasını aktif ve çok boyutlu yerine getirmek hem küresel adaletin hem de insanlık onurunun haysiyet ve şeref konusudur.

İsrail önüne gelene saldırı düzenlemekte, sabotaj ve suikast kurgusuyla örtülü operasyonlarını coğrafyanın her yerine taşımaktadır.

Periyodik olarak Filistin, Yemen, Suriye, Irak, Lübnan ve İran’a dünyanın gözü önünde saldıran; ikide bir ’nin ayağına dolaşan bu alçak cehalet ve cinayet suç makinesine karşı askeri, ekonomik ve stratejik önleyici tedbirler alınmazsa dünya her ihtimale açık hale gelecektir.

Bu ihtimalin tezahürü halinde korkunç olayların vasat bulması kaçınılmazdır.

Devlet Bahçeli: İran'a saldırı İsrail'in kanlı yüzünü tekrar deşifre etti - 2 MHP lideri Devlet Bahçeli

Bebekleri öldüren, yardım gemilerinin önünü kesen, Gazze’yi günbegün eritip yutmak için seferberlik içinde hareket eden bir barbarlığa dayanmak ve katlanmak geldiğimiz bu aşamada akıl ve ahlak dışılıktır.

İsrail Başbakanı’nın Siyonist yayılmacılığın refakatinde, iç politikada sıkışma yaşamasıyla birlikte yakın zamanda yapılacak seçimlerde koltuğundan inme korkusunu içten içe duyması otokontrolünü ziyadesiyle kaybettirmektedir.

Gazze katili Netanyahu derhal atılması gereken bir safradır.

Osmanlı İmparatorluğu ile ilgili spekülasyonu ise farklı emel ve hedeflere hizmet eden sipariş propagandadır.

Bu safra aynı zamanda İsrail toplumunu da zehirlemekte, daha kötüsü ise küresel ölçekte Yahudi düşmanlığını körüklemektedir.

Gelişmelerin püf noktasında elbette vardır.

İsrail’in terörist yönetimi ülkemizin görüş menzilini kapatmak, terörsüz hedefini baltalamak, bölgemizi karanlığa mahkum etmek için her fırsattan istifade etmenin peşindedir.

Birbirine eklemlenerek genişleyip güçlenen kriz ve kaos sarmalında perdelemiş nihai hedef Türkiye’dir.

Türk milleti Siyonizm’in ve emperyalizmin tertip ve tuzaklarına karşı birdir, beraberdir, taviz ve teslimiyeti düşünülemeyecektir.

İran’a yapılan operasyon bir yönüyle Türkiye’ye verilmiş sinsi mesajdır.
Aynı şekilde Türkiye Yüzyılına mühür vuracak kutlu hedeflere, terörsüz geleceğe ve ayağa kalkan diriliş ruhuna karşı dolaylı tepkidir.

İçimizdeki İsrail lobisine rağmen milli birlik ve dayanışma şuurumuz kudret ve kuvvetimiz olarak düşmana korku, dosta da güven verecektir.
İsrail’in durdurulması hem milli güvenliğimiz hem de bölge barış ve istikrarı adına tarihi bir sorumluluktur.

Bahse konu sorumluluğun inkar veya ihmali halinde öngörülemez sorunların çıkması mukadder ve muhakkaktır.

ABD ise tarihin ve insanlığın doğru yerinde konuşlanmalıdır.

Bu ülke içinde yükselen siyasi basınç ve ayrılık talepleri, 14 Haziran’da pek çok eyalette yapılacak gösteri ve protestolar hiçbir devletin kendi içinde rahat ve güvenli olmadığına açık işarettir.

Milliyetçi Hareket Partisi, İsrail’in kesinkes güç kullanılarak önünün kesilmesi düşüncesindedir.

Zira başka bir seçenek kalmamıştır.

Kaldı ki sözün hükmü bitmiş, diplomasi ve diyalog arayışları her fırsat ve zamanda etkisini kaybetmektedir.

Video:  İsrail’de misilleme hazırlığı!

NTV’yi sosyal medyadan takip edin

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Abdi İpekçi ölümünün 47. yılında anıldı

Yayımlandı

üzerinde

Abdi İpekçi ölümünün 47. yılında anıldı

01.02.2026 – 15:05

Uğradığı silahlı saldırı sonucu 47 yıl önce hayatını kaybeden Türk basınının duayen ismi, Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi, düzenlenen iki ayrı törenle anıldı. Anma, önce Zincirlikuyu Mezarlığı’nda kabri başında, ardından Nişantaşı’nda bulunan Abdi İpekçi Anıtı önünde gerçekleşti.

Kabri Başında Duygulu Anma

Sabah saat 11.00’de Zincirlikuyu Mezarlığı’nda başlayan ilk törene, İpekçi’nin kızı Nükhet İpekçi, Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Özay Şendir, köşe yazarları Abbas Güçlü ve Tuncay Bengin, Hürriyet Gazetesi’nden Sedat Ergin, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Sibel Güneş ile eski çalışma arkadaşları ve sevenleri katıldı.

Ailenin ve Meslektaşlarının Sözleri

Nükhet İpekçi, yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:
“Can alanlar, şiddetten yana her türlü etkinliği yapanlar kadar keşke biz canı alınanlar da birlik olup o dirayeti gösterebilsek. Onların aralarındaki dayanışma kadar dayanışmayı somut adımlar atabilecek düzeyde gösterebilsek.”

Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Özay Şendir ise konuşmasında, İpekçi’nin mesleğe kattığı değerleri vurguladı:
“Her şeyin hafızasının 30 saniye olduğu bir dünyada 47 yıldır Abdi Bey’i anıyor olmak son derece kıymetli… Daimi genel yayın yönetmenimiz Abdi İpekçi’yi anmak için yine buradayız.”

Bir ‘Kutup Yıldızı’ Olarak Abdi İpekçi

Törende konuşan isimler, İpekçi’nin Türk basını için taşıdığı anlamı ve bugünkü mesajını aktardılar.

· Abbas Güçlü (Milliyet Gazetesi Köşe Yazarı): “Abdi İpekçi, Türk basınının en önemli temel taşlarından birisiydi. Bugün yaşıyor olsaydı, her şeyden önce barış derdi. Gazeteciliği bir meslek olarak seçip bunun onurlu bir meslek olduğunu hepimize örnek olarak gösterdi.”
· Tuncay Bengin (Milliyet Gazetesi Köşe Yazarı): “Abdi Bey, Türk medyasının en önemli kutup yıldızıydı, kilit taşıydı. Bütün genç arkadaşlarımıza tavsiyemiz, Abdi Bey’in gazeteciliğini iyi öğrensinler.”

Nişantaşı’nda Anıta Karanfiller

Öğle saatlerinde, İpekçi’nin suikaste uğradığı Nişantaşı’ndaki noktada bulunan Abdi İpekçi Anıtı önünde ikinci bir anma töreni daha düzenlendi. Türkiye Gazeteciler Sendikası İstanbul Şube Başkanı Özgür Deniz Kaya, gazeteciler ve sevenlerin katıldığı törende anıta karanfiller bırakıldı.

Özgür Deniz Kaya, burada yaptığı konuşmada, “Onun kaleminde nefrete yer yoktu, diyalog içerisindeydi ve toplumda çok sesliliği savunan bir isimdi… Abdi başkanımıza, aslında halkın haber alma hakkına sıkılan bu kurşun elbette unutulmayacak. Yaşasın basın özgürlüğü” diyerek İpekçi’nin ilkelerine sahip çıkıldığını ifade etti.

Okumaya Devam Et

Gündem

Didim’de Sokak Ortasında Vahşet: İki Kişi Silahla Vurularak Öldürüldü

Yayımlandı

üzerinde

Didim’de Sokak Ortasında Vahşet: İki Kişi Silahla Vurularak Öldürüldü

01.02.2026 – 14:2

Aydın’ın Didim ilçesinde sabah saatlerinde 1’i kadın 2 kişi, silahla vurulmuş halde sokakta bulundu. Polis, cinayetin başka bir yerde işlenip cesetlerin atılmış olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.

Olayın Detayları

Olay, 01 Şubat 2026 Cumartesi günü sabah saatlerinde, Didim ilçesinin Hisar Mahallesi’nde meydana geldi. Çevredekiler, sokakta kanlar içerisinde hareketsiz yatan iki kişiyi fark ederek durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi.

İhbar üzerine hızla bölgeye sevk edilen sağlık ekipleri, yaptıkları kontrollerde Gül Seher Göksan (44) ve Turan Emre Arıkan (23) adlı iki kişinin silahla vurularak hayatını kaybettiğini tespit etti. İlk belirlemelere göre her iki kurban da birden fazla kurşun yarası almıştı.

Olay yerinde incelemelerini sürdüren polis ekipleri, ölüme neden olan silahı henüz bulamadı. Didim İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, şüphelilerin yakalanması için geniş çaplı bir çalışma başlattı.

Polisten Kritik Açıklama

Didim İlçe Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, cinayetin başka bir yerde işlenmiş olabileceği ve cesetlerin bulundukları bölgeye sonradan atılmış olabileceği ihtimali üzerinde durulduğu belirtildi.

Polis ekipleri, olay yerinde balistik incelemeler yaparken, bölgedeki güvenlik kamerası kayıtlarını da incelemeye aldı. Cinayetin nedenini ve fail ya da failleri belirlemek için kapsamlı bir soruşturma yürütülüyor.

Kurbanların Kimliği

· Gül Seher Göksan (44): Olay yerinde hayatını kaybeden kadın kurban. Hakkında henüz detaylı bilgi bulunmuyor.
· Turan Emre Arıkan (23): Olayda hayatını kaybeden genç erkek kurban.

Cenazeler, adli işlemlerin tamamlanmasının ardından otopsi yapılmak üzere Aydın Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Ailelerine ulaşılarak acı haber verildi.

Bölgede Şok ve Tedirginlik Etkisi

Didim’de özellikle turistik bölgeleriyle bilinen ilçede yaşanan bu vahşet, bölge sakinlerini derinden sarstı. Hisar Mahallesi sakinlerinden biri, “Sabah evimden çıktığımda sokakta polis bariyerleri ve ambulanslar gördüm. Çok korkunç bir manzaraydı. Bu sakin mahallede böyle bir şeyin yaşanması hepimizi çok korkuttu” ifadelerini kullandı.

Olay, Didim’in merkezinde, konutların bulunduğu bir alanda meydana geldi. Bu durum, bölge halkında güvenlik endişesi oluşturdu.

Soruşturma Devam Ediyor

Didim Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı doğrultusunda yürütülen soruşturma kapsamında:

· Olay yerinden toplanan deliller inceleniyor.
· Tanık ifadeleri değerlendiriliyor.
· Mobil iletişim kayıtları üzerinde çalışılıyor.
· Olası bir husumet veya çatışma ihtimali araştırılıyor.

Polis yetkilileri, en kısa sürede faillerin adalete teslim edileceğini duyurdu.

Okumaya Devam Et

Gündem

Arkadaşıyla IBAN’ını paylaşan İbrahim’e 16 yıl hapis cezası

Yayımlandı

üzerinde

Arkadaşıyla IBAN’ını paylaşan İbrahim’e 16 yıl hapis cezası

01.02.2026 – 13:31


Ankara’da İbrahim Doğan (24), arkadaşına verdiği IBAN’ı dolandırıcılık ağında kullananların kurbanı oldu. Dört ayrı dosyadan toplam 16 yıl hapis cezası alan genç, 1.5 yıldır cezaevinde. Ailesi, “İyi niyetle yardım etti, hayatı karardı” diyor. Avukat ise yasanın değişmesi için Meclis’te mücadele veriyor

“Parayı Çekip Arkadaşıma Verdim”: İyi Niyetin 16 Yıllık Bedeli

Ankara’da yaşayan 24 yaşındaki İbrahim Doğan, 2022 yılında parkta otururken arkadaşının bir ricasıyla hayatının en büyük hatasını yaptı. Arkadaşı, kendi banka kartının olmadığını söyleyerek Doğan’dan hesabına para atıp çekmesini istedi. İbrahim Doğan, bu talebi birkaç kez iyi niyetle kabul etti. Ancak çektiği paralar, dolandırıcılık suçunun gelirleri çıktı.

Bu işlemler nedeniyle hakkında “dolandırıcılık” suçundan dört ayrı dava açılan Doğan, yargılama sonucunda toplam 16 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 2024 yılından bu yana cezaevinde bulunan genç adamın hakkında yeni dosyaların da açıldığı öğrenildi.

Aile Yıkıldı: “25 Bin Lira İçin Ömrü Gitti”

Oğlunun durumunu anlatan anne Fatma Doğan, yaşadıkları mağduriyeti şu sözlerle anlattı: “Oğlum askerden yeni gelmişti. Arkadaşına güvendi, iyi niyetle ‘tamam’ dedi. Polis kapımıza gelene kadar hiçbir şeyden haberimiz yoktu. Biz şu an IBAN mağduruyuz. 4 dosyadan 16 yıl ceza aldı, 1.5 yıldır içeride.”

Anne Doğan, mağdurların toplam 25 bin lira civarındaki parasını “borç harç” ödediklerini belirterek, “Bu parayı ödedik, mağdurun alacağı kalmadı. Ama 25 bin lira için oğlumun ömrü gitti. Hayalleri suya düştü. Uzlaşma istiyoruz, bizi duymalarını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Avukattan Kritik Açıklama: “Asıl Suçlular Yurtdışında, Cezayı IBAN Sahipleri Çekiyor”

İbrahim Doğan’ın avukatı Mehmet Doğrudoğan, yaşananı “patates hat” olarak bilinen dolandırıcılık yöntemiyle açıklıyor. Buna göre, yurtdışında faaliyet gösteren asıl dolandırıcılar, ele geçirdikleri Türkiye’deki IBAN’ları kullanarak para topluyor. Soruşturma açıldığında ise hakimler yurtdışındaki failleri bulamadığı için hesabın sahibine ceza veriliyor.

Avukat Doğrudoğan, “Müvekkilim, arkadaşının işlediği bir suça alet olmasına rağmen bu cezayı alan bir mağdur. Türkiye’nin farklı illerinde bir gecede 5-6 dosya açılan, ağır cezalarla yargılanan yüzlerce insan var” dedi.

Mücadele Meclis’te: “Yasa Değişikliği Şart”

Avukat Doğrudoğan, bu tür mağduriyetlerin önüne geçilmesi için yasal değişiklik talebiyle TBMM Adalet Komisyonu’na başvurduklarını açıkladı. Talepleri iki ana başlıkta toplanıyor:

· TCK 158’in Değişmesi: Dolandırıcılık suçunun düzenlendiği Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinin, bu tür “kandırılarak suça sürüklenen” kişiler lehine yeniden düzenlenmesi.
· Uzlaşma Kapsamına Alınması: Söz konusu maddenin, fail ile mağdur arasında uzlaşma sağlanabilen suçlar kapsamına alınması. Böylece, mağdurun parası iade edildiğinde ve şikayeti kaldırıldığında, İbrahim Doğan gibi sanıklar için ceza indirimi veya ertelenmesi yolunun açılması.

“Bu insanlar suç işlemedi. Kandırıldılar. Bu yüzden yasanın değişmesi ve uzlaşma imkanı getirilmesi şart” diyen Avukat Doğrudoğan, çalışmalarının sürdüğünü belirtti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar