50 büyük şirkette faiz geliri 100 milyar TL’yi aştı iddiası: Bilançolarda dikkat çeken rakamlar

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
50 büyük şirkette faiz geliri 100 milyar TL’yi aştı iddiası: Bilançolarda dikkat çeken rakamlar Haberi sesli dinleyebilirsiniz
00:00 --:--

50 büyük şirkette faiz geliri 100 milyar TL’yi aştı iddiası: Bilançolarda dikkat çeken rakamlar

27 Eylül 2026, 13:41 | 5 dakika okuma

FatihDoğanMedya Haber Merkezi 

YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, Türkiye’nin önde gelen 50 şirketinin 2026’nın ilk altı aylık finansal tablolarını incelediklerini ve şirketlerin faizden elde ettiği toplam tutarın 100 milyar TL’yi aştığını açıkladı. KAP verileri, THY ve Turkcell başta olmak üzere bazı büyük şirketlerin milyarlarca liralık faiz tahsilatı yaptığını doğrularken, 50 şirketin tamamına ilişkin toplam hesap için ayrıntılı şirket listesi ve hesaplama yöntemi kamuoyuyla paylaşılmış değil.

Türkiye’de yüksek faiz ortamının şirket bilançolarına etkisi yeni bir ekonomi tartışmasının merkezine yerleşti. YENİ Parti İstanbul Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Özgür Karabat, büyük şirketlerin 2026 yılının ilk yarısına ait finansal tabloları üzerinden yaptığı incelemede, faiz ve finansal varlıklardan sağlanan getirilerin ulaştığı büyüklüğe dikkat çekti.

Karabat, 50 büyük şirketin altı aylık finansal tablolarını incelediklerini belirterek, bu şirketlerin yalnızca faizden elde edip tahsil ettiği tutarın toplamda 100 milyar TL’yi geçtiğini söyledi. Karabat’ın güncel olarak YENİ Parti İstanbul Milletvekili olduğu TBMM kayıtlarında da yer alıyor.

Açıklamada şirketlerin yüksek faiz ortamında nakitlerini finansal araçlarda değerlendirmesinin giderek daha güçlü bir seçenek haline geldiği savunuldu. Karabat, bu tabloyu şirketlerden ziyade mevcut ekonomik koşullar üzerinden değerlendirdi ve yatırım ile finansal getiri arasındaki farkın üretim kararlarını etkileyebileceğini ileri sürdü.

THY’nin altı ayda aldığı faiz 33,5 milyar TL

Karabat’ın açıklamasında öne çıkan şirketlerden biri Türk Hava Yolları oldu. THY’nin 2026’nın ilk altı aylık nakit akış tablosunda “alınan faiz” kalemi yaklaşık 33,5 milyar TL olarak yer aldı.

Bu rakam şirketin 2025 yılının aynı döneminde kaydettiği yaklaşık 16,8 milyar TL’nin iki katına karşılık geliyor. THY’nin 30 Haziran 2026 itibarıyla finansal yatırımları da yaklaşık 214 milyar TL seviyesinde bulunuyor. Şirketin KAP’a gönderdiği altı aylık finansal rapor sınırlı denetimden geçmiş durumda.

Ancak bu verinin tek başına şirketin ana faaliyet alanından veya yatırımlarından uzaklaştığı anlamına gelmediğini belirtmek gerekiyor. Büyük ölçekli şirketler operasyonel ihtiyaçlar, borç yönetimi, yatırım planları ve likidite gereksinimleri nedeniyle önemli miktarda nakit ve finansal varlık taşıyabiliyor. Faiz gelirinin büyüklüğü bu nedenle şirketin yatırım politikasını değerlendirmek için tek başına yeterli bir gösterge değil.

Turkcell’de 7,4 milyar TL faiz tahsilatı

Turkcell’in 2026’nın ilk yarısına ilişkin finansal tabloları da Karabat’ın verdiği rakamlardan bir diğerini doğruluyor.

Şirketin nakit akış tablosunda yılın ilk altı ayında alınan faiz yaklaşık 7,4 milyar TL olarak görülüyor. Geçen yılın aynı döneminde bu tutar yaklaşık 9,2 milyar TL seviyesindeydi. Böylece Turkcell’in faiz tahsilatı yıllık bazda yaklaşık yüzde 20 gerilemesine rağmen milyarlarca liralık büyüklüğünü korudu. Şirketin aynı dönem sonunda nakit ve nakit benzerleri yaklaşık 89,3 milyar TL, finansal yatırımları ise yaklaşık 25,9 milyar TL düzeyinde gerçekleşti.

Turkcell ayrıca telekomünikasyon faaliyetlerinin yanında finansal hizmetler alanında da faaliyet gösterdiği için bilançosundaki finansal kalemlerin değerlendirilmesinde şirketin faaliyet yapısının dikkate alınması gerekiyor.

Ereğli’de farklı finansal kalemler dikkat çekiyor

Karabat’ın açıklamasında Ereğli Demir ve Çelik için yaklaşık 3,1 milyar TL seviyesinde faiz gelirine işaret edildi.

Şirketin KAP verilerinde ise kullanılan muhasebe kalemine bağlı olarak farklı rakamlar görülüyor. Ereğli Demir ve Çelik’in 2026’nın ilk yarısındaki finansman gelirleri yaklaşık 3,2 milyar TL olurken, nakit akış tablosunda fiilen “alınan faiz” yaklaşık 2,9 milyar TL olarak yer alıyor. Faiz gelirlerine ilişkin düzeltme kalemi ise yaklaşık 3,1 milyar TL seviyesinde.

Bu fark, şirket bilançolarındaki “faiz geliri”, “finansman geliri” ve “alınan faiz” kalemlerinin her durumda birbirinin yerine kullanılamayacağını gösteriyor. Özellikle çok sayıda şirketin toplu olarak karşılaştırıldığı çalışmalarda aynı muhasebe tanımının esas alınması, toplam rakamın sağlıklı değerlendirilebilmesi açısından önem taşıyor.

Petkim de Karabat’ın değerlendirmesinde adı geçen şirketler arasında bulunuyor. Petkim’in 2026’nın ilk yarısına ait nakit akış tablosunda alınan faiz yaklaşık 187 milyon TL olarak kaydedildi. Şirket aynı dönemde yaklaşık 3,4 milyar TL faiz ödemesi gerçekleştirdi.

50 şirket için açıklanan 100 milyar TL hesabının ayrıntısı paylaşılmadı

Karabat, inceledikleri 50 şirketin toplam faiz gelirinin 100 milyar TL’yi aştığını belirtirken yaklaşık 500 milyar TL büyüklüğünde faiz getirisi sağlayabilecek finansal varlığa da işaret etti.

Bununla birlikte açıklamada 50 şirketin tamamının isimleri, her şirket için kullanılan finansal tablo kalemi ve toplam 100 milyar TL’ye ulaşırken izlenen hesaplama yöntemi ayrıntılı bir veri seti halinde yayımlanmadı. Bu nedenle THY, Turkcell, Ereğli Demir ve Çelik ile Petkim gibi örneklerde rakamlar şirket finansal tablolarından kontrol edilebilirken, 50 şirket için açıklanan toplam tutarı aynı yöntemle bağımsız olarak yeniden hesaplamak mevcut bilgilerle mümkün değil.

Karabat ayrıca söz konusu yaklaşık 500 milyar TL’lik kaynağın üretim yatırımlarına yönelmesi halinde petrokimya, otomotiv ve güneş enerjisi teknolojileri alanlarında yeni tesislerin kurulabileceğine ilişkin alternatif senaryolar açıkladı.

Karabat’ın hesabına göre bu büyüklükte bir kaynakla beş büyük petrokimya tesisi, toplam yıllık 1,5 milyon araç kapasitesine sahip 10 otomobil fabrikası veya yaklaşık 40 GW yıllık üretim kapasitesine ulaşabilecek güneş enerjisi teknolojisi yatırımları gerçekleştirilebilirdi. Açıklamada bu senaryolar için on binlerce kişilik doğrudan istihdam tahminleri de paylaşıldı. Ancak tesis başına yatırım maliyeti, kur varsayımı ve istihdam hesabının ayrıntılı metodolojisi yayımlanmadığı için bu rakamlar gerçekleşmiş yatırım verileri değil, Karabat tarafından oluşturulan alternatif yatırım senaryoları niteliğinde.

Yüksek faiz ortamı şirketlerin nakit yönetimini etkiliyor

Tartışmanın yaşandığı dönemde Türkiye’de politika faizi yüksek seviyesini koruyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 10 Eylül 2026 tarihli Para Politikası Kurulu toplantısında bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37’de sabit bıraktı. Gecelik borç verme faizi yüzde 40, gecelik borçlanma faizi ise yüzde 35,5 seviyesinde tutuldu.

TCMB, sıkı para politikası duruşunun dezenflasyon sürecini talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden desteklemeyi amaçladığını belirtiyor. Banka ayrıca faiz kararlarının enflasyon görünümüne göre toplantı bazında ve ihtiyatlı biçimde alınacağını ifade ediyor.

Yüksek faiz seviyesi, nakit fazlasına sahip şirketler açısından kısa vadeli finansal araçların getirisini artırırken; yatırım kararlarında finansman maliyeti, beklenen talep, kur riski ve yatırımın öngörülen getirisi gibi çok sayıda unsur birlikte etkili oluyor.

Karabat ise mevcut şartların finansal getirileri reel yatırımlara göre daha cazip hale getirdiğini savunarak ekonomi politikalarını eleştirdi. Şirketlerin ellerindeki kaynağı en yüksek getiriyi sağlayan alanlarda değerlendirmesinin ticari açıdan anlaşılabilir olduğunu belirten Karabat, asıl tartışılması gereken konunun üretim ve uzun vadeli yatırımın yeniden daha cazip hale getirilmesi olduğunu söyledi.

Şirketlerin yayımlanmış altı aylık tabloları bazı büyük kuruluşlarda milyarlarca liralık faiz tahsilatı bulunduğunu ortaya koyuyor. Buna karşılık bu rakamların şirketlerin “üretimden vazgeçtiğini” tek başına gösterdiğini söylemek mümkün değil. Böyle bir değerlendirme için faiz gelirlerinin yanı sıra şirketlerin makine ve tesis yatırımları, yatırım harcamaları, üretim kapasitesi, borçluluk yapısı ve geçmiş dönem verilerinin de birlikte incelenmesi gerekiyor.

50 büyük şirkette faiz geliri 100 milyar TL’yi aştı iddiası: Bilançolarda dikkat çeken rakamlar
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Öğle Bülteni 27 Eylül 2026 öğle Haber Bülteni
Giriş Yap

Fatih Doğan Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

FatihDoganMedya Al ile Sohbet Et

FatihDoganMedya Al ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir