Gündem
500 lira için kiracısını döverek öldürdü — evleri yaylada bilinmeyen nedenle yandı
Tarih: 31 Ağustos 2025
Saat: 09:30
Okuma süresi: 4 dakika
açıklama Adana Kozan’da 500 TL’lik şofben tamir ücreti tartışmasında 70 yaşındaki kiracı Hüseyin Başak hayatını kaybetti. Ev sahibi öğretmen Yener Rüzgar ve eşi Nurhan Rüzgar tutuklandı. Rüzgar çiftine ait yayla evi gece bilinmeyen nedenle yandı. Detaylar ve gelişmeler FATİHDOGANMEDYA’da
Olayın özeti
Adana’nın Kozan ilçesi Kuytucak Mahallesi Savruk Yaylası’nda 29 Ağustos 2025’te meydana gelen olayda, iddialara göre ev sahibi Yener Rüzgar ile eşi Nurhan Rüzgar, 4 yıldır kiracıları olan 70 yaşındaki Hüseyin Başak ile aralarında çıkan tartışma sonucu Başak’ı darp etti. Yapılan müdahalelere rağmen Başak hayatını kaybetti. Olayın ardından çift gözaltına alınarak adliyeye sevk edildi ve tutuklandı.
Olayın detayları ve suçlama
İddiaya göre tartışma, evdeki arızalı şofben için istenen 500 TL tamir/ücret talebi üzerine başladı. Başak, şofbeni kullanmadığını söyleyerek parayı vermeyi reddetti; kısa süreli tartışma kavgaya dönüştü. Haber kaynakları, Yener ve Nurhan Rüzgar’ın Başak’a sopa ve demir levye ile saldırdıklarını, ağır darbeler alan Başak’ın yerde fenalaşarak yaşamını yitirdiğini bildiriyor. Olayla ilgili adli tıp ve jandarma soruşturmaları sürüyor.
Gözaltı, adliye ve tutuklama
Olayın ardından bölgede çalışma yapan jandarma ekipleri Yener ve Nurhan Rüzgar’ı gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından çift adliyeye sevk edildi; mahkeme tutuklama kararı verdi. İddialar ve soruşturma raporları DHA kaynaklı haber ajansı tarafından da aktarıldı.
Yayla evi yangını — yetkililer soruşturuyor
Rüzgar çiftine ait olduğu bildirilen yayla evi, olaydan kısa süre sonra —gece saatlerinde— henüz belirlenemeyen bir nedenle alevlere teslim oldu. Yangına Kozan Orman İşletme Müdürlüğü’ne bağlı arozözler ile Kozan Belediyesi itfaiye ekipleri müdahale etti; yangın çevre ormana sıçramadan kontrol altına alındı. Yangının çıkış nedeni için soruşturma başlatıldı.
Resmi süreç ve soruşturmanın gidişatı
Savcılık ve jandarma ekipleri olay yerinde delil toplama, görgü tanıklarıyla görüşme ve olayın kronolojisini çıkarmaya yönelik çalışmaları sürdürüyor. Adli tıp raporu, olayın kesinleşen nedeni ve suç vasfı hakkında hukuki sürecin seyrini belirleyecek en kritik belge olacak. Ayrıca yayla evinde çıkan yangının başlama sebebi de soruşturmanın ayrı bir başlığı olarak inceleniyor.
Komşular ve bölge sakinlerinin beyanları
Yerel kaynaklarda ve tanık ifadelerinde, olayın kısa süre içinde büyüdüğü, yaşanan tartışmanın bir kavgaya dönüştüğü ve yaşlı kiracının ağır yaralandığı belirtiliyor. Komşuların aktardıklarına göre bölgedeki gerilim sonrası çiftin evinden ayrıldığı ve olay yerine sağlık ekipleri ile jandarmanın kısa sürede intikal ettiği ifade edildi. (Tanık beyanları ve yerel haber aktarımları doğrultusunda.)
Gündem
116 SUÇTAN ARANIYORDU: “HAMUŞ” LAKAPLI İSMAİL ATIZ VİTERBO’DA YAKALANDI
Tarih: 26 Ağustos 2025 — Saat: 16:10 (yerel haber kaynaklarına göre)
Okuma süresi: 3–4 dakika
Kaynak / Haber sitesi: FatihDoganMedya
Açıklama : İnterpol tarafından kırmızı bültenle aranan ve “Casperlar” suç örgütü lideri olduğu iddia edilen İsmail “Hamuş” Atız, İtalya’nın Viterbo kentinde bir affittacamere (pansiyon) operasyonuyla yakalandı. Detaylar, iade süreci ve daha fazlası FatihDoganMedya’da.
Özet
İnterpol tarafından kırmızı bültenle aranan ve Türkiye’de “Casperlar” adlı organize suç örgütünün lideri olduğu iddia edilen İsmail Atız (kod adı: “Hamuş”), İtalya’nın Viterbo kentinde düzenlenen bir polis operasyonuyla yakalandı. İtalya yerel emniyeti, Atız’ın bir affittacamere/pansiyonda gizlendiğini ve yapılan operasyonla gözaltına alındığını bildirdi.
Detaylar — Operasyon nasıl gerçekleşti?
İtalyan basını ve yerel kaynaklar, Viterbo Emniyeti’nin yürüttüğü istihbarî çalışmalar sonucu bir affittacamere (küçük pansiyon / kiralık oda işletmesi) içinde saklandığı tespit edilen kişinin gözaltına alındığını aktardı. Operasyonda yerel emniyetin mobil ekipleri ve özel timlerin görev aldığı; yakalanan şüphelinin İtalya’daki yetkililere teslim edildiği bildirildi. İtalyan kaynaklar, zanlının “TÜRKİYE tarafından uluslararası aranan (Interpol kırmızı bültenli)” bir dosyası bulunduğunu ve iade taleplerinin yetkili mahkemelerde değerlendirileceğini yazdı.
Kim olduğu ve İstanbul’daki soruşturma
Türkiye kaynaklarında Atız’ın “Hamuş” kod adıyla tanındığı; Bahçelievler, Bağcılar ve Küçükçekmece merkezli soruşturmalar kapsamında ‘kasten öldürme’, ‘nitelikli yağma’, ‘iş yeri kurşunlama’, ‘uyuşturucu madde ticareti’, ‘fuhuş’ ve ‘kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma’ gibi ağır suçlamalarla hakkında çok sayıda kayıt bulunduğu, hakkında 116 suçtan sabıkası olduğu iddia ediliyor. Türk medyası ve bazı internet haberleri, son dönemde yapılan eş zamanlı operasyonlarda birçok şüphelinin yakalandığını bildiriyor.
İtalya’daki süreç — gözaltı sonrası
İtalyan kaynakları, yakalanan şüphelinin önce yerel nezarete alındığını; daha sonra Roma Temyiz Mahkemesi (Corte d’Appello di Roma) nezdinde iade işlemlerinin takip edileceğini belirtti. Yerel haberler, zanlının Nicandro Izzo cezaevine sevk edildiğini ve iade taleplerinin hukukî çerçevede değerlendirileceğini aktardı.
Önceki gelişmeler — Almanya’daki gözaltı ve serbest kalma iddiaları
Ayrıca son haftalarda Atız’ın Almanya’da da gözaltına alınıp kısa süre sonra serbest bırakıldığı yönünde haberler çıkmış; Alman makamlarının Türkiye’nin iade talebini “adil yargılama endişesi” gerekçesiyle reddettiği iddia edilmişti. Bu gelişmeler, iade süreçlerinin uluslararası hukuk, insan hakları ve adil yargılanma değerlendirmeleri kapsamında farklı ülke mahkemelerinde ayrı sonuçlar doğurabildiğini gösteriyor
Hukuki hatırlatma ve editöryal not
-
İtalya’daki yetkililer ve yerel emniyet, gözaltı ve iade süreçleriyle ilgili resmi açıklamaları resmi kanallar aracılığıyla (adli makamlar, emniyet bültenleri) yayımlayacaktır; bu yazıda yer alan bilgiler yerel ve ulusal medya kuruluşlarının aktarımlarına dayanmaktadır.
-
Her zanlının suçsuz olduğu temel hakkı (masumiyet karinesi) bulunduğundan, adli süreçler tamamlanana kadar resmi mercilerin açıklamaları esas alınmalıdır.
Gündem
ABD’ye araştırma için gitmişti! Adanalı bilim insanı sırra kadem bastı
Tarih: 31 Ağustos 2025 · Saat: 18:30 (GMT+3) · Okuma süresi: ~3 dk
Kaynak: FATİHDOGANMEDYA için özel derleme
Özet (lead): ABD’de araştırma görevi yürüten Adanalı fizikçi Dr. Furkan Dölek’ten günlerdir haber alınamıyor. Ailesi ve yakınları, Dölek’in ABD’de ve Kanada sınırında yaşadığı iddia edilen olaylar nedeniyle kaybolduğunu belirtiyor; konuya ilişkin iddialar usulsüzlük bildirimleri ve sonrasında maruz kaldığı baskılarla (mobbing) bağlantılı gösteriliyor.
Olayın kısa kronolojisi
-
Dr. Furkan Dölek, kariyerinde CERN, Fermilab ve Virginia Tech gibi merkezlerde çalıştı/çalışmalar yaptı. Bu bilgiler aile ve basın röportajlarında yer aldı.
-
Aile ve bazı haber kaynaklarının aktardığına göre Dölek, çalıştığı laboratuvarlarda tespit ettiği güvenlik açıkları ve usulsüzlükleri ABD Enerji Bakanlığı’na bildirdi; ardından yoğun baskı ve işten uzaklaştırılma gibi iddialarla karşılaştı.
-
Son beyanlara göre Dölek, sesini duyurmak için Kanada’ya yürüyüş başlatmış; Mohawk bölgesinde gözaltına alındığı ve o tarihten bu yana kendisinden haber alınamadığı aile tarafından ifade ediliyor. Bu son bilgiler aile beyanlarına ve yerel/ulusal medya raporlarına dayanıyor.
Ailenin iddiaları ve endişeler
Ailenin medyaya verdiği bilgilerde; vize iptali, Virginia Tech’ten çıkış belgesi verilmemesi, telefon ve bilgisayara el konulması, hukuki haklarının kısıtlanması gibi iddialar öne çıkıyor. Aile, uzun süren hukuki süreçler nedeniyle mali sıkıntıya düştüklerini, Adana’daki evlerini sattıklarını ve oğullarının hayatından endişe ettiklerini belirtiyor. Bu anlatımlar çeşitli haber kuruluşlarının röportajlarında yer aldı.
Resmi kaynaklardan (şu ana kadar) bir doğrulama var mı?
Şu ana kadar ABD makamlarından veya çalıştığı kurumlar tarafından kamuoyuna yapılmış geniş kapsamlı bir resmi açıklama haberlere yansımadı. Mevcut bilgiler aile beyanları ve farklı yerel/ulusal yayınların aktarımlarına dayanıyor; bu yüzden haberimizde iddiaları “aile/sosyal medya/yerel kaynakların aktardığına göre” biçiminde aktarıyoruz. (Doğrulanmış resmi açıklama çıktıkça FATİHDOGANMEDYA olarak güncelleyeceğiz.)
Uzmanlar ne diyor — kısa analiz
-
Uluslararası araştırma merkezlerinde çalışmış araştırmacıların bildirimleri (whistleblowing) bazen hem hukuki hem idari karmaşaya yol açabiliyor; bu tür durumlarda vize, erişim ve iş ilişkilerinde problemlere neden olabiliyor — uzman yorumları genel olarak bu çerçevededir. (Bu haber özelinde resmi kurum açıklamaları bekleniyor; gelişmeler doğrultusunda uzman görüşlerini genişleteceğiz.)
Son duruma ilişkin yapılması gerekenler / aile çağrısı
Aile, yetkililerden ve ilgili kurumdan şeffaf bilgi talep ediyor; Türk yetkililere ve konsolosluğa ulaşılması yönünde çağrılar yapıldı. Vatandaşlara çağrımız: resmi açıklamalar doğrulanmadan sosyal medya spekülasyonlarına temkinli yaklaşın; FATİHDOGANMEDYA olarak güvenilir kaynaklardan gelen teyitleri paylaşacağız.
Gündem
Boğaziçi Üniversitesi’ndeki vahşette yeni ayrıntı: Kampüse “Düğüne geldim” diyerek girmiş
Tarih: 31 Ağustos 2025 · Saat: 17:30 (Güncelleme: 31.08.2025) · Okuma süresi: 3—4 dakika
Kaynak / Yayıncı: FatihDoganMedya
Kısa özet
Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüsü’nde 30 Ağustos akşamı yaşanan trajik olayın yeni ayrıntıları ortaya çıktı. İddialara göre saldırgan kampüse girerken güvenlik görevlilerine “düğüne geldim” diyerek aranmadan içeri alındı; akşam saatlerinde kampüste bulunan, düğünde görevlendirildiği belirtilen 15 yaşındaki bir genç kız öldürüldü, saldırgan ise olay yerinde hayatına son verdi.
Olayın gelişimi (detaylar)
-
Olayın ilk bilgilerine göre, öğle saatlerinde kampüs içinde tartışma yaşandı; taraflar daha sonra ayrıldı. Akşam saatlerinde aynı kişi yeniden kampüse geldi ve güvenlik görevlilerine “düğüne geldim” diyerek arama yapılmadan içeri alındı. Bu yeni ayrıntı, kampüs güvenliğinin nasıl alet edildiğine dair soru işaretleri doğurdu.
-
Akşam saatlerinde gerçekleşen saldırıda, düğünde görevli olduğu belirtilen 15 yaşındaki genç kız yaşamını yitirdi; saldırganın daha sonra aynı silahla intihar ettiği bildirildi. Olay yerine çok sayıda sağlık ve polis ekibi sevk edildi.
-
İlk incelemeler, olayda kullanılan tabancanın ruhsatsız veya kurusıkıdan bozma olduğu yönünde bilgiler verdi; adli soruşturma ve kriminal inceleme sürüyor. Üniversite yönetimi ve emniyet yetkilileri soruşturmayı yürütüyor.
Kimlik ve soruşturma (şu ana kadar doğrulanabilen bilgiler)
Basına yansıyan ilk bilgilere göre saldırganın ismi Ayberk K./Ayberk Kurtuluş (yaklaşık 20 yaşında), hayatını kaybeden genç kızın ise 15 yaşında olduğu belirtildi. Resmi adli tıp ve emniyet açıklamaları soruşturmanın ilerleyen aşamalarında kimlik ve diğer teknik bulguları netleştirebilir.
Kampüs güvenliği ve tepki
Olayın ardından Boğaziçi camiasında ve sosyal medyada kampüs güvenliğinin nasıl sağlandığı, güvenlik personelinin uyguladığı arama prosedürleri ve misafir kabul politikaları tartışılmaya başlandı. Üniversite yönetimi ve emniyet yetkililerinden gelecek resmi açıklamalar, olaydaki sorumluluk ve eksikliklere ilişkin daha net bilgi sağlayacak.
Emniyet ve adli süreç
Olay yeri inceleme ekipleri, görgü tanıklarıyla yapılan ilk görüşmeler ve kampüs güvenlik kayıtları üzerinde çalışıyor. Silahın türü, elde ediliş şekli ve şüphelinin geçmişine ilişkin bilgiler adli soruşturma kapsamında değerlendiriliyor. Resmî açıklamalar geldikçe FatihDoganMedya olarak takip edeceğiz.
-
Gündem1 hafta önce
16 yaşındaki Yağmur’dan üç gün sonra acı haber — Kastamonu’da trafik kazası: Yağmur Pehlivanlı hayatını kaybetti
-
Magazin1 hafta önce
Atakan Özkaya’dan babasına son görev: Cenaze töreninde duygusal anlar
-
Teknoloji1 hafta önce
Gençlerin TCG Anadolu ile “Zafer Yolculuğu” gururu: “Mühendislik harikası”
-
Teknoloji4 gün önce
Türkiye 5G’ye hazırlanıyor
-
Spor1 hafta önce
Kayseri’de maç önü gerilim: Galatasaray otobüsüne ve kaldığı otele taş-fişekli saldırı
-
Sanat1 hafta önce
Dede mirası mesleğini yaşatıyor: El emeğini geleceğe taşıyor
-
Sanat1 hafta önce
Ceviz kabuklarından yapıyor: 110 farklı obje ortaya çıkarıyor
-
Teknoloji2 gün önce
ChatGPT’nin ilk belgeli cinayeti: Yapay zeka nasıl katil yarattı?