Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

TikTok’ta Skandal: Yeni Doğmuş Bebek İddiaları ve Uygunsuz Görüntüler Gündemde

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

Açıklama:
TikTok’ta yayınlanan uygunsuz görüntüler, yeni doğmuş bebeğe yönelik iddialarla sosyal medyada büyük infial yarattı. Yetkililer inceleme başlatırken, kullanıcılar tepkilerini iletiyor. Olayın detayları, sosyal medya yorumları ve uzman değerlendirmeleri makalemizde

Giriş

Sosyal medyanın en popüler platformlarından biri olan TikTok, son dönemlerde pek çok tartışmaya konu oluyor. Ancak, platformda yayınlanan bazı içeriklerin sınırları zorlaması toplumda ciddi tepkilere yol açabiliyor. Son günlerde gündeme gelen bir olayda; bir kullanıcının yayınladığı ve iddia edilen şekilde yeni doğmuş bebeğine yönelik uygunsuz görüntüler, sosyal medyada adeta infial yarattı. Bu makalede, olayın detayları, iddiaların arka planı, sosyal medyada oluşan tepki ve yetkililerin konuya yaklaşımı ele alınmaktadır.


Olayın İddia Edilen Detayları

İddiaların Özeti

Gündem maddesi olan haber başlığı; “TikTok’ta mide bulandıran rezalet! Yeni doğmuş bebeğini de alet etti…” gibi çarpıcı ifadelere yer veriyor. İddialara göre, ilgili kullanıcının yayınladığı video veya görüntülerde, anne pozisyonuyla yayınlanan uygunsuz görüntüler mevcut. Olayın başlığı, izleyenlerde dehşet ve infial uyandırdı. Ancak, bu iddiaların detayları ve doğruluğu henüz resmi kurumlar veya platform yetkilileri tarafından onaylanmamıştır.

Görüntü İçeriği ve Yayın Platformu

Özellikle, sosyal medya içeriklerinin sınırlarını belirlemek ve korumak konusunda platformların uyguladığı kurallar büyük önem taşımaktadır. TikTok, içerik politikaları gereği çocukların korunması ve aile dostu içeriklere öncelik verilmesi gibi kriterleri esas almaktadır. İddia edilen görüntüler, bu politika sınırlarını ihlal ettiği gerekçesiyle büyük tepki toplamıştır. Platform yetkilileri, benzer içeriklerin önlenmesi için hızlı müdahalelerde bulunmayı taahhüt ederken, kullanıcılar arasında yapılan paylaşımlarda dikkatli olunması gerektiğini dev urgulamaktadır.

Sosyal medya platformu olan TikTok bir kez daha iğrenç bir paylaşımla gündem oldu. Yeni doğum yapan bir kadın hem kendini teşhir etti hem de bebeğini kullandı. Uygunsuz görüntüler kullanıcılar tarafından tepki çekti. Sosyal medya görüntülerin ardından ayağa kalkarken Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı açıklama yaptı. Anne gözaltına alınırken minik bebek ise devlet korumasına alındı.

Sosyal Medya Tepkileri ve Kamuoyu

Toplumsal Tepki ve Yorumlar

İddia edilen uygunsuz görüntülerin sosyal medyada yer almasıyla birlikte kullanıcılar arasında adeta bir infial meydana geldi. Twitter, Facebook, Instagram ve TikTok gibi platformlarda, olayla ilgili farklı yorumlar yapılırken; pek çok kullanıcı, çocukların korunması adına daha sıkı denetimler ve yaptırımlar uygulanması gerektiğini belirtti.

  • #ÇocukHakları ve #AileDeğerleri gibi hashtag’lerin yoğun kullanımı, halkın konuyla ne kadar hassas olduğunu göstermektedir.

  • Bazı kullanıcılar, içeriklerin yayılmasını engellemek ve benzer olayların tekrar yaşanmaması için platformun daha etkin adımlar atması çağrısında bulunuyor.

Medyanın Rolü ve Yorumcuların Değerlendirmeleri

Haber siteleri ve dijital medya organları da konuyu yakından takip ediyor. Uzman yorumcular, sosyal medya üzerinden yayılan içeriklerin toplum üzerindeki psikolojik etkilerine dikkat çekerken, aynı zamanda bu tür içeriklerin yayılarak ne gibi sonuçlar doğurabileceğine dair analizler yapmaktadır.

  • Psikoloji uzmanları: Özellikle çocukların maruz kalabileceği travmatik etkiler açısından bu tür görüntülerin sakıncalı olduğunu vurguluyor.

  • Hukukçular: Mevcut yasalar çerçevesinde, çocuk haklarının korunması adına daha etkin önlemler alınması gerektiğini ifade ediyor.


Yetkililerden Açıklamalar ve Soruşturmanın Seyri

Resmi Makamlardan Gelen İlk Bilgiler

Olayla ilgili henüz resmi açıklamaların yapılmaması, sosyal medyada oluşan spekülasyonları artırmaktadır. Ancak, yerel emniyet ve savcılık makamlarından konunun soruşturma kapsamında incelendiğine dair açıklamalar beklenmektedir. Resmi makamlar, iddiaların doğruluğunun araştırılması ve gerekli yasal işlemlerin başlatılacağı yönünde konuşmalar yapabilmektedir.

  • Emniyet güçlerinin açıklamaları: İlgili videoların ve sosyal medya yayınlarının derhal incelendiği, eğer iddialar doğrulanırsa ağır cezai işlemlerin uygulanacağı ifade edilmektedir.

  • TikTok’un İçerik Denetimi: Platform, kullanıcı güvenliğini sağlamak adına sistemlerini sürekli güncellemekte ve uygunsuz içeriklerin tespiti konusunda teknolojik altyapısını güçlendirmektedir.

Hukuki Boyut ve Olası Yaptırımlar

Çocukların korunması adına yürürlükte bulunan yasalar, bu tür durumlarda son derece katı yaptırımlar öngörmektedir.

  • Ceza Hukuku: İddia edilen eylemlerin, çocuk istismarı kapsamında değerlendirilmesi ve ağır cezai yaptırımlara tabi tutulması beklenmektedir.

  • Çocuk Koruma Kanunları: Bu tür olayların önlenmesi için mevcut yasal düzenlemelerin yanı sıra, gerektiğinde yeni düzenlemelerin yapılması gündeme gelmektedir.


Uzman Görüşleri ve Sosyal Medya Üzerindeki Psikolojik Etkiler

Psikoloji ve Sosyal Etki Uzmanlarının Değerlendirmeleri

Çocukların ve toplumun genel psikolojisi üzerinde bu tarz skandalların yarattığı etki oldukça büyüktür. Uzmanlar, aile yapısının ve çocuk gelişiminin sağlıklı bir ortamda sürdürülmesi gerektiğini, bu tür içeriklerin ise olumsuz travmatik etkiler yaratabileceğini dile getiriyor.

  • Travma ve Gelişim: Erken yaşta şiddet ve istismara maruz kalan çocukların, ileriki yaşamlarında çeşitli psikolojik sorunlar yaşaması riski bulunmaktadır.

  • Toplumsal Algı: Özellikle internet ve sosyal medya üzerinden yayılan bu tür içeriklerin, toplumun genelinde şiddet ve istismar algısının artmasına neden olabileceği görüşündedir uzmanlar.

Aile ve Çocuk Psikolojisi Perspektifi

Aile danışmanları, böylesine hassas bir konuda aile içi iletişimin ve çocuğun korunmasının önemine vurgu yapmaktadır. Bu tür olaylar, ailelerin sosyal medya kullanım alışkanlıklarını ve çocuklarının internet ortamındaki etkileşimlerini yeniden gözden geçirmelerini gerektirebilir.

  • Eğitim ve Farkındalık: Ailelerin, çocukların hangi içeriklere maruz kaldığını yakından takip etmesi ve gerekli önlemleri alması önemlidir.

  • Toplumsal Sorumluluk: Hem bireysel hem de toplumsal düzeyde, çocuk haklarının korunması konusunda bilinçlendirme çalışmaları yapılmalıdır.


Tartışmalar ve İddiaların Geleceği

Sosyal Medya Düzenlemeleri ve Yeni Yönlendirmeler

Bu tür vakalar, sosyal medya platformlarının içerik denetleme mekanizmalarının ne kadar etkin olduğu sorusunu da gündeme getiriyor. TikTok gibi büyük platformlar, toplumsal duyarlılık gereği içerik politikasını sürekli güncellerken; kullanıcıların da bu kurallara uyması beklenmektedir.

  • Algoritmaların Rolü: Uygunsuz içeriklerin otomatik olarak tespit edilmesi için geliştirilen algoritmaların güncellenmesi, benzer olayların önüne geçilmesi adına önem arz etmektedir.

  • Kullanıcı Raporları: Topluluk temelli raporlama sistemlerinin işlevselliği, olayların erken aşamada tespit edilip engellenmesinde belirleyici olacaktır.

İddiaların Soruşturma Süreci ve Olası Gelişmeler

Gündemde yer alan bu tür olaylarda, resmi makamlar ve platform yetkilileri tarafından yürütülen soruşturmaların sonuçları merak konusu.

  • İddiaların Doğrulanması: Olayla ilgili ortaya atılan tüm iddiaların, tarafsız ve titiz bir şekilde incelenmesi gerekmektedir.

  • Geleceğe Yönelik Öneriler: Hem medya kuruluşları hem de düzenleyici kurumlar, bu tür vakaların tekrarlanmaması adına daha sıkı denetim ve düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etmektedir.


Sonuç: Toplumsal Duyarlılık ve Önlemler

Olayın detayları henüz netleşmemiş olsa da, sosyal medyada oluşturduğu infial ve tartışmalar, çocukların korunması ve aile değerlerinin önemi konusunda toplumsal bir uyanışı beraberinde getirmiştir.

  • Yetkililerin Harekete Geçmesi: Resmi makamlar, konu ile ilgili soruşturmayı titizlikle yürütmekte ve gerekli gördükleri takdirde yasal işlemleri başlatmaktadır.

  • Kamuoyu Bilincinin Artması: Sosyal medya kullanıcılarının tepkileri, toplumda çocuk haklarının korunması ve aile değerlerinin güçlendirilmesi konusundaki hassasiyeti bir kez daha ortaya koymaktadır.

Bu gelişen süreçte, olayın tüm boyutlarının aydınlatılması ve benzer vakaların tekrarlanmaması adına yapılan çalışmalar büyük önem taşımaktadır. Gelişmeler yakından takip edilip, resmi açıklamalarla desteklendiğinde, toplum olarak daha bilinçli ve duyarlı hareket etmek gerekecektir.

Gündem

TBMM’den Öğrenci Affına Onay: Üniversiteyle İlişiği Kesilenlere Geri Dönüş Yolu Açıldı

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

TBMM’den Öğrenci Affına Onay: Üniversiteyle İlişiği Kesilenlere Geri Dönüş Yolu Açıldı

Tarih: 30 Temmuz 2026
Saat: 23:20
 Okuma Süresi: 3 dakika

ANKA

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda, üniversitelerden ilişiği kesilen öğrencilere yeniden eğitim hakkı tanıyan “öğrenci affı” düzenlemesi kabul edildi. Yükseköğretim Kanunu’nda değişiklik öngören teklifin 15’inci maddesi, yoğun tartışmaların ardından Meclis’ten geçti. Peki bu düzenleme kimleri kapsıyor, hangi eleştiriler gündeme geldi? İşte detaylar…

Düzenleme Kimleri Kapsıyor?

Kabul edilen maddeyle birlikte, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na geçici bir madde ekleniyor. Buna göre:

· Yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekteyken ilişiği kesilenler,
· Kayıt hakkı kazandığı halde çeşitli nedenlerle kayıt yaptıramayan öğrenciler,

yükseköğrenimlerine devam etme hakkına kavuşacak.

Ayrıca, daha önce farklı bir öğrenim düzeyinde (ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora) bu kapsamda haklardan yararlanmış olmak, başka bir düzeyde aynı maddeden faydalanmaya engel teşkil etmeyecek.

Komisyon Sürecine Eleştiriler: “Sadece YÖK Vardı”

Teklifin görüşmeleri sırasında muhalefetten düzenlemeye yönelik sert eleştiriler geldi. Yeni Yol Grubu adına söz alan Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, öğrenci affının aylardır beklendiğini ancak sürecin aceleye getirildiğini belirtti.

Çalışkan, komisyon görüşmelerinin kesintisiz şekilde bir gecede tamamlandığını hatırlatarak şu eleştirileri sıraladı:

“Komisyon kesintisiz, bir gece sabaha kadar görüştü, on beş saatlik müzakere sonucunda bir yasa çıktı. Kanunun hazırlanma sürecinde sendikalar, sivil toplum örgütleri, alanında uzmanlar yok. Kim var? Sadece YÖK var; o da zaten taraf.”

Çalışkan, yasanın yürürlüğe girmesinin ardından çok az sayıda öğrenci dışında kimsenin memnun olmayacağını savundu.

“Üniversiteler İşsiz Üreten Fabrika Haline Geldi”

Eğitim politikalarına yönelik eleştirilerini sürdüren Çalışkan, 12 yıllık zorunlu eğitimin mesleki eğitime zarar verdiğini öne sürdü. 28 Şubat sürecinde eğitimin 8 yıla çıkarıldığını hatırlatan Çalışkan, mevcut uygulamayı “28 Şubat’a level atlattınız” sözleriyle eleştirdi.

İstihdam sorununa da dikkat çeken Çalışkan, bazı fakültelerin mezunlarına iş olanağı sağlayamadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Üniversiteler artık işsiz üreten fabrika haline geldi. Yapacağınız iş, eğer bir fakültenin mezunu bir yere atanamayacaksa kapatın, boşuna almayın, insanların duygusunu sömürüyorsunuz.”

“İltisak ve İrtibat” Tartışması

DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu ise madde metninde yer alan “terör örgütlerine iltisakı yahut bunlarla irtibatı” ifadesinin hukuki belirsizlik yarattığını savundu.

Konukçu, bu kavramların geçmişte çok sayıda öğrenci açısından hak kayıplarına yol açtığını belirterek şunları söyledi:

“İltisak ve irtibat kavramları üzerinden pek çok sosyalist, devrimci ve muhalif öğrencinin eğitim hakkı göz göre göre gasbedilmiştir.”

Ayrıca, yakın geçmişte özellikle olağanüstü hal döneminde çok sayıda öğrenci hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmaksızın idari işlemler tesis edildiğini hatırlatan Konukçu, bu durumun eğitim hakkı üzerinde kalıcı sonuçlar doğurduğunu ifade etti.

Madde Oylanarak Kabul Edildi

Verilen önergelerin reddedilmesinin ardından 15’inci madde oylanarak kabul edildi. Böylece üniversiteyle ilişiği kesilen veya kayıt yaptıramayan öğrencilere yükseköğrenimlerine devam etme hakkı tanıyan düzenleme resmiyet kazandı.

Okumaya Devam Et

Gündem

İçerik Başlığı: AHBAP Soruşturmasında 7 Kişi Tutuklandı! İşte Hüseyin Başaran’ın O İfadesi

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

İçerik Başlığı: AHBAP Soruşturmasında 7 Kişi Tutuklandı! İşte Hüseyin Başaran’ın O İfadesi

Tarih: 30 Temmuz 2026
Saat: 14:30
Okuma Süresi: 4 dakika

FatihDoğanMedya 


AHBAP Derneği’ne yönelik yürütülen ‘Ahbaplar Suç Örgütü’ soruşturmasında flaş bir gelişme yaşandı. 4’üncü dalga operasyon kapsamında gözaltına alınan 13 şüpheliden aralarında ünlü iş insanı Hüseyin Başaran’ın da bulunduğu 7 kişi tutuklandı. Başaran’ın savcılıkta verdiği ifade ise soruşturmanın boyutlarını gözler önüne serdi.

Soruşturmanın 4’üncü Dalgası: 13 Gözaltı, 7 Tutuklama

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 27 Temmuz Pazartesi sabahı 4’üncü dalga operasyonu gerçekleştirdi. Operasyonda 13 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 12 şüpheliden 7’si tutuklanırken, 6 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı.

Tutuklanan isimler şöyle: Hüseyin Başaran, Ayhan Çevik, Murat Yaren, Nejdet Kuy, Emin Arat, Muhammed Ali Yılmaz ve Deniz Şimşek.

Soruşturmanın 4 Ana Ayağı

Savcılık tarafından yürütülen soruşturmada 4 ana başlık altında inceleme yapıldığı ortaya çıktı:

· Konut ve Konteyner Alımları: Derneğin 2023 yılında konut yapımı için anlaşma sağladığı ve bağışlardan önemli miktarda para aktardığı halde taahhüt edilen konutların tamamlanmadığı iddia edilen şirket yetkilileri hakkında işlem başlatıldı.
· Şüpheli Taşınmaz Devirleri: Bazı kişi ve şirketler tarafından Yeliz Kaya’ya çok sayıda taşınmaz devredildiği tespit edildi.
· Dernek Çekleri: Dernek tarafından düzenlenen bazı çeklerin dolaşımı ve tahsil süreçleri inceleniyor.
· Haluk Levent ile Mali İlişkiler: Haluk Levent ile arasındaki mali ve ticari ilişkinin şüpheli nitelikte olduğu değerlendirilen Ali D. hakkında işlem başlatıldı.

Hüseyin Başaran’ın Savcılık İfadesi Ortaya Çıktı

Soruşturmanın en dikkat çeken ismi olan Başaran Holding’in sahibi Hüseyin Başaran’ın savcılık ifadesi, yaşananları tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.

Haluk Levent ile Tanışma

Başaran ifadesinde Haluk Levent ile 4 sene önce Trabzon’da bir otelin lobisinde tanıştığını, ardından 4 sene boyunca kendisini görmediğini belirtti. 4 sene sonra bir mekanda karşılaştıklarında Levent’in kendisine daire satın almak istediğini söylediğini aktardı.

‘Uluslararası Fonlar’ İddiası

Levent’in kendisine toplu daire alımları yaptığını ve bu daireleri uluslararası yardım fonlarından gelen paralarla satın aldığını söylediğini iddia eden Başaran, Levent’in kendisine Yeliz Kaya’yı yurt dışındaki fonların temsilcisi olarak tanıttığını ve dairelerin onun üzerine tescil edilmesi gerektiğini söylediğini kaydetti.

‘Kızımın Adını Kullanarak Duygusal İstismar’

Başaran ifadesinin en çarpıcı bölümünde şu ifadeleri kullandı: *“Kızımın adını kullanarak sürekli duygusal bir istismar süreci yürüttü. Neredeyse her gün evime geliyordu. Bu şekilde peyderpey 21 daire ve 1 fabrika devrettik. Bunlara dair sözleşmeleri sunduk. Bunlar karşılığında hep şahsi senetlerini verdi. Bize verdiği senetlerden Ahbap Derneği’nin kefil olduğu senet yoktur.”

‘Taşınmazların Esin Önder Çağlayan’a Devredileceğini Bilmiyordum’

Başaran, 22 taşınmazın Esin Önder Çağlayan’a devredileceğinden haberinin olmadığını belirterek, taşınmazlar üzerinde şu anda ciddi ipotekler bulunduğunu ve Globus ile Kanat şirketlerinin bu taşınmazlar üzerine ipotek tesis ederek kredi çektiğini öne sürdü.

Başaran ayrıca devrettikleri taşınmazların parasını alamadıklarını, Levent’in kendisine Amerika’da bir iş insanından bahsederek tekne satabileceğini söylediğini ancak bu işin de sonuçsuz kaldığını ifade etti.

Soruşturma Derinleşiyor

AHBAP Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında daha önce Haluk Levent ve 13 kişi daha tutuklanmıştı. Yeni dalga operasyonla birlikte soruşturmanın kapsamı giderek genişliyor. Derneğin mali yapısı, bağışların kullanımı ve şüpheli taşınmaz devirleri mercek altına alınırken, önümüzdeki günlerde yeni gözaltı ve tutuklamaların yaşanması bekleniyor.

Ahbap Soruşturması’nda Yeni Dalga: Hüseyin Başaran Dahil 7 Kişi Tutuklama Talebiyle Hakimlikte

 

Okumaya Devam Et

Gündem

PKK’dan çerçeve yasa açıklaması: “Esas yaklaşımı yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız”

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

PKK’dan çerçeve yasa açıklaması: “Esas yaklaşımı yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız”

Tarih: 30 Temmuz 2026 | Saat: 22:15 | Okuma Süresi: 3 dakika

Kaynak: Anka Haber Ajansı / Ahmet Ün (Diyarbakır)

PKK’dan çerçeve yasaya ilişkin ilk açıklama: “Barış dilde başlar”

Terör örgütü PKK, İmralı’da bulunan Abdullah Öcalan’ın talimatıyla fesih kararını açıklamasının ardından, önümüzdeki hafta Meclis’ten geçmesi beklenen çerçeve yasaya dair dikkat çeken bir açıklama yaptı. Örgüt, yasanın içeriğini görmeden nihai tutumlarını belirlemeyeceklerini duyurdu.

Açıklamada, “Türkiye halklarının geleceğini ilgilendiren kök yasayla ilgili tartışmalar çeşitli biçimde sürmekte ve kamuoyuna yansımaktadır. Yapılan tartışmalar ve açık kaynaklardan yansıyanlara baktığımızda bu yasaya ne kadar ciddi yaklaşılıyor konusunda kuşkular oluşmaktadır” ifadeleri yer aldı.

Öcalan’ın 20 Temmuz tarihli görüşmesine atıf

PKK, açıklamasında Abdullah Öcalan’ın 20 Temmuz tarihli görüşmede çıkacak yasaya ilişkin görüşlerine de yer verdi. Örgüt, Öcalan’ın yasanın “basit, dar ve geleceğe hizmet etmeyen biçimde olmaması” gerektiğini vurguladığını aktardı.

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Bu yasanın Kürt halkıyla Türk devleti arasındaki yüz yıllık kopukluğu gidermede önemli bir adım olması beklenmektedir. Dolayısıyla barışı hedefleyen bir yasa özelliği taşıması önemli olmaktadır. Dünyanın her yerinde olduğu gibi barış en başta da dilde başlar.”

“Terör örgütü” tanımlamasına itiraz

Örgüt açıklamasının en dikkat çeken bölümlerinden birinde, kendileri için hâlâ “terör” ve “terör örgütü” kavramlarının kullanılmasına itiraz etti. PKK, fesih kararı sonrası bu tanımlamaların süreci sorunlu hale getireceğini savundu.

“Daha baştan hassasiyetlere dikkat etmemektir. Özcesi dil, tanımlama ve içeriğin amaca uygun olması sürecin ilerlemesi için çok önemlidir” denildi.

Öcalan’ın rolü vurgusu: “Devreye girmeden mümkün değil”

PKK açıklamasında, Abdullah Öcalan’ın süreçteki rolünün netleştirilmesi gerektiğini ısrarla vurguladı. “Abdullah Öcalan devreye girmeden ve bizzat bu süreci yönetmeden alınan kararların ve çıkan yasanın gereklerini yerine getirmek mümkün değildir” ifadeleri kullanıldı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin daha önce dile getirdiği “Öcalan’ın barış ve siyasallaşma koordinatörü olması” görüşüne de atıfta bulunulan açıklamada, İmralı’da yapılan tartışmalarda bu konunun kabul edildiği iddia edildi.

“Muhatap ve baş müzakereci olan Abdullah Öcalan’ın konumunun netleştirilmesi önemli olmaktadır” denilerek, Öcalan’ın statüsünün yasada dikkate alınmaması durumunda yasanın pratikte uygulanmasının zorlaşacağı öne sürüldü.

“Esas tutumumuzu yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız”

PKK, çerçeve yasaya ilişkin nihai değerlendirmesini henüz yapmadığını belirterek, “Daha önce de defalarca belirttiğimiz gibi esas yaklaşım ve tutumumuzu yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız. Kuşkusuz yasa olumlu olduğunda teşvik edici olacağız ve üzerimize düşeni yapacağız” ifadelerini kullandı.

Örgüt ayrıca, barış sürecinin sadece silahsızlanmaya indirgenmemesi gerektiğini savunarak, “Kök ya da çerçeve yasadan söz etmek bu yasadan sonra başka yasaların çıkacağı ve adımların atılacağını kabul etmektir” görüşünü dile getirdi.

Gözler Meclis’te

PKK’nın bu açıklaması, önümüzdeki hafta Meclis gündemine gelmesi beklenen çerçeve yasa tartışmaları öncesinde önemli bir mesaj olarak değerlendiriliyor. Örgütün yasayı gördükten sonraki tutumunun nasıl şekilleneceği ve sürecin nasıl ilerleyeceği ise merak konusu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar