Mehmet Şimşek’ten 131 fon için tasfiye açıklaması: Yatırımcıların parası için yeni süreç başladı
18 Eylül 2026 Cuma, 11.05 • 6 dk okuma
FatihDoÄŸanMedya Haber MerkeziÂ
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sermaye piyasalarında yaşanan hareketliliğin ardından 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fon için başlatılan tasfiye sürecinin ayrıntılarını açıkladı. Şimşek, sorunun piyasanın geneline yayılan sistemik bir risk oluşturmadığını belirtirken, SPK’nın yatırımcıların haklarını korumaya yönelik yol haritasında İş Bankası ve Ziraat Bankası’na görev verildi.
18 Eylül 2026, 11:10 | Tahmini okuma süresi: 5 dakika
Sermaye piyasalarında bazı yatırım fonlarında ortaya çıkan kredi ve likidite sorunlarının ardından başlayan süreçte yeni ayrıntılar netleşti. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 18 Eylül’de katıldığı canlı yayında fon piyasasındaki gelişmeler, alınan tedbirler ve tasfiye kapsamına alınan fonlarla ilgili açıklamalarda bulundu.
Şimşek, bir gün önce toplanan Finansal İstikrar Komitesi’nde ekonomi yönetimindeki ilgili kurumların gelişmeleri birlikte değerlendirdiğini söyledi. Bakanın açıklamasına göre sorun, Türkiye’de faaliyet gösteren fonların tamamını değil, sınırlı sayıdaki fonu kapsıyor.
Finansal İstikrar Komitesi de 17 Eylül’deki toplantısının ardından yaptığı açıklamada piyasadaki hareketliliğin bazı portföy yönetim şirketlerinin bünyesindeki fonlarda yaşanan kredi ve likidite sorunlarından kaynaklandığı değerlendirmesini paylaşmış, Borsa İstanbul ve sermaye piyasalarının işleyişinde temel veya yapısal bir risk bulunmadığını bildirmişti.
Şimşek: Sorun 131 fonla sınırlı
Mehmet Şimşek, Türkiye’de toplam 2 bin 38 fon bulunduğunu, mevcut sürecin ise bunlardan 131’ini ilgilendirdiğini belirtti. Tasfiye kapsamındaki fonların 7 portföy yönetim şirketi tarafından işletildiğini ifade eden Şimşek, yaşanan gelişmeleri genele yayılmış bir risk olarak değerlendirmediklerini söyledi.
Şimşek’in verdiği bilgiye göre söz konusu fonlar, toplam fon birikimi açısından piyasanın yaklaşık yüzde 10-11’lik bölümüne karşılık geliyor. Bakan, bu oranın tasfiye kapsamındaki fonların varlıksız olduğu anlamına gelmediğinin de altını çizerek sürecin yatırımcı haklarını koruyacak esaslara göre yürütüleceğini ifade etti.
Serbest fonların ağırlıklı olarak nitelikli yatırımcılara yönelik bir yatırım alanı olduğunu hatırlatan Şimşek, bu alandaki düzenlemelerin son dönemde sıkılaştırıldığını söyledi. Sermaye Piyasası Kurulu da Ağustos 2026 sonunda Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber’de çeşitli değişikliklere gitmişti.
Şimşek, sınırlı sayıdaki fonda piyasa bozucu nitelikte işlemler tespit edildiğini belirterek, ilgili kurumların bu konuda işlem yaptığını söyledi. Bakanın açıklamasına göre 7 portföy yönetim şirketinin işlettiği 131 fon SPK tarafından tasfiye sürecine alındı.
Tasfiyeyi İş Bankası ve Ziraat Bankası yürütecek
Sermaye Piyasası Kurulu, 17 Eylül tarihli kararının ardından tasfiye işlemlerinin nasıl yürütüleceğine ilişkin usul ve esasları da belirledi.
Buna göre Tera Portföy Yönetimi AŞ’nin kurucusu olduğu fonların tasfiye ve portföy saklama sürecinde Türkiye İş Bankası görevlendirildi. A1 Capital Portföy Yönetimi, Atlas Portföy Yönetimi, Bulls Portföy Yönetimi, Hedef Portföy Yönetimi, Pardus Portföy Yönetimi ve Pusula Portföy Yönetimi bünyesindeki fonlarda ise görev Ziraat Bankası’na verildi.
Tasfiye kararı, yatırımcıların fondaki haklarının ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. SPK’nın belirlediği yönteme göre öncelikle yatırımcıların sahip olduğu katılma paylarının ve fonların mevcut varlık, borç ve alacaklarının kayıtları netleştirilecek.
Sürecin yürürlüğe girmesini takip eden iki iş günü içinde Merkezi Kayıt Kuruluşu ile görevlendirilen bankalar arasında yatırımcı bazındaki katılma paylarının yanı sıra varsa rehin, haciz, tedbir ve gerçekleşmemiş emirler için mutabakat yapılması öngörülüyor. Fonların finansal varlıkları ise Takasbank nezdindeki ilgili hesaplarda izlenecek.
Fonların farklı işlemlerden kaynaklanan borç ve alacaklarının, önceki saklama kuruluşları, görevlendirilen bankalar ve Takasbank arasında karşılaştırılması ve gerekli mutabakatların Kurul kararını takip eden en geç 10 iş günü içinde tamamlanması planlanıyor.
Fon varlıkları tek seferde satışa çıkarılmayacak
Tasfiye sürecinin piyasada yeni bir satış baskısı oluşturmaması da düzenlemenin önemli başlıkları arasında yer alıyor.
Şimşek, fonların tasfiyesinin Borsa İstanbul’u baskı altına alacak bir yöntemle yürütülmeyeceğini söyledi. SPK’nın belirlediği çerçevede portföylerde bulunan varlıkların nakde dönüştürülmesinde piyasa derinliği, likidite koşulları ve yatırımcıların menfaatlerinin dikkate alınması öngörülüyor.
Bu nedenle fonlardaki menkul kıymetlerin tamamının aynı anda satılması yerine tasfiye işlemleri piyasa şartlarına göre yönetilecek. Nakde dönüşen tutarlar, gerekli işlemlerin ardından yatırımcıların sahip oldukları katılma payları oranında bireysel saklama hesaplarına aktarılacak.
SPK’nın açıkladığı esaslara göre tasfiye sürecinin üç ay içinde tamamlanması öngörülüyor. Kurul gerekli görmesi halinde bu süreyi uzatabilecek. Tasfiye kapsamındaki fonlara ilişkin ayrıntıların ilgili fonların Kamuyu Aydınlatma Platformu sayfaları üzerinden de duyurulması bekleniyor.
Merkez Bankası likidite tedbirlerini genişletti
Fon piyasasındaki gelişmelerin ardından Finansal İstikrar Komitesi, öncelikli hedeflerden birinin likidite sıkışıklığının giderilmesi ve olası bulaşma riskinin önüne geçilmesi olduğunu açıkladı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası da 17 Eylül’de Türk lirası likidite yönetimine ilişkin yeni tedbirler duyurdu. TCMB, haftalık repo ihaleleriyle sağlanan fonlama miktarının likidite koşulları dikkate alınarak artırılacağını bildirdi.
Merkez Bankası ayrıca Bankalararası Para Piyasası’nda bankaların borç alabilme limitlerinin bilanço büyüklüklerine göre güncelleneceğini ve TCMB piyasalarında kullanılan teminatların iskonto oranlarının azaltılacağını açıkladı. Banka, likidite koşullarının yakından takip edileceğini ve ihtiyaç halinde ek tedbir alınabileceğini de duyurdu.
Katılımevim ve Birevim için ayrı süreç
Şimşek, tasarruf finansman şirketleri tarafındaki gelişmelerin yatırım fonlarından farklı bir hukuki ve düzenleyici çerçeveye tabi olduğunu da belirtti.
Bu kapsamda Türkiye Emlak Katılım Bankası, bağlı ortaklığı Emlak Katılım Tasarruf Finansman AŞ’nin Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ ve Birevim Tasarruf Finansman AŞ’nin satın alınmasına yönelik görüşmelere başladığını 17 Eylül’de Kamuyu Aydınlatma Platformu’na bildirdi.
Şimşek, tasarruf finansman şirketleri alanının banka dışı finans sistemi içinde farklı kurallara tabi olduğunu belirtirken, hızlı büyüyen bu sektörün yakından izlenmesi gerektiğini söyledi. İlave düzenleme ihtiyacı ortaya çıkması halinde sorumlu kurum olan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun gerekli adımları atacağını ifade etti.
Tasfiye kapsamındaki fonlarda yatırımcılar açısından belirleyici süreç ise SPK’nın açıkladığı takvim doğrultusunda yürütülecek. Fon varlıklarının nakde çevrilmesi, borç ve alacakların netleştirilmesi ve oluşan tutarların yatırımcıların bireysel saklama hesaplarına payları oranında aktarılması, görevlendirilen bankaların yürüteceği işlemlerin temelini oluşturacak









