Gündem
TÜİK Verileri Alarm Veriyor: Türkiye’nin Çocuk ve Genç Nüfus Oranı Dünya Ortalamasının Altına Düştü
TÜİK Verileri Alarm Veriyor: Türkiye’nin Çocuk ve Genç Nüfus Oranı Dünya Ortalamasının Altına Düştü
Giriş Tarihi: 09.07.2026
Güncelleme: 09.07.2026 – 14:30
TÜİK
Türkiye’nin Demografik Tablosu Değişiyor: Çocuk ve Genç Nüfus Dünya Gerisinde
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Dünya Nüfus Günü kapsamında yayımladığı 2025 yılı verileri, ülkenin demografik yapısında çarpıcı bir dönüşümü gözler önüne serdi. Türkiye, 86 milyonu aşan nüfusuyla dünyanın en kalabalık 18’inci ülkesi olurken; çocuk ve genç nüfus oranlarında dünya ortalamasının altında kaldı.
Uzmanlar, düşen doğurganlık hızı ve artan yaşlı nüfus oranının gelecekte sosyal güvenlik sisteminden iş gücü piyasasına kadar birçok alanda ciddi sonuçlar doğuracağı uyarısında bulunuyor.
Çocuk Nüfusunda Dünya Gerisinde Kalındı
TÜİK verilerine göre, 2025 yılı tahminlerinde dünya genelinde çocuk nüfusunun (0-17 yaş) toplam nüfusa oranı yüzde 29,3 olarak hesaplanırken, Türkiye’de bu oran yüzde 24,8 seviyesinde gerçekleşti.
Birleşmiş Milletler tanımına göre 0-17 yaş grubunu içeren çocuk nüfus, 1970 yılında toplam nüfusun yüzde 48,5’ini oluştururken, bu oran 2025 itibarıyla yüzde 24,8’e kadar geriledi. 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla Türkiye’deki çocuk nüfusu 21 milyon 375 bin 930 kişi olarak kaydedildi. Çocuk nüfusun yüzde 51,3’ünü erkek, yüzde 48,7’sini ise kız çocukları oluşturuyor.
Türkiye’nin çocuk nüfus oranı, dünya ortalamasının altında kalmasına rağmen Avrupa Birliği’ne üye 27 ülkenin tamamından daha yüksek seviyede gerçekleşti.
Genç Nüfus da Dünya Ortalamasının Altında
15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfus oranı dünya genelinde yüzde 15,6 olurken, Türkiye’de bu oran yüzde 14,8 olarak ölçüldü.
TÜİK’in “İstatistiklerle Gençlik 2025” araştırmasına göre, Türkiye’deki genç nüfus 12 milyon 708 bin 348 kişi olarak hesaplanırken, bunun yüzde 51,2’sini genç erkekler, yüzde 48,8’ini ise genç kadınlar oluşturuyor.
Türkiye, dünya ortalamasının altında kalmasına rağmen AB ülkelerinin genç nüfus ortalaması olan yüzde 10,7’nin oldukça üzerinde bir orana sahip. En yüksek genç nüfus oranına sahip il yüzde 20,4 ile Şırnak olurken, en düşük oran ise yüzde 11,7 ile Balıkesir’de kaydedildi.
Yaşlı Nüfus İlk Kez Dünya Ortalamasını Aştı
Verilerdeki en dikkat çekici değişimlerden biri de yaşlı nüfusta yaşandı. 65 yaş ve üzeri nüfusun toplam nüfusa oranı dünya genelinde yüzde 10,4 seviyesinde bulunurken, Türkiye’de bu oran yüzde 11,1 olarak gerçekleşti.
Böylece Türkiye’de yaşlı nüfus oranı ilk kez dünya ortalamasının üzerine çıkmış oldu. Uzmanlar, bu tablonun önümüzdeki yıllarda emeklilik sisteminden sağlık harcamalarına kadar geniş bir yelpazede baskı yaratacağını belirtiyor
Doğurganlık Hızı Endişe Verici Boyutta
TÜİK ve Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2025 yılında dünya genelinde toplam doğurganlık hızı kadın başına 2,24 çocuk olarak hesaplanırken, Türkiye’de bu hız 1,42 çocuk seviyesinde kaldı.
Nüfusun kendini yenileme eşiği olarak kabul edilen 2,1 seviyesinin oldukça altında seyreden bu oran, Türkiye’nin gelecekte nüfus daralması ve iş gücü kaybı riskiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
Nüfus Projeksiyonları: Gelecek Parlak Değil
TÜİK’in nüfus projeksiyonları, mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde çocuk ve genç nüfus oranlarının daha da düşeceğini ortaya koyuyor:
· Çocuk nüfus oranının 2030’da yüzde 22,1’e, 2040’ta yüzde 17,9’a, 2100’de ise yüzde 14,5’e gerilemesi öngörülüyor.
· Genç nüfus oranının 2040’ta yüzde 12,2’ye, 2080’de yüzde 8,8’e kadar düşmesi bekleniyor.
Doğurganlık göstergelerindeki hızlı düşüş eğiliminin devam edeceğini varsayan düşük senaryoya göre ise çocuk nüfus oranının 2100’de yüzde 9,9’a, genç nüfus oranının ise yüzde 7,2’ye kadar gerileyebileceği hesaplanıyor.
Uzmanlar Ne Diyor?
Nüfus uzmanları, Türkiye’nin “demografik fırsat penceresini” hızla kapattığına dikkat çekiyor. Artan yaşlı nüfus ve azalan genç nüfus, ekonomik büyüme potansiyelini doğrudan etkiliyor. Uzmanlar, doğurganlığı artırıcı politikaların yanı sıra göç yönetimi ve iş gücü verimliliğini artırıcı reformların acilen hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Sonuç: Demografik Dönüşümün Eşiğinde
TÜİK’in 2025 verileri, Türkiye’nin artık genç nüfus avantajını kaybetmeye başladığını ve hızla yaşlanan bir topluma dönüştüğünü açıkça gösteriyor. Çocuk ve genç nüfus oranlarının dünya ortalamasının altına düşmesi, doğurganlık hızının ise 1,42 gibi kritik bir seviyede kalması, önümüzdeki on yıllarda Türkiye’nin sosyo-ekonomik yapısında köklü değişimler yaşanacağının habercisi.